Gündem

Böcek davasında polisten Erdoğan pozu

Davada, 'siyasi casuslukla' suçlanan 13 polis hakkında, 21 yıldan 36 yıla kadar hapis cezası isteniyor

03 Ocak 2015 13:13

Başbakanlık ofisine dinleme cihazı konulmasıyla ilgili davada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın müdahil olmasına ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlarından Mustafa Varank ile aralarında MİT’çi ve polislerin olduğu 15 kişinin tanık olarak dinlenmesine karar verildi. Başbakanlık'taki böcek olayı ile ilgili yeni fotoğraflar ortaya çıktı. Sabah Gazetesi İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde ofisine ve konutuna konulan böceklerle ilgili  Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun raporlarında yer alan fotoğrafları Twitter hesabından paylaştı. Böceği yerleştirdiği iddia edilen ekibin Erdoğan'ın koltuğuna oturarak bir de poz verdiğini söyleyen Şimşek, "Sayın cumhurbaşkanımızın tedavi dönemınde, hem böcek koydular, hem de dalga geçer gibi koltuğunda fotoğraf çektiler" diye yazdı.

 

4 Şubat’a ertelendi

 

Vatan gazetesinde yer alan habere göre, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada ayrıca dosyadaki olaylardan haberi olduğu değerlendirilen, MİT görevlileri ve polislerin de arasında bulunduğu 15 kişinin de “tanık” olarak dinlenmesi için çağrı kağıdı çıkarılmasına karar verildi. Mahkeme, ayrıca MİT’ten, sanıklardan Hasan Palaz’ın, 2011-2014 arasında teşkilata yaptığı ziyaretlere ilişkin çizelgenin istenmesine ve MİT ile TÜBİTAK’a bağlı BİLGEM arasında 2011-2012’de proje yapılıp yapılmadığı, projenin görüşmelerinin Palaz tarafından sürdürülüp sürdürülmediğinin sorulmasını da istedi. Bir sonraki duruşma ise 4 Şubat 2015 saat 09.00’a bırakıldı.

Teftiş Kurulu raporunda sanıklarla ilgili bir grafik yer aldı. Mahkeme yurt dışına kaçtığı iddia edilen Ali Özdoğan, Serhat Demir, Sedat Zavar, İlker Usta ve Enes Çiğci’nin yakalama kararlarının devamına hükmetti.

 

4.5 yılda sadece bir gün izin yapabildim!

 

Başbakanlığı döneminde Erdoğan’ın Yakın Koruma Müdürlüğü’nü yapan Zeki Bulut, kendisini şu sözlerle savundu: “Beyefendiye, 4 buçuk yıl hizmet ettim. Amiyane tabirle Sayın Erdoğan’ı yataktan aldım, yatağa bıraktım. 4 buçuk yılda sadece bir gün, kayın babam vefat ettiğinde çalışmadım. Çocuklarımın büyüdüklerini hiç görmedim. Bunu yapabilmek için beyefendiyi sevmeniz gerekiyor. Şimdi ne yazık ki hain olarak addediliyoruz.” Bulut, halen yurtdışında olan bir numaralı zanlı Serhat Demir’in o dönem iki ay gizli görevi olduğunu ve Erdoğan’ın bir misafiriyle (Yasin El Kadı) ilgilendiğini anlattı. Avukatı ‘Kim o’ diye sordu. Hakim ‘Devlet sırrı’ diyerek açıklamasına izin vermedi. 

 

'Dünyanın her noktasında böcek aradık'

 

6’sı ‘siyasi casusluk’, 7’si de ‘yardımla’ suçlanan ve 36’şar yıl istenen sanıklar iddiaları reddetti:

Eski Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanı Mehmet Yüksel: “Başbakan’ın gittiği yerleri, Başbakanlık’ta görevli 2 kişi göz ve dedektörle kontrol ederken, çok iyi sinyal tarayıcı cihazlarla, yurtiçi ve yurtdışında gittiği her yeri aradık. Dünyanın her noktasındaki otel odasını, toplantı yaptığı yeri aradık, hiçbir şekilde ihmal etmedik. Ancak ikametlerde düzenli arama yapılmadığını soruşturma aşamasında gördük. 

