Gündem

'Balyoz'un temyizi gergin başladı

Balyoz davasının temyiz duruşmasına bugün başlandı. Duruşma öncesinde polisle avukatlar, gazeteciler ve sanık yakınları arasında tartışma çıktı. Sanıkların katılamadığı duruşma da tartışmalı geçti.

16 Temmuz 2013 17:07

Tarihi Balyoz duruşmasının sanıklarının katılmadığı, sadece avukatlarının ve yakınlarının katılabileceği Yargıtay'daki temyiz duruşması öncesinde gazeteciler, sanık yakınları, avukatlar ile polis arasında gerginlik yaşandı. Polis memurları ellerindeki listelerde isimleri yer alan akredite gazetecileri bile içeri alırken büyük bir karmaşa yaşandı. Bazı basın mensupları ve avukatlar polisle tartıştılar. Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı duruşma saat 9.45'de başladı. 
 
Oya Armutçu'nun Hürriyet'teki haberine göre, Balyoz duruşması öncesi Yargıtay'a duyarlı kapının da bulunduğu özel giriş kapısı yapıldı. X-Ray cihazı konuldu. Duruşmaya gelenlerin tümü sıkı bir şekilde aranıp medyaya akretidasyon kartı verilerek içeri alınmaları sağlandı. Duruşma Yargıtay 9. Ceza Dairesi yerine 245 kişilik Yargıtay Konferans Salonu'nda yapılıyor. 117 avukat ve 40'a yakın gazeteci salona alındı.
 

Duruşmalar peş peşe yapılacak

 
Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi’nde 361 sanıklı, 400 klasörlük Balyoz davasının temyiz incelemesi kesintisiz sürecek. Yargıtay, tarihinde ilk kez bir darbe yargılaması ve temyiz duruşması yapacak. Peş peşe duruşmalar yapılıp sanık avukatları dinlenecek.
 

Sanıklar temyiz duruşmalarına katılamıyor

 
Aralarında generallerin de bulunduğu sanıklar ise mevzuat gereği duruşmaya katılamıyor. Duruşma Yargıtay Konferans Salonu’na alındı. Temyiz duruşmaları sonrasında tahliye talepleri karara bağlanacak. 
 

Geniş güvenlik önlemi alındı

 
Yargıtay'daki tarihi dava öncesinde polis bina önünde yoğun güvenlik önlemi aldı, sanık yakınlarının bekleyişi sürüyor.
 
Davayı izlemek üzere Yargıtay önüne gelen eski bakanlardan Yaşar Okuyan, ailelere ve avukatlara yapılanları "nezaketsizlik" olarak nitelendirdi. Okuyan, "Avukatlar, aileler engelleniyor. İnsanlar müebbetle yargılanıyor. Aileler haklı olarak endişeleniyorlar. Bu görüntü Türkiye'ye yakışmıyor" diye konuştu.
 

Yargıtay'ın vereceği kararların sonuçları neler olabilir?

 
Yargıtay 9. Ceza Dairesi temyiz duruşmalarının ardından belirleyeci günde kararını açıklayacak. Kararın da süratle açıklanacağı bilgisi kulislere yansıdı. Tartışmalı dijital delilleri de değerlendirecek dairenin kararı diğer darbe yargılamaları için örnek niteliği taşıyacağı için büyük önem taşıyor.
 
Yargıtay'ın vereceği kararların sonuçları şu şekilde özetlenebilir:
 
1-Onama: Daire, özel yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını yerinde görür ve sanıkların darbe mahkumiyetlerini onarsa, binlerce yılı bulan mahkumiyetler kesinlecek. Sanıklar hüküm-özlü’den hükümlü statüsüne geçecekler. Tahliye edilmeyip İnfaz Kanunu çerçevesinde kalan cezalarını çekecekler. Bu durumda Balyoz sanıklarına, “adil yargılanma haklarının ihlal” edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru dışında bir iç hukuk yolu kalmayacak. 
 
