Dünya

BMGK üyeliği için nefesler tutuldu

Dönem Başkanlığı Çin’e geçen BM Güvenlik Konseyi'ne 2009-2010 döneminde 5 yeni geçici üye seçilecek. Türkiye, İzlanda ve Avusturya kıyasıya yarış&#

04 Ekim 2008 03:00

Dönem Başkanlığı Çin’e geçen BM Güvenlik Konseyi'ne 2009-2010 döneminde 5 yeni geçici üye seçilecek. Türkiye, İzlanda ve Avusturya kıyasıya yarışıyor.

5 daimi üyesi (ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya) ve 10 geçici üyesi olan Konsey'e, 2009-2010 dönemi için 5 yeni geçici üye seçileceği bildirildi. Batı Avrupa bölgesinden bu yıl sonunda görevlerini tamamlayacak Belçika ve İtalya'nın koltuklarını alabilmek için Türkiye, İzlanda ve Avusturya yarışıyor.

Konsey'e, Asya, Afrika ile Latin Amerika ve Karayipler'den 1'er, Batı Avrupa bölgesinden de 2 ülke seçilecek. Afrika bölgesinden bu yıl sonunda görevi sona erecek Güney Afrika Cumhuriyeti'nin yerine bölge ülkeleri tek aday olarak Uganda'yı gösterdiler.

Latin Amerika ve Karayipler bölgesinden ise görevini tamamlayacak Panama'nın yerine yine tek aday olarak Meksika gösterilmiş durumda. Asya bölgesinden Endonezya'dan boşalacak tek kişilik koltuk için İran ve Japonya yarışacak.

Seçim 17 Ekim'de

Konsey'in diğer 5 geçici üyesi ise (Libya, Burkina Faso, Kosta Rika, Vietnam ve Hırvatistan) 1 yıl daha görevlerini sürdürecekler.

2009-2010 BM Güvenlik Konseyi geçici üyelerin seçimi için 192 üyeli BM Genel Kurulu'nda 17 Ekim Cuma günü oylama yapılacak.

Türkiye'nin BMGK süreci

1951-1952, 1954-1955 ve 1961 yıllarında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyesi olan Türkiye, uzun bir aradan sonra 2009-2010 yılları için BMGK geçici üyeliğine tekrar aday oldu. 2003 yılında adaylığını açıklayan Türkiye, yoğun kampanya faaliyetlerine devam ediyor. “Batı Avrupa ve Diğer Devletler Grubu”ndan aday olan Türkiye’nin iki rakibi bulunuyor: İzlanda ve Avusturya. BMGK geçici üyeleri, bizzat BM üyeleri tarafından seçiliyor. Adayların üye olabilmeleri için 192 üyeden 128’inin oyunu alması gerekiyor.

50 milyon dolarlık bütçe ayrıldı

128 oyu alabilmek için çaba gösteren Türkiye, bu doğrultuda 50 milyon dolarlık bütçe ayırdı. Ayrıca Temmuz sonunda Dışişleri Bakanı Ali Babacan, 130 ülkenin dışişleri bakanı ile görüştüğünü ifade etti. Türkiye’nin üyeliğine yönelik “lobi” faaliyetlerini iki başlık altında toplamak mümkün. Birincisi, Türkiye’nin çok fazla hatta hiç ilişkide bulunmadığı ülkelere yönelik adım atması. İkinci başlık ise BM gündemi ile Türk dış politikası arasında paralellik kurmak.

Türkiye’nin fazla ilişkiye sahip olmadığı ülkelere bakıldığında ağırlığın başta Afrika olmak üzere küçük ada devletleri ile Karayip devletlerine verildiği görülüyor. Bunun yanında Latin Amerika da desteğin arandığı bölgeler arasında.

Cook ve Marshall Adaları, Tuvalu, Samoa ve Fiji gibi ülkelerin bakanları ve Pasifik Adaları Forumu'na üye beş ülkenin üst düzey yöneticileri Türkiye’ye ziyarette bulundu. Marshall ve Cook Adaları ile diplomatik ilişki kurma kararı alındı. Bu faaliyetlerin karşılığında da 13 Mart 2008’de Karayip ülkesi Saint Vincent ve Grenadinler Başbakanı Ralph Gonsalves, Türkiye ziyaretinde 14 üyesi bulunan Karayip Devletler Birliği adına Türkiye’nin adaylığını destekleme sözü verdi.

Maldivler Dışişleri Bakanı Abdullah Şahid'in Nisan 2008 ziyaretinde iki ülke arasında kapsamlı işbirliğini öngören mutabakat muhtırası imzalandı. Dışişleri Bakanı Ali Babacan de Şahid'in ziyaretinin Maldivler'den Türkiye'ye ikili düzeyde yapılan ilk resmî ziyaret olduğunun altını çizdi.

Latin Amerika'ya özel ilgi

Latin Amerika’ya da özel ilgi gösteriliyor. Örneğin, 2006 Latin Amerika yılı ilan edildi. Buna ek olarak yine 2006’da Türkiye, Küba’da gerçekleşen Sosyalistler Zirvesi’ne katılmış ve yapılan ikili görüşmeler ile Türkiye’nin BMGK üyeliğine desteğin alınmasının hedeflendiği belirtilmişti.

Destek kazanmakta Afrika’ya verilen önem ise ayrı tutulabilir. Çünkü gerek Türkiye’nin yeni çok boyutlu dış politika açılımının bir parçası olarak gerekse BM’de 128 oy almak için yaşlı kıtaya farklı önem veriliyor. Afrika-Türkiye ilişkilerine ivme kazandıracak, Türkiye’nin geçici adaylığına destek verme ihtimalini daha da artırabilecek gelişme ise İstanbul'da devam eden Türkiye-Afrika Zirvesi. Genel olarak Ağustos zirvesinde bundan sonra Türkiye’nin Afrika’ya yönelik atacağı adımların belirlenmesinde yol haritasının oluşturulması hedefleniyor. (Tempo24)

ETİKETLER

haber