Gündem

Rüvet skandalına bagaj dolusu paralar damga vurdu

2 milyon TL’ye ulaştığı belirtilen rüşvet operasyonunda paranın bir kısmının otomoil bagajında taşıdılar...

23 Ekim 2010 03:00

T24 - Cumhuriyet Savcılığı tarafından merceğe alınan ve 2 milyon TL’ye ulaştığı belirtilen rüşvet operasyonunda paranın bir kısmının otomoil bagajında Ankara’ya götürüldüğü tespit edilirken, Bakırköy Adliyesi’ndeki bazı görevlilerin ceplerine deste deste para konulduğu belirlendi. 

İstanbul’da gözaltına alınan şüpheliler, Ankara Emniyeti’ne getirildi. Milliyet gazetesinde yayımlanan haber şöyle:

İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’ne ilişkin tahliye davalarında verilen kararın usulsüz olduğu ve “Yerel mahkemelerden Yargıtay’a kadar avukatlar aracılığıyla rüşvetle kararlar alınıyor” iddiasıyla Adalet Bakanlığı’nın başlattığı soruşturma dün operasyona dönüştü.
Operasyon kapsamında, aralarında bir eski Yargıtay daire başkanının da bulunduğu 38 kişi gözaltına alınırken, eski bir daire başkanı hakkında da Yargıtay soruşturma başlattı. Operasyonu yürüten savcılık, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş hakkında da yakalama kararı çıkardı.

Büyük operasyonun çıkış noktası, Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği’ni Yalçıntaş’ın yaptığı İstanbul Dünya Ticaret Merkezi A.Ş.’nin (İDTM), sahip olduğu fuar salonlarının tahliyesi için Ceyda Erem’in CNR Fuarcılık A.Ş. aleyhine dava açmasıyla başladı. 

İDTM, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 1, 5, 6 ve 7 numaralı fuar salonlarının, Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 3 ve 4 numaralı fuar salonlarının, Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde ofislerin, Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde de 2 numaralı fuar salonunun ihtiyaç nedeniyle tahliye edilmesi için dava açtı. 

İlk olarak 2 numaralı fuar salonu, ardından ofislere ilişkin davalar CNR lehine sonuçlandı.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de her iki kararı onadı.


VE MEKTUP GİDİYOR

Ancak kararların çıktığı Nisan 2008’de Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu’na “Ahmet Aydın” adıyla bir ihbar mektubu gönderildi. Teftiş Kurulu Başkanı Ahmet Can da ihbar mektubu üzerine dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’den inceleme için izin istedi. Can yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Kurulumuza intikal eden A. Aydın imzalı ihbar mektubunda; Bakırköy hâkimleri A.Ü., U.B. ve F.A.’nın İstanbul Ticaret Odası ile CNR Fuarcılık arasında devam eden davalarla ilgili olarak rüşvet, kadın temin edilmesi ve uyuşturucu ticaretine karışan kişilerle çok yakın irtibat içinde bulundukları ifade edilmiştir. 

İhbar ciddi görüldüğünden isimleri yukarıda belirtilenlerle inceleme ve soruşturma sırasında tespit edilecek diğer yargı mensupları hakkında, konunun mahallinde Adalet Müfettişliği’nce araştırılması, incelenmesi ve delil elde edildiğinde ilgililer hakkında soruşturulmaya geçilmesi düşünümektedir.”

Şahin’in 21 Nisan 2008’de “olur” vermesi üzerine Adalet Başmüfettişi Halit Kıvrıl görevlendirildi. CMUK’daki tüm yetkilere sahip olan Kıvrıl, 22 Mayıs 2008’de Sincan Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak adı geçen hâkimlerle ilgili iletişim bilgilerinin tespiti talebinde bulundu. 


‘20 BİN LİRA CEPTE’

Kıvrıl, İDTM’nin CNR Fuarcılık hakkında Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın sonuçlanmasına bir ay kala, 22 Mayıs 2008’de Sincan 2. Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla hâkimlerin telefonlarını dinlemeye aldırdı.

