Gündem

Telekulak'ta söylenen değil, eylem önemli

KOM Daire Başkanı Pek, telefon dinlenmesi konusunda toplumsal paranoya oluştuğunu söyledi.

21 Aralık 2008 02:00

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanı Ahmet Pek, telefon dinlenmesi konusunda toplumsal paranoya oluştuğunu belirterek, Türkiye'de telefonu dinlenen kişilerin abartılacak sayıda olmadığını söyledi.

KOM Daire Başkanlığı Stratejik Araştırmalar Kurulu Toplantısı, Antalya'da sona erdi. Daire Başkanı Ahmet Pek'in başkanlık ettiği toplantıya katılan 81 ilin KOM Şube Müdürleri, çalışmalarıyla ilgili 2008 yılının değerlendirmesini yaparak, 2009 yılı planlama ve hedeflerini ele aldı. Daire Başkanı Ahmet Pek, toplantıda KOM birimlerinin uygulamalarında karşılaşılan eksikliklerin giderilmesi için gelecek yılki yapılanmada stratejik kararlar aldıklarını söyledi.

‘Konuştukları değil yaptıkları önemli’

Pek, Türkiye'de telefon dinlemeleri ile polisin yasal olmayan dinleme yaptığı yönünde gündeme gelen bazı iddiaların hatırlatılması üzerine, telefonda yasal olmayan dinleme yapılamayacağını, kendilerinin, ancak suç tespitine yönelik Cumhuriyet Savcılığının talebi üzerine mahkeme kararıyla dinleme yaptıklarını kaydetti. Birebir suçla mücadele ettiklerini ve telefon dinlemenin kendileri için tek başına anlam ifade etmediğini vurgulayan Pek, ''Bizim için insanların konuştukları değil, yaptıkları önemli. Yaptıklarını tespit ediyoruz. Bizi kanunsuz dinlemeye zorlayacak hiç bir olgu ve gereklilik yok'' dedi.

‘Dinlenenler abartılacak sayıda değil’

Türkiye'de telefonu dinlenen kişilerin ''abartılacak sayıda olmadığını'' ifade eden Pek, şöyle konuştu: ''Telefon dinlemesi konusunda toplumsal paranoya oluştu. Sokaktaki simitçi bile 'telefonum dinleniyor, bu konuları telefonla konuşmayalım' diyor. Bunun hiç bir anlamı yok. Suçluysa korkuyordur, paranoya aslında biraz da ondan. Herkesin içinin çok rahat olması gerekir. Bizim önce suçu görmemiz gerekiyor. Bize delil olarak telefon yetmez, konuştuğunun da ispatlanması lazım.''

Kaçakçılık suçları

KOM merkez birimleri ve illerdeki şube müdürlüklerine bağlı ekiplerin, organize suç örgütü, uyuşturucu, mali ve bilişim suçları, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığının da aralarında yer aldığı her türlü suçu ve zanlılarını ortaya çıkardıklarını belirten Pek, mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerini bildirdi.

Pek, Türkiye'de mali suçlar arasında yoğun olarak ortaya çıkan akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili mücadeleyi aralıksız sürdürdüklerini ve bu suçların örgüt yapılanmasının üzerine gidildiğini vurguladı. Ahmet Pek, yoğunluğu görülen şeker, çay, tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığıyla mücadeleye de ağırlık verdiklerini kaydetti. ''Tütün ve tütün mamulleri ile şeker ve çay kaçakçılığında Doğu bölgelerinde ciddi manada yoğunluk var'' diyen KOM Daire Başkanı Pek, kaçak ürünlerin örgütlü yapılanmayla Anadolu'nun ortalarına kadar getirildiğini ve satıldığını dile getirdi. Bu suçların tespiti ve ortadan kaldırılması için kapsamlı çalışma yürüttüklerini ve olumlu sonuçlar aldıklarına işaret eden Pek, şöyle konuştu:

''Kaçak ürünler Doğu'dan, Anadolu'nun ortasına kadar getiriliyor ve Türkiye'nin yarısında satılıyor. Mücadelemizde ciddi sonuçlar aldık. Tütün ve tütün mamulleri halk sağlığına ciddi şekilde zarar veriyor. Bu ürünler son derece kalitesiz, ancak insanımız ucuzluğuna bakarak aldanıyor. Uyuşturucuyla nasıl mücadele ediyorsak, bu suçlarla da aynı şekilde mücadele ediyoruz. Çok önemli yakalamalar gerçekleştiriyoruz.''

