Gündem

Erdoğan: Faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar

"Faiz sebep, enflasyon neticedir"

26 Aralık 2021 14:41

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar. Faiz sebep, enflasyon neticedir. Biz bu çarkı da bozacak ve milletimi asli noktadaki hedeflerine ulaştıracağız" açıklamasını yaptı. 

Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki işten çıkarmalara ilişkin olarak kendisine mektup yollayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ismini anmadan, "Şimdi utanmadan sıkılmadan bana mektup gönderiyor, böyle bir şey yok diye. İBB önünde hanımlarıyla beraber ağlayan insanların gözyaşlarını sen bana anlatma. Senin yalanların orada tutuluyor Bay Kemal... Yenikapı'ya sıra sıra dizdikleri araçların daha fazlasını üç beş kat daha fazla fiyatla belediyeye doldurdular. Belediyenin borcunu hiçbir iş yapmadan 23.5 milyar liradan 61 milyar liraya çıkardılar." diye konuştu. 

"İstanbul’a hizmet etmek demek 84 milyonun tamamının kalbine girmek demektir"

Erdoğan, İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, İstanbul’u sevmek demek 81 vilayetin tamamıyla Türkiye’yi sevmek demektir.İstanbul kendi davamımız da ayrı bir öneme sahiptir. İstanbul’u sevmek demek tüm insanlığı sevmek demektir.  Bu kadar sevilen bir şehre hizmet etmek de o derece meşakkatli ama o derece şerefli bir iştir.  Bu şehre hizmet etmek demek İstanbul’un manevi muhafızları olan nice gönül sultanına hizmet etmek demektir." dedi.

Erdoğan şu ifadeleri kullandı: 

İstanbul’a hizmet etmek demek 84 milyonun tamamının kalbine girmek demektir. Gençler elbette her dava gibi bizim davamızın da sembolleri vardır.  Tekbirimizle, ezanımızla, bayrağımızla, İstiklal Marşımızla, camilerimizle, minarelerimizle bu sembollere sıkı sıkıya sarılmamızın gerisinde davamıza olan inancımız, bağlılığımız, sadakatimiz bulunuyor. İstanbul’un 1453 yılındaki fethi bizim için çok önemli bir dönüm noktasıdır.  Bunun için fethin nişanesi olan Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması bizim için çok kıymetlidir.

İşte bunun için İstanbul’a kazandırdığımız her yeni medeniyet sembolümüz bizim için çok değerlidir. Çamlıca Camii bizim için çok ama çok değerlidir.  Anadolu yakasındaki en büyük sembol, Avrupa Yakası’ndan baktığımız zaman gördüğümüz en büyük sembol, aynı şekilde Mimar Sinan Camii yine böyle bir sembol. Şimdi geliyor Barbaros Hayrettin Paşa Camii Levent’te dikiliyor. Rabbime hamdolsun bunlar bize nasip oluyor.

Verdiğimiz mücadele, Ayasofya’yı minarelerinden kurtaracağız diyenlere karşı, Ayasofya’nın nezdinden varoluş sebebimiz olan inancımıza çıkma mücadelesidir. Verdiğimiz mücadele hatırlayın Gezi olaylarında zulüm 1453’te başladı diyenlere karşı, CHP’nin artıklarına, atıklarına karşı bu toprakların ebedi vatanımız olduğunu gösterme mücadelesidir.

Verdiğimiz mücadele milletimizi her alanda geri bırakarak, temsilcisi olduğumuz medeniyeti ortadan kaldırmak isteyenlere karşı yeniden bir yükseliş, bir şahlanış iradesi mücadelesidir.

Verdiğimiz mücadele değerlerinden ve geçmişinden kopartılarak mankurtlaştırılmaya çalışan gençlerimize 2053 vizyonumuzu emanet etme mücadelesidir. Bu gerektiğinde vaktinizi, malınızı, canınızı ortaya koymaya değecek bir davadır.

