23 Eylül 2023

Vergi reformlarından ne anlamamız gerekiyor?

Vergi reformlarının tarihçesi ve önerilerim elektronik kitap şeklinde 21 Eylül 2023 Perşembe günü Türkiye Barolar Birliği yayını olarak yayımlandı

Şu aralar hem iktidar yetkilileri hem muhalefet hem basın hem de birçok yurttaşımız vergi reformlarının yapılması gerektiğini sıklıkla dile getirmeye başladı. Gerçi bu tarz konuşmalar kendimi bildim bileli hep vardı. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yanadır da envai çeşit reform yapıldı ve uygulamaya konuldu.

Bu reformların tarihçesi ve önerilerim elektronik kitap şeklinde 21 Eylül 2023 Perşembe günü Türkiye Barolar Birliği yayını olarak yayımlandı. Bu yayına/e-kitaba ücretsiz şekilde bu link üzerinden ulaşabilirsiniz hatta isterseniz PDF şeklinde bilgisayarınıza kayıt da edebilirsiniz.

Bu yazı, bu kitapta detaylı şekilde izah edilen hususların bir kısmını özet şeklinde sizlere ulaştırmak amacıyla yazılmıştır. Yazılan her hususla alakalı detaylı bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.

Nedir vergi reformu?

Latince re ve formera sözcükleriyle oluşan reformera kelimesi yeniden şekillendirme, değiştirme anlamındadır. İngilizcede reform, Fransızcada reforme terimine karşılık gelmektedir. Hemen hemen diğer tüm dillerde de aynı harflerle yazılmış[1] ve tüm dillerde düzeltme, geliştirmek, yeniden şekillendirmek, ıslah etmek gibi anlamlarda kullanılmış. Reform kavramı Türk Dil Kurumu sözlüğünde de düzeltme olarak tanımlanmıştır.

Bu kapsamda reform kelimesinden olan bir şeyi yeniden biçimlendirmek, ıslah etmek, değiştirmek ya da geliştirmek anlamlarını çıkarmak doğru olacaktır.

Vergi reformunu, vergi ve kapsamındaki diğer gelirlerin mevzuat yapısını, meşru amacını, oranlarını, işleyişini, sistemini günün koşullarına uygun hale getirerek hem mevzuatın işlemeyen hükümlerini budamak hem de yeni düzenlemeler ihdas ederek ülke menfaatine sunma faaliyeti olarak değerlendirmelidir.

Özetle vergi reformu kavramından dönemin ihtiyaçları gereğince ve teknolojik değişime de ayak uydurmak gayesiyle vergi mevzuatı, vergi sistemi ve vergi idaresi üzerinde yapılan değişiklikleri anlamak gerekmektedir.

Vergi reformu yapılırken nelere dikkat edilmelidir?

Yapılacak değişimlerin reforma dönüşebilmesi için doğru zamanda yapılması, doğru araçların kullanılması, toplumsal refahı artırıcı etkiye sahip olması ve hazine yararının gözetilmesi gerekmektedir. Ayrıca yapılacak bir değişikliğin reform sayılabilmesi için Anayasal ve hukukun genel ilkelerine de aykırı olmaması gerekmektedir. Örneğin reform sayılan bir düzenlemenin hukuki güvenlik ilkesi, vergilemede eşitlik/adalet, ölçülülük ilkelerine aykırı olmamalı ve mülkiyet hakkını da ihlal etmemelidir.

Şu dönemde neler reforma konu edilmeli?

Öncelikle dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı azaltılmalıdır. Ancak dolaylı vergilerin payının azaltılması demek dolaysız vergilerin kapsamı genişletilip ve dolaysız vergi oranlarının artırılması şeklinde olmamalıdır. Özellikle KDV ve ÖTV gibi vergilerin hem uygulanma yöntemleri yurttaş lehine değiştirilmeli hem de oranlarının azaltılması gerekmektedir. Dolaylı vergilerin son 13 yıldaki ortalaması yüzde 66'dır. Yani devlet son 13 yılda 1.000 TL vergi toplamışsa bunun 660 TL'si KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerden oluşmaktadır.

Bir diğeri ÖTV üzerinden ayrıca KDV alınmaktan vazgeçilmelidir. Sadece ÖTV üzerinden değil ayrıca KDVK m.24/b uyarınca damga vergisi, özel tüketim vergisi ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu hükümlerine göre alınan yangın sigortası vergisi, eğlence vergisi, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ile haberleşme vergisi gibi mal ve hizmet satışına bağlı olarak ortaya çıkan vergi, resim, harç, pay ve fon karşılıkları katma değer vergisi matrahına dâhil edilmektedir. Bu uygulama çok önemli bir hakkaniyetsizliğe yol açmaktadır.

Bir diğeri ücretlerden alınan gelir vergisine ilişkin düzenlemeler yapılmalıdır. Örneğin GVK m.23/18'de yer alan asgari ücretten fazla ücret geliri elde edenlere yönelik uygulanan istisna yöntemi değiştirilmelidir. Bu maddede yapılacak bir değişiklik çalışanın eline daha fazla ücret geçmesini sağlayacaktır. Ayrıca tüm ücretlilerin gelirlerini yıllık beyanname ile beyan edilmesi sağlanmalıdır. Bu yolla ücretlilerin avukat, doktorlar gibi giderlerini indirme ihtimali doğacağından daha az vergi ödemeleri sağlanacaktır.

Başka bir husus ise iş yeri kira gelirlerinden yapılan stopajın kaldırılmasıdır. Çünkü iş yeri kiralamalarında yapılan stopaj kiracının sırtında kalmakta ayrıca iş yeri sahibinin kira gelirini belli koşullarda beyan ederek kiracı tarafından ödenen verginin iş yeri sahibi tarafından iade alması gibi bir adaletsizlik de ortaya çıkmaktadır.

Vergi reformuna ilişkin günümüz koşullarına uygun onlarca öneri yapılabilir. Ancak sayfamın fiziki sınırlarından dolayı burada fazlaca yer kaplamamak adına yapılacak reformlara ilişkin önerileri yukarıda bahsettiğim ücretsiz şekilde ulaşabileceğiniz kitapta detaylıca bulabilirsiniz.


[1] Almanca reform, İspanyolca reforma, İtalyanca riforma, Macarca reform, Portekizce reforma, Slovakça reformy şeklindedir.

Murat Batı kimdir? 

Prof. Dr. Murat Batı, 14 Aralık 1974 tarihinde Diyarbakır'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Diyarbakır'da tamamladı. Lisansını Ankara Gazi Üniversitesi'nden, yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesi'nden, doktora derecesini "Türev Araçların Vergilendirilmesi" teziyle 2012 yılında İstanbul Üniversitesinden aldı.

Mali hukuk alanında 2016 yılında doçent, 2022 yılında profesör kadrosuna (Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi) atandı. 

Çok sayıda üniversite, banka, belediye ve profesyonel şirkete, özellikle vergi hukuku alanında eğitimler verdi; hukuk ofisleri ile YMM ofislerine danışmanlık yaptı.

"Vergi Hukuku (Genel Hükümler)", "Muhasebe Hileleri ve Vergiden Kaçınmanın Türk Vergi Mevzuatındaki Yasallığı", "Türk Vergi Sistemi" kitapları yayımlandı; 60'tan fazla ulusal ve uluslararası akademik yayında makale ve kitap bölümü yazdı.

Kısa bir süre Cumhuriyet, Dünya ve BirGün gazetelerinde konuk yazarlık yaptı. Eylül 2020'den itibaren T24'te yazmaya başlayan Murat Batı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini halen sürdürmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin vergi takozu sıralaması ne oldu?

Vergi kaması çalışanın refah kaybını; vergi takozu ise çalışandan dolayı işverene yüklenilen mali (kamusal) yükü tanımlamak için kullanılır. Bu nedenle vergi takozu ile vergi kaması aynı anlamda kullanılmamalıdır

AYM’nin harçlar istisnasının iptal kararı, Şimşek’in istisnalarla mücadelesinin yolunu açar mı?

Olası bir durumda somut norm denetimi yoluyla AYM’ye taşınması durumunda aynı gerekçelerle bunların da iptal edileceğini öngörüyorum. Çünkü AYM’nin bu kararı süresiz istisnaların eşitlik ilkesini zedelediğini açıkça ortaya koymuştur

Asgari ücret yüzde 75 artar mı?

Burada özellikle basın ve sendikalar ile ana muhalefete çok iş düşüyor. Hükümet ve kurmaylarına bu artışın ne kadar hayati olduğunu siyaset üstü bir dille ve ısrarla anlatmaları gerekiyor