03 Ocak 2013

Kimse kazanan olmak istemiyor mu ki?

Bu sene de geçer nottan döndü ekranlar diyebilirim. Bir nebze daha fazla çaba gördüm

Geçen yıl da yılbaşı ekranı sınıfta kalmıştı. Başlık olarak da Yılbaşı ekranı sınıfta kaldı diyerek şöyle yazmıştım:

‘Maalesef bayramlarda olduğu gibi yılbaşı ekranından da hiç hazzetmedim. Bayram zamanlarında mesela kanallar özel programlar çekmektense ellerindeki B sınıfı filmleri sürerler ortaya, en azından tv’de ilk kez olan filmlerden koyun derim ben de.

Neyse ki Yılbaşı ekranını bayram ekranıyla kıyasladığımda yılbaşı ekranı için bir nebze daha kurtarıcı diyebilirim. Ancak bu yıl da dizilerin yeni bölümlerine yılbaşı konsepti uygulandı. Nostalji yayınlarıyla kotaralım diyenler de oldu.’

Bu sene de geçer nottan döndü ekranlar diyebilirim. Bir nebze daha fazla çaba gördüm. Ama beyhude bir çaba, yine değişmez bir klişe olarak dizilere yılbaşı entegre etme çalışmaları tam gaz devam etti.

Bu yıl farklılı, artık tür olarak dizilerden daha fazla öne çıkan yarışma programlarına yılbaşı konsepti entegrasyonuydu. Ancak nasıl da eğreti durdu formatların çoğunda.

Örneğin Kim Milyoner Olmak İster’de, Eyvah Düşüyorum’da, O Ses Türkiye’de.... Bazı formatlar ve türler vardır ki ne kadar zorlarsanız zorlayın böyle özel gün konsepti olmaz, olamaz. Hatta denenmemelidir bile.

Geçen sene ekrana farklılık getiren tek isim Okan Bayülgen olmuştu hatırlarsanız, canlı yayın “Disko Kralı” ile. Halil Sezai Paracıkoğlu konser vermişti.

Bir Okan Bayülgen boşluğu hissettim kesinlikle yine. Acaba bir ekran kişisi de eğlenmeye gidemeyen insanlar olduğunu ve tek eğlencelerinin de televizyon olabileceğini düşünerek bir gün canlı ve hakkıyla bir yılbaşı programı yapar mı, benden söylemesi kazanan hem o hem o kanal olur.

Ben ise açılışı çok sevdiğim İşler Güçler ekibinin katıldığı Kelime Oyunu ile yaptım, ardından Leyla ile Mecnun’un yeni bölümünün bu geceye denk gelmesine sevinerek bu bölümü de gülme krizine girerek izledim....

Bu yıl ise en belirtilmesi, alıkışlanması gereken güzellik, Mesut Yar ile CNN Türk’ün yayınıydı. A’dan Z’ye incelikli düşünülmüş harika bir yayın oldu.

Oh bee dedirtti ve yılbaşı ekranı birincilik madalyasını tereddütsüz aldı.

 

RTÜK’ün doğru karar verdiği de oluyor

 

Alemin Kıralı’ nda dayağın meşrulaştırıldığına, kadına şiddetin özendirildiğine ve cinsiyet ayrımcılığına dikkati çeken RTÜK, ATV ve ‘ATV Avrupa’ya 890 bin TL’lik ceza kesti.

Şiddetin komedisi olmaz dedim. Yıllar önce İtilmiş- Kakılmış arasındaki trajik ilişkiye çoğunluğun gülünmesinin sonucu bu galiba. Belki de hepimizin suçu dedim. Burada farklı bir durum söz konusu. Bir de dizide çocukların rol aldığını, dizinin ailece çocuklarla izlendiğini de düşünelim.Lütfen daha dikkatli, duyarlı olalım dedim. Dedim de dedim...

Yani bu dizide şiddetin kullanılışına dair rahatsızlığımı çok yazdım. Belki bir gelişme olur umuduyla her bölümünü takip ettim ancak her bölümde aynı seviye devam etti. TV eleştirmeni olarak yol göstermek, yanlışları göstermek de görevimiz ama eleştirmenlik ülkemizde düşmanlık olarak algılanıyor ya, o nedenle kimse birilerinin bir şeyleri düzeltmeye çalışabileceğini düşünemiyor.

Yazarın Diğer Yazıları

RTÜK ve korku toplumu

Bülent Ersoy’un iftarlara davet edilip, Onur Yürüyüşü’ne izin verilmediği post apokaliptik dönemlerdeyiz

DARK ile zihnin ve zamanın karanlık dehlizlerinde

Dark'ın yaratıcıları Baran bo Odar ve Jantje Friese ile diziyi konuştuk

Ezel Akay: Gerçek sanat, her zaman politiktir zaten

Ezel Akay, Yiğit Özgür karikatürlerinden uyarlanan “Hunililer” ile tiyatro rejisinde