15 Ocak 2017

Böylesi görülmedi bu ülkede

Bu ülkede sıra dışı olarak algılanan ama aslında herkesin istediği gibi yaşam hakkının doğal olması gerektiği çokça hatırlatılmalı

Onu ilk Osmantan Erkır’ın doğaçlama yapılan televizyon programı Aspava’da keşfetmiştim. (Sahi Osmantan Erkır nerelerde?!..)

Ve evet Yılmaz Sütçü adını daha çok duyacağız diye bir tweet atmıştım 2-3 yıl önce.

Onu  tiyatro sahnesinde “Hedwig and the Angry Inch”te ağzım açık vay vaaay diyerek izledikten sonra da diyorum ki, kimse kusura bakmasın;

Yılmaz Sütçü bir yana, aynı nesil diğer erkek oyuncular bir yana. Onu en kısa zamanda sağlam senaryolu bir filmde görmek çok istiyorum. Bizde bu kadar sağlam hem şarkı söyleyecek hem de rol yapacak oyuncu az bulunur, endemik bir yetenek o.

(Olmadı, benim bir gün çekeceğim filmde olsun...)

Öncelikle, herkesin altından kalkabileceği ve hadi yapalım diyebileceği bir rol değil canlandırdığı Hedwig. Hem bu metni hem bu karakteri bu ülkede uyarlamak gerçekten yürek ister.

Oyundaki şarkılar, sözler çok başarılı. Bize o kadar iyi uyarlamış ki Sütçü. Partneri Yitzak’ı oynayan Ayşe Günyüz de enfes sesiyle karşımızda.

Ciddi bir kara mizah var. Ve ciddi bir dram... Yine bize bizi sorgulatan...

Çok sağlam çevrilmiş bir metin.

Aşkın kökeni ne, cinsiyetler gerçekten var mı?..

Hem müzikal hem stand-up, interakif, hem eğlenceli hem hüzünlü bir deneyim.

Hayat gibi...

Sarsıcı...

Oyunu izleyeli iki ay oldu ama tekrar izlemek için can atarım. Oyun sonrası Yılmaz Sütçü’ye beğenilerimi dile getirerek, trans oyuncu ve şarkıcı Ayta Sözeri ile ilgili çektiğim Gizli Özne belgeselini gönderdim.  

Bu ülkede ötekileştirmek ve linç en kolay yapılan. Ve bu konulara girmek gerçekten de kendinden başkalarının canının yanmasından, uğradığı haksızlıktan duyduğun acı ve bunu değiştirme isteği ile başlıyor.

Yılmaz Sütçü’nün de oyuna başlamadan önce ilk hissettiği bu bence...

Transgender Europa’nın  dünyadaki trans cinayetleri raporuna göre Türkiye Avrupa’da 1. Dünyada 9.sırada......

Bu ülkede sıra dışı olarak algılanan ama aslında herkesin istediği gibi yaşam hakkının doğal olması gerektiği çokça hatırlatılmalı.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Kör çukurlarda merdivensiz kaldık

Altın Portakal Film Festivali'nin benim için en iyi filmi olan ve Tayfun Pirselimoğlu’na en iyi yönetmen ödüllerini getiren Kerr’de geçen replik gibi: “Herkes, her şeyi biliyor.” Pirselimoğlu, tekinsiz tuhaf ne idüğü belirsiz karakterlerle dolu, suçun ve suçlunun kaybolduğu, tanığın suçlandığı, ürkütücü ve ironik olan Kerr’de muhteşem bir Türkiye alegorisi yaratmış.

Adana… kendilik… bağımsızlık…

Ulusal Yarışmada ödül alan filmler üzerine jüriye katılmadığım ve katıldığım, söylenebilecek çok şey olabilir. Ancak aynı festivalde başka bir jüri farklı kararlar alabilirdi.

Aşk, Büyü vs.; Türkiye, nereye vs?

Kieslowski'yi her izlediğimde, bir erkek yönetmen olarak kadını ve hayatın o nüanslarını nasıl bu kadar iyi anlamış ve anlatmış diye düşünüyorum, tekrar tekrar izlediğim filmlerinde aynı hayranlık sarıyor. Sanırım Aşk, Büyü vs.'yi izledikten sonra da Ümit Ünal için aynı hislerle kuşatıldım