Gündem

Vali Güler: 1 Mayıs'ta Taksim kapalı

İstanbul Valisi Güler, 1 Mayıs'ta Taksim'de miting veya anma törenleri taleplerine "olumlu yanıt vermediklerini" söyledi.

30 Nisan 2009 03:00

İstanbul Valisi Muammer Güler, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde Taksim'de miting veya anma törenleri yapılması yönündeki taleplere "olumlu yanıt vermediklerini" söyledi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile basın toplantısı düzenleyen Vali Güler, İl Güvenlik Kurulu Toplantısı'nda alınan 1 Mayıs önlemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına, Lice'deki menfur olayda hayatlarını kaybeden Mehmetçikler için duyduğu üzüntü ve acıyı ifade ederek başlayan Güler, şehit askerlerden Maçka nüfusuna kayıtlı birinin ailesinin Beykoz'da oturduğunu, ancak cenazenin nereye sevk edileceğinin ailesi tarafından tespit edileceğini belirtti.

İstanbul Valisi Güler, tüm şehitlere rahmet, ailelerine de baş sağlığı dileğinde bulundu.

1 Mayıs'ın, Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan edilmesinin "önemli bir gelişme, emek ve dayanışma için çok önemli bir kazanım" olduğunu dile getiren Güler, yıllardan beri özlemi çekilen düzenlemenin tüm partilerin ittifakıyla Meclis'ten çıktığını hatırlattı.

Güler, Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlayarak, bunun, çalışanların haklarının daha iyi savunulması ve geliştirilmesi anlamında da güzel bir vesile olacağını söyledi.

1 Mayıs'ın, Emek ve Dayanışma Günü olarak, resmi tatil hüviyetiyle daha görkemli, heyecanlı ve anlamına uygun kutlanmış olacağını ifade eden Güler, şöyle devam etti:

"Geçmiş yıllarda yaşanmış çok kötü görüntüler var. Gerginliklerin kaynağı gibi gösteriliyordu. Çekişmenin, kavganın, birtakım kötü görüntülerin sergilenmesi hem İstanbul için hem ülkemiz için iyi olmuyor. Emniyet güçlerinin bu konuda vatandaşlarımızla, işçiyle karşı karşıya gelmesi gibi birtakım sonuçlar da yaratıyordu. Bütün bunların olmasını istemiyoruz. Artık 1 Mayıs, emek ve dayanışmanın günü olarak kutlansın, kardeşliğin, barışın, hoşgörünün, dayanışmanın günü olarak kutlansın."

‘Talepler uygun görülmedi’

Vali Güler, bu yıl yine Türk-İş, DİSK, Hak-İş, KESK, TMMOB ve TTB'nin, 1 Mayıs'ın Taksim alanında kutlanması için yoğun talepte bulunduğuna işaret ederek, "İstanbul'da geniş katılımlı toplantıların veya anma gibi etkinliklerin yapılacağı alanlar belirlenmiştir. Taksim'in bunların içinde olmadığını hep ifade etmiştik. Taksim'de bu mitingin veya anma törenlerinin yapılması yönündeki taleplere Valilik olarak uygun cevap vermedik. Hiçbir sendika ve konfederasyon için bu talepler uygun görülmemiştir" şeklinde konuştu.

Ancak temsili olarak sendika yöneticilerinin, temsilcilerinin, delegelerinin ve şube yöneticilerinin oluşturacağı makul sayıyı aşmamak üzere, anma, saygı duruşunda bulunma, çiçek bırakma ve basın açıklaması yapmanın mümkün olduğunu ifade ettiklerini anımsatan Güler, bu çerçevede Türk-İş'in 1 Mayıs'ta 08.30-09.30 saatleri arasında Birleşik Kamu İşverenleri Sendikası'nın da katılımıyla Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakarak saygı duruşunda bulunacağını, ayrıca Kazancı Yokuşu'nda da çiçek bıraktıktan sonra basın açıklaması yapacağını kaydetti.

Güler, Türk-İş'in daha sonra da verilen izin çerçevesinde Kadıköy Meydanı'nda miting yapacağını belirtti.

