Ekonomi

Herkes iş ararken onlar sürekli aranıyor

Tekstilin overlokçu gibi sürekli aranan elemanları, sık iş değiştiriyor, ağır şartlarda, az paraya, sigortasız çalışıyor.

24 Ağustos 2008 03:00

Küçük ilanlara bakan herkesin dikkatini çekmiştir. Birileri sürekli "son ütücü" yahut "overlokçu, regulacı, reşmeci, polimarkçı, ortacı, makastar" arar. Kimdir bu insanlar? Ne iş yaparlar? Niye herkes iş ararken, işveren sürekli onları arar da bir türlü bulamaz? Aslında neden belli: Düşük ücretlerle, genelde sigortasız çalışan bu insanlar sürekli oradan oraya savruluyorlar.

Son ütücüler, overlokçular, reşmeciler, ortacılar, polimarkçılar, regulacılar, bant şefleri... onlar iş ilanlarının vazgeçilmezleri. Bu ülkede bir türlü son ütücü yahut overlokçu bulunamadığından mıdır, yoksa düşük maaş ve sigortaları yapılmadığı için oradan oraya koştuklarından mıdır, küçük ilanların başrol oyuncuları konumundadırlar hep. Herkes iş ararken onlar sürekli aranırlar. Hiçbir zaman bulunamazlar. Pek çok kişi bu insanların ne iş yaptığını bilmez, ama iyi para kazandıklarını düşünürler. Ne de olsa aranıp da bir türlü bulunamayan mesleklerin mensupladırlar.

Örneğin son ütücüler tekstil piyasasının en çok aranan elemanlarındandır. Görevleri ürünün paketlenmeden önce son ütüsünü yapmaktır. Üründe varsa hataları görüp geri gönderirler. Ürüne son şeklini veren (ve son kalite kontrolünü yapan) son ütücüler olduğu için yaptıkları iş şüphesiz çok önemli. Onlar ürüne estetik katan insanlardır aslında, ne der meşhur halk deyişi? "Elbiseyi gösteren ütüdür." Bütün gün ayakta ve sıcakta çalıştıklarından yaptıkları iş çok zordur. Kadınlar sıcak ve ayakta çalışmaya dayanamadıkları, sık sık düşüp bayıldıkları için bu işi genelde erkekler yapar. Sürekli aranmalarına gelince, 11 yıllık son ütücü Yasin Polat, "Son ütücüler maaşa göre yer değiştiriyorlar, zam ayından bir ay önce başlıyorlar iş değiştirmeye. Firmada zamların durumuna göre herkes bir yol belirliyor kendine" diye özetliyor durumu.

İş ilanlarının bir diğer aktörü de overlokçulardır. Overlok İngilizceden Türkçeye geçmiş bir sözcük, orjinali overlock, yani "üstünden alıp kilitlemek" diye tekstil sektörüne uyarlanabilinir. Overlokçular omuz çatan, yaka takan kişiler, diğer bir ifadeyle parçaları birleştirenler, dikenler. Parmakları ince olduğu ve daha seri hareket ettikleri için overlokta daha çok kadınlar tercih ediliyor. Reşmeciler, remayözcüler de dikiş diken kişiler. Overlokçusu, remayözcüsü, reşmecisi aslında hep dikiş diken kişiler ama sadece dikiş türleri farklı; isimleri ise kullandıkları makinelerden geliyor.

Ortacılar ise makinelerden çıkan işleri toplayıp yapılacak şeyleri işaretleyen kişiler. Ortacılık çekirdekten yetişmek için ideal. Ortacılar makineler paydos ettiğinde makinenin başına geçip, dikiş dikmeyi, iplik takmayı öğrenirler. Daha sonra da ortacılıktan makineciliğe geçerler.

Konfeksiyondaki en popüler meslek gruplarından biri ve tabii aynı zamanda en çok arananlardan biri de komplecilerdir. Kompleciler overlokundan reşmesine, singerinden kroşetasına, zigzag makinesine kadar tüm makineleri bilirler ve joker eleman gibi hangi makinede iş varsa onu yaparlar. Maaşları ortalama 900 YTL civarındadır.

Model makineleri kullananlar ise en yüksek maaşları alırlar, bu işin "beyni" olarak tabir edilirler. Müşteriden gelen çizime göre modeli alıp diker, şeklini verirler, ürün müşteriye geri gider, müşteri beğenirse siparişi verir. Maaşları 1.200 YTL civarındadır.

Hey Tekstil’in Güneşli’deki tesislerini gezip, bu adını çok duyduğumuz ama ne iş yaptığını bilmediğimiz çalışanlardan bizlere işlerini anlatmalarını istedik. Pek çoğu ilkokul mezunu, okumadıkları veya okuyamadıkları için küçük yaşta tekstil işine girmişler; birçoğu bu sektörde nasıl olsa hep iş var diye tekstili ve konfeksiyonu tercih etmişler. İşlerini seviyorlar, ne iş yaptıklarını soranlara elbiselerinin üstündeki dikişleri veya kesimleri, etiketleri gösterip "işte bunları biz yapıyoruz" diyorlar.

