Gündem

HDP'den, Özhaseki'nin "kamu kaynaklarını belirli gruplar çıkarında kullandığı" iddialarına ilişkin soru önergesi

cemaatlerin çıkarları doğrultusunda kullanıldığı iddialarına ilişkin soru önergesi

14 Mart 2019 16:28

Halkların Demokratik Partisi Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, "belediyeler yoluyla kamu kaynaklarının belli gruplar ve cemaatlerin çıkarları doğrultusunda kullanıldığı" iddialarına ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle bir soru önergesi verdi.

Kerestecioğlu ayrıca, “Aslında üretmeyen bir toplum haline gelmek, insanların en büyük şikayeti. Yoksa insanlar beka diye bir şeyden haberdar değiller. Zaten böyle bir şey olmadığı için bu söylem var. Pahalılıktan, öfke dilinden şikayet var. Pahalılıktan, öfke dilinden şikayet var.” dedi.

T24’e seçim kampanyasını ve çalışmalarını değerlendiren Kerestecioğlu, sonuçlara ilişkin tahmin yapmaktan kaçınırken “Bir tahminde bulanamayacağım. Ben elimden geleni yapıyorum. Belediye meclisleri için herkesin oy kullanmasını istiyorum. Bunu yapın diyorum. Sonucu bilemem, herkese başarılar. Siyasetin öfke dilinden herkesin burasına geldi ve kurtulması gerekiyor. Ama kayyımların olduğu yerde belediyeleri kayyumlardan alacağız.”  Diye konuştu.

“Çankaya’da yeşil alan yüzde 30”

Kerestecioğlu, Çankaya’daki yeşil alanların yüzde 30 olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Benim şaşırdığım ve gerçekten beni etkileyen şeylerden biri de bu oldu. Çankaya’da özellikle yeşil alanların, kullanılabilir yeşil alanların, imar açılmaması gereken, gerçekten elden çıkarılmaması gereken, tarıma elverişli alanların yüzde 30’u bulması. Bundan sonra bu alanlar imara açılmazsa, buralarda hakikaten kent bostanları da kurulur, tarım da yapılır ve bu beni etkiledi. Sadece Çankaya’da bile bu kadar alanın olması. Bunun dışında, Ankara’nın tamamında daha da fazla bir alan var. Ankara kendi kendine yeten bir şehir olabilir. Kent bostanlarından kent demokrasisine sloganını söylerken bunu söylüyorum.  20 tarım ürününde en önde gelen bir şehir olan Ankara’da bu ürünleri yetiştirebilmek ve bunu daha fazla pazarlayabilmek ve üreticiden tüketiciye bir gıda zinciri kurabilmek mümkün.”

“Belediye Meclislerine oy istiyoruz”

Kerestecioğlu, belediye meclisleri için oy kullanılmasına önem verdiklerini söyledi. Kerestecioğlu, şunları söyledi:

“Belediye meclislerine girmezseniz, denetim olmaz. Şeffaflığı sağlayamazsınız.  Her kesimden insanın olması lazım. Hangi parti olursa olsun aslında bir rant sözkonusu olduğunda anlaşabiliyorlar. İşte buna da son verecek olan belediye meclislerine girecek olan idealist insanlar, kadınlar.. Bu görüşün de karşılık bulduğunu görüyorum. İnsanlar memnuniyetsizlerini dile getiriyorlar. Seçeneksiz kalmak bu da doğru siyaset değil. Kadınları gerçekten aslında Ankara’da eskiden de bir kadın hareketi vardı. 80’li yıllarda ben İstanbul’da kadın hareketi içinden geliyorum. O zamanlar onun muadili Ankara’da yeşermişti fakat Ankara’nın birçok anlamda siyaseten gerçekten demokrasi sonuçsuz bırakılması, nefes alamaz kent olması biraz kadınları da sol kesimi de nefessiz bıraktı. Gerçekten bunun sıkıntılarını görebiliyorsunuz. Biz o yüzden kent bostanlarından kent demokrasisine gerçekten Çankaya’da ve genel olarak Ankara’da bir kent demokrasisinin yeşermesi lazım. “

Kerestecioğlu'nun sunduğu önergenin tam metni şöyle:

Son 10 yıl içinde hazineye ve belediyelere ait arazilerin, emlak ve benzeri kamu kaynaklarının iktidara yakın cemaatlere ayrıcalık ve kaynak sağlamak üzere kullanıldığı, kiralandığı ya da satışının yapıldığı pek çok yolla gündeme gelmiştir. Yalnızca meslek odalarının ya da Sayıştay’ın hazırladığı raporlar ya da ilgili davalar değil, bizzat Ak Parti hükümetlerinde görev yapmış kişiler, eski AK Parti belediye başkanları da bunun rutine dönmüş bir uygulama olduğunu açıklamalarıyla doğrulamaktadır.

(…) 2002 yılından beri iktidar görevini yürüten ve yıllardır çok sayıda Belediye’nin de yönetimini elinde bulunduran iktidar partisinde önemli mevkilerde bulunmuş, Kayseri Belediye Başkanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevlerini yürütmüş, şu anda da AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Mehmet Özhaseki’nin açıklamaları ise iktidar partisine ait belediyelerde yıllardır bu durumun bir kural haline geldiği gerçeğini vahim bir şekilde gözler önüne sermektedir.  

(…) Özhaseki; 11 Mart 2019 tarihinde, HaberTürk televizyonunda kendisine gelen "Siz hiç FETÖ'ye sempatiyle baktınız mı?" sorusuna yanıt olarak, iktidar partisi ile Gülen cemaatinin arası bozulmadan ve 15 Temmuz’dan önceki döneme işaret ederek “21 yıl belediye başkanlığımda bir metrekare arsa vermeyen ender bir, iki tane belediye başkanlarından biri benim. Bir metrekare vermedim.” demiştir. Kendisinin aday olmadan önce Ak Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüğü de hesaba katıldığında sözlerinin yalnızca bir seçim propagandasından ibaret olmadığı da anlaşılmaktadır. AK Parti’nin 2014 yılında 18’i büyükşehir olmak üzere tüm belediyelerin yüzde 59,07’sini; 2009 seçimlerinde 10’u büyükşehir olmak üzere tüm belediyelerin yüzde 57,6’sını; 2004 seçimlerinde 12’si büyükşehir olmak üzere tüm belediyelerin yüzde 54,9’unu yönettiği düşünülürse, Türkiye’deki belediyelerin yarısında doğrudan cemaatlere kaynak aktarıldığı vahim sonucu ortaya çıkmaktadır.

Bu bağlamda;

1- Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki’nin açıklamaları ve bazı iktidar temsilcilerinin önceki açıklamalarını dikkate alarak belediyeler yoluyla kamu kaynaklarının belli gruplar ve cemaatlerin çıkarları doğrultusunda kullanıldığı iddialarının soruşturulması için bir girişiminiz olacak mıdır?