21 Haziran 2024

Kartlı ödemeler, Amerikalı bir aileye 1.000 dolar/yıl ekstra maliyet yüklüyor

Avrupa'dan yüzde 0,3 ve ABD'den yüzde 2 civarı komisyon alınırken, Türkiye'den yüzde 3,5 ya da doğruysa yüzde 8 alınması epeyce acayipmiş. Visa ve Mastercard Türkiye'den aldıkları komisyonlar konusunda açıklama yapmak isterlerse, memnuniyetle dinleriz

Çıktığı akşam yemeğinde, cüzdanını evde unuttuğu için misafirlerine mahçup duruma düşen Frank Mc Namara'nın (daha sonra ABD Dışişleri Bakanı oldu) yaygınlaşmasına öncülük ettiği kredi kartları, günümüzün temel ödeme sistemi haline geldi. Öyle ki, ABD'de perakende ticaretinin yüzde 80'i kredi kartlarla gerçekleşirken, ülkemizde sadece Nisan 2024'te 1 trilyon TL alışveriş (948 milyar TL yurt içi, 33,5 milyar TL yurt dışı olmak üzere) kredi kartları ile gerçekleştirilmiş. 2023 yılı tamamı için yerli kartların yurt içi kullanımı 7,3 trilyon TL yani (ort dolar kuru ile) 304 milyar dolar olmuş.

Bankalar Arası Kredi Kart Merkezi Nisan 2024 verilerine göre, ülkemizdeki kullanıcılarda 122 milyon kredi kartı bulunuyor ve bunlar 2 milyonun üzerindeki POS platformlarında, yukarıda tutarını verdiğimiz işlemleri gerçekleştiriyorlar. Ticaret Bakanlığı ülkedeki toplam perakende alışveriş için 12,4 trilyon TL gibi bir sayı veriyor (maalesef zaman vermemişler ama tahminen 2023). Buna bakarak kredi kartlarının özellikle perakende pazarındaki anlamı daha iyi anlaşılabilir.

Tabii ki büyük kolaylık, rahatlık. Yanınızda para taşımak zorunda olmadan, gece ya da gündüz, fiziksel ya da internetten alışveriş yapabiliyorsunuz. O anda elinizde olmayan miktarda bir harcama bile olsa, ileriye atabiliyorsunuz (kredi kartına taksit olayı da bize özel, yabancı ülkelerde pek olmayan bir uygulama). Kendinize uygun bir tarihte ödeme yapabiliyorsunuz vesaire vesaire...

Ancak bu tatlı olayın bir darboğazı var. Pazarı iki firma yönetiyor ve bu darboğaz aslında farkında olmadan sizin cebinizden, olması gerekenden daha çok para çıkmasına neden oluyor. Sadece kolay para harcatmasından değil, ama asıl alınan komisyon nedeniyle (borcun faiz oranlarından ya da yıllık kart bedellerinden bahsetmiyoruz bile). Son birkaç yıldır hem ABD, hem de AB bu komisyon olayına yeni mevzuatlarla çözüm arıyor.

1950'lerden sonra yaygınlaşan ve 90'ların ikinci yarısından itibaren de ülkemizde popüler hale gelen kredi kartları (kısaca "plastik" diye de adlandırılıyor) pazarında dünya çapında bir düopol (yani 2 şirketin hakimiyeti olan pazar) mevcut. Bu pazar Amerikalı 2 şirket olan Visa Card ve MasterCard'ın hakimiyeti altında ve bu iki firma ödeme pazarını istedikleri gibi yönlendiriyorlar. Yani, işlem komisyonlarını istedikleri gibi yükseltiyorlar ya da mesela Ukrayna ile savaşan Rusya'da kullanımı kısıtlayarak, bir ülkenin ödeme sistemini felç edebiliyorlar.

Bu yazımızda ABD ve AB'de kredi kartı pazarı konusundaki yeni mevzuatlara ve pazarın durumuna yakından bir göz atalım...

ABD'de komisyon oranı yüzde 2'den, yüzde 2,24'e yükselince tepkiler doğdu 

Dünyada mevcut kredi kartı markaları çeşitli olsalar da hemen hepsi az sayıda altyapıyı kullanır. Bunların dört büyüğü ABD'de. İçlerinde dünya kredi kart pazarını yöneten Visa ve Mastercard mevcut. Bu iki firmanın birlikte ABD pazarında aldıkları yüzde 2-3'lük komisyon 2023 yılında 100,77 milyar dolar ( 3,2 trilyon TL) olarak raporlanıyor (gerçi iki firmanın kendi raporladıkları tüm dünya cirosu birlikte 57,8 milyar dolar). Yani toplam 60 bin çalışanı olan 2 firma, 85 milyon nüfusu olan Türkiye'nin 8,5 trilyon TL'lik gelir bütçesinin 2,5'te birini (ya da 5'te birini) kazanmış.

