Gündem

HDP Eş Genel Başkanı Temelli: Demokratik zemini terk etmeyeceğiz; hesabını soracağız

"Tüm Türkiye'ye sesleniyoruz: İradelere sahip çıkma zamanıdır; gelin bu soysuz siyasete beraber karşı çıkalım"

19 Ağustos 2019 13:09

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyım atanmalarına tepki gösterdi. Demokratik yöntemlerden ayrılmayacaklarını ve demokrasi mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini vurgulayan Temelli, "Demokrasiden yana, demokratik siyasetten yana inisiyatif alma zamanıdır. Halkların iradesine sahip çıkma zamanıdır; gelin bu soysuz siyasete karşı hep birlikte yan yana duralım" çağrısında bulundu.

Temelli, "Biz demokrasi mücadelesinin peşindeyiz.Mutlaka ve mutlaka bu iktidarın yaptıklarından hesap soracağız. Şimdi demokratik siyaset zemininde buluşma zamanıdır. Asla bu zemini terk etmeyeceğiz. Demokratik siyaset içinde kalarak meşru mücadele hakkımızı kullanacağız.  Demokrasi mücadele ile kazanılacak. Demokrasiyi birilerinden beklemeyeceğiz. Kaybettiler, yine kaybedecekler. Kazandık yine kazanacağız!" dedi. 

Öte yandan kayyım atamaları sonrası Halkevleri, İHD, KESK ve Mazlumder heyetleri HDP Genel Merkezi'ni ziyaret ederek, Sezai Temelli ile bir görüşme gerçekleştirdi.

Temelli'nin açıklamarından satır başları şöyle:

Bu sabah yine kara bir güne uyandık. Maalesef bu hükümet, AKP-MHP bloğu Türkiye tarihine kara bir sayfa, bir utanç sayfası daha ekledi. 19 Ağustos Türkiye tarihine yeni bir sivil darbe ile geçti. Bu sabah kalktığımızda üç büyükşehir belediye başkanımız görevden alındı ve yerlerine kayyım atandır. Kayyımsız ülkeyi yönetemeyecek hale gelmiş bu iktidar siyaseten “ben acze düştüm yönetemiyorum artık” diyor. Evet yönetemiyor ve kendi meşruiyetlerini yitirdikçe de tüm Türkiye halklarına şiddeti, baskıyı, kayyım rejimini dayatmaya devam ediyorlar.

Kendi meşruiyetini kaybettikçe tüm Türkiye halklarına, kayyum rejimini dayatmaya devam ediyor. 19 Ağustos sivil darbesi, 12 Eylül darbe geleneğinin devamıdır. Uzun süre OHAL rejimi altında yaşadık. KHK ile ihreç edilenler, kayyumlar, demokratik siyasetin tasfiyesi, eş genel başkan arkadaşlarımızın tutuklanması gibi... Bu OHAL rejiminin üzerinde iktidarlarını şekillendirenler Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin dayatırken şimdi de örtülü bir OHAL rejimi dayatırlar. Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo rejimin kendisini deşifre etmesidir. Bugün halk iradesine sahip çıkmaya devam ediyor. Belediyelerine sahip çıkmaya devam ediyor ama Diyarbakır sokaklarında şiddet ve zulüm vardır. İradesine sahip çıkan halka TOMA'larla gazlarla saldıran bir devlet vardır. Devlet hukukunu yitirmiştir. Devlet anaysal bir devlet olmaktan uzaklaşmıştır. Yerel yönetimlerde iktidara gelmemizi içine sinderemeyen iktidar, yerel ynetimler yoluyla demokrasi beklentisini açığa çıkaran HDP'ye saldırılarına ara vermiyor. 

Yüzlerce arkadaşımızı gözaltına aldılar. Cezaevlerindeki 5 bin arkadaşımızda olduğu gibi gözaltına alınan arkadaşlarımızın da bir suçu yok. Uydurulmuş, hukuken karşılığı olmayan bir gerekçe metni ile belediye başkanlarımız görevden alındı. Bu kayyumcu, yönetemez hale gelmiş zihniyet, hukuen siyaseten meşruiyetini yitirmiştir. Tüm yerel yönetimlerde ve meşru demokratik zeminlerde demokrasi mücadelesine devam edeceğimizin altını çizmek istiyorum. OHAL döneminde hukuku yok saydılar kendi yasalarını yok saydılar. OHAL döneminde demokratik siyaseti tasfiye etmeye çalıştılar. Kayyumlar eliyle bölge ekonomisi çökerttiler. Adeta bir yağma talan düzeni kurdular. Şimdi aynı talana ve yağmaya sahip çıktıklarını gösteriyorlar.

Üç belediye başkanımız görevden alındı, yerlerine kayyum atandı. Bu saldırı sadece HDP’li belediyelere yönelik değil, bu saldırı Türkiye halklarına bir saldırıdır. Bu saldırı demokraside buluşmuş insanlara bir saldırıdır. Alınanlar Diyarbakır, Van, Mardin belediye başkanıdır ama saldırı İstanbul'adır, İzmir'edir,  Adana'yadır, Mersin'edir, Ordu'yadır...

Tüm Türkiye'ye sesleniyoruz: Demokrasiden yana, demokratik siyasetten yana inisiyatif alma zamanıdır. Halkların iradesine sahip çıkma zamanıdır; gelin bu soysuz siyasete karşı hep birlikte yan yana duralım. Gelin, demokratik siyaset zemininde geçmişte olduğu gibi yine buluşalım. Nasıl 31 Mart seçimlerinden sonra belediye başkanlarına mazbatalarını vermediler, hileyi sandığa karıştırdılar hatta hızlarını alamadılar İstanbul'a kayyım atadılar ama nasıl ki tüm bu uygulamalara 23 Haziran'da sadıkta hep beraber demokrasi zemininde buluşarak vermişsek yine vereceğiz. Demokrasilerde ilk önemli adım sandıktır. 

Bu iktidar demokrasiden kaçıyor. Ama biz demokrasi mücadelesinin peşindeyiz.Mutlaka ve mutlaka bu iktidarın yaptıklarından hesap soracağız. Şimdi demokratik siyaset zemininde buluşma zamanıdır. Asla bu zemini terk etmeyeceğiz. Demokratik siyaset içinde kalarak meşru mücadele hakkımızı kullanacağız.  Demokrasi mücadele ile kazanılacak. Demokrasiyi birilerinden beklemeyeceğiz. Kaybettiler, yine kaybedecekler. Kazandık yine kazanacağız!

Atatürk fotoğrafının yerine Erdoğan fotoğrafının asılması

Kayyumlar talimatla hareket eden atanmış kişilerdir. Kendilerini oraya atayanın fotoğrafını asarak biat etmişlerdir. Orada halkın iradesi yoktur. 

Türkiye Kürt meselesini çözmeden demokrasi meselesini çözemiyor. Demokrasi zeminnide buluşmak bu açıdan önemli. Çözümsüzlüğün kaynağı Kürt meselesine olan yaklaşımdır. Bugün Kürt illerine yönelik bu hamlenin nedenini görmek mümkündür. Ya demokrasiden yanasınızdır ya karşısınızdır.