Yolsuzluk ve tutuklanan kamu görevlileri

Türkiye'de yolsuzluğa karşı da kararlılıkla mücadele verdiklerini ve çok önemli operasyonlara imza attıklarını belirten Pek, operasyonlarda kamu görevlilerinin de tutuklanmasına ilişkin şu bilgileri verdi:

''Kamu görevlilerinin bu işte yer alması yeni değil. Yolsuzluk suçlarının hemen hepsinde kamu görevlisi bir şekilde bulunuyor. Mücadele artınca yakalama da artıyor. Yakalananların içinde gözle görülür sayıda kamu görevlisi çıkıyor. Kamu görevlisine bir şekilde dokunmadan kolay kolay kamuda yolsuzluk olmayabiliyor. Mücadeleyi 2005'ten sonra yükselen bir trendle yapıyoruz. Bunun sonucunda da yakalanan kamu görevlisi sayısı da artıyor. Bu yıl 500'ün üzerinde kamu görevlisine tutuklama oldu. Kamu görevlileri daha dikkatli hareket etmek ve suçtan uzak durmak zorunda.''

Ahmet Pek, düzenledikleri operasyonlarda yakalanan ve tutuklanan kamu görevlileri arasında polislerin de yer almasıyla ilgili soruya da, ''Polis Teşkilatı, suça en az karışan bölümdür. Suça karışan polisle ilgili işlem mutlaka yapılır. Polis Teşkilatı, 'meslektaşımızdır, toleranslı davranalım' düşüncesinin hiç olmadığı teşkilatlardan biridir'' yanıtını verdi.

KOM birimlerinin suç alanlarına sürekli müdahaleleriyle kamu görevlilerinin suçtan uzak kalmalarının da sağlandığını vurgulayan Pek, ''Suça itilenleri de suçtan kurtarmaya çalışıyoruz. Aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Arkadaşlarımız bu işe yüreklerini koyarak müdahale ediyor'' diye konuştu.

Yeni trend: bilişim suçları

Türkiye'de son yıllarda ortaya çıkan bilişim suçlarına da değinen Pek, KOM Şube Müdürlüklerine bağlı ekiplerin, yetiştirilen personelle bu suçlarla başarıyla mücadele ettiğini söyledi.

Dünyanın en ünlü 4 bilgisayar korsanından 3'ünün Türkiye'de yakalandığını ve bu başarı sayesinde KOM'un, ABD'deki Siber Suçlarla Mücadele Merkezi'nce ödüle layık görüldüğünü kaydeden Pek, şöyle devam etti: ''Bilişim suçları son birkaç yıl içinde yükselen trend haline geldi. Bilişim suçları sınır tanımıyor. Dünyada her alana anlık ulaşan bir sistemle çalışıyor. Türkiye'den, Amerika'daki herhangi bir kişinin hesabı boşaltılabiliyor. Bu suçla ilgili çok süratli tedbir aldık. En önemli tedbirimiz personelimizin iyi yetişmesidir. Teknik imkanlarımız diğer ülkeler kadar değil, ama iyi çalışan personele sahibiz. Personelimizi yetiştirmeyi sürdürerek ve teknik donanımını en iyi hale getirerek mücadelemizi devam ettireceğiz.''

Ahmet Pek, Türkiye'de uyuşturucu madde kaçakçılığına yönelik mücadelenin başarıyla yürütüldüğünü, bu yıl suç örgütü yapılanmaları da ortaya çıkarılan 7 bin zanlının tutuklandığını bildirdi. KOM birimlerinde suçla mücadelede başarı için önceliğinin personelin eğitimi ve uzmanlaşma olduğunu, 2008 yılı içinde 3 bin personele eğitim verildiğini belirten Pek, eğitim, teknik bilgi ve özverili çalışmanın uyuşturucu madde kaçakçılığı suçlarıyla mücadeledeki başarıyı artırdığını kaydetti. (AA)

ETİKETLER

haber