25 Ağustos 2012

Setlerde ölmek istemiyoruz!

En son daha henüz yayına girmemiş Şubat dizisinden acı haber geldi. Set emekçisi üç kişi set dönüşü trafik kazası yaptı.

En son daha henüz yayına girmemiş Şubat dizisinden acı haber geldi. Set emekçisi üç kişi set dönüşü trafik kazası yaptı. Bu haberleri aldığımda her defasında içim yanıyor, set çalışanlarının ne kadar zor şartlarda mücadele ettiğini çok iyi bilen biri olarak.

\

Berna Laçin de yakın zamanda bu konuya değindi, set işçilerinin kiralarını ödeyemediğinden, dizilerin kolayca kaldırılması nedeniyle her an tetikte olduklarını belirtti. Laçin, oyuncular için de 'Zaten bir güvencen yok senin, çalışmadığın zaman zaten alabileceğin hiçbir para yok, bari çalıştığımız zaman olanları alalım da en azından elde ettiğimiz başarıların hak edilmişliklerine sahip olalım' demişti.

Oyuncuların da riskleri her zaman var, örneğin Halil Ergün son yaptığı dizisinin tutmamasıyla adeta sektöre küstü gibi geliyor, yapımcıyla arasında yaşanan tatsız olaylar da vardı. Oyuncuların da haklarını ve isimlerini korumaları için de dizileri kaldırılsa da 13 bölüm ödeme garantisi almaları gerektiğini savunuyorum. Çünkü dizisi tutmayan oyuncu da bir süre sektörde mimleniyor, aaa bu oyuncunun daha yeni şu dizisi tutmadı denerek geri plana atılıyor. Onların da psikolojik açıdan büyük zorlukları bulunuyor.Amaaa oyuncularınki de sadece lafta kalıyor. Bir şeylerin düzelmesini istiyorlar törenlerde setlerde ölmek istemiyoruz diye slogan atıyorlar ama iş eyleme geçmek olunca bir riyakarlık oluyor!

Set işçileri ise hem maddi hem manevi bir zorluk altındalar. Sisteme karşılar ama bir yandan da elleri kolları bağlı, hayatta kalabilmek için iyi bildikleri işi yapmak zorundalar.

1 Mayıs’ta Selin Erdem hayatını kaybetti. Erdem’in davasının 4. duruşması görüldü çok yakın zamanda görüldü, duruşma 11 Eylül tarihine ertelendi. Davada, olay yeri ve araç üzerinde keşif yapılmadığı ve bilirkişi raporu hazırlanmadığı için sanık vekilinin tahliye talebi reddedildi. Mahkeme kararıyla, olay yeri ve araç üzerindeki keşif incelemeleri 5 Eylül tarihinde yapılacak.

\

Önceden de set koşullarıyla ilgili pekçok yazı yazdım, ve Memet Ali Alabora’nın bu konularda ciddi adımlar atan birkaç kişiden biri olduğunu ve umutlandığımı belirttim.

Alabora, Habertürk’teki röportajında somut adımlarından bahsetmiş. ‘Şu anda Sine-Sen’le ortak bir çalışma yapıyoruz. 4857 sayılı İş Kanunu’nun gereklerinin setlerimizde yerine getirilebilmesi için bir kampanya başlatıyoruz. Bu kampanyayı da Arka Sıradakiler setinde, işverenin sorumsuzluğu yüzünden hayatını kaybeden Selim Erdem’in adıyla yapacağız. Gelecek sezondan itibaren setlerde hem iş güvenliği, hem de iş kanunu açısından şartların düzeltilebilmesi için örgütsel ve hukuki süreci başlatıyoruz.’

Hem set işçilerinin hem oyuncuların sigortalanması çok önemli. Ancak en önemlisi çalışma koşulları bitmek bilmeyen saatler…

Bu konuda ise en önemli adımı atması gerekenler kanal yöneticileri ile reklam verenler.

Artık bir kötü haber daha almayalım, yeter!

 

Yazarın Diğer Yazıları

Kör çukurlarda merdivensiz kaldık

Altın Portakal Film Festivali'nin benim için en iyi filmi olan ve Tayfun Pirselimoğlu’na en iyi yönetmen ödüllerini getiren Kerr’de geçen replik gibi: “Herkes, her şeyi biliyor.” Pirselimoğlu, tekinsiz tuhaf ne idüğü belirsiz karakterlerle dolu, suçun ve suçlunun kaybolduğu, tanığın suçlandığı, ürkütücü ve ironik olan Kerr’de muhteşem bir Türkiye alegorisi yaratmış.

Adana… kendilik… bağımsızlık…

Ulusal Yarışmada ödül alan filmler üzerine jüriye katılmadığım ve katıldığım, söylenebilecek çok şey olabilir. Ancak aynı festivalde başka bir jüri farklı kararlar alabilirdi.

Aşk, Büyü vs.; Türkiye, nereye vs?

Kieslowski'yi her izlediğimde, bir erkek yönetmen olarak kadını ve hayatın o nüanslarını nasıl bu kadar iyi anlamış ve anlatmış diye düşünüyorum, tekrar tekrar izlediğim filmlerinde aynı hayranlık sarıyor. Sanırım Aşk, Büyü vs.'yi izledikten sonra da Ümit Ünal için aynı hislerle kuşatıldım