07 Nisan 2021

E-Nabız hesabımdan bana 'Silivri Cezaevi Sokak' çıktı; bak sen şu işe...

Eğer mesleğimi yaptığım ve doğruları söylediğim için bana Silivri'yi 'işaret' ediyorsanız, bu benim için sadece onur olur. Onursuzca susacağıma, eyvallah…

Bir gazetecinin 'kişisel konular' üzerine yazmasını-konuşmasını her zaman ayıp buldum. Hele Türkiye gibi yüzlerce kişinin haksızlık-hukuksuzluk yaşadığı bir ülkede. Ama benim başıma gelenin, habersiz bir şekilde başkalarının da başında olabileceğini düşündüğüm için bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Hemen herkes gibi bir 'e-Devlet' hesabım var. Türkiye'de özellikle gazetecilerin 'dava sorgula' butonunu sık kullandığı bu uygulama ne yazık ki benim de elim ayağım. Pandemiye kadar hemen hiç kullanmadığım ve 'e-Devlet' üzerinden ulaştığım başka bir uygulama da 'e-Nabız' hesabım. Bu hesapla daha yoğun ilgilendiğim dönem özellikle başta grip aşısı sorgulamalarım sebebiyle son 7 ayda oldu.

Kasım ayı içinde 'yaşadığım yere en yakın aile hekimi ile ilgili' bir tercihte bulundum. (Daha önce kayıtlı adresim Acıbadem'de olduğu için aile hekimi bu ilçedendi.) Hesabımdan 'Sarıyer 17 nolu aile hekimliği merkezini' seçtim. İstinye Devlet Hastanesi'nin hemen yakınındaki bu alana bir kez de nüfus kağıdımla giderek sırası gelen grip aşımı yazdırdım. (e-Nabız'daki kayda göre 22 Ocak 2021, Saat: 10.52)…

Yılbaşından beri e-Nabız hesabıma 'Covid aşısı sorgulaması' dışında hiç girmedim. Bundan birkaç gün önce aile hekiminden tekrar bir randevu almak için sisteme girdim. Önce yanlış bir yere bastığımı düşündüm. Çünkü farklı bir aile hekimi ismi çıkmıştı karşıma. Birkaç kez tekrarladım, 'aile hekimim' değişmiş idi. Ben değiştirmemiştim ama acaba otomatik olarak bir değişiklik mi oldu diye düşündüm…

O ana kadar hata olmuştur nasıl olsa diye dikkatli bir şekilde 'yeni hekime' ve daha önemlisi 'yeni adrese' bakmamıştım. Bir süre sonra fark ettim ki, fotoğrafını göreceğiniz yeni aile hekimi adresim şöyle idi: İstanbul Silivri 042 Nolu AHB-Semizkumlar Mahallesi Silivri Cezaevi Sokak.

Ne ilginç değil mi? İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün internet sayfasından 'Semizkumlar Mahallesi'ndeki Aile Sağlığı Merkezleri'ne baktım. Bunların neredeyse tamamı Silivri Cezaevi'nin 1 ile 8 no'lu tutukevlerine ait idi. Sanırım 'birileri bana mesaj vermek' istemişti.

Şimdi gelelim Sağlık Bakanlığı'na ve 'birilerine' sorularıma, ardından bu 'mesaja yanıtıma': 

- E-Devlet ve e-Nabız hesaplarıma/hesaplarımıza ne kadar rahat ulaşılabildiğini, hatta üzerinde istenirse oynama yapıldığını göstermiş oldunuz, ben de görmüş oldum. Sağlık Bakanlığı'nın bu konuda bir yanıtı olur mu acaba?

- 'Devlet'in 2016 31 Ekim'inde; evimin sifonunun içi dahil yaptığı arama, ilerleyen günlerde hayatım boyunca benim, yakınlarımın, eski eşimin banka hesaplarından, her türlü alım satıma tüm işlemlerimizi, okullarımızı, telefon kayıtlarımızı, mail hesaplarımızı, WhatsApp mesajlarımızı tarayarak yapılan incelemelerde nokta kadar bir leke bulunamadığını tüm memleket biliyor. 

- Ne dün, ne bugün saklayacak, korkacak en ufak bir noktam yok. Canımı sıkan, beni irite eden ana nokta kendine 'devlet' diyen kişilerin hayatımızın içine ellerini, kollarını, gözlerini bu kadar fütursuzca sokmaları… Bir de utanmadan böyle bir mesaj bırakmaları…

- Birkaç gün uygulamayı bilen isimlerle konuştum. Bir hata olabilir mi diye. 'İstanbul'un 39 ilçesine yayılmış yüzlerce merkezden burasının 'tesadüfen çıkmasının' imkansız olduğunu' söylediler.

Yani bana pek yakında Silivri Cezaevi Sokak'ta bir 'gelecek' vaat edilmişti. Bu mesajı verenlere, bu hayali kuranlara bir yanıtım var. İftira ile özgürlüklerini çaldığınız binlerce insandan biriyim. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararını bekliyorum. (Yargıtay savcılık ve 16. Ceza Dairesi 2 kere arkadaşlarımla birlikte beraatimizi istedi, AİHM Hak İhlali kararı verdi).

Eğer mesleğimi yaptığım ve doğruları söylediğim için bana Silivri'yi 'işaret' ediyorsanız, bu benim için sadece onur olur. Onursuzca susacağıma, eyvallah…


NOT: İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden aradılar. “Hata olduğunu, otomasyondan kaynaklandığını, kasıt olmadığını, özür dilediklerini, kaydımın yeniden eski yere (Sarıyer 17 nolu merkez) alındığını’ söylediler. Ne diyeyim doğru olduğunu düşünmek istiyorum. Çünkü memleketi çok seviyorum

Yazarın Diğer Yazıları

6-8 Ekim soruşturmasına 4 yıl sonra giren belgede 'HDP'yi kapatma' vurgusu

"Nereden geldiği belli olmayan bir evrak görüyoruz dosyada. 'Bu dosyanın genişletilmesi, HDP MYK'nin dosyaya dahil edilmesi gerektiği ve HDP'nin odak olduğu' belirtiliyor. Yazıyı kimin gönderdiği belli değil, yazı imzasız"

Kobani Davası, "Cumhur İttifakı Beka Usul Kanunu", 8 Mart kutlamalarından delil ve Davutoğlu'nun tanıklığı

Başta dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın konuşması, doğruları söylemesinin zamanı…

1980'de bir renk, 'mavi' yasaktı; 2021'de bir sayı, '128' yasaklandı

Memlekette artık soru sormak da muhalefet yapmak da imkansızlaşıyor