24 Haziran 2024

Hava trafik kontrolörleri ne istiyor?

Hava Trafik kontrolörlerine verilecek zam ile hem hava sahamızı kullanacak yabancı uçaklardan kazanılacak para artacak, hem de HTK'ların maaşlarından gelecek vergi ve SGK geliri olacak. Bu neden yapılamıyor acaba?

Hava trafik kontrol kulesi

Bugünlerde ülkemizde sessiz sedasız sürmekte olan bir "hak arama" eylemi var. Antalya'ya turist operasyonu yapmakta olan havacılık, otelcilik vs vs firmaların açıklamalarından öğrendiğimiz bu eylemi hava trafik kontrolörleri (HTK) yapıyor. "İnisiyatif almadan çalışma" olarak verilen eylemin hava taşımacılığı ile ilgili süreci yavaşlattığı belirtiliyor.

HTK'lar bu eylemi belirli taleplerle yapıyorlar. Bunlar herkesin taleplerinden çok daha farklı değil; kariyer, emeklilik gibi başlıkların yanı sıra asıl ekonomik sorunları var. Ama bu sorunlarının çözülmeyişi anlaşılır gibi değil. Çünkü, onların maliyetleri, T.C. bütçesinden değil, Eurocontrol üzerinden karşılanıyor ve yaptıkları taleple ülkemizin de ekstra gelire sahip olacağını iddia ediyorlar.

Çünkü onlara verilecek zam ile hem hava sahamızı kullanacak yabancı uçaklardan kazanılacak para artacak hem de HTK'ların maaşlarından gelecek vergi ve SGK geliri olacak. Anlaşılabilir gibi değil. Birisi bu anlamsızlığın nedenini anlatabilir mi?

Hava Trafik Kontrolörleri ve diğer Ulaştırma Çalışanları Sendikası tarafından bu taleplerle yürütülen eylem konusunda neler olup bittiğini araştırdık. Anlatalım.

Hava trafik kontrolörleri ne iş yapar?

Havaalanlarının sembolü olan "Trafik Kule"lerini (ATC) hepimiz biliriz ama çoğumuz tam olarak "hava trafik kontrolörleri"nin ne iş yaptığını bilmeyebiliriz.

Hava trafik kontrolörleri; uçakların kalkış, seyrüsefer ve iniş sürecinin tamamının görünmeyen yöneticisidir. Bu süreçlerde ve gökyüzünde uçarken pilotlara rehberlik ederler. Bir cins orkestra şefi gibi davranırlar. Başka deyişle uçuş güvenliğinin temel bileşenleridirler. Onlar olmasa inişte, kalkışta ya da havada kaos olurdu. Aynı zamanda gecikmeleri en aza indirmek için uçakları verimli bir şekilde yönlendirmeleri de gerekir.

Hava trafik kontrolörleri, 24 saat esası ile çalışırlar ve Türk hava sahasındaki sivil, askeri, İHA/SİHA ve VIP trafikler dahil olmak üzere her türlü hava aracının emniyetli bir şekilde sevk ve yönetiminden sorumlu kişilerdir. İşleri streslidir. Hatta dünyanın en stresli 3 işinden biri olduğunu belirtiyorlar. Çünkü binlerce insanın hayatından sorumlu durumdalar. Her zaman maksimum konsantrasyona ihtiyaç duyulan bir iş bu.

Her havaalanındaki kulede çalışmaları yanında, merkezi olarak havaalanları arasındaki ya da transit trafiği yönetmek üzere Ankara Esenboğa'da merkezi bir hava kontrol birimi vardır.

Hava kontrolörleri, ICAO (Dünya) ve EUROCONTROL (Avrupa) tarafından belirlenmiş analitik düşünme yetisi, yabancı dil, işe giriş için 26 yaş sınırı ve uzun yetişme süreci gibi nedenlerle istihdamı ve temini zor bir gruptur.

Havacılık dünyanın ortaklaşa yapmakta olduğu bir faaliyet. Avrupa hava sahasındaki faaliyetleri Eurocontrol yönetiyor. Aşağıdaki bölümde anlattığımız şekilde tahsil edilen paraların içinden, tüm ülkelerdeki hava trafik kontrolörlerinin maliyetlerini de Eurocontrol karşılıyor. Yani maaşlarından emeklilik primlerine, kullandıkları servislerden eğitimlerine varıncaya dek maliyetlerinin tamamı ülkemizin de üyesi olduğu, Brüksel merkezli Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) adlı kuruluş üzerinden ve bir anlamda yaptıkları "hizmet ihracatı" üzerinden karşılanıyor.