 

Serhat ‘HAWK’ı al gel’ dedi

 

Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amirliğinde görevli polis memuru Seyit Saydam: “Eski Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amiri Serhat Demir, HAWK cihazını (tarama cihazı) alarak, gelmemi istedi. Söğütözü’nde 3 kişi arabaya bindi. AK Parti Genel Merkezi’ne gittik, arama çalışmasında bulunduk.” Saydam, Söğütözü’nde arabaya binen kişileri fotoğraftan Sedat Zavar, İlker Usta ve Enes Çiğci olarak teşhis etti.

 

‘Gülen’le görüştün mü?’

 

Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı’nda Emniyet Müdürü olan Ahmet Türer’e iddianamede ABD’de bulunduğu ve Fethullah Gülen’in yardımcısı olduğu kaydedilen Sinan Dursun’la irtibatı olup olmadığı soruldu. Türer, Dursun’u ABD’den tanıdığını, ancak Gülen ile görüştüğünü bilmediğini söyledi. Mahkeme Başkanı’nın, “Siz görüştünüz mü?” sorusunu da “Hayır” diye yanıtladı.

 

Böcek hatırası

 

Başbakanlık'taki böcek olayı ile ilgili yeni fotoğraflar ortaya çıktı. Sabah Gazetesi İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde ofisine ve konutuna konulan böceklerle ilgili  Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun raporlarında yer alan fotoğrafları Twitter hesabından paylaştı. Böceği yerleştirdiği iddia edilen ekibin Erdoğan'ın koltuğuna oturarak bir de poz verdiğini söyleyen Şimşek, "Sayın cumhurbaşkanımızın tedavi dönemınde, hem böcek koydular, hem de dalga geçer gibi koltuğunda fotoğraf çektiler" diye yazdı.

Başbakanlık Teftiş Kurulu Raporu’nda, Erdoğan’ın çalışma ofisine dinleme cihazı koyduktan sonra koltuğuna oturup poz veren polislerin fotoğrafları ile yurtdışı giriş-çıkış kayıtları da yer aldı. 

 

‘Keçiören’de jammer vardı’

 

Suç tarihinde Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amirliğinde görevli polis memuru Harun Yavuz da olayla ilgisinin bulunmadığını, Başbakanlık ve Erdoğan’ın Keçiören’deki evinde arama tarama faaliyetinde bulunmadığını, bunun için de bir eğitim almadığını bildirdi. Keçören’deki konutta sabit jammer bulunduğunu kaydeden Yavuz, arama taramada kullanılan cihazları görevi gereği İstanbul’a götürdüğünü söyledi. Yavuz, avukat Hakan Yıldız’ın “Keçiören’de sabit cihaz olduğundan bahsettiniz. Sabit cihazlar çalıştırıldığında bu böceklerden frekans alınması söz konusu mu?” sorusuna “Sabit jammer full bant, böcekten dışarıya yayın olmaz” diye yanıt verdi. 

 

 

‘Tarihi 10 gün geri alın’ dediler

 

Eski TÜBİTAK yöneticisi Hasan Palaz da kendisini şu sözlerle savundu: “Ocak 2012’de MİT’ten bir yazı geldi. Böcek cihazı bulunduğu, teknik hizmet isteniyordu. Bu konuda Gökhan Mıcır’ı görevlendirdim. Silikonun ne zaman konulduğu ve katılaştığı konusunda yardım istedik. Uzman Hamza Turhan’dan da yardım istedik. ikisinden de destek alıp raporu hazırladık. Başbakanlık Teftiş Kurulu’ndan aradılar, sözlü olarak bilgime başvuruldu. Daha sonra da yazılı ifademi aldılar. Oradan beni evime bırakan kişi ‘Bu rapordan pek hoşnut olmayacaklar. Takvimin biraz geriye doğru gelmesi gerekiyordu, işinden olabilirsin’ dedi. 4 Aralık’tan 10 gün geriye gitmemizi istiyorlardı. 17 Aralık olayları oldu, bakan değişti. TÜBİTAK başkanı ‘gideceksin’ dedi. Görevden alındım”