Gündem

Gençler Ölmesin Ocaklar Sönmesin Girişimi: Sabrımız kalmadı; artık tek bir genç ölmemeli

Gençler Ölmesin Ocaklar Sönmesin Girişimi (GEOS), Türk, Kürt halklarını ve Türkiye’de yaşayan diğer etnik gruplarına “sivil itaatsizlik” çağrısı yapt

14 Mart 2011 02:00

T24 – Gençler Ölmesin Ocaklar Sönmesin Girişimi (GEOS),  Türk, Kürt halklarını ve Türkiye’de yaşayan diğer etnik gruplarına “sivil itaatsizlik” çağrısı yaptı. Gençler Ölmesin Ocaklar Sönmesin Girişimi, yıllardır süren çatışmaların artık bir sonuç getirmediğine işaret ederek, diyalog çağrısında bulundu.

Türk ve Kürt anne ve babaların çabalarıyla oluşturulan "Gençler Ölmesin Ocaklar Sönmesin Girişimi" tarafından yayınlanan basın bildirisinde, artık demokratik yollardan sorunların çözülmesi gerektiğini vurgulanırken AKP hükümetinin diyalog kurmak istemediğine ve silahla mücadele yoluyla bu sorunu çözmeye çalıştığı ileri sürüldü.

PKK’nın ateşkes sürecinin sona ermesine değinilerek, AKP’nin tutumu nedeniyle 12 Haziran’da yapılacak seçimlerden sonra çatışma çıkmasından ve birçok gencin ölmesinden endişe edildiği söylendi.

Sivil itaatsizlik çağrısı yapan girişimin açıklamasında, “Biz anne ve babalar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu kanlı kapışmaya seyirci kalırsak, ölüm yarın bizim kapımızı da çalabilir” denildi.

Gençler Ölmesin Ocaklar Sönmesin Girişimi, sivil itaatsizlik kapsamında herkese çağrıda bulunarak, “2 Nisan’dan itibaren iki hafta süreyle ilkokuldan üniversiteye kadar bütün Kürt öğrencilerin kendi öğretmenlerinin Türkçe konuşmalarına Kürtçe cevap vermeleri için çağrı yapılacak. Kürtçe bilmeyen Türk, Kürt ve öteki öğrencilerin de öğretmenlerin sorularına suskun kalarak cevap vermesi istenecek. Böylece şimdilik bir uyarı olarak, bu şoven militarist eğitim sistemi pek çok yerde iki hafta süreyle durmuş olacak. Ayrıca kamu kurumlarındaki Kürtçe yasağını delmek için de tüm Kürtlerin TBMM, il genel meclisleri, mahkemeler ve muhtarlıklarda devlet yetkililerinin kendileriyle kuracakları diyaloglarda yine 2 Nisan’da başlayarak iki hafta süreyle Türkçe’yi unutup Kürtçe konuşmaları için kampanya başlatılacak. Bu çalışmada bize destek olursanız ilgili kurum, çevre ve kişilerle görüşüp 2 Nisan’da bu kararı uygulamaya sokmak istiyoruz. Böylece hükümetin kanla beslenen militarist siyasetine çomak sokmuş olacağız. Sabrımız kalmadı; artık tek bir genç ölmemeli, tek bir damla kan akmamalıdır. Gün sivil itaatsizlikleri yükselterek savaşın önüne geçme günüdür” denildi.

Gençler Ölmesin Ocaklar Sönmesin Girişimi tarafından yapılan açıklama şöyle:

TÜRK, KÜRT VE HER ETNİK KESİMDEN TÜM ANNELERLE BABALARA, TÜM ÖĞRENCİLERE, ABDULLAH ÖCALAN’ A, İLGİLİ SİYASİ PARTİLERE, KURUMLARA VE AYDINLARA SİVİL İTAATSİZLİK ÇAĞRISI

Bilindiği gibi bir asırdır süren Kürt meselesi yüz binlerce cana ve büyük ekonomik yıkımlara neden oldu ve olmaya devam ediyor. Tarihteki tüm hükümetler meseleyi hep kan dökerek bitirmeye çalıştı; ama her seferinde Kürtlerin silahlı direnişleriyle karşılaştı. Oysa hükümetler demokratik kanalları açarak silahlı direnişlerin nedenlerini ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Hak arama mücadelesinin silahla değil demokratik yöntemlerle yürütülmesini sağlamak hükümetlerin zorunlu görevidir. Ortada silahlı bir başkaldırı varsa bunun sorumluluğu ve faturası hükümetlere aittir. Neyse ki bir asırdır nice ocağı söndüren kanlı bedellerden sonra Kürt meselesinin artık askeri yollarla çözümlenemeyeceği bugün açık bir kesinlikle gün yüzüne çıkmış bulunmaktadır. Bu hayırlı ve önemli bir gelişmedir. Gel gelelim AKP hükümeti bu çıplak gerçeğe gözünü kapatarak kanlı çözümde hala ısrar ediyor. Bu nedenle seçimden sonra korkunç bir çatışmanın patlak vermesinden endişe duymaktayız. Görünen o ki, AKP gençlerimizin kan denizinde ikbal çiçekleri derlemeye çalışacak. Ama biz buna izin vermeme kararlılığı içindeyiz.    

