Spor

ŞENOL GÜNEŞ'TEN AYRILIK SİNYALİ TRABZON (A.A)

01 Şubat 2011 13:16

-ŞENOL GÜNEŞ'TEN AYRILIK SİNYALİ TRABZON (A.A) - 01.02.2011 - Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, lig şampiyonluğunu elde ettikten sonra teknik sorumlu olarak ikinci bir şampiyonluk için yarışmasına gerek olmadığını, takımı lig şampiyonu yapıp bırakmasının normal sayılması gerektiğini söyledi. Futbol Federasyonu'nun aylık dergisi Tam Saha'nın Şubat sayısına röportaj veren Şenol Güneş, herkesin kendisinden Trabzonspor'un Alex Ferguson'u olmasını beklerken şampiyon yapıp takımı bırakacağı yönündeki açıklamalarına açıklık getirdi. ''Alex Ferguson olmam, çünkü o İngiltere'de. Ben Şenol Güneş'im'' diyen bordo-mavili takımın teknik adamı, şöyle devam etti: ''Trabzonspor'un teknik anlamda toparlanmasını ve yarışmasını istiyorum. Bunun yanında altyapı, kurumsal yapı ve bölge ilişkilerine de katkı yapmak istiyorum. Aynı zamanda ülke futbolu için yapabileceğim bir şey varsa gücüm yettiğince onu da yaparım. Ama şurada olayım, bu makama geleyim gibi dertlerim yok. Nerede olduğunuz değil, ne bilgi verdiğiniz önemli. Görevimi bırakmakla ilgili konuya da açıklık getireyim. Bir yemekte Suat ağabeyle (Ahmet Suat Özyazıcı) otururken, ''En çok kupayı sen aldın' demişti. Ben de şampiyonluğu kastederek, 'Ne diyorsun ağabey, senin aldığın kupadan bir tanesini alsam antrenörlüğü bırakırım' cevabını vermiştim. Türkiye'de teknik adam olarak sadece lig şampiyonluğunu görmedim. Onu da görürsem tamamlamış olurum. Avrupa'da kupa sahibi olmak ise uzun vadeli bir hedef ve o kadar enerjim olacağını sanmıyorum. Bu nedenle şampiyonluğu kazanırsam misyonum biter diye düşünüyorum.'' Şampiyonluk haricindeki diğer hedefleri başka türlü gerçekleştirebileceğini belirten Güneş, ''Kulüp adına görevim değişir. İki şey yapabilirim. Bir, 'yoruldum' deyip bırakabilirim. İki, 'bilfiil takımla uğraşmayayım da başka işler yapayım' diyebilirim. Ama sonuçta lig şampiyonluğunu elde ettikten sonra teknik sorumlu olarak ikinci bir şampiyonluk için yarışmaya gerek yok. Oyuncu olarak yapabileceğimi yaptım, teknik adam olarak da artık tepeye geldim. Takımı lig şampiyonu yapıp bırakmam normal sayılmalı'' diye konuştu. Avrupa'ya gitmek gibi bir düşüncesinin olmadığını vurgulayan Güneş, ''Yok yok. Olursa bu dediklerim olur. Trabzonspor'da, Türk futbolunda bir şeyler yapabilmek için uğraşırım. Ama bugünkü kadar vaktim yok. Çok yorucu çünkü'' ifadelerini kullandı. -''KULÜBE YAPILANA ASLA''- Güneş, sorunlu oyuncularla uğraşıp onları milli takıma kazandırmasına ilişkin olarak ise, ''Oyuncuların daha önce ne yapıp ne yapmadığına değil, bugünkü uyumuna bakıyoruz. Belki çok daha kolay gelen bir oyuncu buradan gidebiliyor. Antrenör olarak biz eğiticiyiz ama birinci görevimiz yarışmacılık. Dolayısıyla yarışma yapan antrenör de oyuncunun eğitimiyle uğraşmaz. Çoğu da öyle yapıyor ve bunda da haklıdır. Ama ben diyorum ki, bizim işimiz oyuncunun eksiklerini gidermek. Bunun için fiziksel ya da taktik antrenmanlar yaptırıyoruz değil mi? Peki, davranış bozukluklarını gidermezsek bunlar ne işe yarar? O da sizin göreviniz. Belki de birinci göreviniz. Bir oyuncunun yeteneklerinin yanında karakteri de çok güçlü olacak. Burada söylemek istediğim genel anlamdaki ahlak değil. Tenkitten ya da övgüden az etkilenen, ne yaptığını bilen, doğru analizler yaparak kendisine yön verebilen, toplumla ilişkilerini iyi kurabilen, takım içindeki dengeleri gözetebilen, baskı altında kendisini yönetebilen oyuncuları ortaya çıkartabilmek bizim görevimiz'' dedi. Bunun da kolay olmadığını anlatan Güneş, ''Çünkü daha önce aldıkları 0-6 yaş grubu eğitimi var, 15 yaşına kadar olan eğitim var. Şöhretin, paranın, makamın getirdiği değerler karşısındaki eğitim var. Biz mümkün olduğunca ne verebilirsek onu vermeye çalışıyoruz. Diyorum ya oyuncu kendisi yapıyor. İstediği zaman benim işim kolay ama istemiyorsa, ona bir şey veremem. Bakın, köyde inekleri otladıktan sonra su içmeleri için dere kenarına getirirlerdi. İneklerin hepsi istisnasız oraya gelirdi. Ama iş su içmeye geldiğinde, isteyen içer, isteyen içmezdi. Dere kenarına getirirsiniz fakat içmek istemeyene zorla su içiremezsiniz. Bizim işimiz dere kenarına getirmek, içenleri kurtarmak, içmeyenleri de kesmek. Sabrın da bir sonu var, olmaz mı? Biz kurum için çalışıyoruz. Kurumu kurtarabiliyorsa ne ala. Bana yapılan hataya göz yumarım ama kuruma karşı yapılana asla'' ifadelerini kullandı. Dünya Kupası'nda kendisini istemeyen bir kesimin olduğunu ifade eden Güneş, ''Başarısız olacağımıza şartlanmışlardı. İçlerinde bir iddia vardı ve bu iddia içerisinde davranıyorlardı. Mantık yoktu, ülke çıkarları yoktu, bakış açısındaki kriterler yanlıştı. Sadece 'Şenol başarısız olsun' düşüncesiyle hareket edenler vardı. Benim duruşum hiç değişmedi, o gün de aynı, bugün de aynı. Bugün itibariyle de aynı yanlış yapılıyor'' diye konuştu.