2-Bozma: Daire, tüm sanıklar ya da bazıları yönünden hükümleri usülden ya da esastan bozabilecek. Hukuka aykırı delil, suç vasfında değişiklik, adil yargılama hakkının ihlali, savunma hakkının kısıtlanması, delil yetersizliği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmaması gibi gerekçelerle bozma kararı verilebilecek. Bu durumda hükümleri bozulan sanıkların dosyaları mahkemeye geri gönderilecek. Mahkeme bozmaya uyarsa bu sanıklar yönünden yeniden yargılama yapıp yeni hüküm kuracak. Mahkemenin ilk kararında dirnemesi halinde ise Balyoz davasında son sözü Yargıtay Ceza Genel Kurulu verecek. Kurul kararı kesin nitelik taşıyacak. Bozma kararlarının da adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini düşünen sanıklar, bu durumda da AYM’ye bireysel başvuru yapabilecekler ve tazminat talep edebilecekler.
 
256 sanık yönünden “Darbe suçu var” diye onama talepli tebliğname hazırlayan Yargıtay Cumhureyet Başsavcılığı kararın tebliğnameye ters çıkması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na itiraz yoluna başvurabilecek. Bu durumda Balyoz dosyası mahkeme gitmeden Kurul’un önünü gidecek.
 
70'e yakın avukatın aralarında anlaştığı ve usül ekonomisi açısından dosyayı bölüm bölüm anlatacakları delillerin değerlendirilmesinin tekrar tekrar yapılmayacağı belirlendi.
 
Tarihi  temyiz duruşması saat 9.45'te Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanı  Ekrem Ertuğrul'un Başkanlığı'nda başladı. Başkan Ertuğrul duruşmayı açmadan önce uygulanacak duruşma usulünü açıkladı. Duruşmalar kesintisiz Pazartesi-Perşembe arasında yapılacağını saat 9.00'da başlayıp 12.00'de ara verileceğini bildirdi. 13.30'da başlayacak duruşmaların ne zaman biteceği ise bildirilmedi. Bu durumda duruşmalar 20 Temmuz'da başlayacak adli tatil öncesi tamamlanmış olacak.
 

Mahkeme Başkanı, usulü anlatarak başladı

 
Ertuğrul, "Yargı erkinin süjesi sayın müdafiiler, medyanın değeli temsilcileri, milleti temsilen hazır bulunan sayın izleyiciler" diyerek duruşmayı açtı. Ertuğrul, duruşmayla ilgili uyarılarda bulunrdu.Yargıtay'da yapılan duruşmanın kendine özgü farklı bir duruşma olduğunu belirterek, sadece duruşmalı inceleme isteyen sanıklar yönünden yapılacağını bildirdi. Ertuğrul, suç vasfı ne olursa olsun talep olmayan sanıklar yönünden duruşma yapılamayacağını belirterek şöyle dedi:
 
"Savunma sırasını gösterir liste dağıtılmış ve duruşma salonu kapısına asılmıştır. Temyiz duruşması kendine özgü bir duruşmadır. Bu duruşmanın usülü CMK'da belirlenmiş ve farklı bir usul ortaya koyulmuştur. Raportör üyenin hazırladığı raporun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın raporu okunacak ardından alfabetik sıraya göre sanık müdafilerine söz verilecektir. Yargıtay temyiz duruşması istisnai bir  yargılama faaliyetidir. Savunmalar not tutularak tespit edilecektir. Bu nedenle savunmanın süre ve içerik olarak temyiz incelemesinin amacına ve mahiyetine uygun olması beklenmektedir. Duruşma düzenini bozan kişi ve kişilere karşı yasal yaptırımlar uygulanacaktır. Duruşmanın safahatı ise Yargıtay web sitesinden takip edilebilecektir."
 

400 klasör var

 
Başsavcılık, Balyoz davasının dev boyuttaki başlangıçta 1045 klasörünün incelemesini beş savcıyla yüksek güvenlikli “Kozmik Odada” yaptı. Kozmik Odada incelemelerini sürdüren savcılar gelen klasörlerin önemli bir bölümünün yazışmalar, fotokopi tekrarları, tahliye taleplerinden oluştuğunu tespit ederek, Balyoz Dosyasını 400 klasöre indirdi.
 