Ölecek gençlerde sıra kimde ya da kimlerde belli değil. Bugün Ahmet’le Ayşe’nin çocuğu ölmüşse, yarın herhangi birimizin çocuğu ölecek. Ne kahredici bir durumdur ki, böyle giderse şimdi seslenmekte olduğumuz hayattaki kimi gençlerimiz seçimden sonra ölmüş olacak! Çocuğunun ya da kardeşinin ölmesini kim ister? Kim oğlu ya da kardeşi ile diri diri mezara gömülmek ister? Hangi anne baba, hangi kardeş ocağının sönmesini ister?

Biz anne ve babalar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu kanlı kapışmaya seyirci kalırsak, ölüm yarın bizim kapımızı da çalabilir. Düşününce dehşetle irkiliyoruz; seçimden sonra oğlumuz ya da kardeşimiz kanlı bir kefen içinde evimize geldiğinde artık yapacak bir şeyimiz kalmayacak; o zaman ne kadar dövünsek, ne kadar ağlasak faydasızdır. Tarih biz anne ve babalara bu kanlı kapışmaya müdahale ederek silahlı çözüme karşı bedenlerimizle setler örmemizi emrediyor. Kararlılıkla belirtmek isteriz ki, uzun yılların bilgi ve tecrübelerini kuşanarak ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanda yaygınlaştıracağımız sivil itaatsizliklerle savaşın önüne geçebiliriz. 

İğneden ipliğe kullandığımız her mala bindirilen ağır vergilerle bizden alınan milyar liralar savaş uçaklarına, bombalara ve silahlara harcanıyor. Halkımız işsizlik ve yoksulluk mengenesinde kıvranırken, bizim paramızla çocuklarımıza ölüm servisi yapılıyor.

GENÇLER ÖLMESİN OCAKLAR SÖNMESİN GİRİŞİMİ (GEOS) olarak biz, bu kanlı çatışmayı SİVİL İTAATSİZLİKLERLE durdurmak istiyoruz. Ortaya koyacağımız sivil itaatsizliklerin sonuç alabilmesi için sizin desteğinize ihtiyacımız var.

Bilindiği gibi okullardaki eğitim sistemi Türk öğrenciler için ırkçı, ezberci, düşmanlaştırıcı ve militarist; Kürtler ve başka ulusal azınlıklar için ise asimilasyoncu, yasakçı ve soykırımcıdır. İlkel topluluklarda bile dil yasağı yokken Kürtçe hala yasak bir dildir. GENÇLER ÖLMESİN OCAKLAR SÖNMESİN GİRİŞİMİ (GEOS), zehir saçan bu eğitim sistemine karşı tarihi bir sivil itaatsizlik kararı almış bulunmaktadır. Bu karara göre, 2 Nisan’dan itibaren iki hafta süreyle ilkokuldan üniversiteye kadar bütün Kürt öğrencilerin kendi öğretmenlerinin Türkçe konuşmalarına Kürtçe cevap vermeleri için çağrı yapılacak. Kürtçe bilmeyen Türk, Kürt ve öteki öğrencilerin de öğretmenlerin sorularına suskun kalarak cevap vermesi istenecek. Böylece şimdilik bir uyarı olarak, bu şoven militarist eğitim sistemi pek çok yerde iki hafta süreyle durmuş olacak.

Ayrıca kamu kurumlarındaki Kürtçe yasağını delmek için de tüm Kürtlerin TBMM, il genel meclisleri, mahkemeler ve muhtarlıklarda devlet yetkililerinin kendileriyle kuracakları diyaloglarda yine 2 Nisan’da başlayarak iki hafta süreyle Türkçe’yi unutup Kürtçe konuşmaları için kampanya başlatılacak. Bu çalışmada bize destek olursanız ilgili kurum, çevre ve kişilerle görüşüp 2 Nisan’da bu kararı uygulamaya sokmak istiyoruz. Böylece hükümetin kanla beslenen militarist siyasetine çomak sokmuş olacağız. Sabrımız kalmadı; artık tek bir genç ölmemeli, tek bir damla kan akmamalıdır. Gün sivil itaatsizlikleri yükselterek savaşın önüne geçme günüdür.

14 Mart 2011

                                                                 

               

                                              

ETİKETLER

haber