Ancak bu arada beklenmeyen bir şey oldu. Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, ihbar mektubunda iddia edildiği gibi CNR Fuarcılık lehine değil, aleyhine “tahliye” kararı verdi. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de “tahliye” kararını onadı. Bunun üzerine İDTM yönetimi Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’ne başvurarak tahliye işlemlerini başlattı. 

İDTM avukatlarının tahliyeyi yapacak İcra Müdürlüğü yetkililerine rüşvet verdiği, hatta tahliye sırasında 20 bin lirayı da görevlilerin cebine soktuğu telefon dinlemelerine takıldı.


‘RÜŞVET VERDİ’ DERKEN..

Bu süreçte Kıvrıl, İDTM yöneticilerinin ve İDTM adına hareket eden avukatların yargıda rüşvet çarkı kurduğunu tespit etti. Aynı konuda yerel mahkemelerin verdiği farklı kararların Yargıtay’da aynı daire tarafından nasıl onandığı da, Kıvrıl’ın yaptığı inceleme sırasındaki telefon dinlemeleriyle ortaya çıkarıldı. 

CNR Fuarcılık’ın sahibi Ceyda Erem’in rüşvetle karar çıkardığını iddia eden İDTM yetkililerinin Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi başkanına maddi çıkar sağladıkları, bu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından onanması için de rüşvet verildiği saptandı.
Erem’le davalı olan fuarın mülk sahibi İDTM’nin, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde lehine çıkan kararın Yargıtay’da onanması için dönemin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Başkanı Hasan Erdoğan’a 300 bin lira rüşvet verdiğinin de, Kıvrıl’ın araştırması için yapılan dinlemelere takıldığı iddia edildi.


Bagajdaki 300 bin TL

İddialara göre Erdoğan ile teması, İDTM’nin avukatı Süleyman Balcı sağladı.  Süleyman Balcı, Ankaralı meslektaşı Necdet Okçu ile temas kurduktan sonra Yargıtay’daki dosyanın İDTM lehine sonuçlanması için verilecek rüşveti İDTM yöneticileriyle görüştü. Bu gelişmelerin ardından Necdet Okçu, Erdoğan’ı 7 Kasım 2008’de bürosuna davet etti. Rüşvetin ilk taksiti olduğu söylenen 300 bin lira da, 10 Kasım 2008’de Ankara’ya  otomobil bagajında götürüldü ve bir gün sonra elden Erdoğan’a teslim edildi. Bu arada Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nde görüşülecek dosyaya yasaya aykırı biçimde yeni belgeler konuldu ve ödeme yapıldıktan bir süre sonra (22 Aralık 2008) Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin tahliye kararını onadı. Tüm bu gelişmeler Adalet Bakanlığı Müfettişi Halit Kıvrıl’ın talebi üzerine teknik takibi gerçekleştiren Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi (KOM) tarafından tespit edildi.


Dosyalar üzerinde ‘toto’ oynamışlar

CNR Fuarcılık şirketi sahibi Ceyda Erem’le Murat Yalçıntaş’ın başkanı olduğu İstanbul Ticaret Odası (İTO) arasındaki İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’nde (İDTM) yer alan 5 fuar salonuyla ilgili tahliye davası, son yılların en geniş kapsamlı rüşvet operasyonuna dönüştü. Savcılık, 2 yıl süren takip sonunda dün düğmeye bastı.
6 ilde eşzamanlı düzenlenen operasyonlar sonunda Yargıtay’ın bazı hukuk dairelerinde görülen

davalarda ve İstanbul’daki yerel mahkemelerde rüşvet verdiği ve aldığı iddia edilen 13 avukatın da aralarında bulunduğu toplam 38 kişi gözaltına alındı. 