DİSK ve KESK'e davet

Hak-İş yöneticilerinin de 10.00-11.00 saatleri arasında Taksim'e gelip çeleng bırakarak saygı duruşunda bulunacaklarını ve ardından basın açıklaması yapacaklarını ifade eden Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biraz önce DİSK, KESK ve onlarla bu etkinliği yapmak isteyen TMMOB ve TTB adına kendileriyle görüştüm. Onları da 1 Mayıs'ta Taksim'e bekliyoruz. Taksim, bu türde anmaların yapılması için yasak konulan bir alan değil. Ancak geniş katılımlı toplantılara müsait olmadığı için DİSK ve KESK'e de bu konudaki davetimizi buradan tekrar ifade ediyorum. Onların da değerlendireceklerini biliyorum. Bu sene İstanbul'da bu kötü görüntüleri yaratmayalım. Emek ve Dayanışma Günü'nün anlamına uygun bir şekilde kendilerini çiçekle karşılayacağız."

'İstihbarat bilgisi var'

Bazı illegal, bölücü, yasa dışı grupların, her 1 Mayıs'ta Taksim'de suç teşkil eden sloganlar atmak, dövizler taşımak suretiyle yasa dışı uygulamalar, etkinlikler yapmak istediğini bildiklerini ifade eden Güler, bu yıl da böyle bir girişimde bulunulacağı konusunda ellerinde istihbari bilgiler olduğunu vurguladı.

Güler, önceki yıllarda bazı grupların, yüzlerini kapatmak suretiyle polise taş, molotofkokteyli, çelik bilye, sapan taşıyla saldırdığını, taşları sökenler, bankaları, dükkanları, evleri yağmalayanlar, polisle çatışmaya girenler olduğunu anlatarak, bunlara karşılık polisin de kanuni gereğini yapmak zorunda kaldığını bildirdi.

'Zor kullanma meraklısı değiliz'

"Polise saldırıya yeltenilmediği, saldırılmadığı ve polise direnilmediği takdirde asla zor kullanılmayacaktır" diyen Güler, şunları kaydetti:

"Tekrar ediyorum; polisin zor kullanma yetkisinin sınırlarına gelinmediği takdirde polis asla zor kullanmayacak. Biz zor kullanma meraklısı değiliz. Polisimiz, halkın huzurunu ve kamu düzenini sağlamakla mükelleftir. Polisin de jandarmanın da kendi kuruluş kanunlarından kaynaklanan zor kullanma yetkisi vardır. Biz güç kullanmaktan yana değiliz. Onun için bu işle ilgili hiçbir konuyu telaffuz etmekten yana değilim. İşçi arkadaşlarımızın da polisle karşı karşıya gelmesini asla istemiyorum. Ancak bazı illegal kuruluşlar, bölücü kuruluşlar bu günleri bahane ederek işçilerimizin o kalabalığını, bir araya gelmelerini fırsat bilerek, arkasına sığınarak, polisimizle çatışmanın, yasa dışı eylemlerini gerçekleştirmenin bir fırsatını değerlendiriyorlar. Bunun da yapılmamasını istiyoruz. İşçi kuruluşlarımızın da duyarlılık içerisinde olmalarını bekliyoruz. Ben arkadaşlarımızın bu sene böyle davranacaklarına inanıyorum."

Vali Güler, yasa dışı kuruluşların, illegal ve bölücü örgütlerin bu tip eylemlerine karşı önlem aldıklarını belirterek, kanunun sınırları ve hukuk devleti kuralları içerisinde kanunun gereğini yapacaklarını söyledi.

Polise saldırılmadığı müddetçe zor kullanmanın söz konusu olmayacağını yineleyen Güler, o günün, İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olduğu unutulmadan ve duyarlılık içerisinde kutlanmasını istedi.

'Provokasyona müsait görünen konular var'

Güler, ülkenin son günlerde yaşadığı sıkıntıların nazara alınması gerektiğini ifade ederek, "Provokasyona müsait görünen konular var. Onların da bazıları tarafından bir fırsat olarak kullanılmasına da mani olunması gerekiyor. Elbette alınan istihbari bilgiler ışığında daha önce yapılan operasyonlar, ele geçirilen malzemeler, önlenen eylemler var. 1 Mayıs gibi kritik bir günde provokasyona müsait olarak bazı kuruluşlar tarafından değerlendirilmemesi ve onlara fırsat verilmemesi, bizim amaçlarımızdan biridir" şeklinde konuştu.

O günü, çok üst düzeyde, olağanüstü anlamda çok önemli tedbirler alınan bir gün haline getirmek istemediklerine dikkati çeken Güler, ancak kamu düzenini sağlamak için gerekli önlemleri de planladıklarını bildirdi.

Güler, Kabataş-Taksim arasındaki finiküler sistem ile Mecidiyeköy-Taksim arasındaki metro hattında 1 Mayıs'ta belli süre çalışma yapılmayacağını dile getirerek, bu konuda en kısa zamanda normale dönülmesini sağlayacak uygulamaların da yapılacağını kaydetti.