En son Nilson Raporunda bildirilen sayılara göre, ABD'de banka kartları da dahil olmak üzere, tüm kart firmalarının aldığı toplam komisyon (Swipe Fees), 2022'de 160 milyar iken, 2023'de 172 milyar doları aşmış. Bu sayının 132 milyar dolarından fazlası, Visa veya Mastercard destekli banka ve kredi kartlarından geliyormuş.

Kazançlara gelince, 28,300 çalışanı bulunan Visa, 2023'de 32,7 milyar dolar ciro ve 17,3 milyar dolar kâr açıkladı. 33,400 çalışanı bulunan Mastercard ise 2023'de 25,1 milyar dolar ciro ve 11,2 milyar kâr yayımladı (ne kadar kârlı bir iş değil mi?).

Kredi kartı endüstrisine bakarsak, kredi kartı komisyonlarının son on yılda istikrarlı olduğunu iddia ediyor. Oysa son zamanlarda ABD'de bu sayı yüzde 2'den, 2,24'e yükseldiği için tepki gösteriliyor. Bir yandan bu iki şirket açılan antitröst davasında anlaşmaya gitmeye çalışıyor. Ama ABD'de 2009 yılında çıkarılan "kredi kartı yasası"nın 2023'te hazırlanan yenisi üzerinde çalışmalar da sürüyor. Mart ayındaki bir açıklamayı buradan görebilirsiniz. ABD'de tüm kredi kartlar için toplanan komisyonun 2022'de yüzde 17 artışla 160,7 milyar dolara yükseldiği ve son on yılda iki katından fazla arttığı raporlanıyor. Sadece Visa ve Mastercard için bu sayının 100,77 milyar dolar olduğunu yukarıda yazdık.

Avrupa Birliği Şubat'ta kredi kartlarını aşmaya yönelik düzenleme yaptı 

Avrupa Birliği 2007'den itibaren kredi kartların komisyon oranlarını tartışmaya başladı. Mart 2015'te, Avrupa Parlamentosu, 8 Haziran 2015'ten itibaren geçerli olmak üzere (AB) 2015/751 sayılı yönetmelik kapsamında kredi kartları için yüzde 0,3 ve banka kartları için yüzde 0,2 sınırlaması yaptı.

Ama yine de Avrupa Birliği yaklaşık 10 seneden beri, ödeme sistemlerinde gelinen düopol (2 firmanın kontrolü) durumuna bir çözüm bulmaya uğraşıyordu. Sonunda şubat ayında bunu aşmaya yönelik olarak "Anlık Ödeme (Instant Payment)" düzenlemesi yaptı.

Yeni kuralların, üçüncü ülke finans kurumlarına ve altyapılarına (özellikle ABD kastediliyor), aşırı bağımlılığın azaltılmasına yardımcı olması ve bu yolla Avrupa ekonomik ve finans sektörünün stratejik özerkliğini geliştirmesi hedefleniyor. Burada ülkemiz açısından da önemli dersler mevcut.

Avrupa Birliği'nin getirdiği çözüm nedir? 

Yeni düzenleme ile AB, kredi kartlarının yerine yeni bir ödeme alışkanlığı yaratmaya çalışıyor. Çünkü Visa-Mastercard öylesine yaygın ki, bir anda kaldırılabilmesi mümkün değil. Tüm ticaret felç olabilir.

26 Ekim 2022'de Avrupa Komisyonu, Euro cinsinden anında kredi transferlerine ilişkin özel hükümleri ekleyerek, Euro cinsinden standart kredi transferlerine ilişkin 2012 tarihli "Tek Euro Ödeme Alanı (SEPA)" düzenlemesini değiştiren ve modernleştiren, "Anlık Ödemelere (Instant Payment)" ilişkin bir öneri sundu.

26 şubat 2024'te AB Konseyi, Avrupalı ödeme şirketlerinin, ABD'li Visa ve Mastercard firmalarıyla rekabetinde, Euro para birimi cinsinden "Anlık Ödemelerin" günün her saatinde tam olarak yapılabilmesine yönelik kuralları kabul etti.

