Gündem

Şenay Avcı: Asılsız şeyler, adalete güveniyoruz

Şenay Avcı: ‘Kitabı çıkardığımda görevden de alınabilirim, başıma her şey gelebilir’ diyordu...

30 Eylül 2010 03:00

T24- Ankara’dan canlı yayınına bağlanan Şenay Avcı, "Endişelenmiyorum. Ben eşime güveniyorum. Her zaman yüzünün akıyla çıkar. Orada fikirleriyle, onuru ve gururuyla yatıyor" dedi. 

NTV'de yayınlanan programda Can Dündar'ın soruları  ve Avcı’nın yanıtları şöyle: 

Eşinizden yeni bir haber var mı? 

Eşimden sadece avukat istemediği ve itiraz etmediği haberini aldım.

Neden itiraz etmiyor ve ifade vermek istemiyor? 

Suçsuzluğuna inanıyor. Biz de ailesi olarak buna inanıyoruz. O, terörle 8 yıl boyunca Diyarbakır’da mücadele eden biri. Dağlarda dolaşan, evine 1 ay gelmeyen, çocuklarına ve eşiyle ilgilenemeyen bir insan. Böyle bir suçu kabul etmesi mümkün değil. 

Kitabı hazırlarken böyle bir şeyi bekliyor muydunuz, hazırlanmış mıydınız? 

‘Kitabı çıkardığımda görevden de alınabilirim, başıma her şey gelebilir’ diyordu. ‘Seni tutuklayabilirler mi?’ diye sorduğumda ‘O da olabilir. Önemli değil ben gider, yatar ve çıkarım’ diyordu. 

Endişe duyuyor musunuz? 

Endişelenmiyorum. Ben eşime güveniyorum. Her zaman yüzünün akıyla çıkar. Orada fikirleriyle, onuru ve gururuyla yatıyor. 

Bir Emniyet Müdürü’nün evine polis tarafından girilmesi sık rastlanan bir şey değil. Ne hissettiniz, nasıl davrandı polisler? 

İlk başta tepkili gibiydiler. Ben onlara ‘30 yıllık polis eşiyim, benim eşim bunları yapıyordu daha önce şimdi de sizler bize yapıyorsunuz’ dedim ve moralli karşıladım polisleri. Panik yapmadım ve neyin ne olduğunu biliyorum. 

Size karşı saygısız bir davranışları oldu mu? 

Hayır olmadı. Daha sonra onlarla sohbet ettik. Eşimin canlı yayında ifade vermeye gidişini birlikte izledik. 

Evden ne götürdüler? 

Çok kayda değer birşey bulunmadı zaten. Benim pasta tariflerimi, anılarımı yazdığım defterimi, yürüyüşte kullandığım CD çaları, müzik CD’lerini aldılar. Ruhsatlı silahlar vardı; Diyarbakır’da her polse verilmişti, tutanakla teslim ettim onları. Bugün de ruhsatları bazı yerlere faksladım. Yasal olmayan bir şey bulamadılar. 

Pasta tariflerini ne amaçla götürdüler sizce? 

Öylesine herhalde. ‘Bana ait bunlar Hanefi beyin değil’ dedim. ‘Yine de alalım’ dediler. İçlerinde sakıncalı bir şey yok. Eski telefonları da aldılar. Önemli değil, geçmişte biz neler gördük. 

Devrimci Karargah iddiasına ne diyorsunuz? 

Asılsız şeyler ve bu zamanla anlaşılacak. Ne amaçla yapıldığı da anlaşılacak. Adalete güveniyoruz. 

Komplo olduğunu mu düşünüyorsunuz?  

Bilemiyorum, zamanla öğreneceğiz. 

Yanlızlık hissettiniz mi, tepkiler nasıldı? 

Yalnızlık hissetmedim. Bir ayı bulan görevlere gittiği için ben alışkınım. Ve şimdi de görevde olduğunu düşünüyorum; bu da bir görev. Çalışmayı çok seven, başka şeylere değer vermeyen bir insan. Ailece onu çok seviyoruz ve kendisinie iyi baksın diyoruz. 

Özel hayatıyla ilgili iddialar ortaya atıldı. Komplolar karşısında tedirgin oluyor musunuz?

Hiç tedirgin olmuyorum. Eşim kendinden emin biri ve herkes onun namuslu biri olduğunu biliyor. Eşime güveniyorum ve her zaman arkasındayım. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aramış, ne konuştunuz? 

Hatırımızı sordu. Desteklediğini ve emirlerimiz olursa beklediğini söyledi. Kendisine teşekkür ediyorum. 

Bu iş nereye gidecek sizce? 

Onu zaman gösterecek ve hepimiz neler olacağını göreceğiz. İnşallah iyi şeyler olur. 

Silivri’deki koğuş arkadaşları arasında Doğu Perinçek, Mustafa Balbay, Tuncay Ökan da var.
Onları duymadım. Onlar da kader arkadaşı olacaklar, birbirlerini destekleyecekler. 

Ne zaman görüşeceksiniz? 

Şu an da görmeyi düşünmüyorum. Kendisini ne zaman isterse o zaman gideceğim. 

Eşiniz 'cemaat baskısı' dedi. Önce ya da şimdi siz de böyle bir baskı hissediyor musunuz? 

Asla. Biz özgür aileyiz. Sakin ve kendi halinde bir aileyiz. Baskı altında değil, kendi özgür irademizle hareket ederiz.



ETİKETLER

haber