Gündem

Erdoğan Gazze'ye gelecekmiş doğru mu?

Milliyet gazetesi Ekonomi Servisi Müdürü Murat Sabuncu, sınırda 3 günlük bekleyişin ardından girebildiği Gazze'yi anlattı.

07 Haziran 2010 03:00

T24 - İsrail'in İnsani yardım gemisine saldırırının ardından 9 Türk'ün öldürülmesiyle dünyanın ilgisinin yoğunlaştığı Gazze'de halk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı kentlerine bekliyor. Milliyet gazetesi Ekonomi Servisi Müdürü Murat Sabuncu, sınırda 3 günlük bekleyişin ardından girebildiği Gazze'yi anlattı. 'Türk olduğumu duyan boynuma sarılıyor' diyen Sabuncu, yeni doğan bir Gazzeli bebeğe  Recep Erdoğan adı verildiğini söyledi.

Milliyet gazetesi Ekonomi Servisi Müdürü Murat Sabuncu, Gazze'deki izlenimlerini şöyle aktardı:


Daracık bir kuyu. Tahtalarla çevrelenmiş. Bir insanın elinde ebatları fazla büyük olmayan bir yükle oldukça zorlanarak geçebileceği kadar dar... Yaklaşık 15 metre aşağıda bir genç duruyor. Dibe indikçe alan daha da daralıyor. Sürünmek gerek... Yukarıdan bakarken bile insanın asabı bozuluyor. Kuyunun dibinde paketler var... Yiyecek paketleri. Birazdan onları yukarı çekecekler. Bunlar dağıtılacak ve insanlar bu paketlerle doyacak.

Etrafıma bakıyorum... Toz toprak ve yıkıntı. Böyle onlarca kuyu var burada. Bir ucu Mısır’da bir ucu Gazze’de. Yerin metrelerce altından buradaki insanlara yaşamlarını sürdürebilecekleri malzeme geliyor. Tünel diyorlar hani... Gazze yolculuğuma bu tünellerin başında başlıyorum.


Ben şanslı bir gazeteciyim

Mısır’da Refah kapısında üç günlük bekleyişten sonra Gazze’deyim. Bugün sınırdan geçen tek şanslı gazeteci benim. Benimle bekleyen İsveçli gazeteciler “küçük bir sorun” yüzünden şimdilik geçemiyorlar. Sınırda Ahmet adlı bir genç karşılıyor arabasıyla beni. Aynı zamanda bölgedeki İtalyan yardım ekibinin de şoförü.

Gazze’ye giderken yol boyu kimi bir araba tamircisinde kimi bir inşaatın üstünde Türk bayrağı dalgalanıyor. İnip yollarda yürüyorum.

Önce yardım tünellerinde... Sonra sokaklarda... Ahmet tercümanlığımı yapıyor. Burada Türk kelimesini duyan herkes ya bana sarılıyor ya eliyle zafer işareti yapıyor. Gittiğim birçok yerde hangi ülkeden geldiğimi duyanlar arkasından mutlaka Recep Tayyip Erdoğan’ın da adını anıyor. Yolda sık sık soruyorlar: Erdoğan buraya gelecekmiş doğru mu?

“Bilmiyorum” diyorum, “Bence zor”.

“Mısır”dan geçecekmiş” diye üsteliyorlar.

“Yeni gemi gelecek mi ?”

Karşılaştığım bir diğer soru..

Bekleyecekler yine..

Ne zordur beklemek... Umut etmek...

Burada yaşayanlar yıllardır daha iyi bir hayatı umut ediyorlar.

Ne dini ne siyasi bir umut bu... Sadece insani. Burada yakından daha net görebiliyorsunuz.


Goldstone’un ayak izleri

Biraz evvel bir dükkânda Filistin’in simgesi kefiyeyi gördüm. Bir tarafında Filistin bayrağı öbür tarafında “Goldstone raporu” var. Birleşmiş Milletler adına İsrail saldırısından sonra gördüklerini yazan raportör. Aslında beni de buraya o rapor getirdi. Goldstone’un ayak izlerini takip ediyorum.
Erdoğan kadar olmasa da buranın diğer bir sevilen lideri Chavez. Kimileri onun adını da hararetle söylüyor.

Hani iki kelimede tarif et deseniz Gazze’yi: Açıkhava hapishanesi derim. Girmesi zor, çıkması zor, yaşaması zor. Sınırdan ilk girdiğiniz andan itibaren duvarlar, dikenli teller... İnsanın üzerine üzerine geliyor.

Ahmet bir grup gence götürüyor beni. Aynı şekilde olmasa da aynı noktaya götürecek kelimelerle tarif ediyorlar hayatlarını: Herkes birbiriyle kavga ediyor. Evde, sokakta, her yerde. Öyle büyük bir stres var ki üzerimizde, inanır mısınız nefes almaktan bile önemli...

Burada, Gazze’de “yiyecek” zor da olsa bulunuyor. Ama üç temel noktada çok ciddi sorun var. Birincisi temiz su... Temizlik için de içmek için de su çok zor temin ediliyor. İkincisi binalar... Neredeyse sağlam bina kalmamış. İsrail’in hava saldırıları ve 2007’de Gazze içlerine kadar girerek yaptığı yıkımın yaraları hâlâ kanıyor.

Ve belki de en önemli sorun: İlaç yok burada. Aklınıza gelecek her tür ilaca ihtiyaç var. Özellikle kanser ilaçları.

Ve çocuklar tabii. En çok onlar içimi kanatıyor. Etrafta onlarca “hanzala” görüyorum. Filistinli çocukları temsil eden efsane çizgi karakter. Kafalarını okşuyorum. Bacağıma sarılıyor bir tanesi. Biraz ileride telden bir dönme dolap var. Orayı gösteriyorlar. Yıkık bir binaya bakıyor burası. Kim bilir dönerken ne hayal ediyorlar?

Burada birazdan hava kararacak. Geceleyin Gazze’yi yaşayacağım. “Bir Gazzeli” gibi hissedemeyeceğim belki... Ama yaşayacağım.



Gazzeli bebeğe Recep Erdoğan adı




Gazze filosuna kanlı bir baskın düzenleyen İsrail’e verdiği sert tepkiyle Filistinlilerin sevgisini kazanan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın adı, Gazze Şeridi’nde yeni doğan bir bebeğe verildi. Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta önceki gün dünyaya gelen bir bebeğe ailesi tarafından Recep Erdoğan adı verildi. Aile, bebeği Türk bayrağına sardı.

ETİKETLER

haber