AB Konseyi, yeni düzenlemenin, müşterilerin Euro cinsinden parayı mesai saatleri dışında da dahil olmak üzere istedikleri zaman yalnızca aynı ülke içinde değil, aynı zamanda başka bir AB üye ülkesine 10 saniye içinde transfer etmelerine olanak tanıyacağını söyledi. Şu anda mevcut kartlar ve para yatırma işlemleri kullanılarak yapılan ödemeler birkaç iş günü sürebiliyor.

Avrupa'daki bankalar ve benzeri ödeme hizmeti sağlayıcılarının, "Anlık Ödemeleri (Instant Payment)" Euro cinsinden gönderme ve alma hizmetini sunması gerekecek. Uygulanacak ücretler (varsa), standart kredi transferleri için geçerli olan ücretlerden yüksek olmamak zorunda. Yeni kurallar bir geçiş döneminin ardından yürürlüğe girecek.

AB, uzun süredir bankaların ve ABD firmaları Visa ve Mastercard'ın hakimiyetinde olan ve müşterilerin banka hesaplarından alınan verileri kullanarak rakip hizmetler sunan fintech'lerin rekabet ettiği Avrupalı ödemeler piyasasını geliştirmeye çalışıyor.

Bu arada not edelim BRIC ülkeleri de bu konuda harekete geçtiler ve kendi sistemlerini kurmayı planlıyorlar.

ABD, tüm dünyanın ödeme sistemlerini kontrol altında tutuyor

ABD'nin kendisi de komisyonlardan şikayet ediyor ama Visa ve Mastercard ile ödeme sistemleri pazarında oluşan düopol (yani iki firmanın pazarı domine ettiği durum) sayesinde, hem para kazanıyor, hem de tüm dünyanın ödeme sistemini kontrol etmesi söz konusu.

Kontrol tarafına bakarsak, adeta bir Deli Dumrul hikâyesi var ortada. Örneğin; Rusya-Ukrayna olayında, Rusya'ya ambargo koyup, Ruslara Visa ve Mastercard ile ödemeleri bloklayınca, Rus turistler gibi kredi kartı ile ödeme yapanlar ya da Rus tacirler gibi kartla ödeme alanlar ne yapacaklarını şaşırdılar. Sonuçta bu Rusya'nın başına geldiği gibi, ABD ile ters düşen başka ülkelerin de başına gelebilecek bir gelişme. Bu iki kart, bir anda bir ülkenin finans sistemini bloke edilebiliyor.

O zaman Visa ve Mastercard yerine ülkenin kendi yerli kartını çıkarması iyi bir çözüm olmaz mı? Rusların "Mir Kartı" var. Bu kart Rusya'nın bankaları ile anlaşmalı ve ayrıca başka ülkelerde -örneğin ülkemizdeki Denizbank, İş Bankası gibi- anlaşma yaptığı yerler vardı. Bu iyi bir çözüm!

Ancak ne gördük; Ukrayna işgali ile birlikte, Avrupa'daki bankalar -anlaşma yapmış bile olsa- Mir Kart'ı kabul edememeye başladılar. Bir süre sonra Türkiye'de anlaşmalı bankaların da Mir kart kabul etmekten vazgeçtiği açıklandı. Muhtemelen olayın altında bir baskı konusu var. Ne tür baskı derseniz, Troy kredi kartı için 2018-2019'larda yapılan spekülasyonları hatırlayalım.

2015 yılında Bankalar Arası Kredi Kart Merkezi (BKM) "Troy" isimli bir kredi kartı çıkardı. Ufak ufak büyümeye de başladı. Ama kısa bir süre sonra kulağımıza bazı spekülasyonlar geldi. Bankalara "Troy" kabul ettikleri takdirde, Visa ya da Mastercard ile çalışamayacakları baskısı yapıldığı dedikoduları yayıldı.

Ticaret Bakanlığı muhtemelen olayın farkındaydı. Bir süre sonra "Troy" tekrar harekete geçti ve hatta şirketleşti. Şimdilerde her bankanın Troy kartı var. (Tavsiye ederim, bunu alın ve kullanın, en azından komisyon ülkede kalır).

Diğer yandan, ülkemizde ödeme sistemleri konusunda çok başarılı firmalar -Fintech firmaları- olduğunu biliyorsunuz. Ancak bunlar da kendi kaynakları ile değil, hep Visa ve Mastercard'ın kurduğu altyapı üzerinden çalışıyorlar. İşte bu nedenle Avrupa Birliği "Instant Payment" kararı çıkardı. Çünkü onlar da kendi Fintech pazarının bağımsız gelişmesini istiyorlar. Ticaret Bakanlığı'nın da bu konuda çalışması lazım.