Bugün Türkiye'de yaklaşık 2 bin hava trafik kontrolörü bulunuyor. İşe giriş koşullarının, mesleki yeterlilik sınavlarının, eğitim sürecinin, lisanslandırma ve sağlık kriterlerinin pilotlara eşdeğer olduğu kaydediliyor.

Eurocontrol 2023'de Türkiye'ye 497,3 milyon euro ödemiş

Hava trafik kontrolörlerinin taleplerine geçmeden Eurocontrol'ün işleyişini açıklayalım. Avrupa bölgesinde, tüm uçakların herhangi bir hava sahasını geçerken ödeyecekleri (bir nevi ayakbastı parası) ücreti var. Bu ücret merkezi bir teşkilat olarak Eurocontrol tarafından tahsil ediyor. Sonra bu para, ilgili ülkeye (hava sahasının kullanıldığı) aktarılıyor.

Aynı şekilde, ülkemizin uçak sahasını kullanan yabancı uçaklar, bir formülasyonla (uçağın ağırlığı, mesafe vs) hesaplanan geçiş parasını Eurocontrol'e ödüyor. 2023 yılında bu rakam, Eurocontrol tarafından ilgili havacılık firmalarına 526 milyon euro olarak faturalanmış ve komisyon kesildikten sonra 497,3 milyon euro olarak Türkiye'ye ödenmiş.

Bu rakam, hava kontrolörlerinin maliyeti ve kullandıkları bilgisayar, radar, bina gibi maliyetler dahil ülkenin ulusal maliyeti (national cost) üzerinden hesaplanan birim maliyetle bulunuyor.

Türkiye 2023'de 451,2 milyon euro "national cost" raporlamış. Bu nedenle birim 23,01 euro olmuş. Yani hava sahamızı kullanan uçakların hesabı 23,01 euro ile yapılıyor.

Bu rakam düşük çünkü kontrolörlerin maliyeti düşük. Maaşlarının olması gerekenin çok altına düştüğü (Avrupa'daki hava trafik kontrolörlerinin neredeyse 4 veya 5'de birine) düştüğünü belirterek, bunun arttırılmasını ve zaten Eurocontrol'den bu maliyetin alındığını belirtiyorlar.

Yani trafik kontrolörlerinin taleplerinin püf noktası burada. Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan gibi bir konu bu. Hava trafik kontrolörlerin maaşı artarsa, Türkiye'nin "national cost"u artacak, bizim yabancı uçaklardan aldığımız para artacak. Bunun anlaşılamayacak bir başka noktası mı var acaba diye düşündük. Çünkü bu kadar aptalca bir şey olabilir mi?

Not edelim; Avrupa’da hava trafik kontrolörü maaşları, pilotlara denk düzeyde olup, aylık ortalama 8-10 bin euro mertebesinde.

Tasarruf Genelgesi mi, kamu dengeleri mi? Peki denklik yoksa!!!

Ülkemizde hava trafik kontrolörleri, DHMİ Genel Müdürlüğü çatısı altında istihdam ediliyor. Ama yukarıda da belirttik, maliyetlerini Eurocontrol karşılıyor. Dolayısıyla T.C. bütçesine yükleri olmadığı gibi, maaşlarından kesilen vergiler ve SGK ile bütçeye ek kazanım sağlıyorlar.

Buna karşılık "Tasarruf Genelgesi" ve "kamu dengeleri", "ücret dengesi" öne sürülerek, maaşları ve haklarının düşük tutulduğu kaydediliyor. Çünkü DHMİ içinde olduklarından, aynı grup içindeki diğer çalışanlarla (normal memurlar, güvenlik elemanları vs) kıyaslanıyorlar. Oysa Avrupa'da DHMİ gibi hem meydan işletmesi hem de seyrüseferden sorumlu bir yapı yok.

Sendika zaten hava trafik kontrolörlerinin değil DHMİ içinde, başka bir kamu kurumunda bile denkliği olmadığını belirtiyor ve kontrolörlerinin sadece seyrüsefer tazminatlarına yönelik taleplerinin hayata geçirilmesiyle bile ekonomimize 1,5 milyar TL, hazineye de 500 milyon lira katkıda bulunulacağını iddia ediyor.

