Dünya

Putin'in tüplü televizyonu

Nufüs sayımı yapılırken görüntülenen Putin ve eşi Ludmilla Putin'den daha çok ön plana çıkan evleri oldu.

21 Ekim 2010 03:00

T24 - Nufüs sayımı yapılırken görüntülenen Putin ve eşi Ludmilla Putin'den daha çok ön plana çıkan evleri oldu. Mütevazı denilebilecek 77 metrekarelik evleri izleyenleri şaşırttı.


Gülin Yıldırım Kaya'nın HaberTürk'te yayımlanan haberi şöyle:


KİMİMİZ ilk çıktığı yıllarda borçlanıp harçlanıp aldık, kimimiz üst modelleri gelip fiyatlar düştükten sonra tamamladık ama zengini fakiri hemen hepimizin evinde artık son teknoloji televizyonları görmek mümkün. Hatta öyle gözümüz alışmış ki, koskoca Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in evinde çekilen bu fotoğrafı ve tüplü televizyonunu görünce “Acaba arşiv fotoğrafı mı?” diye de araştırma ihtiyacı hissettik. Sonuç: Fotoğraf güncel, Putin’in evinde, üstelik bu devirde, bildiğimiz tüplü televizyon var! Peki maddi imkânsızlıklarla açıklanması mümkün olmayan bu tercihin nedeni ne olabilir? Vladimir Putin cimri mi, yoksa mütevazı mı? Bir devlet başkanının evine tüplü TV yakışır mı? Bu örnek alınması gereken mi yoksa itibar zedeleyen bir fotoğraf mı? İşte farklı görüşler…


‘Ev kişisel mekândır genel geçer modernite algımızla yargılayamayız’


İç Mimar/ Endüstriyel Tasarımcı FERHAN EGEMEN OKUTUR:


EV, temel ihtiyaçları karşılamakla yükümlü bir mekân. Bunun üstüne koyacağımız her şey kişisel tercihimizdir. Bu tercihleri, güncel akımlar, akrabaların fikirleri ya da medya danışmanının kararları mı etkiliyor bilemeyiz, bu nedenle içinde bulunduğumuz dekorları genel geçer modernite algılarıyla yargılamak çok sağlıklı gelmiyor bana. Yine de fotoğraftaki mekânın biçim, renk ve dokularında, 20. yüzyıl sonunda ortalama bir evde yetişmiş herkese ulaşacak bir ipucu bulunabilir. Putin’in bu fotoğrafında yadırgamadan sadece içindekileri göreceğiniz, dikkat dağıtmayan, çoğunluğa hitap eden bir mekân var.


‘Tek boyutta televizyon gerçekten ironik!"


Gazete HABERTÜRK Teknoloji Editörü NECDET ÇALIŞKAN:


SİYASETÇİLER, hiç şüphesiz ki yaşadıkları toplumdan bağımsız düşünülemez. İçinde bulundukları toplumun tüketim kalıpları, aynı zamanda liderlerin de halkla ilişkiler alanı olarak değerlendirilir. Gandhi’nin çıkrık başındaki pozu ne ise Obama’nın elinden düşürmediği akıllı telefonu da topluma verdiği bir mesaj olarak algılanmalı. Vatandaşı son çıkan 3 boyutlu televizyonlarda seyredebileceği içeriği ararken, liderinin tek boyutta kalması, ironik olsa gerek. Uzay teknolojisi uzmanlığına sahip olan bir ülkede, özellikle 90’lı yıllardan sonra tüketime odaklanan halkının karşısına tüplü televizyon ile çıkan bir siyasi liderin davranışı, teknolojik trendleri analiz edebilen siyaset bilimcilerin tartışması gereken bir konu.


‘Siyaset biraz da görgü ister, tüplü televizyonu görünce şoke oldum’


Brigthwell Yönetim Kurulu Başkanı, Dünya Fütüristler Derneği Türkiye Onursal Başkanı ALPHAN MANAS:


BEN beni yöneten insanın zengin ve maddi gücü yüksek ve o maddi gücüne paralel olarak o yaşamın getirdiği bir mekânda yaşamasını isterim. Ben bunu mütevazılık olarak kabul etmiyorum, çünkü o yaşam yanında bir de görgüyü getiriyor. Şöyle bir örnek vereceğim: Dünyanın en önemli giyim markasını ya da mağaza zincirini Türkiye’ye getiriyorsunuz, Türkiye’deki satın alma elemanınıza öyle bir maaş  veriyorsunuz ama dünyadaki o pahalı markanın Türk halkına hangi modelleri ihraç edebileceğini anlayabilecek bir yapısı olmuyor. Bir yanı eksik kalıyor. Dolayısıyla verilen o fotoğrafın beni inanılmaz derecede şaşırttığını ve şoka soktuğunu söyleyebilirim.


‘Devleti yöneten çağa ayak uydurmalı’


Sabah Gazetesi Teknoloji Yazarı TİMUR SIRT:


“BİR siyasetçinin özel hayatında kullandığı cihazlar onun özelidir” denilebilir ama özellikle başbakanların, devlet başkanlarının aynı zamanda bir temsil tarafları olduğu unutulmamalı. Bu kişiler başkanlık yaptıkları toplumu temsil ettikleri için kullandıkları cihazlar, yeni projeler, yeniliklerle olan uyumlulukları önem taşıyor. Burada illa marka kullanmaktan bahsetmiyorum. Bu insanlardan temel beklenti, hem yeni çağın araçlarıyla uyum sağlayabilmeleri hem de genç kuşaklarla iletişim kurabilmeleri.
Teknolojiye olan yakınlıkları uzaklıkları, taşıdıkları temsil değerleri düşünülerek göz önüne alınmalı. “Genç kuşakla iletişimi tazelemek açısından bu konu büyük
önem taşıyor” diye düşünüyorum.


‘Rus rüyası bumu yani?’


Deulcom International Kurucusu BAYBARS ALTUNTAŞ:


OBAMA’da böyle tüplü TV göremezsiniz. Çünkü “Amerikan rüyası” diye bir konseptleri vardır, bütün dünya LCD’ye geçmişken liderinin evinde tüplü televizyonu kabul etmez. Bu kadar fazla vergi toplayıp liderine bir LCD alamayan mali yönetimi de eleştirmek lazım. Rus teknolojisi denilince akla en ileri teknoloji gelirdi, Ay’a ilk onlar insan gönderdi. Kalkıp da bugün tüplü televizyonu oraya koyarsanız ve “Evet budur Rus rüyası” derseniz buna kimse inanmaz.

ETİKETLER

haber