03 Ekim 2019

Eş ya!..

Nerelere kadar gideceği şimdiden görülüyor, seziliyor. Ancak insan görmezden geliyor, ıslık çalıyor ama eşyalara yine de toz kondurmuyor

Şeyler insana eş ya!.. Ama eşyalar benden daha dayanıklı, daha kıvrak, daha sakin, çok daha uzun ömürlü , daha ağır ve oturaklı, inatçı birer kibir abidesi gibidirler.

Ben yürürken onlar kenara çekilip bana ve kimseye yol vermezler, yanlarından dolaşmam yada üstlerinden atlamam gerekir.

Daha lâfa başlarken dil bilgisi açıklaması hoş olmasa da, gerekli. Eşya, şey kelimesinin çoğulu olmalı, şeyler anlamında. Ona bir de …ler takısı eklemek işi yanlışa sürükler. Ne var ki günlük konuşmalarda ve yazımda onun bu takılı hali hata olmaktan çıkmış doğru sayılmıştır, biz de bunu kabul edelim ve geçelim.

Burada eşyanın serüvenini, kısaca tarihini ve insanla olan cilveleşmesini anlatmak ilginç olabilirdi. Ama bir atasözü ile bu konuyu es geçmek ve sadede gelmek istiyorum; "Eşya canın yongasıdır" derler gibi kestirmesinden…

Bazı eşyalar zaman içinde bir gün, bu kibirli ve hantal durumlarından kurtulmak istercesine biçim ve kimlik değiştirmişlerdir. Biz insanlara ve diğer benzer hemcinslerine yani başka şeylere kolaylık ve hizmet getirmek üzere hareket kazanmışlar, makineleşmeyi becermişlerdir.

Artık insan gücü ile kendilerini, diğer şeyleri ve bizzat insanları hareket ettirebilmişlerdir. Bu işi de, insanları tekerleği icat etmeye zorlayarak başarmışlardır.

İlginç yanı ise bu başarının devamının da gelmiş olmasıdır. Makineleşen eşyalar biçim ve kimlik değiştirerek motor adını almış, kendigider bir konuma sıçramışlardır.

Ancak kazanılan hareket, yine insanın güdümünde, yönetiminde yürümektedir. Makineden farkı, insan enerjisi yerine dışardan katılan yakıtlarla eşyanın kendince kıpırdamasının sağlanmasıdır.

Eşya, makineye dönüşüp hareket ediyor ve yer değiştirebiliyor olmasını insana borçludur. Daha sonra kendigider bir hareket kazanıp motor olmasını, bu kez insan eşyaya borçludur.

İnsan bu borcu, kendi hareketini kendi sağlayan motoru sürekli denetleyip, ona göz kulak olup, onu yönlendirerek, yağlayarak, bakımını, temizliğini sağlayarak, aç bırakmayarak, sigorta ettirerek, vergisini vererek ödemeye çalışır.

İşte bu noktadan sonra işler çatallaşıyor. Önce insanın önünde kibir abidesi gibi kıpırtısız dikilen eşya, makine olup insan gücü marifeti ile kıpırdamaya, teslim ve razı olmuş iken… Dışarıdan enerji almayı başaran makineler, motor adını alıp kendigider duruma terfi etmişlerdi. Ancak, insanın denetimi, güdümü ve yönetimi ile demiştik.

Eşyanın burada duracağını beklemek boş hayaldi ve eşyanın tabiatına aykırı idi. Bir hamlede enerjisini, hareketini, kararını ve yönetimini kendi eline aldı, adına da önce robot dedi, sonra da bu adı yapay zekâ olarak yeniledi.

Alacak verecek ve borç işleri böylece rafa kalktı. İnsana iyi davranan ve ona hizmet vermekten memnun görünen eşyalara güvenmek ise ne kadar doğru olacaktı. Bu gibi endişe rüzgarları hafiften esmekte ve şu an ortalığı serinletmekte... Bakalım nereye kadar?

Nerelere kadar gideceği şimdiden görülüyor, seziliyor. Ancak insan görmezden geliyor, ıslık çalıyor ama eşyalara yine de toz kondurmuyor.

Çünkü böylesi baş döndürücü bir hızla evrimleşen eşya, insanın temel zaafı olan tembelliğini, hinoğluhin bir zekâ ile ona karşı kullanıyor, avucunun içine aldığı insanın aleyhine üst üste zaferler kazanıyor.

İnsan ise miskinliğini icatları ile geliştirip pekiştirerek, nimetlerini tüketerek, çevresini pisleterek, suçu asıl nedeninden kopartıp birbirlerinin üstüne atarak, neredeyse kıpırtısız hale gelip yağlanarak göbekleniyor. Temiz bir dünya, o da olmazsa pılını pırtısını toplayıp başka gezegenlere tüyme boş hayalleri ile avunup duruyor.

Altına sürülen çok çok rahat, yumuşacık maroken şeye koltuğa gömülerek, o da altındakine eş, kirli ve kibirli eşyalardan birine dönüşüyor.

Yazarın Diğer Yazıları

İnsanlık âlemine...

Elimden geleni ardıma koymamak için yanıp tutuşuyorum

Tan Oral çiziyor...

Türkiye'nin önde gelen çizerlerinden Tan Oral, çizgileriyle Türkiye ve dünya gündemini yorumluyor

Tan Oral çiziyor...

Türkiye'nin önde gelen çizerlerinden Tan Oral, çizgileriyle Türkiye ve dünya gündemini yorumluyor