Sayıştay, emsal ülkelerle denklik tavsiyesinde bulunmuş

Sendikanın notlarına göre, Sayıştay Başkanlığı tarafından yapılan yıllık Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) denetimleri kapsamında DHMİ’ye defaten yapılan tavsiye, emsal ülke kurumlarındaki hava trafik kontrolörlerinden çok daha düşük maaş alan ülkemiz hava trafik kontrolörlerinin maaş ve özlük hakları düzeylerinin emsal ülkelerdekilerle denkleştirilmesi olmuş.

Türkiye, Avrupa’nın en büyük ikinci hava sahası olmasına karşın, birim başı maliyet bakımından son sıralarda. Birim maliyeti, kendisinin 3'te biri 4'te biri hava sahası olan ülkeler düzeyinde gözüküyor. Emsal ülkeler bir uçaktan ortalama 80 euro civarı ücret alırken, Türkiye 20 euro civarı alıyor.

Sayıştay Başkanlığı’nın tavsiyeleri hayata geçirilmediği için ülkemizin her yıl 1 milyar euro’ya varan döviz gelirinden mahrum kaldığı hesaplanmış. Sendika'ya göre, bu meblağ, ülkemize kazandırılmak yerine Türk hava sahasını kullanan yabancı havayolu şirketlerinin cebinde kalmakta, onlara fayda sağlıyor.

Kontrolörler talepleri yerine gelene kadar inisiyatif almadan çalışacak

Kontrolörler havacılık gibi bir işi bırakamadıkları için farklı bir protesto yapıyorlar; kamuoyunda farkındalık oluşturmak için ICAO Uluslararası Havacılık Kuralları ve Sivil Havacılık Kanunları, DHMİ Türkiye AIP’si, anlaşma mektupları ve diğer ulusal mevzuata harfiyen bağlı kalarak, meşru talepler yerine getirilinceye dek muhtelif tarihlerde "inisiyatif almadan çalışma" faaliyetleri icra ediyorlar.

"İnisiyatif almadan çalışma" faaliyeti bir grev ya da iş yavaşlatma değil, hava trafik kontrolörlerimizin farkındalık oluşturmak için kendi inisiyatiflerinde olan direkt rota uygulamasını askıya almaktan ve kuralları harfiyen uygulamaktan ibaret.

İnisiyatif konusuna örnek verelim; hava trafik kontrolörleri, şirketlerin yakıt sarfiyatını ve karbon emisyonunu azaltmak, ulaşım mesafesini kısaltmak maksadıyla, mesleki açıdan zorunda olmadıkları halde kendi iş yüklerini ve risklerini arttırarak uçaklara direkt rotalar verebiliyorlar.

VIP ve ambulans uçaklar, askeri uçuşlar ve İHA/SİHAlar, havacılık kuralları çerçevesinde acil durum deklare eden trafikler için öncelikli iniş kalkış, direkt rota verme ve diğer her türlü inisiyatif dahilindeki kolaylaştırıcı uygulamalar sürdürüldüğünü kaydediyorlar.

Hava trafik kontrolörlerinin talepleri nelerdir ?

Sendika yetkililerine ulaştık. Şunları söylediler:

"Hava trafik kontrolörleri, mesleki itibarları ve Türkiye’nin menfaatleri için kendilerine defaatle vadedilen kurum pilotları seviyesinde tazminat, ek gösterge ve ek ödeme gibi özlük hakkı iyileştirmelerini alamadıkları müddetçe inisiyatif almadan çalışma konusunda kararlı. HTK-SEN, bu kararlılığı vurgulayarak önümüzdeki yoğun yaz dönemi öncesi tüm ilgilileri ivedilikle göreve davet ediyor. Hem havacılık ve turizm sektörünün olumsuz etkilenmemesi, hem de nitelikli bir personel grubunun emeğinin karşılığını alması için gerekli adımlar en kısa sürede atılmalı."

