Gündem

Sakarya’da bankalara borcunu ödeyemeyen 7 köy satışa çıkarıldı

Kılıçdaroğlu, Meclis grup toplantısında, siyaset gündeminin yoğunluğunda kaybolan gerçek bir yaşam öyküsünden kısa bir kesit anlattı.

04 Ocak 2012 02:00




Hülya Karabağlı


T24/ANKARA -
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis grup toplantısında, siyaset gündeminin yoğunluğunda kaybolan gerçek bir yaşam öyküsünden kısa bir kesit anlattı. Sakarya’nın, Kocaali ilçesi Ortaköy’e bağlı 7 köy satışa çıkarıldı. Bir ‘fındıkla’ başlayan kredi yolculuğunda köylüler devlet ve banka kıskacında topraklarını kaybetti.


CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, genel başkan Kılıçdaroğlu’na ‘acil’ durum’ raporu sundu. T24’e konuşan Özkoç, “Kocaali ilçesi Ortaköy Beldesinin 21 köyünden 7 tanesinin tamamına yakınının arazileri özel bir banka tarafından ipotek edilerek kredi kullandırılmıştır. Bu belde, İstanbul’un içme suyu ihtiyacını karşılaması beklenen Melen Barajı bölgesinde kaldığı için kamulaştırma nedeniyle arazi fiyatları son yıllarda fahiş biçimde artmıştır.”



'İntihar olayları yaşanabilir'


Arazilerini kaybeden köylülerin travma yaşadıklarına dikkat çeken Özkoç, kredi yüzünden köylülerin birbirine düştüğünü, darp olaylarının giderek büyüdüğüne dikkat çekti ve “Çocuklar, ‘Bizi küçük düşürdün’ diye babalarını hırpalıyor. İntihar olayları yaşanabilir. Bundan korkuyorum” dedi.



Adım adım sonlarını hazırladılar


Dramın yaşandığı yerler Sakarya’nın Kocaali İlçesi’ne bağlı, Açmabaşı, Kestane Pınarı, Servet Pınarı, Görele, Akpınar ve Ortaköy belde merkezi ve bazı mahalleler. Özkoç’un, 7 köyün adım adım sonunu hazırladığı öyküsüyle ilgili genel başkana da sunulan rapor şöyle:



21 köyden 7 tanesi ipotek edildi


2006 yılından itibaren Sakarya’da, başta Karasu, Kocaali ilçeleri olmak üzere Hendek ve Geyve’de (özel banka), köylülerimizle irtibata geçerek tarım kredisi adı altında kredi sözleşmesi yapmıştır. Kocaali ilçesi Ortaköy Beldesinin 21 köyünden 7 tanesinin tamamına yakınının arazileri Banka tarafından ipotek edilerek kredi kullandırılmıştır. Bu belde, İstanbul’un içme suyu ihtiyacını karşılaması beklenen Melen Barajı bölgesinde kaldığı için kamulaştırma nedeniyle arazi fiyatları son yıllarda fahiş biçimde artmıştır.



‘Kredileri fırsat sandılar'

 
Köylü vatandaşlarımızdan alınan bilgiye göre, 2006 yılından itibaren (özel bankadan) geldikleri ifade edilen banka temsilcileri bizzat köyleri ziyaret etmiş ve hatta köylüleri yemeğe götürerek kredi kullanmaları konusunda teşvik etmişlerdir. Sıkıntı içinde olan köylüler bunun kendileri için bir fırsat olduğunu düşünerek, bankanın kendilerine kredi için sundukları gayri-ahlaki yollarla yasal hale getirilen şartları kabul etmiştir.



'Hem kendisine hem de kefile haciz'


Gayri-ahlaki dememizin nedeni şudur: banka temsilcilerinin teşvikiyle, koşulları yerine getirebilmek için köylüler kendi aralarında anlaşarak, birbirleri üzerine gerçekte olmayan arazi satışları yapmışlardır. Örneğin, köylünün 30 dönüm arazisi var ve 80 bin TL’lik kredi için 50 dönüm araziye ihtiyacı var. Köylü, komşularıyla anlaşarak 20 dönümlük açığı onların arazisini üzerine geçirerek kapatıyor ve aldığı krediden onlara küçük paylar veriyor. Bazı ailelere ise sözleşmeler için kefil bulmaları isteniyor ve banka tarafından kredi kullanan köylüye kefillere de ödeme yapabilirsin deniyor. Kefillerin arazisi ipotek olarak gösteriliyor. Arazilere haciz gelince, hem kendisi hem de arazisini üzerine geçirdiği komşusu ya da kefil de yanıyor.



