Gündem

(Görüntülü Haber) Karadeniz HES kuşatması altında

Yaprak KOÇER, Nedim KOVAN/SAMSUN,ORDU,RİZE (DHA) ORDU'nun Çiseli şelalesi, bölgede yapımına başlanılan HES Projesi nedeniyle tehdit altında girdi

16 Ocak 2018 16:02

Yaprak KOÇER, Nedim KOVAN/SAMSUN,ORDU,RİZE (DHA) ORDU\'nun Çiseli şelalesi, bölgede yapımına başlanılan HES Projesi nedeniyle tehdit altında girdi. Ordu Çevre Derneği Başkanı Gül Ersan, HES\'le birlikte Çiseli şelalesinin de bulunduğu güzergahtaki şelalelerin suyunun azalacağını ifade etti. Öte yandan Karadeniz Bölgesi\'ne son 10 yıl içerisinde toplam kapasitesi 20,3 milyar kWh/yıl olan 203 adet Hidroelektrik Santrali (HES) yapıldı. Ordu\'nun Altınordu ve Perşembe ilçe sınırları içinde bulunan Selimiye HES Projesi\'nde ilgili firma tarafından inşaat çalışmaları başladı. Doğal güzelliği ile büyüleyen Kurşunçal şelalesinin döküldüğü yerde toplanacak su, borularla Çiseli şelalesine yakın yerde, dere yatağı kenarında yapılacak santrale ulaştırılacak. Burada santrale bırakılacak su ile enerji üretimi gerçekleştirilecek. Bölgede HES çalışmasının başlaması, Ordu?nun en güzel şelaleleri arasında gösterilen, yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun olarak ziyaret edilen Çiseli şelalesini de olumsuz yönde etkilenecek. Ordu Çevre Derneği Başkanı Gül Ersan, HES şirketinin inşaat çalışmalarına başladığını, doğanın da tahrip olduğunu, enerji üretmek için suyun depolanması halinde Çiseli şelalesi ve güzergahında bulunan diğer şelalelerin suyunun azalacağını, yaz aylarında da şelalelerde tamamen suyun kesilebileceğini iddia etti. Orman ve Su İşleri Bakanlığı\'nın verilerine göre Karedeniz Bölgesi\'nde son 10 yıl içerisinde 203 adet Hidroelektrik Santral (HES) yapıldı. Bu santrallerin toplam enerji üretim potansiyelinin ise 20,3 milyar kWh/yıl olduğu ifade edildi. Öte yandan Karadeniz Bölgesinde 2017 yılı itibariyle inşaatı devam eden toplam kapasitesi 7 milyar kWh/yıl olan 20 adet HES projesi bulunduğu belirtildi. Etüt ve proje aşamasında ise toplam 5,8 milyar kWh/yıl kapasiteli 123 adet HES projesi olduğu ifade edildi. Karadeniz Bölgesi\'ndeki HES sayısının artırılmasıyla ilgili çalışmalar devam ederken bölgede çevrecilerin HES\'lere karşı tavrı da sürüyor. Çevreciler HES\'lerin bölgede insan ve diğer canlıları olumsuz yönde etkilediğini savunup mücadele başlatıyor. Ordu, Rize ve Samsun\'da çeşitli sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların HES projeleri ile ilgili itirazlarına çeşitli iddialarla devam ediyor. RİZE\'DE HES\'LERİN REVREYE GİRDİĞİ DERELER SUYA HASRET KALDI Öte yandan yıllık 2 bin 400 kilogram yağış oranı ile Türkiye\'nin en çok yağış alan ili olan Rize\'de, HES projelerinin bulunduğu vadilerdeki dere yatakları susuz kaldı. Güneysu İlçesi ile Salarha Beldesinin adını taşıyan dereler üzerine kurulan düşük megawaatlı hidroelektrik santrallerde suyun tünele alındığı alanlarda su seviyesi azaldı. Salarha Vadisi\'ndeki 28 megavat kurulu gücündeki HES projesi kapsamında Yiğitler Köyü\'ndeki regülatör sahasından tünele alınan Salarha Deresinin suyu Güneysu Vadisi\'nde kurulan santrale aktarıldı, 8 kilometre sonra yeniden Salarha Deresi\'ne