Türkiye kredi kart komisyonlarına ayda 1-2 milyar dolar mı ödüyor? 

Kredi kart altyapısı sağlayan firmaların iş modeli, satıcı firmaların müşterilerine kredi açmasına aracılık etmesi olarak tanımlanabilir. yani Visa ve Mastercard, bankalar yoluyla bu kredilere garantör oluyorlar. Kredinin maliyetini de satıcı firma üstleniyor.

Kredi kart ile satış yapan tüccarların ödediği komisyonların, ortalama olarak işçilik dışında en büyük gider olduğu kaydediliyor. Ama tabii ki bu komisyonlar tüccarların değil, tüketicinin sırtına yükleniyor. Amerikalı tüccarlar koalisyonunun açıklamasına bakılırsa, bu komisyonlar nedeniyle, kredi kartları ortalama bir Amerikan ailesine 1.000 dolardan fazla ilave bir maliyet yüklüyor. Yani yılda 30 bin TL ve ayda 2.500 TL. Acaba bu sayı ülkemizdeki ortalama bir aile için ne kadardır? Çünkü ABD'de yüzde 2+ olan komisyon oranı, geçen yıl ekim ayında yüzde 3,5 düzeyine çıkarılmış. Bugünlerde aldığımız gayriresmî bilgiye göre ülkemizdeki tüccarlar için yüzde 8 düzeyinde. Yani Türk aileye daha fazla ilave maliyet getiriyor olabilir.

Hesap yaparsak, 1.000 TL'lik alışverişi kredi kart ile yaptığınızda, bir Amerikalı 978-980 TL'ye alacağı malı 1.000 TL'ye almış oluyor. Türk tüketicisi ise yüzde 3,5-8 komisyon aralığında, 910-966 TL'ye alacağı mala 1.000 TL ödemiş oluyor.

Yukarıda nisan ayı yurt içi pazarda 948 milyar TL'lik perakende alışveriş olduğunu yukarıda yazdık. Bankalardan Visa ve Mastercard için komisyon oranını sordum. Tüccarlardan yüzde 8 alındığını ilettiler. 948 milyar içindeki yüzde 8 aşağı yukarı 70 milyar TL gibi hesaplanabilir. Dolar cinsiden söylersek, acaba ülkemiz ayda 2 milyar doları ülkenin kredi kartlarına komisyon olarak ödüyor olabilir mi? Bu yılda 20-24 milyar dolar anlamına gelir. BKM'nin sayfasından, sadece yerli kartların yurt içi kullanımı sayılarını aldığımız aşağıdaki tabloya dikkatle bakalım:

Gördüğünüz gibi kredi kartları ile harcamanın tüketiciye maliyeti 2023'te 10-22 milyar dolar arasında. 2024'ün ilk 4 ayında ise 4-9 milyar dolar aralığında bir sayı gözüküyor. Ödeme sistemleri firmalarında çok daha düşük oranlar bulunuyor ama bunların tümünü gösteren bir hesabını bulamadık.

Tablodaki komisyonun bir kısmını bankalar alıyordur. Dolayısıyla ne kadarı 2023'te toplam 57,1 milyar dolar ciro raporlayan Visa+Mastercard'a gidiyor, bilmiyoruz. Ancak Avrupa'dan yüzde 0,3 ve ABD'den yüzde 2 civarı komisyon alınırken, Türkiye'den yüzde 3,5 ya da doğruysa yüzde 8 alınması epeyce acayipmiş. Visa ve Mastercard Türkiye'den aldıkları komisyonlar konusunda açıklama yapmak isterlerse, memnuniyetle dinleriz.

Bu yazıdan çıkan sonuç şu: Öncelikle hükümete, Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumuna düşen görevler var. Bu korkunç komisyonlar konusunda hiçbir şey yapmayacaklar mı? Soğan firmalarını sıkıştırmışlardı ama hem onlar yurt içinde kalan bir paraydı ve hem de asıl büyük sayı burada.

Kredi kartı komisyonlarının aşırı olmasının tüketici fiyatlarını yukarı çekmesi dışında, anlaşılan cari açık konusunda da önemli bir yeri var. Turizm, ihracat gelirleri vs. ile ülkenin kazandığı zor paradan da, hiç farkında olmadığımız dışarıya kaptırılan büyük bir para var.

