Gündem

Göbeklitepe'de 20 yıl kazı başkanlığı yapan Alman arkeoloğun eşine demir sopalı saldırı

"Başımı defalarca kaldırım taşlarına vurdu. İki defa bayılır gibi oldum, kendime geldiğimde sesim çıktığı kadar çığlık attım"

06 Kasım 2021 15:14

Şanlıurfa'nın simgesi olan Göbeklitepe'de 20 yıl kazı yapan ve 7 yıl önce hayatını kaybeden Alman arkeolog Klaus Schmidt'in eşi Çiğdem Köksal, sahiplendiği sokak köpeğinin komşusunun köpeğini ısırması sonucu demir sopayla saldırıya uğradığını öne sürdü. Yüzünde ve vücudunda darp izleri bulunan Köksal, karakola gidip şikâyetçi oldu.

2014 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Alman arkeolog Klaus Schmidt’in eşi Çiğdem Köksal, iddiaya göre sahiplendiği köpek komşusunun köpeğini ısırınca saldırıya uğradı. Komşusunun demir sopayla saldırdığını belirten, aldığı darbelerle yüzünde morluk oluşan fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşan Çiğdem Köksal, yaşananları şöyle anlattı:

"Dün gece Urfa’da fiziki saldırıya uğradım. Bir sene önce sokaktan sahiplendiğim köpeğim kendi küçük cins köpeğini ısırdı diye günlerdir beni taciz eden, yanlış beyanlarla köpeğimi belediye ekipleri tarafından aldırtmaya çalışan komşu kadın dün gece beni yine şikayet etti. Karakolda uzun süren ifade verme sürecinden sonra sabaha karşı evime döndüğümde, sokakta tekrar karşılaştım. 1,5 metre uzunluğunda demir bir sopayı pusu kurmuş gibi birdenbire ortaya çıkarıp beni yerde hareketsiz hale getirdi. Başımı defalarca kaldırım taşlarına vurdu. İki defa bayılır gibi oldum, kendime geldiğimde sesim çıktığı kadar çığlık attım. Bu sırada hep, 'bak kimse sesini duymuyor, kimsenin umurunda değilsin, köpeğin bile duymuyor, öldüreceğim seni' diyordu. Yine güçsüzleştiğimde, demir sopası ile birlikte sırıtarak kapısını hırsla çarptı, kapattı."

“Buyurun size komşuluk hikayesi”

Saldırıda kimsenin kendisine yardım etmediğine yakınan Çiğdem Köksal, paylaşımlarını şöyle sürdürdü:

"Ayağa kalkmaya çalışırken önceki çığlıklarımı umursamayan komşulardan biri evin duvarından aşağı bakarak küfretti, 'gidin başka yerde bağırın' dedi. Başımın iki tarafında ödem ve kulaklarımda kan, kaşımda şişkinlik ile yürüyerek Balıklıgöl karakoluna gidip ifade verdim. Hastaneye gidip darp raporu aldım, tomografi çekildi. Evimin anahtarı tüm bu olaylar sırasında bu şahıs tarafından gasbedildi. Diğer bir komşunun evinden duvardan atlayarak evime girdim. Bunun için yardım istediğim bir başka komşu önce 'uyuyor çocuklar' dedi, sonra 'evde yoklar' dedi. Buyurun size komşuluk hikayesi. Romantikleştirmeye, güzelleştirmeye uğraştığımız komşuluk ilişkileri. Karakolda ilk ifade sırasında bu kadının uzaktan sesini duyuyordum, kendisi burada tanındığı için bunu kullanıyor gibi şeyler söylüyordu benim için. O kadar da tanınmıyorum ve böyle bir şeyi kullanmayı da bilmem. Bu ilk örnek olsun, bunu okuyan varsa Ö.D. isimli şahsı ifşa ediyorum, beni darbeden, tehdit eden kişidir.”