Gündem

Rakel Dink: Karar Çutağımın doğum günü armağanı

Hrant Dink'in eşi, gözyaşları içinde yaptığı açıklamada AİHM'in verdiği kararın bir doğum günü hediyesi olduğunu belirtti.

14 Eylül 2010 03:00

T24 - Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, gözyaşları içinde yaptığı açıklamada AİHM'in verdiği kararın bir doğum günü hediyesi olduğunu belirterek "Yaşasaydı şu anda kesinlikle çok mutlu olurdu. Çünkü ülkesinden ayrılmak istiyordu" dedi.

Rakel Dink gözyaşlarıyla AİHM'in kararını değerlendirdi - VIDEO


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Hrant Dink davasında Türkiye'yi mahkum etmesinin ardından Dink ailesinden ilk tepki geldi.

Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, yarın Hrant Dink'in doğum günü olduğunu hatırlatarak kararın bir doğum günü hediyesi olduğunu söyledi. Zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan Rakel Dink, tazminatın üç ayrı eğitim kurumu arasında paylaştırılacağını duyurdu.

Rakel Dink, Agos Gazetesi önünde kameraların karşısına geçti ve şu açıklamayı yaptı:

"Türk düşmanı olduğu topluma inandırılmak istendi ve hayattayken en çok canını acıtan bu yaftanın üzerine yapıştırılma çabası oldu.

23 Ocak 2007’de cenazesinde yüzbinlerce insanın onunla ilgili vicdani kararını ilan etmesinden sonra AİHM’in bugünkü kararı onun haklılığının tescili oldu. Yarın Çutağımın doğum günü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin oy birliğiyle verdiği bu karar bir doğum günü hediyesi.

Aile olarak tazminatın tamamını bağış olarak üç kurumun arasında paylaştırılacağını duyurmak istiyoruz. Tazminat, Toplum Gönüllüleri Vakfı Hrant Dink Burs Fonu’na, Ermeni kültürünün yaygınlaştırılması için Getronagan Ermeni Lisesi ve Türkiye’deki Ermenistanlı göçmen çocuklarının eğitimlerine yardımcı olması için Gedikpaşa Proteston Kilisesi’ne bağışlanacaktır.

Çutağımın bugünü görmesine engel oldular ancak yaşasaydı şu anda kesinlikle çok mutlu olurdu. Çünkü ülkesinden ayrılmak istiyordu. Ama bir o kadar da üzüntülü olduğunu söylerdi Türkiye için. Çünkü her zaman ülkesiyle övünmek isterdi.

Bu kararın ardından Türkiye’de hukuki ve siyasi olarak çok şeyin değişeceğine inanmak istiyoruz. Umarız bugüne kadar ifade özgürlüğüyle ilgili veya cinayet soruşturmasında üzerine düşen hiçbir görevi onun övünebileceği şekilde yerine getirmeyen Türkiye devleti, bugünden sonra suçluyu aklayan suçsuzu mahkum eden bu tavrından vazgeçer ve toplumun bir vicdanına layık bir devlet gibi davranmanın ilk adımlarını atar.”


ETİKETLER

haber