Gözaltına alınanlar arasında, emekli Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Mustafa Oskay, organizasyonun başındaki isim olarak gösterilen avukat Necdet Okçu ile Yargıtay’da görevli yazıişleri müdürleri ve memurların da bulunduğu bildirildi. Savcılık, yurtdışında bulundukları öğrenilen ve Yargıtay’daki bir dosya için şüphelilerden yardım isteyen Reina’nın sahibi Mehmet Koçarslan ile İTO Başkanı Murat Yalçıntaş hakkında da yakalama kararı çıkarttı. Yargıtay Başkanlığı, 6. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Hasan Erdoğan hakkında soruşturma başlattı.
Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in “olur”u sonrası sürdürülen soruşturmanın operasyona dönüştürülmesinin ardından hâkimler hakkındaki dosyalar Adalet Bakanlığı’na, Erdoğan’la ilgili dosya da Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay, bir muhakkik tayin ederek Erdoğan hakkında soruşturma başlattı.

Rüşvet şebekesinin diğer çalışmalarını açığa çıkartmak için Ankara Cumhuriyet Savcıları Mehmet Tamöz ve Hüseyin Kocabey’in başkanlığında bir çalışma ekibi oluşturuldu. Savcılık talimatlarıyla başlatılan ve Ankara Emniyet Müdürlüğü KOM Şubesi ile Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi’nce desteklenen çalışmalarda bazı dosyalarla ilgili para karşılığında işlem yapıldığı da anlaşıldı. 

Telefon dinlemesi ve görüntülü izleme sonrası şebeke içinde 13 avukatın yanı sıra 5 Yargıtay mübaşiri, hukuk dairelerinin bazılarının yazı işleri müdürlerinin bulunduğu anlaşıldı. 11. Hukuk Dairesi yazı işleri müdürü Yusuf Doğan da gözaltına alındı. 

Ünlü gece kulübü Reina’nın sahibi Koçarslan ile Yalçıntaş’ın yurtdışında bulundukları anlaşılırken, iki isim hakkında da yakalama kararı çıkartıldı.


38 kişi gözaltında

Savcılar Tamöz ve Görüşen’in talimatı doğrultusunda Ankara, Zonguldak, Kırıkkale, Sakarya, İstanbul ve Hatay’da yapılan operasyonlarda toplam 38 kişi gözaltına alındı. Polisin gizli takipleri sırasında şebekenin Yargıtay’daki memurlar üzerinden işlemlerini takip ettiği, avukat Necdet Okçu ’nun ayarladığı mübaşirlerin rüşvet organizasyonunda kullanıldığı belirlendi. 

Bazı davalara “etkin biçimde” müdahale eden şebekenin, kendilerinden talepte bulunan bazı kişilerden para aldıkları, ancak davayla ilgilenmedikleri, “Toto” yöntemiyle davaları akışına bırakarak, sonucun istedikleri gibi çıkması halinde para aldıkları saptandı.  


1 günde izin belgesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin İDTM lehine vereceği karara hukuki zemin hazırlamak için, bir günde İDTM’ye fuarcılık izin belgesi düzenlenip dava dosyasına konuldu. Avukatlar Süleyman Balcı ve Necdet Okçu’nun “700 bin lira daha istendiği”ni iletmesi üzerine İDTM Yönetim Kurulu toplandı ve bankadan para çekilmesi kararı çıktı. Bu süreçte gelişmeye itiraz eden İDTM Genel Müdür Vekili Osman Orkun Bilgivar da istifa etti. 

İDTM’nin avukatı Süleyman Balcı ve İDTM Finans Sorumlusu Resul Dalkıran, Ankara’da görüştükleri avukat Necdet Okçu’ya paranın nasıl ödeneceğini de kararlaştırdı. İstanbul’dakiler, paranın, tahliye kararının onandığı 18 Kasım 2008’de elden ödendiğini sanırken, yapılan tespitlere göre bu para avukatlar arasında pay edildi. Tüm gelişmeleri belgelerle tespit eden müfettiş Kıvrıl, durumu Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ile Adalet Bakanı Şahin’e anlattı. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Başkanı Hasan Erdoğan da, 18 Şubat 2009’da yaş haddinden emekli oldu. Daire de, 5 Mayıs 2009’da, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin tahliye kararını bozdu. Böylece İDTM’nin CNR’ı tahliye umudu ortadan kalkarken, geriye halen süren rüşvet soruşturması kaldı.