Gündem

Askeri mahkemeler geri mi dönüyor?

2010 yılında yapılan referandumla birlikte, askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önü açılmıştı

07 Mart 2016 18:40

Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, askerlerin, son operasyonlar nedeniyle terörle mücadelede görevli tüm TSK personelinin "izin-onay" şartı ile yargılanabilmesine dönük bir talepte bulunduğunu öne sürdü. "Genelkurmay ile Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı yetkilileri arasındaki görüşmelerin sürdüğünü" söyleyen Öztürk'ün iddiasına göre, Terörle Mücadele Yasası’na eklenmesine kesin gözüyle bakılan maddeyle birlikte askeri mahkemeler de geri dönecek. 

Yasaya ekleneceği iddia edilen madde özetle şöyle olacak: 

“Terörle Mücadele Kanunu kapsamında görevlendirilen veya görevlendirilecek olan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin faaliyetleri askerlik hizmet ve görevlerinden sayılır. Emeklilik, terhis, istifa ve benzeri sebeplerle ilişiği kesilse dahi, bu kanun kapsamındaki görevlerin ifası sırasında işlendiği iddia olunan suçlardan dolayı asker kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi askeri yargı makamlarına aittir.”

Öte yandan, 2010 yılında yapılan referandumla birlikte Anayasa'da yapılan değişikliklerle, askerlerin de askerlikle ilgili olmayan konularda sivil mahkemelerde yargılanmasının önü açılmıştı. Düzenleme şöyle:

“Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. 

Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür. Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz. Askerî mahkemelerin savaş halinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir. Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin görevli bulundukları komutanlıkla ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir"

Terörle Mücadele Yasası'na ekleneceği iddia edilen madde resmileşirse, askerlerin, askerlikle ilgili olmayan konularda sivil mahkemelerde yargılanmasına yönelik uygulama askıya alınacak, askeri mahkemeler geri dönecek.

Saygı Öztürk'ün, "Asker güvence istiyor, hükümet oyalıyor" başlığıyla yayımlanan (7 Mart 2016) yazısı şöyle: 

İl İdaresi Kanunu, askerin terörle mücadelede görev yapmasını tam olarak doldurmuyor. Daha çok aniden gelişen örneğin bir futbol maçı sonrası olay eğer polis, jandarma tarafından bastırılamıyorsa vali, askerden yardım isteyebilir. Ama terörle mücadele edilirken askerin operasyon için belirli bir zamana ihtiyacı var. İşte, asker görev yaptığı zaman bazen aradan yıllar da geçse komutanlar hakkında şikayet üzerine savcılar tarafından soruşturma başlatılıyor, bazıları emekli olduktan sonra mahkemelerde hesap vermek durumunda bırakılıyor.

Çok çarpıcı bir örnek vermek istiyorum. Bölücü örgüt, 15 Ağustos 1984’te Eruh ve Şemdinli ilçelerini basarak silahlı eylemlere başlamıştı. O dönemde Eruh’ta görevli olan İlçe Jandarma Komutanı olan şimdi yaşı 70’i geçmiş olan komutan, hakkında yapılan şikayetten dolayı 6 ay önce yargılanmaya başlandı.

 

Suç işleme özgürlüğü mü var?

 

Hakkari’de, Şırnak’ta, Diyarbakır’da kritik bölgelerde tabur, alay, tugay komutanlığı görevlerini üstlenmiş çok sayıda komutanın davaları sivil mahkemelerde devam ediyor. Görev döneminden yıllar sonra açılan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şu anda görev üstlenen personelini de olumsuz etkiliyor, gelecek kaygısına yol açıyor.
 

Gerçekten hak arayanlara saygı duyulur. Ama devletten “para kopartmak” ya da bir dönem görev yapan komutanları rencide etmek adına açılan davalar olduğu da biliniyor. Askeri yetkililerde bu işi bir “kazanç kapısı” olarak görenlerin hem TSK’yı haksız yere yıpratmak hem de tazminat kazanılırsa buradan pay almak olduğu görüşü yaygın.
 