Sanık avukatlarına jet tebligat

 
Balyoz Davası’ndan 18 yıl alan emekli orgeneraller Halil İbrahim Fırtına, Çetin Doğan, Bilgin Balanlı ve Ergin Saygun’un da aralarında bulunduğu sanıkların avukatlarına jet tebligat yapıldı. Başsavcılık 17 Haziran tarihli tebliğnamesini aynı gün daireye gönderdi. Başsavcılık, Balanlı başta sanıkların avukatlarına 24 Haziran Pazartesi 14.45’te Yargıtay Cumhuriyet aşsavcılığı’ndaki PTT kanalıyla tebligat yaptı. Tebligatlar bir gün sonra 25 Haziran’da sabah ve öğle saatlerinde sanık avukatlarına “ivedi” şekilde tebliğ edildi.
 

Tartışmalı başladı

 
Balyoz duruşmasında ilk usül tartışması yaşandı ve duruşmaya on dakika ara verildi. Sanık Halil İbrahim Fırtına'nın avukatının öncelik telgrafı başkan Ekrem Ertuğrul tarafından kabul edilmedi. Ertuğrul, haftada dört gün duruşma yapılacağını, alfabetik sıralamaya göre savunma yapılacağını sırasını kaçıran avukatın en son yine alfabetik sıraya göre dinleneceği şeklinde karar aldıklarını belirtti. Bu uygulamaya sanık avukatları itiraz ederken, Ertuğrul bir usül belirlemek zorunda olduklarını söyledi.  Dizdar, "Sayın Başkan sesinizi yükselterek konuştunuz" diye itiraz etti. Sanık avukatlarından Celal Ülgen, "Sayın Başkan avukatlara karşı ses yükseltemeyin" yanıtı verince Ertuğrul, "Sizden talimat alacak değilim. Lütfen yerinize oturun" dedi. 
 
Ertuğrul sonra şu açıklamayı yaptı: 
 
"Kimsenin savunma hakkını kısıtlamayacağız. Buna inanın bu konuda samimiyiz. Ancak alınmış kararları bozamayız. Kaos olur. Lütfen bu sıraya ve belirlenen usüle uyalım. Usül belirleme yetkisi heyetimize ait. Eksik kalan hususlarda sona kalanlar yine alfabetik sırayla savunma yapacaklar. İlk derece mahkemesinde aleni bir duruma yapıldı. Aleniyetin anlamı şuydu. Her söylenen sözün sizler ve sanıklar tarafından değil tüm Türkiye'nin 75 milyonun bilgi sahibi olması sağlandı. Buradaki duruşmanın amacı farklı ama aleni bir duruşma yapıp fiziken imkanlar yeterliliğince bu sağlanmıştır. Burada tutuklu sanıklar olmadığı için onların hakkını korumak adına sınırlama yapmayacağız. Haftada dört gün duruşma yapacağız. Şimdi savunmalara geçiyoruz"
 

Balyoz'da ilk savunmalar

 
Balyoz sanığı Halil İbrahim Fırtına'nın avukatı Kazım Yiğit Akalın aralarında Çetin Doğan, Dursun Çiçek başta yaklaşık 60 sanık hakkındaki savunmasında davanın tek delilinin sahte dijital değiller olduğunu öne sürdü. Akalın, sanıkların hukuka aykırı delillerle mahkum edildiğini, mahkeme hakimlerinin ihsas-ı rey yaptığını, kararın Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu öne sürdü ve mahkumiyet kararlarının bozulmasını istedi.
 
Akalan, satırbaşları ile şu savunmayı yaptı:
 

Görevlendirme belgeleriyle cezalandırdılar

 
"Olağan ve yasal bir plan semineri darbe planı olarak sunulmuştur. Darbe iddialarını gerçekleştirici unsurlar olarak gösterilmiştir. 200 kişi Kara Kuvvetleri mensubu dahi değildir. Birinci Ordu Komutanlığı'na hiç gelmemişlerdir.  Görevlendirme belgelerinde adları geçtiği için mahkum edilmişlerdir.
 