Dolayısıyla hükümet, kredi kartı dışı ödeme sistemleri için başka fikirler üretmeli. Burada yine Avrupa Birliği bir örnek olabilir. Yanı sıra Troy kartın önemi bu noktada ve de desteklenerek, tamamen bağımsız hale getirilmesi lazım.

Ama tüm görev hükümet, Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu'nda değil. Biz tüketicilere de düşen görevler var; hepimizin kredi kartlarına olan bağımlılığımızı azaltmamız lazım. Ekonominin mevcut durumu nedeniyle kullanımın arttığını görüyoruz. Ama sonuçta ödeyen yine biz olacağız, hem de fahiş faizlerle. Bu noktada daha önemlisini akılda tutmak lazım, kredi kartları aslında ekonomiyi yüzde 3,5-8-10 düzeyinde pahalı hale getiren bir araç durumunda. Alışveriş ederken, bunu unutmayın!

Füsun Nebil Kimdir?

Füsun Sarp Nebil, İstanbul, Bakırköy'de doğdu. Eğitimini Çanakkale, İzmir ve İstanbul'da yaptı. Evli, 2 çocuk sahibidir. Denizcilik meraklısıdır (amatör kaptan).

Master derecesini Istanbul Teknik Üniversitesi Nükleer Yüksek Mühendisliği bölümünden aldı (Şimdi Enerji Enstitüsü). THY, Nasas Alüminyum Fabrikası ve Alemdar Holding Grubunda çeşitli görevlerde bulundu.

1997 Türkiye'nin ilk ISP'lerinden Alnet'in Genel Müdürlüğüne getirildi. 1999 yılında turk-internet.com'un da dahil olduğu çeşitli siteleri yayınlayan Intervizyon Ltd. şirketini kurdu. Şirket halen Kadinvizyon.com gibi başka siteleri de yönetmektedir.

1998 - 2011 arasında Ulaştırma Bakanlığı tarafından kurulan İnternet Kurulu üyeliği yaptı. Devletin özel sektörü aldığı çeşitli komisyonlarda çalıştı. 2016'dan beri TOBB Telekom Meclisi üyesidir.

Nebil, Eylül 2001 yılında Birleşmis Milletler tarafından Türkiye'den seçilen başarılı iş kadınları arasında yer aldı (UNECE INCLUDES 9 TURKISH BUSINESSWOMEN ON ITS LIST).

2010-2013 arasında Türkiye Dijital Oyun Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.

2011 - 2015 arasında 4 yıl Eutelsat Avrupa TV Ödüllerinde Jüri Üyeliği görevi aldı.

Türkiye İhracatçılar Merkezi dahil, çeşitli projelerde "Bilişim ve İletişim Sistemleri Danışmanlığı" vermektedir. Konusuyla ilgili olarak TV programlarına ya da konferanslara katılarak, konuşma yapmaktadır. Yazıları internet üzerinden turk-internet.com sitesinin yanısıra, yetkinreport.com, bilisimdergisi.org.tr, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği Dergisi, 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, Güncel Hukuk Dergisi, Ankara Baro Dergisi, journo.com, Tüketiciler Birliği Etikett gibi çeşitli ortamlarda yayımlanıyor.

2014 yılından beri T24'te yazıyor.

Türk Telekom ve Turkcell konusunda araştırmaları ve uzmanlığı var. 2018 nisan ayında "Bitcoin ve Kripto Paralar" isimli ilk kitabı yayınlandı.

Detaylı bilgi için https://wiki-turk.com/fusun-sarp-nebil/ adresine bakabilirsiniz.

 

Yazarın Diğer Yazıları

IT dünyasının ‘Kara Cuma’sı

Tekel haline gelmiş, açık kaynak olmayan ve yabancı yazılımlar, milli güvenlik tehdidi midir?

TBMM Komisyonu’nun Çin ziyareti masraflarını Huawei mi, TBMM mi ödedi?

Her iki taraf da cevap vermekten kaçındı. Hem Huawei hem de TBMM. Kaçındılar çünkü aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Vergi üzerine vergi getirilirken TBMM böyle bir seyahatin masraflarını öderse vatandaşa ayıp olmaz mı? Ödemez ve Huawei öderse o da meslekleri bile farklı olan milletvekilleri açısından başka bir garabet olmuyor mu?

Elon Musk, AB'nin gizli sansür anlaşmasını reddettiğini açıkladı

"Avrupa Komisyonu, X'e yasadışı bir gizli anlaşma önerdi. Eğer kimseye söylemeden, konuşmaları gizlice, sessizce sansürlersek, ceza vermeyeceklerini söylediler"