"Şayet bazen öfkeli gözüküyorsak tek sebebi sevdamızdır"

Şu anda bu salonda 3 bini aşlık kardeşim var. Size olan sevdam sebebiyle unutmayın, davası olmayanın sevdası olmaz. Sevdası olmayanın öfkesi olmaz. Şayet bazen öfkeli gözüküyorsak tek sebebi sevdamızdır.

Rabbim her birimizi bu dava, sevda, aşk yolundan ayırmasın.  Her dönemde bu kutlu davanın vefakâr, cefakâr, azimli, cesaretli erleri olmuştur.  AK Parti’yi kurduğumuzda teşkilatlarımızı işte bu dava erlerinin hep birlikte hamiyetiyle, gayretiyle oluşturduk. Artık 20 yılını geride bırakan AK Parti’nin inşasında, yaşatılmasında, emeği geçen kardeşlerimizin öyle hikâyeleri var ki sadece bunlar bile omuzlarımızdaki yükün ağırlığını göstermeye yeterlidir.

Bugün aynı fedakârlıkların örnekleriyle sık sık karşılaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde bir şehrimizde kadın kolları ilçe başkanı olan hanımefendi kardeşimiz teşkilat toplantısında ayrılıyor ve bir saat içinde geri dönüp işine devam ediyor. Bu tabloya şahit olan koordinatör milletvekillerimizden biri yanındakilere ilçe başkanımıza kadın kolları başkanı hanımefendinin neden gidip geldiğini soruyor. İlçe başkanımız hanımefendininhenüz 4aylık bir evladı bulunduğu, parti çalışmalarını aksatmadan devam ettiğini, ancak arada bir çocuğunu emzirmek için 24 kilometre uzak evine gidip hemen geri geldiğini anlatıyor. İstanbul’da da benzer pek çok hikâye var. Nafakasını çıkarmak için gece fabrikada temizlik işi yapıp tüm gün teşkilatın işini yapanlar gibi nice örnekler var.

"Bu davada bencilliğe, kibre, nobranlığa, ihanete yer olmaz diyoruz"

Bu dava işte böyle bir davadır. Bu nedenle bu davada bencilliğe, kibre, nobranlığa, ihanete yer olmaz diyoruz. Hesabi değil, hasbi insanların omuzlarında yükselene bu davayı ileriye taşıyarak 2023'e de 2053'e de zaferle ulaştırmak bizlerin sorumluluğudur. 

Bu sorumluluğu yüreğinde hissedenin gözüne uyku girmez. Bu sorumluluğu kalbinde hisseden yerinde duramaz. Bu sorumluluğu ruhunda hissedenin gözünde en yüce dağlar düz ovaya dönüşür. Bu samimiyeti kaybedenin de gözüne yumruk kadar çıkıntılar, aşılmaz dağlar gibi görünür. Rabbim hepimizi, bu davaya layık olanlardan eylesin.

"İstanbul’daki 31 bin 124 sandık için 166 bin 877 arkadaşımız görevlendirildi"

Kongremizin ardından il başkanı ve yönetimimiz gerçekten büyük bir aşk ve istekle hemen çalışmalara başladı. İstanbul’daki 31 bin 124 sandık için 166 bin 877 arkadaşımız görevlendirildi.

Şehrimizin 39 ilçesinin her birinde yapılan ilçe danışma toplantıları 17 bin kardeşimizin iştirakiyle gerçekleştirildi.  Önceki dönem görev almış ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla, meclis üyeleriyle bir araya gelerek geçmişten bugüne güçlü köprüler kuruldu.  İstanbul’daki mahalle başkanları il yönetimleri tarafından evlerinde ziyaret edildi.

Seçim takvimi başlayana kadar partimizin kuruluşundan itibaren vazife almış tüm sandık kurulu üyelerimizle de inşallah bir araya gelinecek.

"Buradan 39 belediyemize sesleniyorum, hayvan barınaklarını ihmal etmeyiniz"

Şehrin ana dinamiklerini oluşturan kesimleri de elbette unutmuyoruz.  Kadınlara yönelik şiddet, çevre hassasiyeti, hayvanların korunması, her kademedeki öğrencilerimizin, gençlerimizin meseleleri konularında da ayrıca özel çalışmalar yürütüyoruz. Buradan 39 belediyemize sesleniyorum. Hayvan barınaklarını ihmal etmeyiniz. 