Sahipsiz dijital veriler

 
Sanıkların adının geçtiği bu belgeler imzasız ve sahipsiz dijital verilerden elde edilmiştir. TSK bilgisayarlarında üretilmemiiş olduklarını ilişkin iki bilirkişi raporu vardır.  Davanın tek belgesi olan dijital belgelerin sahteliği iddiası hiç araştırılmamıştır. Sahte oldukları çok açık dijital verilere dayanarak, mahkumiyetler verilmiştir. İmzasız World belgeleri delil olarak kabul edilmelerinin mümkün olmadığı iddiası hiçbir şekilde dikkate alınmamıştır
 

Çetin Doğan'ın eşi: Kulaklarımıza inamadık

 
Sanık Çetin Doğan'ın eşi Nilgün Doğan, verilen ikinci kısa arada duruşmayı Hürriyet Dünyasına değerlendirdi.
 
Nilgün Doğan, "Üç senedir ilk defa bir hakimin avukata güzel bir söz söylediğini duyduk çok şaşırdık" dedi.
 
Doğan bu değerlendirmeyi, avukat Akalın'ın savunmasını çok akıcı ve güzel bulduğunu söyleyip beş dakika ara veren Başkan Ekrem Ertuğrul için yaptı.
 
Doğan şunları söyledi:
 
"Sabah moralimiz bozuldu. Çünkü avukatların talep ettiği savunma şekli kabul edilmedi. Eğer kabul edilseydi belki savunma süreci 3-4 günde bitecekti. Ama şimdi 15-20 gün süreceğe benziyor. Öğle arası verildiğinde zaman aramızda bu Yargıtay Mahkemesi'nin de tıpkı diğer özel yetkili mahkemeler gibi ön yargılı olduğunu düşündük.
 

İlk defa bir mahkeme başkanından güzel bir söz duydum

 
Hakim avukatımızın sözünü kesince olumsuz anlamda kestiğini sandık Ama öğle değilmiş. Üç senedir ben hem Ergenekon hem Balyoz davalarını kesintisiz izledim. İlk defa bir mahkeme başkanının bir avukata güzel bir söz söylediğini duyduk, şaşırdık kulaklarımıza inamadık"
 

Yasal plan semineri darbe planı yapıldı

 
Yasal bir plan semineri içinde örtülü bir darbe planı yapıldığı, Çetin Doğan liderliğinde cunta yapılanması olduğu savunulmuştur. . Atılı darbe teşebbüsünün ne zaman işlendiğine ilişkin bir tarih verilmemiştir. Bilirkişi  raporları arasındaki çelişkiler giderilmemiştir. Çelişkilere rağmen iddianame kabul edilmiştir.
 

3 kadın babalık ve kocalık haklarından mahrum bırakıldı

 
Üç kadın sanık babalık ve kocalık haklarından mahrum bırakılmıştır. Bu da mahkemenin özensizliğinin delilidir.
 

Fırtına'nın avukatından ilginç savunma

 
Sanık Fırtına'nın avukatı Kazım Yiğit Akalın, Balyoz duruşmasında ilginç bir savunma yaptı. Akalın, duruşmanın öğleden sonraki bölümünde darbenin mağdurunun Ak Parti Hükümeti olduğunun kararda belirtildiğini ancak AK Parti Hükümeti ve AK Partili bakanların mağdur-müşteki olarak davaya katılma talebinde bile bulunmadıklarını söyledi.
 

Darbe suçu yok

 
Suçun tehlike suçu olduğunun dikkate alınarak, kullanılan cebirin eyleme elverişli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini ama bunun yapılmadığını, kararın hatalı olduğunu, suçun unsurlarının oluşmadığını vurgulayan Akalın şöyle dedi:
 
"Suçun mağduru tarafından bilinmeyen bir eylemin cebir olarak kabul edilmesi mantığa aykırıdır.  Suçun oluşması için cebir ve şiddet unsuru birlikte aranmalıdır. Bu iki unsurun birlikte olması bile suçun oluşumu için yeterli değildir. Bunun hükümeti devirmeye elverişli olmaması halinde ceza verilmemesi gerekmektedir. Teşebbüsün teşebbüsü cezalandırılmıştır. Cebir gerçekleşmediği halde varsayımlarla mahkumiyet, TCK'daki teşebbüse ait hükümlerin adeta yok sayılması demektir. Mahkeme kararı yanlıştır, önyargılıdır.
 