Taksim'e gelecekleri çiçeklerle karşılayacaklarını belirten Vali Güler, şöyle devam etti:

"Saygı duruşunda bulunmak, Kazancı Yokuşu'na çiçek bırakmak, Taksim Anıtı'na çiçek bırakmak ve ses düzeni kurulmuş araçlarında açıklamalar yapmak üzere kendilerine her türlü imkanın sağlanmış olduğunu da söylemek istiyorum. Ancak, temsili mahiyette yöneticilerinin bulunduğu... Buna rağmen Çağlayan'da, Kazlıçeşme'de miting ve anma için toplantı yapmak istendiğinde her zaman hazır olduğumuzu da ifade etmiştik. Çağlayan'da bir mitinge izin vermiştik. Ancak bundan vazgeçildiği yönünde şifahi bir bilgi geldi. Bilmiyoruz, ama yapılsa da gerekli önlemleri alacağız."

'Emek ve dayanışma günü bizim de günümüz'

Güler, Emek ve Dayanışma Günü'nü şimdiden kutladığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Polisimizin, kamu görevlilerinin de çalışan olduğunu unutmayalım. Emek ve Dayanışma Günü bizim de günümüzdür. İşçilerimizle karşı karşıya gelmeyelim. Eğer karşı karşıya gelinecekse, illegal örgütler yasa dışı bir eyleme başvuracaksa, onlarla polis karşı karşıya gelsin. Onlar da işçilerin arkasında onlardan güç almasınlar. İşçi kuruluşlarımız da onları güçlendirici bir davranışta bulunmasınlar. Bu kabus günlerini yaşamayalım. Bunu kendilerinden rica ediyorum. Onlardan da anlayış bekliyorum. Sendikalarımıza da konfederasyonlarımıza da teşekkür ediyorum."

Vali Güler, Türk-İş'in, başvurularının reddedilmesine rağmen kendilerini anlayışla karşılayarak, 08.30-09.30 saatleri arasında Taksim'de olacaklarını ifade edip, Kadıköy'de miting yapmayı kabul ettiklerini söyledi.

DİSK, KESK, TTB ve TMMOB'dan oluşan platformun da bu anlamda kendilerine yardımcı olmasını beklediğini ifade eden Güler, onlara da gösterecekleri anlayış için şimdiden teşekkür etti.

Güler, siyasi partilere de bu anlamda temsili mahiyette, makul sayıda katılımla bir kutlama için belirli saatler tahsis edip, anma yapmalarını ve belirli mesajlar vermelerini sağlamış olacaklarını dile getirerek, "2007 ve 2008'de yaşanan gerginliği kaldırıp, İstanbul'da kötü görüntülerin, amacını aşan bazı davranışların, binlerce polisin görev almasına veya birçok kuruluşun teyakkuzda olmasına sebep olacak bir ortamın olmasını istemiyoruz" diye konuştu.

'Bir prensip mutabakatına vardık'

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Vali Güler, "Makul sayıdan kastınız nedir?" sorusu üzerine, yöneticilerden ve bazı kuruluşların yurt dışından gelen konuklarından oluşan temsili mahiyette bir sayıyı kastettiklerini belirterek, "Bu konuda kendileriyle anlaştık. Yani geniş kapsamlı bir miting olmayacak şekilde onlarla bu konuda bir prensip mutabakatına vardık" dedi.

Vali Güler, trafikle ilgili soru üzerine de trafiği açık tutacaklarını, sadece Kabataş finiküler hattının belli bir süre çalışmayacağını söyledi.

Güler, şöyle devam etti:

"Orada eğer huzur içerisinde ve planlı bir şekilde yürürse, herhangi bir hatta trafik aksaması olmadan trafik normale döner. Esasen Taksim'in artık eski meydan özelliğini taşımadığını ifade etmek isterim. Orada çevre düzenlemesi yapıldı. Turizm hareketliliği yönünden çok önemli bir bölge. İstanbul'un değişik meydanları var. İhtiyaç olursa onları da açarız. Tabii parlamenterlerimizden de yoğun şekilde talep olacak. Ayrı gelmek istiyorlarsa, onlara da görüşerek bir saat vereceğiz."

Vali Güler, "biz zorla gireceğiz, polise rağmen gireceğiz" demenin, hukuk devletinde ve kanun hakimiyetinin bulunduğu bir devlette kabul edilecek bir davranış olmadığını, bunu da kimsenin yapamayacağını sözlerine ekledi.