Gündem

Gazi Mahallesi'nde 1 polis hayatını kaybetti, özel harekat mahalleye girdi

Bağcılar'da öldürülen Günay Özaslan'ın cenazesinde olaylar çıktı, Vali Şahin 'Yasa dışı grupların cenaze töreni üzerinden örgüt propagandası yapmasına izin verilmeyecektir' dedi

27 Temmuz 2015 00:02

Bağcılar'daki operasyonda DHKP-C'li Günay Özaslan'ın polis tarafından öldürülmesinin ardından Gazi Mahallesi'nde başlayan olaylarda bir polis hayatını kaybetti. Polis Muhammet Fatih Sivri'nin eylemlerin sürdüğü sırada bir binada gözaltı yapmak isterken yaralandığı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtildi. Çok sayıda kişi yaralandı. Olaylar özel harekat ekiplerinin mahalleye girmesiyle bastırıldı. Günay Özaslan'ın cenazesi iki gündür süren olaylar nedeniyle kaldırılamıyor. 

İstanbul Valisi Hasip Şahin, Özaslan'ın cenazesinin iki gündür kaldırılamamasından emniyet güçlerini sorumlu tutanlara yanıt verdi. Şahin, "Emniyet güçlerimiz cenazenin defnini engellememektedir. Ancak yasa dışı grupların cenaze töreni üzerinden örgüt propagandası yapmasına izin verilmeyecektir" dedi. CHP'li 8 milletvekili, Gazi Cemevi çevresindeki polis kuşatmasının kaldırılarak, define izin verilmesi çağrısında bulundu.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'de iki gündür süren olaylara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada "cenazenin kaldırılamama sebebi Emniyet değil kanunsuz eylemlerdir" denildi. 

Hürriyet'te yer alan habere göre, Bağcılar'da IŞİD, PKK ve DHKP-C'ye yönelik düzenlenen operasyon sırasında öldürülen Günay Özaslan'ın cenazesi, dün çıkan olaylar nedeniyle defnedilememişti. Cenaze için bugün Gazi Mahallesi'nde toplanan kalabalığın yürüyüşüne polis ekipleri izin vermedi.

Cemevi avlusu ve yakınında toplanan grup öğlene doğru İsmetpaşa Caddesi üzerine çıktı. Caddedeki barikatların arkasında toplanan gurupta bulunan kişilerin bazılarının yüzlerini bezlerle kapattığı görüldü. Bu gruba polis müdale etti.

Gruptakiler polise taş ve molotof kokteyli atarken, TOMA ile barikatları aşan polis tazyikli su, gaz bombası, plastik mermi ile göstericilere müdahale etti. İsmetpaşa Caddesi’ne çıkan ara sokaklara dağılan göstericilerle polis arasındaki çatışma burada da devam etti. Polisin dağıttığı guruplar, bir süre sonra yeniden toplanarak polise taş ve molotof kokteyli attı, polis aynı şekilde karşılık verdi.

Yaralılar var

Gösteriler sırasında DİHA muhabiri Cüneyt Yavuz sol ayağından yaralandı. Yavuz’un ayağında, atılan gaz fişeği kapsülünün isabet etmesi sonucu kırılma meydana geldiği öğrenildi. Bir süre Cemevi’nin ikinci katında bir masada bekletilen Yavuz, İsmetpaşa Caddesi’ndeki ambulansa kadar sedyeye dönüştürülen bezle taşındı ve hastaneye götürüldü. Polisle göstericiler arasındaki koşturma sırasında Sadık Karaaslan adlı gösterici de düşüp başını yere çarpması sonucu yaralandı. Karaaslan da bölgenin yakınındaki Toplum Cerrahi Tıp Merkezi’ne götürüldü.

 

Bir polis şehit oldu

 

Gazi Mahallesi'nde bir binaya giren göstericileri gözaltına almaya çalışan polis silahlı saldırıya uğradı. Göğsünden ağır yaralanan polis memuru hastaneye kaldırıldı. 