Varsayımla ceza verildi

 
Darbe suçu yok. Mahkeme varsayımla cezalandırmıştır.  Suçun unsurları bulunmadığı cezalandırılacak bir fiilin bulunmadığı da çok açıktır. İster eski ister yeni TCK çerçevesinde ele alınsın, suçun unsurlarının oluşmadığı çok açıktır. eksik soruşturmaya dayalıdır. Sadece bu açıdan bile karar bozulmalıdır" dedi.
 

'Çetin Doğan'ın ameliyatı darbeyi önledi' düşüncesi yanlış

 
Çetin Doğan'ın ameliyatı ve emekliliği darbenin yapılamamasının gerekçesi olarak görülmüştür. Ama bir kez bile sağlık durumu sorulup irdelenmemiştir. Zorunlu olarak emekli edildiğinin kabul edilmesi gerçeğe aykırıdır. Birçok Balyoz sanığı terfi almıştır. Emekli olacağı önceden belli olan bir komutanın emekliliği, ameliyatı nedeniyle  darbenin gerçekleşmediği tezi tamamen yanlıştır. Çetin Doğan kadrosuzluktan emekli edilmiştir. Hilmi Özkök'ün tanıklığı ile bu durum sabittir. Bunların hiçbiri tartışılmamıştır. Zorlama bir yorum yapılmıştır. Hangi tayinin darbeye teşebbüsünü nasıl etkilediğini ortaya koyması gerekmektedir. Somut olgu ve olaylarla desteklemiştir. "
 

'CDler değiştirildi' iddiası!

 
Balyoz avukatı Akalın, gazeteci Mehmet Baransu'nun teslim ettiği bazı CD'lerin iki kez imajlarının alındığını, eşdeğerlerinin birbirinden farklı olduğunu bunun da delillerin sahte olduğunu kanıtladığını savundu.
 
Akalın şöyle dedi:
 
"CD'lerin neden ikinci kez imajının alındığı kesinlikle anlaşılmamıştır, tamamen bir muammadır. Delil CD'sinin içeriği değişmediyse neden iki kez imaj alınmıştır. Her iki imajı da talep etmişsek ilk imajın sanık ve müdafilere verilmesi talebi reddedilmiştir. Kovuşturma evresinde de ilk imajlar verilmemiş ve delil saklanmıştır.
 

Delil özellikleri yok

 
Baransu'dan teslim alındığında seri numarası yazılmaması ve iki kez imaj alınması ile delil özellikleri ortadan kaldırılmıştır. Ocak ve Mayıs'ta alınanların eşdeğerleri birbirinden farklıdır. Eşdeğeri bi CD'nin DNA'sıdır. Bir virgül bile ilave edilirse eşdeğeri otomatik olarak değişir.  Mahkeme hatalı ve keyfi kovuşturma yaptı. Oysa mahkemenin delilleri tüm şüphelerden arındırması gerekirdi. Böyle bir usül hatası bile başlı başına bozma nedenidir.
 

Sanıklara verilmeyen deliller gazetelerde yayınlandı

 
Sanıklara verilmeyen deliller Mehmet Baransu'nun kitabıyla Taraf ve Zaman gazetelerinde yayınlanmıştır.
 

Bilirkişiler 1,5 yıl sonra yemin ettiler

 
Bilirkişinin yemininin olmaması bozma nedenidir. Bu davada bilirkişilerin yeminlerinin bulunmadığı 1.5 yıl sonra fark edilmiştir. Bilirkişilerin yeminleri celse arasında yaptırılmıştır. Sanıkların savunma hakları açıkça ihlal edilmiştir. TÜBİTAK Kurumu'ndan bilirkişi oluşturulması CMK'ya açıkça aykırıdır. TÜBİTAK doğrudan Başbakanlığa bağlanmıştır.''
 
Akalın'ın öteki savunmaları şöyle:
 

Redii hakim taleplerimiz reddedildi

 
Suçlama konusu CD'leri hiç göremedik. İlk Zaman Gazetesi'nin fotoğraflarını gördük. Tahminler yürütebildik. Davanın imajları, fotoğrafları, CD'leri savunma avukatlarına verilmedi. Mahkeme Başkanı Ömer Diken, "Bu davada gizli hiçbir şey yok" dedi. 11 ve 17 numaralı CD'lerin üzerindeki imzaların sahte olduğu ortaya çıkmıştır. İnsan birbirinin aynısı tek çizgi dahi atamazken, bavulla gelen belgelerdeki bütün harfler aynı. Mahkemenin bu anormal tavrı tüm itirazlarımız reddedildi. Reddi hakim taleplerimiz de hep reddedildi.
 