Overlokçular ücret farkından yer değiştiriyor

Gülüş Aydın (25) ortaokul mezunu. Daha önce başka bir konfeksiyon atölyesinde "ortacı" olarak çalışıyordu. 10 senedir overlokçuluk yapıyor. Yani yaka takıyor, kol takıyor, omuz çatıyor. "Singerciden farkımız singerci tek dikiş yapar, overlok ise örgülüdür" diyor. Overlokta daha başarılı bulunduğu için bu işi genelde kadınlar yapıyor. Parmakları daha ince olduğundan ve daha seri hareket ettiklerinden bir kadın saatte 100-150 kol takabiliyor. Günde 1.500-3.000 arası kol takan kadınlar var. Gülüş Aydın, overlokçu olarak çok rahat ettiğini söylüyor. Neden overlokçular sürekli aranıyor, diye sorduğumuzda ücretlerin bunda rol oynadığını söylüyor: "Atölyelerde overlokçular sürekli iş değiştirirler. Küçük ücret farklarından başka bir yere gidebiliyorlar." Sektörde bir overlokçu 330 milyon ila 850 milyon arasında kazanıyor.

Atölyede iş son ütücüde bitiyor

Yasin Polat (35) ilkokul mezunu. Askerden geldikten sonra bir arkadaşı vasıtasıyla son ütücü olarak iş bulmuş kendine. Neden son ütücü olduğunu "Askerden geldik, mesleğimiz de yoktu, öğretim durumu da belli zaten" diye özetliyor. 11 yıllık son ütücü Yasin Polat, kendisine gelen giysileri ütüleyip, en son şeklini verip, paketlemeye hazır hale getiriyor. Yani giysilere müşterinin giyeceği son şekli veriyor. Ütüyü yaparken, ölçü, dikiş hatalarını da kontrol edip, gerektiğinde tekrar yapılması için geri gönderiyor. İşinin en zor tarafının aşırı sıcakta ve sürekli ayakta çalışmak olduğunu söylüyor. Yaptığı işin önemimin farkında, "Bizden çıkan direkt müşteriye gidiyor. Müşteri baktığında işi beğenmeli, ölçü olarak vs herşey bizde bitiyor, bizden sonrası yok artık. Bizden sonrası sizin üzerinizde giyilen elbise" diyor. Piyasada iyi bir son ütücü ortalama 800-900 YTL civarında para kazanıyor.

İyi bir makastar titiz olmalı

Ömer Faruk Uzun (41) ilkokul mezunu. Daha önce uzun yıllar mobilya sektöründe çalıştıktan sonra "Her zaman iş bulurum, hiçbir zaman işsiz kalmam" düşüncesiyle tekstil sektörüne geçiş yapmış. 13 yıldır makastar olarak çalışıyor. İşini severek yapıyor, emekliliğine kadar da bu işi yapmak istiyor. O gelen kumaşın model kalıplarına göre kesimlerini yapıyor. İşin inceliklerini anlatırken "Mümkün olduğu kadar dikkat isteyen bir iş, titiz olmak gerek, dikkat ettikten sonra problem yok" diyor. İyi bir makastar ortalama 1.300 YTL civarında maaş alıyor.

Polimarkçı, ne demek bilmiyorlar

Celal Sevim (33) ilkokul mezunu. 2000’de tekstil sektörüne "lekeci" olarak girmiş, yani gelen işlerin lekelerini çıkararak başlamış işe. Oradan baskıya geçmiş, daha sonra da polimark şefi olmuş. Polimarkçılar diğer adıyla polimark baskıcıları ürünlerin etiketlerini dikiyorlar. Bu işi severek yaptıklarını söyleyen Sevim, iyi bir polimarkçının günde ortalama 1.000 adet pantolon veya, 750 adet tişört yapabildiğini söylüyor. O yaptığı işi bir eğlence olarak görüyor, ama bırakın meslek dışı insanları, firma çalışanları bile polimarkçı deyince ne iş yaptıklarını anlamıyorlarmış. İyi bir polimarkçı ayda ortalama 800 YTL kazanıyor.

Önce ortacı oldu sonra regulacı

Yılmaz Yaka (30) ortaokul mezunu. Daha önce Antalya’da bir restoranda garsonluk yapıyordu. 1995’te İstanbul’a gelince tekstil sektöründe çalışmaya başladı. İşe ilk olarak ortacı olarak başladı yani makinelerden çıkan işleri toplayıp, onlara cebi takılacak, etiketi takılacak gibisinde işaretler koyuyordu. 5 yıl boyunca ortacılık yaptıktan sonra regulacı oldu, yani ürünlerin ölçülerini yapıp, artılarını makasla kesme işlemi. İki yıldır regulacı olarak çalışıyor. Bir regulacı asgari ücret alıyor.

Reşmeyi göstererek anlatıyorum

Veli Yalçın (34) ortaokuldan terk. Okulu bırakınca bir konfeksiyon atölyesinde ortacı olarak çalışmaya başlamış. "Ortacılık çekirdektir, önce ortacı olup ne iş yapıldığını öğreneceksin" diyor. Ortacı olarak başlayanlar makineden çıkan işleri topluyorlar, paydoslarda makinenin başına oturup dikiş dikmeyi, iplik takmayı öğreniyorlar. Yalçın, 3 ay ortacılık yaptıktan sonra iç çamaşırı atölyesinde çalıştığı dönemde basit bir makinenin başına geçmiş. 20 yıldır reşmecilik yapıyor, yani dikiş dikiyor. Yalçın, "Bu işe 13-15 yaşında girenler daha çabuk kavrıyorlar, parmaklarını daha iyi kullanıyorlar " diyor. İyi bir reşmeci günde ortalama 1.000 adet parça dikiyor. Piyasadaki ortalama aylık kazanç ise 600-900 YTL civarında.

(Hürriyet İK- 24 Ağustos 2008)

ETİKETLER

haber