Gündem

Halkın TKP'si Genel Başkanı Erkan Baş: Gezi'den bu yana özlediğimiz Türkiye’ye ulaşmak için yürüyoruz

"Bir partinin genel başkanının tutuklandığı bir tablo yaşıyoruz"

28 Haziran 2017 19:44

Haziran Hareketi yürütme kurulu üyesi ve Halkın Türkiye Komünist Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanması sonrası başlatılan "adalet yürüyüşü"nün on dördüncü gününde korteje katıldı.

MİT TIR'ları davası kapsamında 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Berberoğlu, mahkeme salonunda tutuklanmıştı. 

"Türkiye’yi artık bu gerici iktidardan kurtaracak adımları planlamak gerekiyor. Halkın birliğini sağlamak gerekiyor" diyen Baş, sözlerinin devamında şunları kaydetti: 

"Gezi direnişinden bu yana Türkiye’de hep yürüyoruz. Aynı talepler için, aynı idealler için, aynı özlediğimiz Türkiye’ye ulaşmak için yürüyoruz. Bu çeşitli zamanlarda  çeşitli biçimlerde yürüyüş aslında." 

T24’e konuşan Erkan Baş şunları söyledi:

“Biz yürüyüş başlarken Güven Parkı’ndaydık. Bugünün bizim açımızdan önemi Haziran Yönetmen Kurulu tamamen hep birlikte buradayız. Esas olarak şunu söylemek istiyorum; sonuçta Gezi direnişinden bu yana Türkiye’de hep yürüyoruz. Aynı talepler için, aynı idealler için, aynı özlediğimiz Türkiye’ye ulaşmak için yürüyoruz. Bu çeşitli zamanlarda  çeşitli biçimlerde yürüyüş aslında. Referandumda diktatörlüğe karşı savunma hattı oluşturmuştuk hep beraber. Çeşitli dalgalardan biri olarak görüyorum bu Adalet Yürüyüşünü de. Toplumun bütün kesimlerinin bu yürüyüşün, buradaki taleplerin bir barçası olması gerekiyor. Biz de öyleyiz. Yani, örneğin bugün buradayız, dün de Yüksel Caddesi’ndeydik. Oradaki direnişin bir parçasıydı. Orada da adalet arayışı vardı. 1 ay önce cezaevinde Demirtaş’ın yanındaydık. Onun adalet talebinin sesi olmaya çalıştık. Tüm adalet mücadelelerinin, tüm hak arama mücadelelerinin, haklı mücadelelerin içinde ve yanında olmayı kendimize görev biliyoruz.

"Katılım gözle görülür bir şey, onu hepimiz gözlemliyoruz. Çok çeşitli, renkli ve kararlı bir topluluk var. Gereçten kolay bir şey değil bu yolun tamamını yürümek. Bu tarz eylemler Türkiye tarihinde daha önce de yapıldı ama hatırlayacaksınız onlar genelde şehirlerin girişlerinde çıkışlarında yürünür kalan yola araçlarla devam edilirdi. Bu yol adım adım yürünüyor. Enerji, güç, kararlılık istiyor. Onu hep beraber hissediyoruz. Kılıçdaroğlu’da bence şuanda kendinde en çok hissettiği şey kararlılıktır. Yani ‘bu yolu adım adım yürüyeceğim kararlılığı’. Önemli olan herhâlde artık 9’unda İstanbul’da milyonların belki bir adalet talebinde ortaklaştığını göstermek ve sonrasında Türkiye’yi artık bu gerici iktidardan kurtaracak adımları planlamak gerekiyor. Halkın birliğini sağlamak gerekiyor.

Tümü için adalet talebini dillendirmek gerekiyor

"Sonuçta seçilmiş milletvekillerin her biri için aynı şeyi düşünüyorum. Enis bey için de aynı şeyi düşünüyorum, HDP milletvekilleri için de aynı şeyi düşünüyorum. Bir partinin genel başkanının tutuklandığı bir tablo yaşıyoruz. Bu kabul dilebilir bir şey değil. Sonuçta bu insanlar halkın oylarıyla göreve getirilmiş insanlar. Yani halk bu insanlara görev vermiş. 'Benim adıma şu işleri takip et, yürüt, hakkımı savun' demiş. Bu hakkın insanların elinden alınması kabul edilebilir bir şey değil. Bu anca diktatöryel rejimlerde olur ve bir örneğini yaşıyoruz bugün. Dolayısıyla ben tüm milletvekilleri açısından, ayrıca tüm gazeteciler için de aynı şeyi düşünüyorum. Gazetecilik kamusal bir görevdir. Gazeteci halkın haber alma hakkının taşıyıcısıdır. Dolayısıyla onların ve milletvekillerin tutuklanması bütünün parçaları aslında. Tümü için adalet talebini dillendirmek gerekiyor.

Örgütlenmeleri hayata geçirmeliyiz

"Biz Haziran Hareketi olarak başından bu yana bu iktidarın aslında miadını doldurduğunu ancak halkın örgütlü gücünün eksik kalan tek şey olduğunu söylüyorduk. Türkiye’de emekçiler ve yoksullar arık sadece ve sadece kendi Özgüçleriyle örgütlenerek, bu iktidardan ülkemizi kurtarabileceklerini görmeli ve bu örgütlenmeleri hayata geçirmeliyiz.”