Başkaları şöyle davranıyor, böyle yapıyor olabilir, bizi ilgilendirmez, biz her bir insanımızın gönlünü kazanmakla mükellefimiz.  Zira AK Parti gönüllüler kadrosudur. Şu anda karşımda gönüllüler hareketinin mensuplarını görüyorum.  İlk günden beri AK Parti’yi kuran millettir.

Bizim bu millete sadece şükran değil can borcumuz da var. Bu millet için ne yapsak azdır.  Bizler çok gayret ettik, ediyoruz, edeceğiz. Eğitimde, sağlıkta gerekli adımları attık. Şehir hastanelerini kurduk. 3 ayda Atatürk Havalimanı’nda 1006 odalı hastaneyi yaptık. Aynı şekilde Anadolu yakasında da yaptık.

Bay Kemal senin gücün bunlara yetmez. Bunlar da yalan, afedersiniz hâl binasını hastane olarak takdim edecek kadar bunlar yalancı. Sonra bakıldı ki öyle bir hastane yok.

AK Parti’nin geçtiğimiz 19 yılda vatandaşlarımıza kazandırdığı eserleri, erdemli mesajları tek tek saymaya kalksak değil saatler günler yetmez. 76 üniversiteden 207 üniversiteye çıktık mı? Şu anda 81 vilayetimizin tamamında üniversite var mı, var. İstedik ki Hakkâri'deki yavrumuz Hakkâri'den İstanbul'a gelmesin. Onun ayağına üniversiteyi getirelim. İşte bu erdemliler hareketinin en önemli başarısıdır.

"İzmir milletvekili Bay Kemal sen ne yaptın?"

İzmir milletvekili Bay Kemal sen ne yaptın? İzmir Büyükşehir Belediyesi sende ne yaptın? Bak felaket yaşandı, felaketin yaşandığı o yerde konutları inşa edip oradaki vatandaşlarımıza dağıttık. Biz buyuz. Milletimiz kendi hayatında bu kazanımları görüyor. Antalya’da, Muğla’da felaketler yaşadık, Bay Kemal ne yaptın? Yapmaz, öyle bir derdi yok ama biz dertliyiz, biz aşığız.

"AK Parti döneminde büyümüş bir nesil var ki onlar eski Türkiye’yi bilmedikleri için bugün sahip oldukları imkânları geçmişle mukayese edemiyor"

AK Parti döneminde büyümüş bir nesil var ki onlar eski Türkiye’yi bilmedikleri için bugün sahip oldukları imkânları geçmişle mukayese edemiyor. Bunun için eğitimden sağlığa, adalete, spordan, sosyal yardımlara kadar ülkemize kazandırdığımız eserleri bıkmadan, usanmadan anlatmayı sürdürmeliyiz. 

Yeni ekonomi programımızı bu güçlü altyapı üzerine inşa ettiğimizi, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma hedefinin hayal değil bir el uzatımı mesafeye yaklaşmış bir hakikat olduğunu vurgulamalıyız.

Son yıllarda giderek artan sosyal ve siyasi kaos çıkarma denemelerinin terör örgütlerini üzerimize salarak huzurumuzu bozma, sınırlarımızı taciz etme gayretlerinin, FETÖ ihanet çetesiyle ülkemizi ele geçirme girişimlerinin, finans tuzaklarıyla ekonomimizi çökertme oyunlarının Türkiye’yi hedeflerinden uzaklaştırma gayesi taşıdığını tekrar tekrar anlatmalıyız.

Faiz ve kur tartışmaları üzerinden yaşanan son gelişmelerin de bu tablonun bir parçası olduğunu ama Türkiye’nin hedeflerine ulaşacak güce sahip bulunduğunu ısrarla söylemeliyiz.

"Faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar"

Faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar. Faiz sebep, enflasyon neticedir. Biz bu çarkı da bozacak ve milletimi asli noktadaki hedeflerine ulaştıracağız.

