Dünya

Japonya, 170 bin kişiyi radyasyon kontrolünden geçti

Santrallar çevresinde yaşayan 170 bin kişi radyasyon kontrolünden geçirilerek tahliye edildi. 160 kişi sızan radyasyondan etkilendi.

14 Mart 2011 02:00

T24 - Japonya’daki Fukuşima nükleer santrallarında 3 reaktörde birden sızıntı tehlikesi başgösterdi. Önceki gün dış binası patlayan bir numaralı reaktörden sonra 3 numaralı reaktörde de benzer bir patlama gerçekleşmesi an meselesi. İkinci santraldaki alarm da nükleer tehlikeyi daha da artırdı. Santrallar çevresinde yaşayan 170 bin kişi radyasyon kontrolünden geçirilerek tahliye edildi. 160 kişi sızan radyasyondan etkilendi. 

NÜKLEER KÂBUS BÜYÜYOR

Deprem, tsunami ve nükleer felaketi bir arada yaşayan Japonya’da başkentin kuzeyindeki Fukuşimo Daiçi Nükleer Santralı’nda 3 reaktörde birden sızıntı tehlikesi başgösterdi. Hürriyet gazetesinde yer alan haber şöyle:

Önceki gün dış binası patlayan bir numaralı reaktörden sonra 3 numaralı reaktörde de benzer bir patlama gerçekleşmesi an meselesi. Fukuşima Daiçi Santralı’nın yakınındaki Fukuşima Daini Santralı’ndaki reaktörler de arıza alarmı verdi. İkinci santraldaki alarm nükleer tehlikeyi daha da artırdı. Santrallar çevresinde yaşayan 170 bin kişi radyasyon kontrolünden geçirilerek tahliye edildi. 160 kişi sızan radyasyondan etkilendi. Deniz kıyısında ve aralarında yakın mesafe bulunan 2 santralda de birden krizin çıkması Japonya dışındaki bölge ülkelerini de endişe sevketti. Önceki gün bir santralının dış binası havaya uçan Fukuşimo Daiçi’de Japon yetkililer kontrolü kaybetmek üzere. 


Reaktörler eriyor

Korkulan en büyük tehlike ise reaktörlerin içindeki reaksiyon halindeki uranyum çubuklarının çelikten yapılmış koruma kabuklarını eritmesi ve tonlarca radyoaktif maddenin yayılması. Dün arızalanan 3 numaralı reaktörün daha büyük bir tehlike içerdiği açıklandı. Yetkililer, diğer reaktörlerde uranyum çubuklarının reaksiyon halinde olduğunu ancak patlama aşamasına gelen 3 numaralı reaktörde ise hem uranyum hem de platonyumun bulunduğunu belirttiler. Nükleer enerjiden sorumlu Devlet Bakanı Yukio Edano, 3 numaralı santralda meydana gelmesi beklenen patlamanın da bir önceki patlama gibi hidrojenle soğutma çalışmalarından kaynaklanacağını belirtti. Edano, sızan radyasyon miktarının sınırlı olduğunu belirterek, halktan panik olmamalarını istedi ve ellerinden geleni yaptıklarını da belirtti. Bakan ayrıca, “Henüz reaktörlerde tam erime aşamasına gelmedik. Şu an için reaktörler içindeki ısıyı kontrol altında tutuyoruz” dedi. Santralları işleten TEPCO şirketi, en büyük sıkıntıların reaktörlerin soğutma sistemlerini çalıştıracak elektrik enerjisi olduğuna dikkat çekerek, soğutma işleminin dizel motorlarla sağlanan elektrikle yürütülmeye çalışıldığını açıkladı.


Giriş-çıkış yok

Bölgeye giriş çıkışı kapatan Japon yetkililer, reaktörler içindeki basıncı azaltabilmek için aralıklarla buharı havaya saldıklarını ve bu nedenle açığa radyasyon çıktığını itiraf etti. Yetkililer, son çare olarak reaktörlerin bulunduğu çelik konteynırların içine deniz suyu boşaltmaya başladı. 40 yıllık santraldaki reaktörlerin içine boşaltılan tuzlu suyun, uranyum çubukları soğusa bile aylarca reaktörler içinde kalacağı belirtiliyor. Gelişmeleri yakından takip eden Uluslararası Atom Enerji Ajansı ise 1’den 7’ye kadar olan nükleer tehlike uyarısını Japonya için şimdilik 4’te tutuyor. 


160 kişi hastanede

20 kilometre çapındaki bölgede halkı tahliye eden Japon ordusu, toplama merkezlerinde herkesi tek tek radyasyon ölçümünden geçiriyor. Şu ana kadar 160 kişide normalin üzerinde radyasyon tespit edildi. Yüksek oranda radyasyon bulunan kişiler hemen hastaneye kaldırıldı. Reaktörlerdeki soğutma çalışmasını yürüten ve özel koruyucu elbiseli 3 kişi de yoğun radyasyondan etkilendi. 3 kişinin durumlarının ağır olduğu belirtiliyor. Halka radyoaktif zehirlenmelere karşı etkili iyot tabletleri de dağıtılmaya devam ediyor. 