bırakıldı. Ancak 8 kilometre boyunca suyu azalan ve bazı alanlarda ikiye ayrılan dere yatağının bir bölümü ise tamamen kurudu. Güneysu İlçesi Gürgen Deresi\'ndeki HES projesi kapsamında suyun tünele alındığı 3 kilometrelik alanda da dere suyu azaldı. \'DERELER ESKİDEN HAVADAN KUŞ KAPARDI\' Salarha deresinin eskiden gürül gürül aktığını anlatan Hasan Ketenci, \"Eskiden dereler öyle akardı ki havadan kuş kapardı. Köprülerin üzerinden akardı. HES yapımından sonra derelerimiz kurudu. Şimdi su yok. Sularımızı hep aldılar. Derelerin eski halini özlüyoruz\" dedi. İhsan Katırcı da \"Dereler eksiden köprülerin üzerinden akardı. Şimdi derelerde su da balık da kalmadı. 40 yılda dere yatağını arar derler ama su yok ki nasıl yatağını arasın. Birkaç HES projesi yapılınca suyu aldı, yaşamı da bitirdi\" dedi ve gelecekte hastalıklarla karşı karşıya kalınabileceği endişesini dile getirdi. Derelerde eskiden yüzdüklerini anlatan Muhammet Çelik de \"Su eskiden fazlaydı, derelerde balık tutar, yüzerdik. Şimdi HES\'ler yapılınca dereler kurudu. Yüzülecek dere yok. Dere olduğu bile belli değil. Dereler bitti. Keşke böyle olmasaydı\" ifadeleri ile üzüntüsünü dile getirdi. Rize?de İkizdere, Senoz, Güneysu ve Salarha dereleri üzerine 12 Hidroelektrik Santral projesi kuruldu. Cevizlik, Yokuşlu, Ayvasıl, Uzundere, Yeşilköy, İkizdere, Kale, İncirli, Saray, Adacami, Hamzabey ve Gürgen HES projelerinde yıllık ortalama 830 gigawaat saat elektrik üretimi yapılıyor. Bu projelerin bazıları yaz aylarında azalan su miktarı nedeniyle üretime ara vermek zorunda kalıyor. \'KÜÇÜK NEHİR SANTRALLERİ YERİNE, BÜYÜK HAVZA PROJELERİ\' Enerji, Sanayi, Maden Emekçileri Sendikası (ESM) Samsun Şube Başkanı Müşfik Veysel Erdoğan, yanlış enerji politikaları nedeniyle Türkiye\'de enerji üretiminin önemli ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini belirterek \"Dışa bağımlılığı azaltmak için yerli enerji potansiyelini değerlendirip yerli enerji kaynaklarına dayalı üretimi artırmak gerekiyor. Bu anlamda akarsulardan üretilen enerji oldukça önemli. Ancak küçük nehir santralleri değil, santralleri değil, Hidro Elektirik potansiyelini değerlendirirken Keban, Atatürk, Karakaya Barajı gibi büyük havza projelerinin gerçekleştirilmesi lazım. Bir Atatürk Barajı\'ndan üretilen enerji, 100 tane küçük nehir santrali dediğimiz küçük HES\'in ürettiği enerjiye karşılık gelmektedir. Son 10 yılda Karadeniz bölgesinde nehir santrali dediğimiz küçük santraller inşa edilmiş. Karadeniz adeta bir HES cenneti haline gelmiş. Bu HES\'ler insanların ve diğer canlıların yaşam alanlarını birer cehenneme çevirir hale geldi. Çünkü bu HES inşaatları devam ederken doğaya verilen tahribat, sulama için, içme suyunun karşılanacağı can suyunun o santrallerden akarsuya öngörüldüğü şekilde bırakılmaması. Balık geçitlerinin yapılmaması gibi sorunlar var. Yani HES\'lerin gerekli denetimlerinin yapılmamasından kaynaklanan sıkıntılara bağlı olarak insanların, canlıların yaşam alanları adeta yok edilmiş, doğa tahrip edilmiştir. Biz enerji üreteceğiz ancak canlıların yaşam alanlarını yok ederek değil\" dedi.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir