17 Mayıs 2024

Anla artık Tayyip Efendi anla!

Yirmi küsur yıl geçti, bak, seçim sandığı da elinden gidiyor, anla artık anla, "tek adamlık"la bu memlekette ne normalleşme olur, ne de yumuşama...


Recep Tayyip Erdoğan

Kobani davası cezalarıyla
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Selahattin Demirtaş'a
40 yıl hapis,
Figen Yüksekdağ'a
30 yıl hapis,
Ahmet Türk'e
10 yıl hapis cezalarıyla
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.

Figen Yüksekdağ - Selahattin Demirtaş

DEM'lileri hapse atarak,
İstanbul'da olduğu gibi,
gözaltı furyası başlatarak
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Osman Kavala'yı hapiste tuttukça,
Can Atalay'ı hapiste tuttukça,
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Geziciler hapis yattıkça,
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Anayasa Mahkemesi
kararlarına uyulmadıkça,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
kararlarına uyulmadıkça,
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Hapishaneleri gazeteci ile dolu,
düşünce suçlusu ile dolu
bir ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Hapishaneleri Kürt siyasetçiler ile
dolu bir ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Hapishanelerin, zindanların kapıları
bir "genel af"la açılmadıkça,
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.

Kobani davası çizimleri


Kürt sorunu için
çözüm kapısı aralanmadıkça,
açılmadıkça, yeni bir çözüm süreci
bir an önce başlatılmadıkça,
bu ülke normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Bu ülkeye hukuk gelmedikçe, 
hukukun üstünlüğü gelmedikçe,
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Yargı bağımsızlığı olmadan
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Özgür, bağımsız medya olmadan
bu ülkede normalleşme olmaz,
yumuşama olmaz.
Güçler ayrılığı olmadan,
yasama, yürütme, yargı
birbirinden bağımsız olmadan,
bu ülkede yumuşama olmaz,
normalleşme olmaz.
Bütün bu güçlerin ipleri,
yani iktidar ipleri
"tek adam"ın elinde durdukça,
bu ülkede normalleşme de olmaz,
yumuşama da olmaz,
bu güzel memleketin kapısını
demokrasi de çalmaz,
barış ve huzur da...
Yirmi küsur yıl geçti.
Bak,
seçim sandığı da
elinden gidiyor,
anla artık Tayyip Efendi anla!

Hasan Cemal kimdir?

Hasan Cemal 1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1969 yılında Ankara'da haftalık Devrim dergisinde başladı. Yeni Ortam dergisi, Anka Ajansı ve Günaydın gazetesinde çalıştıktan sonra 1973 yılında Cumhuriyet gazetesine girdi. 1979 - 1981 yılları arasında Ankara Temsilciliği yaptı. 1981-1992 yılları arasında Cumhuriyet Gazetesini Genel Yayın Yönetmeni olarak yönetti. Cumhuriyet gazetesi Cemal'in yönetimindeyken 1986'da Sedat Simavi Ödülü'nü kazanarak "yılın gazetesi" seçildi. 

1992-1998 yılları arasında Sabah gazetesinin birinci sayfa yazarlığını yaptı. 1998'den 2013'e kadar yaklaşık 15 yıl boyunca Milliyet gazetesinde yazdı. Nokta dergisi 1989 Doruktakiler ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti köşe yazısı ödüllerini kazandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 2004 yılında da "Araştırma" ödülünü Hasan Cemal'in çalışmalarına verdi. 

28 Şubat 2013'te Milliyet'in manşetinde yayımlanan "İmralı Zabıtları"nın yayınını savunduğu için dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan'ın tepkisine hedef oldu. Milliyet yönetimi, "Başbakan'ı ve medya sermayesini sorgulamaktaki ısrarını" gerekçe göstererek yaklaşık 15 yıldır yazdığı gazetedeki köşesini kapattı. 

Milliyet ile yolları ayrıldıktan sonra yaptığı röportajlar ve kaleme aldığı yazılar, bağımsız internet gazetesi T24'te yayımlandı. Türkiye medyasının en etkili ve kıdemli isimlerinden olan Hasan Cemal, Mart 2013'ten beri T24'te yazıyor. Harvard Üniversitesi Nieman Gazetecilik Vakfı Louis M. Lyons Gazetecilikte Vicdan ve Dürüstlük Ödülü'nü "hayatı boyunca basın özgürlüğünü savunmak için gösterdiği çaba nedeniyle" 2015 yılında Hasan Cemal'e verdi. Cemal, Türkiye'de bu ödülü alan ilk gazeteci oldu. 

Bir dönem Bilgi Üniversitesi'nde "Medya ve Politika" dersleri veren Hasan Cemal'in yayımlanmış 13 kitabı, tarih sırasıyla şöyle: 

Tank Sesiyle Uyanmak (1986)

Demokrasi Korkusu (1986)

Tarihi Yaşarken Yakalamak (1987) 

Özal Hikâyesi (1989)

Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım (1999)

Kürtler (2003)

Cumhuriyet'i Çok Sevmiştim (2005)

Türkiye'nin Asker Sorunu (2010)

Barışa Emanet Olun (2011)

1915: Ermeni Soykırımı (2012)

Delila - Bir Genç Kadın Gerilla'nın Dağ Günlükleri (2014)

Çözüm sürecinde Kürdistan Günlükleri (2014)

- Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor (2018)

- Hasan Cemal'in "Zamane Diktatörleri" adını taşıyan basılmamış bir kitabı daha var

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Futbol kaçıkları Dortmund'da çıldırdı, ilk maçta Gürcistan'ı fena yendik! Berlin'e Berlin'e, finale finale!

Bekle bizi Portekiz, sıra sende. Bizi Ronaldo falan kesmez, bizim Arda'mız, Kerem'imiz, Mert'imiz var, geliyoruz, tarih yazmaya...

Futbol kaçıkları Almanya'da!

Hadi maça maça, futbol şenliği başladı. Bizim milli takım da Almanya'da, üstelik "seyirci üstünlüğü" de bizde... Neden 2008'de Viyana'da kıl payı kaçırdığımız tarihi Berlin'de yazmayalım?

Prag: Özgürlük adına Jan Hus'a selam çakarken…

“Kim ki kendi geçmişiyle hesaplaşmaktan korkar, o asıl gelecek olandan korkmalıdır. Yalanlar bizi yalanlardan kurtarmaz!”