06 Ağustos 2016

Elinizi vicdanınıza koyun artık!

Dizi süreleri de bu gidişle hiç kısalmayacak. Yeni yeni yapılmaya çalışılan 2 ekipli çalışma bir nebze çözüm oluyor.

Oyuncular Sendikası öncülüğünde birçok somut adım atılmıştı ama sektöre sahip çıkacak daha genel bir oluşuma ihtiyaç vardı.

İşte şu an Sinema Televizyon Sendikası çok güzel adımlar atıyor.

Ben yıllardır en çok iki konuyu yazıyorum( bir de reyting yolsuzluklarını yazıyordum o konu duraklama döneminde):

1. Set emekçilerinin çalışma koşulları

2. Onlara parasını ödemeyen yapımcıları

Şimdiiiii sektördeki temel sorun dizi sürelerinin bu denli uzun olmasında başlıyor. 90+ diziler çekmeye çalışan ekipler kanala 1 bölüm yetiştirmek için yaz kış gece gündüz soğuk sıcak demeden çalışıyorlar.

Şu kısa süre konusunda adım atan diziler de uzun ömürlü olmuyor maalesef. Yapımcı ya da kanal diretmiyor, istikrarlı olmuyor….

Ergen izleyici kitlesi de yeni keşif dizi şöhretlerinin bir tek karesine bile çıldırırken… Dizilerimiz müzikaltı slow-motion klipler şeklinde gidiyor. Hepsinin konusu birbirinin aynı. Ben izleyemiyorum ve diziler sayesinde bir anda gelen şöhretlere ve oyunculuklarına katlanamıyorum ama işte dediği gibi bunu alan ciddi bir kitle var… Ve bu çılgın kitlenin ülkenin geleceği olacağını düşünürken fena endişeleniyorum. İçerik olarak da kimse kimseye pek bir şey sunmuyor, yaratıcılık da sıfıra yakın… Senaryosu, prodüksiyonu iyi dizi; çok ender çıkıyor.

Dizi süreleri de bu gidişle hiç kısalmayacak. Yeni yeni yapılmaya çalışılan 2 ekipli çalışma bir nebze çözüm oluyor. Yapımcının iyisine, vicdanlısına denk gelirseniz, o da…

Sinema Televizyon Sendikası’nın 1 Ağustos’ta uygulanması temenni ettiği Dizi Setleri Çalışma İlkeleri’nde 1. Sırada 4A üzerinde sigorta zorunluluğu var ki…. Şu an sigorta konusunda pek sıkıntı yok ama ben mezun olduğum dönemlerde hem parasız hem sigortasız çok çalıştırıldık! Hakkımızı da savunamıyorduk, üstelik mezun olmuşken… İnsana saygı duymayan bir sektörün içinde fener tutulmuş tavşanlardık…

2. Günlük çalışma süresi en fazla 12 saat, haftalık ise 72 olmalı deniyor. Özel şartlarda ise 4 saat ek yapılabilir deniyor. Bu 12 saat zaten fazla, sigortalı bir çalışan için her koşulda fazla… ama iyi niyetli, ufak ufak düzeltmeye yönelik güzel adımlar bunlar.

Bu aşamada setlerin denetimini sağlamak en önemlisi. Çünkü çoğu yapımcı için bir set emekçisi gider öteki gelir nasıl olsa… birinin yerini diğeri hemen alıyor çünkü. Sonradan gelenlerin tepkili olması lazım, benim meslektaşım neden bu sette çalışamadı noldu, keyfinden gitmedi herhalde demeli… Ütopyalar güzeldir. Ben bunları sorgulayanlar oldukça iyileşeceğimize inanıyorum.

Nitelikli iş gücü de önemli, çoğu arkadaşım herkesin yönetmen olmasından da rahatsız ve yönetmenlerin çok fazla tekrar ve çok plan almalarından çekimlerin normal sürede bitmediğinden şikayetçi….

Sonuç olarak başa dönüyoruz, düzelmek için çıkışımız şudur:

Yapımcıların, reklamverenlerin ve kanal yöneticilerinin iyi niyeti ve vicdanı en önemlisi… bu sektörün düzelmesi için artık herkes elini vicdanına koyacak, aynaya bakacak, ikiyüzlülüğü bırakacak!

“1 Ağustos 2016 tarihi ile Dizi Çalışma İlkeleri uygulanmaya başlıyor!

Sinema Televizyon Sendikası olarak, dizilerde üretim kalitesini arttırmak ve sağlıklı çalışma koşulları yaratmak amacı ile mutabık olunan Dizi Çalışma İlkelerinin bugün itibari ile başladığını duyuruyoruz.

İlkelerin uygulanması ve sürdürülebilirliğinin, mesleki konumu ne olursa olsun, tüm set çalışanlarının ortak sorumluluğunda olduğunu hatırlatırız.”

Önde Kamera

Arkada Dayanışma

Yazarın Diğer Yazıları

RTÜK ve korku toplumu

Bülent Ersoy’un iftarlara davet edilip, Onur Yürüyüşü’ne izin verilmediği post apokaliptik dönemlerdeyiz

DARK ile zihnin ve zamanın karanlık dehlizlerinde

Dark'ın yaratıcıları Baran bo Odar ve Jantje Friese ile diziyi konuştuk

Ezel Akay: Gerçek sanat, her zaman politiktir zaten

Ezel Akay, Yiğit Özgür karikatürlerinden uyarlanan “Hunililer” ile tiyatro rejisinde