Alınan bilgiye göre, Gazi Mahallesi 1411 Sokak'ta yapılan korsan gösterilere müdahale eden çevik kuvvet ekipleri, bir binaya giren göstericileri gözaltına almak için içeri girdi. Bu sırada kimliği henüz tespit edilemeyen bir kişi ya da kişiler polise silahlı saldırı düzenledi. Göğsüne isabet eden 3 kurşunla ağır yaralanan Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli Muhammet Fatih Sivri ağır yaralandı. Saldırının ardından şüpheliler olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Meslektaşlarının yardımıyla çatışma ortamından güçlükle çıkarılan Sivri, ambulansla Taksim İlk Yardım Hastanesi'ne kaldırıldı. Sivri, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Hastane çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alan polis, giriş ve çıkışlarda tedbir aldı. Polis saldırganların yakalanması için polis helikopteri desteğinde arama çalışması başlattı.

 

Özel harekat Gazi'de 

 

1 polis memurunun hayatını kaybettiği  olayların ardından Özel Harekat Tim'leriyle birlikte mahalleye giren çevik kuvvet ekipleri, göstericilere müdahalede bulundu. Müdahalenin ardından çok sayıda gösterici gözaltına alınırken, yola kurulan barikatlar tek tek kaldırıldı.  

Gazi Mahallesi'nde iki gündür aralıksız süren eylemlerde çıkan çatışmada 1 polis memuru hayatını kaybetti. Bazı göstericiler de hafif şekilde yaralandı. Bağcılar’da DHKP-C’li Günay Özaslan'ın polis tarafından öldürülmesiyle başlayan eylemler sırasında bir binada gözaltı yapmak isteyen polis memuru Muhammet Fatih Sivri, çıkan çatışmada ağır yaralandı. Sivri, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. 

 

Vali: Örgüt propagandasına izin vermeyiz

 

İstanbul Valisi Vasip Şahin, Bağcılar'daki Terör örgütü operasyonunda öldürülen Günay Özarslan'ın cenaze törenine polisin izin vermediği şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
      
Şahin, cenaze cemevine götürülmek istendiğinde, siyasi temsilciler ve aileyle cenazenin ritüellere göre defnini sağlamak konusunda mutabakata vardıklarını aktararak, törende örgüt propagandası yapılmayacağına ilişkin anlaştıklarını söyledi.
      
Şahin, kolluk kuvvetlerinin, cenaze töreni için dün mahallede tedbir aldığını anımsatarak, şöyle devam etti:

"Ancak yasa dışı gruplar, kolluk kuvvetlerine molotofkokteyli ve taş attı. Yüzleri maskeli örgüt üyeleri, yollarda barikatlar kurarak cadde ve sokakları kapattı. Güvenlik güçlerimiz buna izin vermeyerek bariyerleri kaldırdı. Cenazenin bir an önce defnedilmesi için ilgili kişilerle tekrar görüşüldü. Emniyet güçlerimiz cenazenin defnini engellememektedir. Ancak yasa dışı grupların cenaze töreni üzerinden örgüt propagandası yapmasına izin verilmeyecektir."
      
Vali Şahin, yasa dışı grupların örgütsel kıyafetlerle bu konudaki ısrarlarını sürdürdüğünü vurgulayarak, "Kolluk kuvvetlerimiz buna göz yummadı. Cemevi ve cenazeyi istismar etmek isteyenlere karşı konuldu. Emniyet güçlerimiz cenazenin defnini engellememiştir. Cemevi yetkililerine de bu durum izah edilmiştir. Cenazenin defni konusunda yardımcı olacağımız iletilmiştir. 'Cenazenin defnine izin verilmiyor' şeklindeki açıklamalara itibar edilmemesini rica ediyorum" şeklinde konuştu.
        

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Düzgün’den açıklama

 

ALEVİ Bektaşi Federasyonu’nun da aralarında bulunduğu grup, son günlerde yapılan operasyonlara ilişkin Gazi Mahallesi Cemevi’nde basın açıklaması yaptı.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün, IŞİD’e operasyon adı altında bu ülkenin devrimcilerine, demokratlarına ve Alevilerine operasyon yapıldığını belirterek  "Kamuoyunun bunu görmesi lazım. Bu nedenle biz Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri olarak bu süreçte sinmeyiz. Biz Pir Sultan’ın, İmam Hüseyin’in torunlarıyız, onların soyundan geldik. AKP de onun arkasındaki güçler de bunu böyle bilmelidir. Bütün Alevi kurumları hedef olarak gösteriliyor. Demokratik kitle örgütlerinin yöneticileri hedef olarak gösteriliyor. 12 Eylül’de nasıl ki ev ev basıldı, bugün de kurumlarımız basılıyor, sendikalar basılıyor, demokratik kitle örgütleri basılıyor. Bu nedenle bütün halkımızı, Türkiye’deki yurtseverleri, demokratları, bütün inanç mensuplarını sorumluluğa davet ediyoruz" dedi.