‘Fındık fiyatları düşünce krediler ödenemedi'


Köylünün ödemelerle ilgili tek umudu ise, o yıllarda kilosu 7-8 TL olan fındık fiyatıdır. Ancak fındık fiyatları 1,5 TL’ye düşünce köylüler ödeme zorluğu yaşamış, ödeme yapamayan köylülerin borçları takibe girmiş, takip sonucunda da banka mevcut arazileri kendi üzerine geçirmiştir. Bu arazilerden yüzde 5’i kadarı (yaklaşık 200 dönüm) Melen Barajı bölgesinde kaldığı için kamulaştırma nedeniyle aniden değer artışı olmuş daha önceden dönümü 3000-5000 TL iken arazi fiyatları dönümü 30-40 bin TL rayiç bedeline ulaşmıştır.



‘Baraj içinde kalanlara kamulaştırma'


Bizim köylüyle yaptığımız görüşmeler duyulunca Kocaali Ziraat Odası Başkanı Tamer Tunca, bankanın İstanbul Bölge Müdürlüğüne çağrılarak görüşme talebinde bulunulmuştur. Sayın Başkan bu görüşmeye katılmış, kendilerine Baraj dışında kalan arazilerin yıllık yüzde 12-15 faiz uygulayarak geri iadesinin mümkün olabileceği, ancak Baraj içinde kalanların bu uygulamadan yararlanamayacağı, bunun nedeninin de BDDK olduğu söylenmiştir.


Ne Bankayla yaptığımız görüşmeler ne de kredi kullanan köylülerin bankaya yaptıkları başvurular sonucunda sözleşme metinleri elde edilebilmiştir çünkü banka sözleşme metinlerini vermemektedir. Bizim bu bölgedeki köylülerle ve oda başkanlarıyla yaptığımız toplantılarda, köylüler, bu arazileri geri alabilmeleri için bazılarının diğer arazilerini satarak mağduriyetten kurtulmaya çalıştıkları bu durumda olmayan köylülerin ise kefilleri ve kendilerine ortak ettikleri arazi sahipleriyle düşmanlık noktasına geldiklerini ifade etmişlerdir.


Bu arada (özel banka) ekspertiz değeri artmayan arazilerin tüm borçlarını tahsil ettikten sonra arazileri geri iade ederken tekrar yüzde 12-15 faiz uygulayarak ikinci bir kara geçmesine rağmen, aynı uygulamayı üç yıl sonra kamulaştırılacağı söylenen ve tahmini arazi ekspertiz değerlerinin arttığı baraj bölgesindeki arazileri borçlarını ödedikleri halde bu uygulamaya dahil etmeyerek başka bir fırsatçı girişimde bulunmuştur.



‘Köylüler arasında darp olayları'


Görüşümüz odur ki Kocaali bölgesinde, Geyve’nin Akdoğan gibi bazı köylerinde yakın zamanda ciddi sosyal olayların yaşanması ihtimali büyüktür. Çıkmaz içerisinde olan bazı ailelerden kişiler intiharı düşündüklerini bizzat ifade etmişlerdir. Köylüler arasında ve ailelerin içinde darp olayları yaşanmaktadır. Köylü Banka ve kefilleri arasında sıkışmış, aldığı kredinin çok fazlasını ödese de teminat olarak gösterdiği arazilere tekrar sahip olamamıştır.


Köylülerin talepleri Baraj bölgesinde olan araziler dahil olmak üzere borcunu ödeyen köylülerin arazilerinin ekspertiz değerlerinin yüzde 12 faiziyle tekrar geriye alabilmeleridir.


Kocaali Ziraat Odası Başkanı Tamer Tunca, Sakarya’daki tüm milletvekillerine ulaştıklarını fakat konu ilgili destek bulabilmek için muhatap bulamadıklarını, bu konuda acil uzman desteğine ve hukuki desteğe ihtiyaç duyduklarını belirtmiştir.



Banka geleceklerine ipotek koydu


Sakarya bölgesinde (özel banka), bilinçli olarak köylüleri kredi almaları konusunda teşvik etmiş, rayiç bedelleri üzerinde ekspertiz bedelleri göstererek köylüyü heveslendirmiş, yasal olmayan yöntemleri yasal hale getirerek köylüyü birbirine düşürmüş, yasal boşluklardan yararlanarak borcunu ödeyen köylülere teminat olarak gösterdikleri arazileri iade etmemiş, böylece fahiş karlar elde ederek zor durumda olan insanların geleceğine ipotek koymuştur.


 

ETİKETLER

haber