Gündem

Türkiye'den üç kişiye verilen Columbia Üniversitesi Küresel İfade Özgürlüğü ödül törenine Türkiye'den tek gazeteci katıldı!

Akdeniz ve Altıparmak ödül töreninin ardından T24’e konuştu

Fotoğraf: Eren Kaya

06 Nisan 2016 19:35

Columbia Üniversitesi’nin 2016 Columbia Küresel İfade Özgürlüğü Ödülü’nü avukat Serkan Cengiz ile birlikte alan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yaman Akdeniz, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ödül töreninin ardından T24’e konuştu. Akdeniz, “Türkiye’de hukuksuzluk sistematik hale geldi. Yakın gelecek adına karamsarım ama umutsuz değilim” derken, törene Türkiye'den bir gazetecinin katılmasına dikkat çekti. Altıparmak ise, “Türkiye’de bir süredir akademi ve medya öylesine akıl almaz bir saldırı altında ki küçücük bir karşı çıkış büyük yankı buluyor” ifadelerini kullandı

Akdeniz, Altıparmak ve Cengiz, Türkiye’de YouTube’a erişimin engellemesi kararına karşı Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne yaptıkları itirazın reddedilmesinin ardından bu davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımışlardı. AİHM’e yaptıkları başvuruları 30 kadar aday arasından değerlendirildi. Özellikle "kullanıcı sıfatı" ile yapmış oldukları bu başvuruyu mahkemenin mağdur kavramını genişleterek kabul etmesinden dolayı ve YouTube’un yurttaş gazetecilik açısından önemini mahkemeye kabul ettirdikleri için bu ödüle layık görüldüler.

New York’ta Columbia Üniversitesi kampüsünde gerçekleşen ödül törenine Serkan Cengiz bir yakınının rahatsızlanması sonucu katılamadı. Tören esnasında Prof. Dr. Yaman Akdeniz ve Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak’ın ödüllerini barışı savunan tüm akademisyenlere adadıklarını söylemesi sosyal medyada yankı buldu. 

Ödül töreni sonrası T24’e konuşan Akdeniz, “Türkiye’de hukuksuzluk sistematik hale geldi. Yakın gelecek adına karamsarım ama umutsuz değilim, temel hak ve özgürlükler, özellikle de ifade özgürlüğü mücadelemiz hem kendi adımıza hem de destek olduklarımız adına devam edecek.” dedi. 

Columbia Üniversitesi Rektörü Lee C. Bollinger’in konuşmasında Türkiye'de olanlara dikkat çektiğinin altını çizen Akdeniz,  özellikle Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi kampanyasına destek verenlerin  başına gelenlerin dışarıda dikkatle izlendiğini vurguladı.

Akdeniz, ödül töreni sırasında en çok dikkatini çeken şeyin bazı Columbia öğrencilerinin kendi üniversitelerini sessiz ve pankartlı bir şekilde eleştirmesi olduğunu söyledi. Öğrencilerin üniversitelerinden çevre konusunda daha hassas olmalarını istemeleri sonrası, “işte demokrasi “diye düşündüğünü ifade etti. “Türkiye’de bunun olabilmesinden çok uzak bir ortam var.” diye ekledi. 

Akdeniz, “Fotoğraflar ve görüntü için Eren Kaya’ya teşekkür ederiz. Onun sayesinde bu olay tarihe geçti, kendisine müteşekkiriz. Törende eksik olan Türkiye’den medya idi. Sadece bir tane gazeteci vardı.” dedi. 

Altıparmak ise şöyle konuştu:

“Bu ödülün şüphesiz yaptığımız önemli bir işin onanması anlamında önemi büyük. Ama sanırım daha önemlisi birçok meslektaşımızın, öğrencimizin, insan hakları mağdurunun dayanışma ve destek duygularını harekete geçirmesi. Sosyal medyadaki hareketliliği de buna bağlamak lazım. Türkiye’de bir süredir akademi ve medya öylesine akıl almaz bir saldırı altında ki küçücük bir karşı çıkış büyük yankı buluyor. Mesele sadece açılan davalar vs. değil. Topyekun bir müdahale var. Akademiyi sadece BAK akademisyenleri açısından değil bu topyekun müdahalenin tamamına karşı savunmak gerekir.”