 

‘Cenaze kaldırılmıyor, izin verilmiyor. bu zulümdür, aileye, arkadaşlara, yoldaşlara zulümdür’

 

Günay Özarslan’ın cenazesinin üç gündür burada tutulduğunu, emniyetin cenazenin kaldırılmasına izin vermediğini belirten Düzgün, "Cenaze kaldırılmıyor, izin verilmiyor. Bu zulümdür, aileye, arkadaşlara, yoldaşlara zulümdür. Bunu kınıyoruz. ’Bu cenazenin sahipleri kendi adaplarına uygun, değerlerine uygun cenazeyi kaldırmalıdırlar’ diye çağrı yapıyoruz" diye konuştu.  Düzgün, cenazenin kaldırılması için girişimlerde bulunacağını da söyledi.

 

'O çocuklar bizim çocuklarımız'

 

Düzgün, son günlerde Aleviler aleyhinde bazı medya   organlarında haberler yapıldığını, bu haberlerde Suruç’a gönderilen gençlerin kendileri tarafından yönlendirildiğine yer verildiğini belirterek şöyle konuştu: "Bunu yapsaydık, bundan geri adım atmazdık. Keşke de yapsaydık. Keşke o arkadaşlara yardımcı olabilseydik. Bu noktada polisten ya da AKP iktidarından kaygılanıp korkup sahiplenmeme gibi bir durumumuz yok. O çocuklar bizim çocuklarımız, onları katledenler IŞİD ve AKP’dir. Bunun hesabını da biz soracağız."

 

Anne Özarslan: Çocuğumun hiçbir suçu yoktu

 

Kızı Günay Özarslan’ın uykudayken öldürüldüğünü savunan annesi Makbule Özarslan, "Üç gündür bana cenazemi vermiyor, sebebi nedir. 30 yaşındaydı benim çocuğum. Benim çocuğumun hiçbir suçu yoktu. Kendi geleneğim göreneğim neyse cenazemi ona göre kaldırırım" dedi.

 

CHP'li vekillerden çağrı

 

Ali DAĞLAR

CHP'li 8 milletvekili, Bağcılar'da polis operasyonu sırasında öldürülen ve 2 gündür cenazesi kaldırılamayan Günay Özarslan'ın bulunduğu Gazi Cemevi çevresindeki polis kuşatmasının kaldırılarak define izin verilmesi çağrısında bulundu. Gazi Cemevi çevresinde gruplarla polisin çatışmasının sürdüğü dakikalarda İstanbul Valisi ile görüşen fakat şimdilik sonuç alamayan milletvekilleri adına bir açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, cemevinin polisin yoğun gaz bombardımanı altında olduğunu belirterek "Polisin bir ibadethaneye TOMA'larla müteveffanın yakınları da dahil yas tutan kişileri hedef alacak şekilde saldırması kabul edilemez." dedi. Ağbaba kamuoyuna şu açıklamayı yaptı:

 

Cemevi biber gazına boğuldu

 

"23 temmuz 2015 tarihinde polis tarafından öldürülen Günay Özarslan'ın cenazesi 2 gündür kaldırılamadı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün, cenazenin belirli bir siyasi grubu temsil edecek şekilde kaldırılmasına izin vermemesi nedeni ile yaşanan gerginlik sonucu, Cemevi iki gündür polisin yoğun gaz bombardımanı altında. Polisin bir ibadethaneye TOMA'larla müteveffanın yakınları da dahil yas tutan kişileri hedef alacak şekilde saldırması kabul edilemez.

 

Toprak emanetini bekliyor

 

Biz CHP milletvekilleri, Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Eren Erdem, Onursal Adıgüzel, Ali Şeker, Gülay Yedekçi, Zeynel Emre, Oğuz Kağan Salıcı ve Selina Doğan, Gazi Cemevi başkanı ve ilgililerle  görüşerek cenazenin, kimsenin burnu kanamadan kaldırılması için girişimlerde bulunduk. İstanbul Valiliği ile yaptığımız görüşmeden sonuç alamadık. Alevi Dedesi Veli Gülsoy'un dediği gibi ' toprak emanetini bekliyor'. İnsani, vicdani bir yol bulup cenazeyi cemevinden kaldırmak gerekiyor. Bu yöndeki çabalarımız devam ediyor.