Nükleer korku: Ya magmaya sızarsa

Nükleer çekirdeğin yüksek ısısının önünde durabilecek şu andaki teknoloji ile hiçbir yöntem yoktur. Bir nükleer santralda sızıntı olması durumunda magmaya kadar önüne çıkan her şeyi eriteceği hesaplanır. Çin sendromu, adını ABD’deki bir nükleer santralda meydana gelebilecek nükleer sızıntının yerküreyi delip Çin’den çıkacağı korkusundan alır. Nükleer enerji kullanımının tehlikelerine dikkat çeken 1979 yapımı “The China Syndrome - Çin Sendromu” adlı filminin başrollerini Jack Lemmon, Jane Fonda ve Michael Douglas paylaşmıştı.. Alternatif enerji kaynakları hakkında raporlar hazırlayan gazeteci Kimberly Wells (Jane Fonda), nükleer santralda bir kazaya tanık oluyor. Kazayı halka bildirmek isteyen Wells, kendini komploların içinde bulunca, kazayı istemeyerek de olsa gizli tutmak zorunda kalıyor. 


Çernobil 7 Fukuşima 4

Japonya’daki deprem ve tsunami felaketinde Fukuşima bölgesindeki Dai-ichi Nükleer Güç Santralı’nın zarar görmesi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nu da (TAEK) alarma geçirdi. Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) ve Japon kaynaklardan gelen bilgileri derleyen TAEK uzmanları, gelişmeleri internet sitesinden paylaşmaya başladı. TAEK’in Japon bilimadamlarına dayandırdığı bilgiye göre, Daiçi Nükleer Güç Santralı’ndaki patlama Uluslararası Radyolojik Olay Ölçeği’nde 4. derece. Olayları 0 ile 7 arasında derecelendiren bilim adamları Çernobil’i 7. derece kabul ediyordu.  TAEK’in derlediği bilgilere göre deprem ve tsunamiden sonra santralde şunlar yaşandı: 

“İlk olarak santralın elektrikleri kesildi ve soğutma sistemi devre dışı kaldı. Dizel jeneratörler de tsunamiden etkilendiği için çalıştırılamadı. Kaynamalı su reaktörü tipinde 6 üniteye sahip olan nükleer güç santralında 1, 2 ve 3. üniteler işletmede, 4., 5., ve 6. üniteler ise periyodik bakımdaydı. Su devridaimi olmadığı için çalışan üniteler ısınmaya başladı. Birinci ünitede sıvı hidrojenle soğutma yapmaya çalışılırken koruma kabının dışında patlama meydana geldi. Reaktörün su sistemi devre dışı kaldı. Bu gelişme üzerine boron eklenmiş deniz suyuyla soğutma çalışmalarına başlandı.”  


Kasaba sular altında kaldı

Minamisanriku kasabası yerle bir oldu. Yetkililer 17 bin 500 kasabalıyı nereye yerleştireceklerini bilemiyor. Birçok mahalle resmen yok oldu. Endişe içimdeki insanlar isim listelerine bakıyor. Kimileri ağlıyor, fısıldaşıyor, birbirlerine sarılıyorlar. Kurtarma çalışmalarına katılan asker sayısı ise iki katına, yani 100 bine çıkarıldı. Çok sayıda uçak ve gemi felaketten en çok etkilenen kuzeydoğu bölgesine akıyor. 


Bir volkan eksikti

Deprem ve tsunaminin vurduğu Japonya’nın güneybatısındaki bir volkan da kül ve taş püskürttü. Kyuşu adasındaki 1420 metre yükseklikteki Şinmoedake volkanı, 52 yıl  sonra ilk kez Ocak’ta uyanmıştı. Kurtarma ekipleri başta Miyagei bölgesi olmak üzere yüzlerce kilometre uzunluğundaki kıyılarda kayıpları aramayı sürdürürken, hayatta kalan 380 bin kadar aç insan da yardımların henüz ulaşamadığı karanlıkta kalan acil yardım merkezlerinde toplandı. Ülkeyi depremin vurmasından sonra en az 1 milyon 400 bin hane susuz, yaklaşık 2.5 milyon hane de elektriksiz kaldı. 20 bin 820 ev ya yıkıldı ya da kullanılmaz hale geldi. Kırsal yerlerde etrafı suyla çevrili ulaşılamayan büyük alanlar bulunuyor. Tokyo Elektrik İdaresi, nükleer enerji santralları deprem ve tsunamide hasar gördüğü için aksayan elektrik üretimini dengelemek amacıyla başkent Tokyo ve diğer kentlerde elektrik kesintisi uygulayacak. 


Hükümete eleştiri 

İki yıla yakın Japonya’yı yöneten Naoto Kan hükümeti felaketi yönetiş biçimi dolayısıyla bütük eleştiriler alıyor. Asahi Gazetesi, “Kriz yönetimi tutarsız” başlığını atarken, bilgi alımının engellendiğini ve tahliye çalışmalarının çok yavaş yürüdüğünü yazdı. Hükümet ise yardım çalışmalarında yetersiz kalındığı suçlamalarına karşı bugün bütçeye ek ilaveler yapılmasını görüşecek. 