MİT yetkilileri AKP döneminde “yasal zırh”a kavuşturuldu. Askeri yetkililer de tabii ki işlediği iddia edilen suçlardan dolayı yargılansın. Ama suç konusu askerin göreviyle ilgiliyse bunun yargılama yerinin de askeri mahkeme olması isteniyor. Askeri mahkemede yargılanmak demek, “kırıldığı” düşünülen bir vesayetin yeniden canlandırılması olarak da değerlendirenler de var.
 

Unutmayalım Anayasa, yasalar ve İç Hizmet Kanunu’na bağlı olarak hareket eden, verilen görevi yerine getiren Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının suç işleme özgürlüğü yok. Sanki böyle bir özgürlüğü varmış gibi hava yaratılıyor ve askerin “yasal zırha” kavuşturulmak istendiği yorumları yapılıyor.

 

O kanun yetmiyor

 

Asker; polis ve jandarmayla koordineli bir mücadeleyle sonuç alınabileceğinin anlaşılması üzerine terörle mücadele için sahaya çağırıldı. Ancak, İl İdaresi Kanunu’nun bu çapta bir mücadeleye cevaz veren bir kanun olmadığı değerlendiriliyor. Kanunun sahada mücadele eden askerin karşılaştığı, karşılaşacağı sorunları çözemeyeceği savunuluyor. Kanun, toplumsal olaylara, asayiş olaylarına müdahalenin çerçevesini belirliyor. Ancak asker teröristle mücadele ediyor.
Necdet Özel’in Genelkurmay Başkanlığı döneminde, yasal boşluğun kaldırılması için yasa taslağı hazırlandı, konu Başbakan’a, Cumhurbaşkanı’na anlatıldı. Dahası, hazırlanan tasarı TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Tasarının özü, askerlerin askeri suç iddialarıyla ilgili olarak askeri mahkemede yargılanmasını öngörüyordu. Ancak “çıktı-çıkıyor” derken o yasa çıkarılmadı ve seçimlere gidildiği için de tasarı “kadük” oldu. Konuştuğum askeri yetkili, “Silopi’de, Cizre’de, Sur’da aylardır operasyona çıkan, çok sayıda teröristi etkisiz hale getiren, binlerce el yapımı patlayıcıya müdahale eden, 2 bine yakın hendek kapatan, Bixi, roketatar, Kanas silahlarına karşılık veren, bunları yaparken sivil vatandaşla da karşı karşıya gelen TSK personelinin bu çapta bir operasyondan kaynaklanması kaçınılmaz sonuçlara karşı korunması gerekiyor. Asker açısından ideal olan, hükümet tarafından görev yeri ve süresinin belirlendiği bir terörle mücadele görev tanımıdır” diyor.

 

Asker ne istedi, hükümet ne yapıyor? 

 

Asker, son operasyonlar nedeniyle terörle mücadelede görevli tüm TSK personelinin “izin-onay” şartı ile yargılanabilmesine dönük bir talepte bulundu. Ancak bu daha sonra değiştirildi. Teröristle mücadele eden askeri personelin şikayet edilmeleri halinde yargılanabilmeleri için Milli Savunma Bakanı’nın izni, Başbakan’ın onayı gerekecekti. Şimdi, bu gündemde değil.
Hükümet ile TSK yetkilileri arasında yapılan ön görüşmelerde, Terörle Mücadele Yasası’na bazı ilaveler yapılarak sorunun çözümü düşünülüyor. Genelkurmay ile Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı yetkilileri arasında görüşmeler sürüyor. Şu anda, Terörle Mücadele Yasası’na eklenmesine kesin gözüyle bakılan madde özetle şöyle olacak:

 

“Terörle Mücadele Kanunu kapsamında görevlendirilen veya görevlendirilecek olan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin faaliyetleri askerlik hizmet ve görevlerinden sayılır. Emeklilik, terhis, istifa ve benzeri sebeplerle ilişiği kesilse dahi, bu kanun kapsamındaki görevlerin ifası sırasında işlendiği iddia olunan suçlardan dolayı asker kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi askeri yargı makamlarına aittir.”
 

Askerin bir an önce yasalaşmasını istediği bu düzenleme konusunda hükümetin “ağırdan alan” tavrı da “Geçen dönem olduğu gibi yine mi askeri oyalıyorlar?” sorusunu akla getiriyor.