17 Mart 2014

İtaat, 'daha', itaat

İtaat iradesinden vazgeçenler için dünyanın bütün hatalarını yapabilme özgürlüğüdür.

 

İtaat iradesinden vazgeçenler için dünyanın bütün hatalarını yapabilme özgürlüğüdür.

İtaat kişinin kendi başına işlemeye asla cesaret edemeyeceği suçları gerçekleştirebilmesinin bir yoludur.

İtaat her gün farklı biri olarak uyanılan bir rüyadır. Öyle bir rüya ki; insan kendini sürekli bir şeyler yaparken görüyor ama gerçekte onları kendisinin yapmadığını biliyor. 

İtaat bir mucize! Sıradan bir insanı alıp, ona atom bombası attırabiliyor, sonra da bütün dünyayı o insanın masum olduğuna inandırabiliyor.

İtaat suçluluk duygusu ve vicdan azabının panzehiri.

Hepimiz itaat edecek birini bulup, suçu ona atabiliriz. Bütün mesele, kime itaat edeceğini seçmek. Tek bir seçim yapıp, gelecekteki bütün seçimlerden muaf olmak! Biraz de at yarışına benziyor bu iş! İradeni kime yatıracağını doğru tutturmak gerekiyor. Öyle bir lider olmalı ki, hiçbir krizde halkına dönüp de “bütün bunlar, sizin suçunuz!” dememeli. O lider kendisine yatırılmış bütün iradeyi alıp sonuna kadar harcamalı ve kendi iradesini de , ona asla hesap sormayacak olan bir tanrıya devretmeli.  Böylece, o ülkede işlenmiş bütün suçların sorumluluğunu, bir sanayi atığı gibi uzaya gönderebilmeli. 

Vicdan azabından delirmemenin ve bir toplum olarak temiz kalmanın tek şartı zincirleme itaat.

Herhangi bir ülkenin lideri bile itaat edecek birilerini bulmalı. Her şeyden önce akıl sağlığını korumak için bu şart. Tanrı, bunun için var! Dünyanın bütün kralları, imparatorları, diktatörleri ve devlet başkanları itaat edebilsin diye! İtaat denen çamaşır suyunu vicdanlarına döküp, “ herşey allahtan! “ diyerek uykuya dalabilsinler diye!  Hatta sadece liderler yalnızca tanrıya itaat edebiliyorlar. Çünkü diğer insanlar hem liderin, hem de tanrının buyruklarını yerine getiriyorlar.

Başkalarının akıllarıyla karar veren adamların nasıl saf değiştirdiğini ve bir kölelikten diğerine nasıl da Kolayca geçebildiğini görmek zor değil.

Peki ne işe yarıyor başkalarının aklına teslim olmak ? Daha mı az hata yapılıyor ? Kesinlikle hayır!

Ama hatalar daha az sahipleniliyor, hataların sorumluluğu taşınmıyor.

İtaat sorumluluk duygusunu üzerinden atmanın , vicdan azabı çekmemenin en kolay yolu.

DİP NOT: Bu yazı Hakan Günday’ın “Daha” romanından alıntıdır. Hakan Günday bir roman kahramanı üzerinden itaatı sorgulamıştır. Ben de bazı seçmenlerin profiline çok uyduğu için onun romanından alıntı yaptım.