22 Haziran 2015

Diyabetli çocuklara destek olmak ister misiniz?

Ülkemizde her yıl bin 700 çocuğa Tip 1 diyabet tanısı konuyor ve 18 bin çocuk yaşamını diyabetle sürdürüyor

Sanıldığının aksine diyabet çocuklarda da görülür ve bir çocuk diyabet olduğunda her şey sarsılır. Önce yaşamında önemli olan sözcüklerin anlamı değişir. Örneğin, en çok sevdiği yiyeceğin adı olan şeker, bir hastalık adı olmuştur artık ve bebekliğinden beri korkutulduğu “iğne” ise herkes tarafından sevimli gösterilmeye çalışılır. İçinde birikmiş iğne korkusunu yenmek için bütün ruhsal güçlerini seferber eder ve sonunda “insülin iğnesi”ni kabullenir. Peki şimdi ne olacaktır? Geçmişte sessizce çalışan pankreasın yerine ne konacaktır? Onlar için “İnsülin hayat demektir”, bu nedenle önce insülin yerine konacaktır . Ama insülin yetmez. Onun yanında “kendi kendine  bakım” bilgisi ve esas önemlisi pankreasın yerine geçecek bir “diyabet bakım bilinci” gereklidir. Çocuklarda etkili bir diyabet tedavisi için kan şekerlerinin günde en az 4 kez ölçülmesi, bu ölçümlerin değerlendirilmesi ve buna göre yeterli insülin verilmesi gereklidir.

Ülkemizde her yıl 1700 civarında çocuğa Tip 1 diyabet tanısı konmaktadır ve 18.000 civarında çocuk diyabetle yaşamını sürdürmektedir. Bir çocuk diyabet olduğunda en önemli konu üzüntüleri bir an önce geride bırakıp diyabetle barışık, diyabet tedavisinin gereklerini yerine getiren bir hayatı organize etmektir. Bu bakışı diyabetle arkadaş olmak olarak tanımlayabiliriz. Aslında bu romantik bir kelime gibi gelebilir. Diyabetle arkadaş olmak ne demek gibi. Aslında bu temel olarak diyabet tedavisinde diyabetle barışık olmayı, diyabeti sürekli bir kaygı konusu haline getirmemeyi, insanın arkadaşlarına özenli davranması gibi kendi diyabetine de özenli davranmasını anlatmaktadır.

Diyabetli Çocuklar Vakfı’nın misyonu....

 

Çocuklar ya kendilerini bilmedikleri küçük yaşlarda ya da ergenlik dönemi başlangıcında  diyabetle tanışırlar. Her iki durumda da önlerinde büyümek için uzun bir süre bulunur ve bu süreyi  diyabetle birlikte yaşarlar. Aslında  diyabetle birlikte büyürler; diyabet büyümelerini, büyüme de  diyabetlerini etkiler. İşte bu çocuklardan ikisi  Çağrı Çakıcı ve  Ebru Ercanlı büyüdüler; birisi başarılı bir avukat, diğeri ise çocuk diyabet hemşiresi olarak ve birer çocuk sahibi erişkinler olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Onlar, onların doktoru olan ben, bir çocuk diyabet hemşiresi ve bir psikologla  yeni bir yolculuğa çıkmaya karar verdik ve Diyabetli Çocuklar Vakfını kurduk.  Vakfımızın amaçları;

1- Diyabetli çocuk ve gençlerin sağlığının geliştirilmesi ve bu amaçla gerçekleştirilecek eğitim ve/veya çalışmalar için gerekli kaynakları sağlamak,

2- Diyabetli çocuklara, gençlere ve ailelere yönelik diyabet eğitimi ve diyabet tedavisinde “arkadaşım diyabet” felsefesini yaygınlaştırmak için faaliyetlerde bulunmak,

3- Toplumda çocukluk çağı diyabetine ilişkin farkındalık yaratmak, olarak belirlenmiştir.

Günümüzde bir çok diyabetli kendilerine iyi baktıklarında normal bir ömür sürebiliyorlar. Bütün mesele diyabeti kabullenmek ve gereğini yapmak.  Vakfımızın diyabetli kardeşlerimizin yaşamına umut ve iyimserlik vermesini diliyoruz ve vakfımızın danışma kurulu üyesi Tip 1 diyabetli hekim  Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli’nin sözlerini vakfımızın amacını özetlediğini belirtmek istiyoruz: “Eğer biz diyabetimizle gerektiği kadar ilgilenirsek sorunsuz ve başarılı bir hayat sürdürebiliriz”.

Diyabetli Çocuklar Vakfı’na katkı  ve desteklerinizi bekliyoruz.

Not: Vakfımızın kuruluş toplantısı 26 Haziran 2015 Cuma günü saat 14.00’da Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastane Konferans Salonu’nda yapılacaktır. Toplantı davetiyesi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

İzleme önerisi

Diyabetli Çocuk Kamplarını Anlatan Belgesel

Yazarın Diğer Yazıları

"Diyabetli çocuklara sensör desteği" için Sayın Vedat Bilgin'e ikinci açık mektup

Birçok ülke deneyimi, sensörlere erişimde diyabetli çocuklar açısından bir engel olmaması gerektiğini, sensörlerin bir çocuk hakkı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle gelir durumuna bakılmadan bütün diyabetli çocuklara koşulsuz, formalitesi en az olacak şekilde, ilaç alır gibi SGK sistemi üzerinden sensör desteği sağlanmalıdır

Bir hekimi öldürmek

Bir hekimi öldürmek sanıldığından çok daha ağır bir şeydir; abartı gibi gelebilir ama bir çocuğu öldürmeye benzetilebilir. Çünkü hekimler, çocuklar gibi öldürülebileceklerini hiç akıllarına getirmeyecek kadar masumdurlar

Diyabetli çocuklara sensör desteği için teşekkürler!

Hükümetin bu sevindirici kararın arkasını getirmesini ve 18 yaş altındaki tüm çocuklara koşulsuz sensör desteği sağlamasını talep ediyoruz