Talepleri ise şu şekilde:

  1. Sayıştay Başkanlığı’nın tavsiyeleri doğrultusunda hava trafik kontrolörlerimizin özlük haklarının emsal ülke standartlarına çıkarılması maksadıyla seyrüsefer (havacılık) tazminatı ödemelerinde hava trafik kontrolörlerimizin kurum bünyesinde görev yapan, önem ve itibar bakımından denk meslek grubu olan pilotlarla birlikte ayrı bir klasmanda tutularak, tazminat oranlarında gerekli güncellemelerin yapılması. Böylelikle ülkemize döviz girdisi sağlanarak, Hazine’nin gelirlerinin arttırılması.
  2. Zorlu işe alım şartları ve mesleki nitelikleri göz önüne bulundurularak, uzman kadrosuna denk bir statüde bulunan hava trafik kontrolörlerimizin ek göstergelerinin 4 bin 200’e çıkarılması. (Halihazırda ek göstergeleri asgari düzeydedir.)
  3. Hava trafik kontrolörlerimiz için kariyer planlamasına cevaz verecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi.

Füsun Nebil Kimdir?

Füsun Sarp Nebil, İstanbul, Bakırköy'de doğdu. Eğitimini Çanakkale, İzmir ve İstanbul'da yaptı. Evli, 2 çocuk sahibidir. Denizcilik meraklısıdır (amatör kaptan).

Master derecesini Istanbul Teknik Üniversitesi Nükleer Yüksek Mühendisliği bölümünden aldı (Şimdi Enerji Enstitüsü). THY, Nasas Alüminyum Fabrikası ve Alemdar Holding Grubunda çeşitli görevlerde bulundu.

1997 Türkiye'nin ilk ISP'lerinden Alnet'in Genel Müdürlüğüne getirildi. 1999 yılında turk-internet.com'un da dahil olduğu çeşitli siteleri yayınlayan Intervizyon Ltd. şirketini kurdu. Şirket halen Kadinvizyon.com gibi başka siteleri de yönetmektedir.

1998 - 2011 arasında Ulaştırma Bakanlığı tarafından kurulan İnternet Kurulu üyeliği yaptı. Devletin özel sektörü aldığı çeşitli komisyonlarda çalıştı. 2016'dan beri TOBB Telekom Meclisi üyesidir.

Nebil, Eylül 2001 yılında Birleşmis Milletler tarafından Türkiye'den seçilen başarılı iş kadınları arasında yer aldı (UNECE INCLUDES 9 TURKISH BUSINESSWOMEN ON ITS LIST).

2010-2013 arasında Türkiye Dijital Oyun Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.

2011 - 2015 arasında 4 yıl Eutelsat Avrupa TV Ödüllerinde Jüri Üyeliği görevi aldı.

Türkiye İhracatçılar Merkezi dahil, çeşitli projelerde "Bilişim ve İletişim Sistemleri Danışmanlığı" vermektedir. Konusuyla ilgili olarak TV programlarına ya da konferanslara katılarak, konuşma yapmaktadır. Yazıları internet üzerinden turk-internet.com sitesinin yanısıra, yetkinreport.com, bilisimdergisi.org.tr, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği Dergisi, 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, Güncel Hukuk Dergisi, Ankara Baro Dergisi, journo.com, Tüketiciler Birliği Etikett gibi çeşitli ortamlarda yayımlanıyor.

2014 yılından beri T24'te yazıyor.

Türk Telekom ve Turkcell konusunda araştırmaları ve uzmanlığı var. 2018 nisan ayında "Bitcoin ve Kripto Paralar" isimli ilk kitabı yayınlandı.

Detaylı bilgi için https://wiki-turk.com/fusun-sarp-nebil/ adresine bakabilirsiniz.

 

Yazarın Diğer Yazıları

IT dünyasının ‘Kara Cuma’sı

Tekel haline gelmiş, açık kaynak olmayan ve yabancı yazılımlar, milli güvenlik tehdidi midir?

TBMM Komisyonu’nun Çin ziyareti masraflarını Huawei mi, TBMM mi ödedi?

Her iki taraf da cevap vermekten kaçındı. Hem Huawei hem de TBMM. Kaçındılar çünkü aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Vergi üzerine vergi getirilirken TBMM böyle bir seyahatin masraflarını öderse vatandaşa ayıp olmaz mı? Ödemez ve Huawei öderse o da meslekleri bile farklı olan milletvekilleri açısından başka bir garabet olmuyor mu?

Elon Musk, AB'nin gizli sansür anlaşmasını reddettiğini açıkladı

"Avrupa Komisyonu, X'e yasadışı bir gizli anlaşma önerdi. Eğer kimseye söylemeden, konuşmaları gizlice, sessizce sansürlersek, ceza vermeyeceklerini söylediler"