Ekonomi

Dolar düşecek mi, çıkacak mı?

Milliyet gazetesi ekonomi yazarı Güngör Uras, Dolar'ın 1.70 kuruşun altına ineceğini söyledi.

26 Eylül 2011 03:00

T24 - Milliyet gazetesi ekonomi yazarı Güngör Uras, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın “TL’nin daha fazla değer kaybetmesini istemiyoruz. Merkez Bankası bunu söyledi mi yapar. Elinde çok güçlü araçlar var” sözlerini değerlendirerek, Dolar'ın 1.70 kuruşun altına ineceğini söyledi.


Güngör Uras'ın Milliyet'te "Doların ineceğine inananlar az çıkacağını tahmin edenler çok" başlığıyla yayımlanan (26 Eylül 2011) yazısı şöyle:



Doların ineceğine inananlar az çıkacağını tahmin edenler çok


Yeni bir hafta başlıyor. Son günlerin hareketli oyuncusu doların bu haftaki seyri merak konusu. Dolarda daha düşük seviyeleri öngören Merkez’in piyasaya müdahale edip etmeyeceği tartışılıyor.


1- Dolar 1.85 TL’nin üzerine sıçrar, 2 TL’ye çıkar mı?

2- Doların 1.70 TL’nin altına inme olasılığı var mı?

3- Dolar Merkez Bankası’nın kontrolünden çıktı mı?


Geçen hafta sonu dolar 1.84 TL’den, euro 2.48 liradan satılıyordu. Dolar ve euro fiyatındaki  değişimi bu işin uzmanları teker teker değil de birlikte izliyorlar. Dolar ve euro fiyatının teker teker yarısı alınıyor. İki yarı toplanıyor. Buna “Döviz Sepeti” adı veriliyor.


Geçen hafta sonu fiyatlarına göre (dolar 1.84:2=92 + euro 2.48:2=124. İkisinin toplamı: 2.16)  Böylece “Döviz Sepeti” 2.16 TL oldu


Acaba bu 2.16 TL’lik sepet fiyatı Merkez Bankası’na göre iyi bir fiyat mı? Merkez Bankası kontrolünde oluşmuş bir fiyat mı?


Merkez Bankası Başkanı 15 Ağustos 2011 tarihinde CNN-Türk’de konuştu.

* “Şu an gelinen noktada diyoruz ki, Döviz Sepeti yüzde 5-10 arasında olması gerekenin üzerinde. Dolar ve euro’nun ortalamasını alıyorsunuz. O hesaba baktığınızda bugünkü Döviz Sepeti’nin yüzde 5-10 arası daha düşük olması gerekir” dedi.

* Sonra da ekledi: “TL’nin (döviz sepeti karşısında) daha fazla değer kaybetmesini istemiyoruz, Merkez Bankası’nin bunu söylemesi çok daha farklıdır. Bankanın elinde çok güçlü araçlar var.”

Merkez Bankası Başkanı’nın bu açıklaması üzerine piyasa oyuncuları, uzmanlar, bankacılar, iktisatçılar hesap yaptılar.


Ve dediler ki:


* Başkan konuşmayı yaptığı gün “Döviz Sepeti 2.15 TL’ydi. Başkan bunu “olması gereken rakamın yüzde 5-10 üzerinde bulduğuna göre” Merkez Bankası Başkanı’nın “Döviz Sepeti” hedefi 2.00 TL’dir.

* Bu “Döviz Sepeti” kapsamında Başkanın “Sözlerimin içine bak... Ne dediğimi anlarsın” mesajı ile  dolaylı biçimde açıkladığı “Dolar Fiyatı” hedefi 1.60-1.68 TL aralığında bir fiyattır.

* Merkez Bankası Başkanı, “TL’nin daha fazla değer kaybetmesini istemiyoruz. Merkez Bankası bunu söyledi mi yapar. Elinde çok güçlü araçlar var” dediğine göre de, Başkan “Döviz Sepeti”ni 2.00 TL’nin üzerine çıkartmayacaktır. Dolar fiyatını 1.70 TL’nin altına indirecektir.



Herkes durum tespiti yapıyor


Doları olsun olmasın, dolar ile bağı bulunsun bulunmasın şu günlerde çok kişinin merakı dolar  fiyatının ne olacağıdır? İnecek mi, çıkacak mı?

* İneceğine inananlar az. Çıkacağını tahmin edenler çok.

Dolar alıp satmayanlar, Tahtakale’ye veya döviz büfelerine uğramayanlar eski dönemlerde dolar fiyatının ne olduğunu bir gün sonra öğrenirdi. Günümüzde meraklılar dolar fiyatındeki değişimi TV  veya bilgisayar ekranında anında izliyor. Bu ise alım satımı daha çok tahrik ederek fiyat oynaklığını artırıyor.



Dolar Euro fiyatı halkımızı neden çok, hem de çok ilgilendiriyor?


* Ekonomide dolar-euro ile fiyatlandırılan işlem (kontrat) sayısı giderek arttı.

* Kira kontratlarının çoğu dolar-euro ile yapılmış durumda. 2003’den bu yana 8 yıldır dolar-euro fiyatının değişmemesi nedeniyle kiralar bir ölçüde sabit kaldı. Kiraya verenler seslerini çıkaramadı. Şimdi dolar-euro fiyatı yükselince bugüne kadar kira artışı derdi olmayan kiracılar üzülmeye, yakınmaya, dertlenmeye başladı.

* Bir çok mal ve hizmetin (özellikle ithal mallarının) fiyatları dolar-euro idi. Şimdi bu malların fiyatlarının TL karşılığı yükseliyor. Bu malları ithal ederek döviz ile borçlanan ve  ucuz döviz  fiyatı ile satanların  borçları yükseliyor.

* Çok işadamının, KOBİ’si ile Holding’i ile çok işyerinin ve bankaların döviz kredisi borçları var. Bunların TL karşılıkları artıyor.

* Döviz kredisi borcunun TL karşılığı artan işadamları, sermaye grupları zora düşer ise banka borçlarını da ödeyemez. O zaman bankalar da sarsılır. (AB ülkelerindeki banka krizi bu nedenle çıktı)



Varlık fiyatları değişiyor


Bunlar döviz ile doğrudan ilişkisi olanların, döviz kontratlarında alıcı veya borçlu durumda olanların sorunları.Ya dolar-euro üzerinden varlığı veya yükümlüğü olmayanlar dolar-euro fiyatındaki değişimi neden bu kadar yakından izliyor? Neden değişimden etkileniyor?


Herkesin az veya çok bir varlığı var. Bazılarının tarlası, arsası, evi, otomobili, bankada belli bir tutar mevduatı var... Bazıları bunları satmayı, bazıları bunlardan birini satın almayı düşünüyor.


Bunlar fiyatlama yaparken kafalarında TL ile döviz fiyatını birlikte döndürüyorlar. Döviz fiyatı arttıkça kendi kendilerine varlıkların değerinin de arttığını kabul ediyorlar.


“Eskiden bu tarlayı 155 bin TL’ye satardım. Dolar 1.55 den 1.85’e fırladı. Şimdi bu tarlanın değeri 185 bin TL” diyerek fiyat artırımı yapanlar var.


Bunlara, “Dolar 1.50’lerde iken bütün paramı dolara yatırsa idim... Bugün zengin olmuştum” veya “Dolarları 1.55 TL’den satarak TL’ye geçmekle ne hata ettim” diye dertlenenleri de eklerseniz,  neden çok kişini döviz fiyatındaki değişimi günü gününe değil, dakikası dakikasına izler hale geldiğini daha kolay anlardınız.


 

ETİKETLER

haber