Gündem

İşte polis raporundaki Zahid Akman

Almanya’daki Deniz Feneri e.V. davasına konu olan soruşturma raporunda, Akman’la ilgili olarak yedi sayfa yer alıyor.

18 Şubat 2009 02:00


Almanya’daki Deniz Feneri e.V. davasına konu olan soruşturma raporunda, RTÜK Başkanı Zahid Akman’la ilgili olarak yedi sayfa yer alıyor. Raporda, ‘Akman’ın AKP tarafından RTÜK Başkanlığı’na atandığına’ dikkat çekiliyor

Frankfurt Bölge Mahkemesi, Almanya tarihinin en büyük bağış dolandırıcılığı olan Deniz Feneri e.V. davasına adı karışan RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın peşini bırakmıyor. Milliyet’in ele geçirdiği soruşturma raporunda Akman’la ilgi olarak yedi sayfa bilgi ve suçlamalar yer aldı.
14 kişilik özel soruşturma ekibinin, “Ağır dolandırıcılık, kara para aklama, vergi ve sosyal prim kaçırma” başlığıyla verdiği raporda, ‘Akman’ın AKP tarafından RTÜK Başkanlığı’na atandığına’ dikkat çekiliyor, kuryelikleri, Almanya ve Türkiye’deki şirket ortaklık, iştirak ve yöneticilikleri anlatılıyor.

Türkiye kamuoyundaki yoğun eleştiriye rağmen görevden alınmayan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın izin vermemesi nedeniyle hakkında işlem yapılamayan Zahid Akman hakkında, Almanya’da halen 2 ayrı soruşturma yürütülüyor.

2008 tarihli soruşturma raporunun Frankfurt Bölge Mahkemesi’ne sunulmasından sonra hukuken 17 Eylül 2008’de kesinleşmiş olan Deniz Feneri e.V. kararında, adı yöneticiler arasında geçen RTÜK Başkanı Dr. Aykut Zahid Akman’a ilişkin veriler, “Deniz Feneri’nde 2. dalga” denilen diğer bir soruşturma ile OFWeG Kooperatifi dolandırıcılığı soruşturmalarında kullanılıyor. Frankfurt Savcılığı önümüzdeki aylarda, bu soruşturmalarla ilgili olarak dava açılması için başvuruda bulunacak.

Ticaretle ilişkisi şaşırttı

Frankfurt Emniyeti Mali Şube (K 31) Başkomiseri Alexander Böhm imzalı 405 sayfalık soruşturma dosyasında, “Türkiye’nin RTÜK Başkanı’nın, Almanya’da radyo televizyon faaliyeti dışındaki birçok sermaye şirketi ve kooperatifle ne işi olduğu” sorusu gündeme getiriliyor.
Dr. Aykut Zahid Akman’ın 17 Temmuz 2005’te AKP’nin önerisiyle RTÜK Başkanlığı’na atandığı anımsatılan soruşturma raporunda, zanlılar Firdevsi Ermiş, Gökhan Gürbüz, Mehmet Taşkan ile tanıklar Abdurrahim Vural ve Yusuf Kara’nın ifadelerine dayanılarak, “Dr. Akman’ın Deniz Feneri bağlantılı şirketler hiyerarşisinde üst sırada görüldüğü, şirketlerin işleri ve özel nedenlerle 2003-2005 yılları arasında sık sık Almanya’ya geldiği” bilgisine yer veriliyor.

Almanya’ya uğramaz oldu’

Dr. Akman’ın Deniz Feneri e.V.’den 5 yıl 10 ay hapis cezası alan Mehmet Gürhan’ın Flörsheim’deki müstakil evinde ikamet eder göründüğü ve bir dönem Euro 7 şirketinin müdürü sıfatıyla alabildiği Almanya’da ikamet iznini uzatmadığı belirtilen soruşturma raporunda, Aykut Zahid Akman’ın Almanya’daki şirket ortaklıkları ve para kuryeliği anlatılıyor. Raporun 176. sayfasında, Zahid Akman’ın gayrı resmi (çifte) muhasebe kayıtlarına göre 2003-2005 yılları arasında kısmen Kanal 7 Başkanı Zekeriya Karaman ile birlikte 8 ayrı partide, toplam 1 milyon 278 bin euro nakit para taşıdığı belirtiliyor.

25 Nisan 2007 tarihinde Dr. Akman’ın resmen kayıtlı bulunduğu Flörsheim’deki eve polis baskını yapılmış ancak, evde Akman yerine yine Kanal 7 Int televizyonunda çalışan spiker Bülent Över’in ailesiyle kaldığı belirlenmişti.

Dr. Aykut Zahid Akman, halen devam eden soruşturmalardan dolayı gözaltına alınma tehlikesi bulunduğundan, daha önce sık sık geldiği Almanya’ya iki yıldır hiç uğramıyor.

ETİKETLER

haber