Gündem

Türkler davası 23 Eylül 2010'a ertelendi

Mahkeme, 30 yıl önce bir suikatst sonucu vucüduna 5 kurşun yiyerek katledilen eski DİSK Başkanı Kemal Türkler davasını zaman aşımının bitmesine 1 gün kala 23 Eylül 2010 tarihi

22 Temmuz 2010 03:00

T24Mahkeme, 30 yıl önce bir suikatst sonucu vucüduna 5 kurşun yiyerek katledilen eski DİSK Başkanı Kemal Türkler davasını zaman aşımının bitmesine 1 gün kala 23 Eylül 2010 tarihine erteledi.

Sanık dün yapılan duruşmaya da gelmedi. Mahkeme, zamanaşımı süresi bugün dolacak olan davayı erteledi. Türkler’in avukatı Öz, heyetin görevini kötüye kullandığını söyledi

“Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu” (DİSK) Kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler’in öldürülmesi davasında verilen beraat kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca bozulması üzerine yeniden yargılanmasına başlanan Ünal Osmanağaoğlu dün yapılan ikinci duruşmaya da gelmedi. 

Mahkeme heyeti, zamanaşımı süresi bugün dolacak olan davayı, 23 Eylül tarihine erteledi. Türkler ailesinin avukatı Rasim Öz, mahkemenin duruşmayı 2 ay sonrasına erteleyerek “görevini kötüye kullandığını” söyledi. Öz, mahkeme heyeti hakkında şikayette bulunacaklarını belirtti. Türkler’in kızı Nilgün Soydan ise, “23 Eylül’de zaman aşımı kararı verilse bile yeni bir hukuk mücadelesi başlatırız. Bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, Ankara’da 7 TİP üyesi öğrencinin öldürülmesinden hükümlü bulunan ve önceki duruşmaya 10 günlük bir rapor gönderen sanık Ünal Osmanağaoğlu gelmedi. 

Kemal Türkler’in eşi Hatice Sebahat Türkler, kızları Yasemin Türkler Akpınar ve Nilgün Soydan’ın hazır bulunduğu duruşmaya, Türkler’in torunu Burç Akpınar da müdahil avukat olarak katıldı. 


‘Provokatif konuşma’ uyarısı

Türkler’in avukatı Ömer Kavili, sanığın İstanbul’a daha yakın bir yere nakletmeyerek yargı yetkisinden kaçıran görevliler ile sanığın aldığı raporu bir hafta sonra mahkemeye bildiren cezaevi görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Diğer avukat Kudret Yıldırım da suçun insanlık suçu olduğunu savundu ve Hitler’le ilgili ağır sözler söyledi. Bunun üzerine Yıldırım, mahkeme başkanı tarafından “Provakatif konuşmayalım” diye uyarıldı. Sanık avukatı Selçuk Sunay’ın savunması sırasında, Türkler’in avukatlarından “Tetikçinin avukatı” diye sesler yükseldi. Yıldırım, “Sen bir katilin neyini savunuyorsun?” diye bağırdı.

Mahkeme heyeti, sanık  Osmanağaoğlu’nun tam teşekküllü bir devlet hastanesine gönderilmesini, sağlık durumunun, aldığı rapor ile uyumlu olup olmadığı hususunda rapor alınmasını ve sanığın gelecek celsede hazır bulundurulmasını istedi.


Kızı: Babamı öldürten devlet

Milliyet’e konuşan Türkler’in kızı Nilgün Soydan şöyle dedi: “Biz davanın zaman aşımının söz konusu olduğunu düşünmüyoruz. Öyle birşey olsaydı 23 Eylül’e gün vermez, davayı zaman aşımı nedeniyle bugün sonuçlandırırdı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun sanığın cezalandırılmasını istemesiyle Osmanağaoğlu’nun katil olduğu tescillenmiştir. Ben de zaten olayın tanığıyım, ben istediğim tek şey onun katil olduğunun tescil edilmesiydi. Eğer sanık dün ve bugün mahkemeye gelmiş olsaydı, mahkeme onu Yargıtay’ın istediği şekilde mahkum edecekti. 

Ünal Osmanağaoğlu, gözlerimin önünde Abdulsamet Karakuş ve Aydın Eryılmaz’la birlikte benim babamı öldürdü. Babamı üç kişi çapraz ateşe alarak öldürdüler. Osmanağaoğlu’nun saldırı sırasındaki görüntüsü beynime resmedilmiş bir şekilde hala duruyor. Babamı çapraz ateşe almış patır patır tarıyorlardı. Ben aşağıya indiğimde babam konuşamaz haldeydi. Vucüduna 18, arabasına 38 kurşun saplanmıştı.

23 Eylül’de zaman aşımı kararı verilebileceğini düşünmüyorum. Eğer böyle bir karar verilirse de o zaman yeni bir hukuk mücadelesi başlatırız. Bu suçun insanlık suçu kapsamına alınması için mücadele ederiz. O zaman, zaman aşımının bir hükmü kalmaz. Bu işin peşini bırakmayacağız. Babamı öldürten devlet, bunun hesabını bize verecek.”


Hukukçular ertelemeyi yorumladı

Türkler ailesinin avukatı Rasim Öz: “Mahkemenin duruşmayı 23 Eylül’e ertelemiş olması görevini kötüye kullanmasıdır. Sanığın duruşmaya gelmesine gerek yoktur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararıdır. Mahkemenin buna karşı direnme hakkı yoktur. Sanık duruşmaya gelse de gelmese de mahkumiyet kararı vermek mecburiyeti vardır. Mahkeme bu görevini yapmamıştır. Ben bu hakimler hakkında hukuki ve cezai işlemler yapılması için başvuracağım.”

Ceza hukukçusu Prof. Dr. Köksal Bayraktar da süreci şöyle değerlendirdi: “Türkiye’de mahkemelerin genel uygulaması içinde yargıçlar zaman aşımı kararı verme yönünde çok hassas davranırlar. Dosyayı en küçük bir noktayı eksik bırakmazsızın tekrar tekrar gözden geçirirler. Bu davada da dosyayı tam olarak tetkik etmek için duruşmanın ertelendiğini düşünüyorum.”

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi: “Vicdani olarak da, hukuki olarak da bu dava bizim için sonuçlanmıştır. Vicdani yanı çok net, tanıklar ortada, katilin kimler olduğu belli. 30 yıldır biz bunun mücadelesinini veriyoruz. Biz bu suçun, insanlık suçu olduğunu biliyoruz.”

Osmanağaoğlu’nun avukatı Selçuk Sunay: “Sanık duruşmaya getirilip ceza verilseydi bile dava yine de zaman aşımına uğrayacaktı. Çünkü Yargıtay Ceza Genel Kurulu sadece mahkeme kararını bozmakla yetkilidir. Hüküm verme yetkisi yerel mahkemeye aittir. Bugün ceza alsak bile dosyayı temyize taşıyacaktık.”


ETİKETLER

haber