Türkiye’yi bugünlere getiren hemen tüm eser ve hizmetlerin altında nasıl AK Parti’nin imzası varsa ülkemizi 2023’e taşıyacak yeni nesillere 2053 vizyonunu emanet edecek atılımların da yine AK Parti tarafından gerçekleştirilebileceği gerçeğini herkese göstermeliyiz. Büyük ve güçlü Türkiye’nin hızla inşasından rahatsız olanların ülkemizi uluslararası alanda geriletmek, iç siyasette yeniden istikrarsızlık sürüklemek için yaptıkları fütursuz açıklamaları ve sinsi adımları ortaya koymalıyız.

Vatandaşlarımızı yalan ve iftiraya siyasetlerinin merkezine oturtanların mahali seçimlerden sonra yaptıkları gibi, ülke yönetimini ellerine geçirmeleri halinde ne büyük felaketlere yol açacaklarına ikna etmeliyiz. Bunları başardığımızda ülkemizin ve milletimizin geleceğini de garanti altına alacağımızdan emin olunuz.

CHP Genel Başkanı geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa'da belediyeleri kendilerine vermeleri halinde çiftçilere elektriği bedava kullandıracakları sözünü verdi. Elektriğin belediyelerin görev alanında olmamasına rağmen neymiş Şanlıurfa'daki taşlık araziye enerji üretim sistemi kuracakmış, elektriği çiftçiye bedava verecekmiş.

"Bay Kemal, Millet İttifakı olarak siz daha cumhurbaşkanı adayını bile belirlemediniz"

Bay Kemal, Millet İttifakı olarak siz daha cumhurbaşkanı adayını bile belirlemediniz. Adana'da niye yapmadınız diyenlere yeteri kadar taşlık arazi olmadığını söylemiş. Her bir megavat güneş enerjisi üretimi için 15 dönüm arazi gerekiyor Bay Kemal. Türkiye'nin 3'te 2'sinin 99 yıllık cumhuriyet tarihi boyunca kurabildiği kurulu enerji gücü ne kadar? 150 bin megavat. Bu zat Şanlıurfa'nın taşlı tarlalarında 99 yıllık birikimizi 1.5 kat fazla enerji üretiminden bahsediyor. Ne kadarlık yatırım gerekiyor? Tam 125 milyar dolar gerekiyor. Adana topraklarının yarısı tarıma uygun olmayan taşlık araziymiş. Aynı uygulamayı orada yapmasında hiç bir mahsur yok. Yalanı söyleyince dilin kemiği yok. Yalanı rakamlarla söyleyince hesap kitap devreye giriyor. Gerçekler gelip yüzüne tokat gibi çarpıyor.

CHP Genel Başkanı'nın mahalli seçimler öncesi kazandıkları belediyelerde tek bir kişinin işinden çıkarılmayacağına dair namus sözü verdiğini hatırlıyorsunuz. Bu namus sözü de diğer vaatleri gibi yalan oldu. Bir hesaba göre 13 bin 500, bir hesaba göre 15 bin kişiyi işten çıkarıp aralarında terörle iltisaklı kişilerin de olduğu 45 bin kişiyi işe aldılar.

"Şimdi utanmadan sıkılmadan bana mektup gönderiyor"

Şimdi utanmadan sıkılmadan bana mektup gönderiyor, böyle bir şey yok diye. İBB önünde hanımlarıyla beraber ağlayan insanların gözyaşlarını sen bana anlatma. Senin yalanların orada tutuluyor Bay Kemal... Yenikapı'ya sıra sıra dizdikleri araçların daha fazlasını üç beş kat daha fazla fiyatla belediyeye doldurdular. Belediyenin borcunu hiçbir iş yapmadan 23.5 milyar liradan 61 milyar liraya çıkardılar. Bunun adı İstanbul'a, İstanbulluya, Türkiye'ye ihanettir. Devam eden işleri bile yürütemiyorlar. İstanbul 2023 seçimlerinde de AK Parti'nin lokomotifliğini yapacaktır. Karşımızdakiler her seçimde olduğundan daha büyük bir kinle 2023'e hazırlanıyor. Bizim de bu tabloya uygun şekilde hazırlığımızı yapmamız gerekiyor"