Tsunami siyahtı

İvate bölgesinde tamamen yerle bir olan bir köyden 75 yaşındaki Miçiko Yamada “Daha önce de tsunami oldu. Ama onlar küçüktü. Böyle bir şeyi kimse hayal bile edemezdi. Tsunami siyahtı ve gözlerimin önünde arabanın içinde sürüklenen yaşlı bir çift gördüm.”


Sanki  filmdeyim

Ibaraki bölgesinden 50 yaşındaki İçiro Sakamot “Bu bir rüya mı? Bazen bir filmdeymişim gibi hissediyorum. Ne zaman yalnız kalsam bu bir rüya mı diyerek yanağıma çimdik atıyorum.” 


15 km ötede evinin çatısında 

Yetkililer Fukuşima bölgesi sahilinden 15 kilometre açıkta 60 yaşındaki bir adamı evinin çatısında yüzerken buldu. Tsunami sırasında Futaba kasabasındaki evinin çatısına çıkan Hiromitsu Şinkawa adlı depremzede kurtarma ekipleri tarafından kurtarıldı. Yaşlı adamın durumu iyi. Görevliler ve halk suyla kaplı yıkıntılar arasında botlarla ceset arıyor.

Ne yağma, ne kavga

Geleneksel olarak zaten disiplinli olan Japon halkı tarihinin en büyük deprem felaketi sonrası örnek bir metanet sergiliyor. Depremin kuzeydoğu kıyılarını vurmasından iki gün sonra, milyonlarca kişi makarna ve pirinç yiyerek ayakta kalmaya çalışıyor. Su ve elektrik sıkıntısı had safhada. İletişimde sorunlar yaşanıyor. Hastaneler tıklım tıklım. Koridorlarda bile yaralılar yatıyor. Buna rağmen Japon halkı ne marketlerde ne de barınaklarda hiçbir olay çıkarmıyor, düzenini bozmuyor. Barınaklarda kalan 300 bin insandan bir çoğu birbirlerine sarılarak ağlıyor. Binlerce insan dün geceyi de battaniyelere sarılarak geçirdi. Depremin yerle bir ettiği Rikuzentakata kentinde ayakta kalan bir-iki binadan olan okula sığınan 1000 kişi bir aile gibi hareket ederken, Japon dayanışmasının örneğini gösterdi. Çocuklar, kadınlar ve yaşlılar sobaların başına geçirildi. Yiyecek ve battaniye dağıtımında öncelik onlara verildi. 

Savaştan bu yana en kötü durumdayız 

Deprem, tsunami ve bütün bunlardan sonra bir de nükleer krizin vurduğu Japonya kan ağlıyor. Televizyondan dün halka hitap eden Başbakan Naoto Kan, “Deprem, tsunami ve nükleer tesislerin mevcut durumu nedeniyle İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ciddi krizi, en kötü durumu yaşıyoruz. Biz Japonların bu krizi atlatıp atlatamayacağı bize bağlı. Şuna yürekten inanıyorum ki bu büyük deprem ve tsunamiyi birlikte üstesinden gelebiliriz” dedi. Başbakan Kan, bugünden itibaren dönüşümlü olarak büyük elektrik kesintilerinin yakında olduğunu da duyurdu. Buna bağlı olarak su ve doğalgaz hizmetleri de aksayacak.


Kızılay facia bölgesinde 

Japonya’nın başkenti Tokyo’da bulunan Türk gazetecileri ile Kızılay ekibi, depremin meydana geldiği Sendai kentine ulaştı. Vatandaşlardan Soydan Selamet, bölgede yaşayan Türklerin zarar görmediğini, ancak tanıdıkları iki kişiyle henüz bağlantı kuramadıklarını anlattı. Kızılay’ın öncü ekibi, ihtiyaçları yerinde belirlemeye çalışacak.

- BM yardım çalışmalarını koordine etmek için bir grup gönderdi.
- ABD’nin nükleer güçle çalışan USS Ronald Reagan uçak gemisi yardım için Japonya’ya geldi. Amerikan askerleri de yardım çalışmalarına katılacak. Amerikan Uluslararası Kalkınma Ajansı 150 kişiden oluşan iki kent arama ve kurtarma ekibini gönderdi. ABD’den iki nükleer reaktör uzmanı Fukuşima’daki arızaya yardım edecek.
Arama köpekleri yolda
- Güney Kore 2 arama köpeği ve 5 görevli gönderdi. Japonya isterse 200 kişi daha gönderecek.
- Fransa 100 sivil güvenlik uzmanı, 5 itfaiye görevlisi, 49 ton malzeme ve 12 köpek gönderiyor.
- Çin: 15 kişilik bir yardım ekibi gönderdi.
- İsviçre: 25 kişilik kurtarma ve tıbbi yardım ekibi, 9 köpek gönderiyor.
- İngiltere: 63 arama-kurtarma ekibi ve 2 köpeğin yanısıra 11 ton ağır malzeme.
- Tayland: 165 bin dolar gönderdi.





ETİKETLER

haber