Hilmi Özkük'ü getirtip dinletemedik

 
Hilmi Özkök, Ergenekon davasında tanık olarak dinlendi biz 100 metre getirtip dinletemedik. Bu konuda da reddi hakim talebinde bulunduk reddedildi. Soruşturmanın genişletilmesi taleplerimiz de sürekli reddedildi. Aytaç Yalman ve Hilmi Özkök tanık olarak dinlenmemiştir. 200 küsür duruşma oldu dinlenmeleri yarım gün alırdı.
 

Bilirkişilerimiz dinlenmedi

 
Mahkeme bazı bilirkişilerimizi diğer sanık avukatları duruşmada yok diye reddetti. Diğer avukat arkadaşlarımız dinlettiler. Ama biz bir türlü dinletemedik. Bazı günler 10 tane sanık avukatı vardı. Böyle bir gerekçenin hukukta yeri yoktur, keyfidir.
 

Salondan mikrofonlar sarkıtıldı

 
Savunma olarak en onur kırıcı olarak yaşandığımız gün salondan mikrofonların sarkıtıldığı gündür. Bununla sanıkların müdafilerin  savunma hakkı ihlal edilmiştir. Üzerimizin aranmış, x-rayde kemerlerimizi çıkararak cep telefonlarımızı girişte bırakmak zorundaydık.  Burada bile cep telefonlarımızı bırakmadık ve böyle bir uygulamaya tabi tutulmadık. Sarkıtılan mikrofonlarla müvekkillerimizle yaptığı konuşmalardan delil elde etme çabası yaratılmıştır. suç duyurusunda bulunulmuştur. Ömer Hayyam'ın bir şiirini okumayan, hakkını helal etmeyen, Karadeniz fıkrası anlatanlar suç duyurularından nasibini almıştır Şekil şartı olduğunu düşündüğümüz için duruşmalara giremedik onun için suç duyurularına uğradık. İhsas_ı rey taleplerimiz yine reddedilmiştir.
 

Mahkeme Başkanı avukatlara hakaret etti

 
Mahkeme başkanı Ömer Diken, müdafileri aşağılamaya, kötülemeye yönelik sözler söyleyebilmiştir. Hakaret etmiştir. Müvekkillerimize bizi kötülemiştir, "Yargılamayı tıkıyorsunuz. AİHM bunları görür" diye konuşmuştur.  Özür  diliyorum, 'Kıçınızı dönerek oturdunuz" diyebilmiştir.
 

Tahliye isteyen hakimler tasfiye edildi

 
Balyoz hakimlerini Yargıtay ve HSYK'ya şikayet ettik. Yasa değişikliği ile görevsizlik verilmiş ve ilerleme sağlanamamıştır. Sanıkların lehine , tahliyeleri yönünde oy veren hakimler (Zafer Başkurt, Şeref Akçay, Oktay Kuban, Yılmaz Alp) tasfiye edilmiş başka mahkemelere atanmışlardır. Hukuk devletinde böyle bir şey olmaz. Tahliye kararları neticesinde görev yerlerinin değiştirildiği şeklinde kamuoyunda kanı oluşmuştur.
 

Şeref Akçay baskı gördü

 
Balyoz hakim üyesi Şeref Akçay tahliye talepli şerhleriyle kamuoyu gündemine oturmuştur. Muhalefet şerhine, 'Birtakım meslektaşlarım bulunduğum adliyede selam vermeyi dahi kesmiştir' diye yazmıştır. Yaşadığı baskı yüzünden emeklilik talebinde bulunmak zorunda kalmıştır
 

4 saat sürdü

 
Balyoz avukatlarının öğleden sonraki dört saat süren oturumu sona erdi. Duruşma yarın sabah 09.00'a ertelendi. Ekrem Ertuğrul duruşmayı, "Savunmaya kaldığı yerden devam etmek üzere duruşmayı yarın sabah 9,00'a erteliyorum. İyi akşamlar" dedi.

ETİKETLER

balyoztemyiz