Gündem

Akif Beki: Terörü, intikam hisleriyle değil, demokratik katılım kanallarını açık tutarak yenebiliriz

"Ölmeyi ve öldürmeyi değil, yaşamayı özendirmeliyiz"

18 Aralık 2016 17:39

Bir dönem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın danışmanlığını da yapan Hürriyet yazarı Akif Beki, terör saldırıları sonrası başta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olmak üzere hükümet yetkililerinin "intikam" açıklamalarını eleştirerek, "Terörü, intikam hisleriyle değil... demokratik katılım kanallarını açık tutarak yenebiliriz, onu da unutmayalım" dedi. "Bu intihar saldırılarını, hamasi öfke patlamalarıyla değil, ancak soğukkanlı bir akılla savuşturabileceğimizi de hatırdan çıkarmayalım" diyen Beki, "Terörle mücadeleyi, ölmeyi ve öldürmeyi göze alarak değil... yaşamayı özendirerek, meşru siyaset yöntemini özendirerek kazanabileceğimizi de akılda tutalım" ifadesini kullandı. 

Beki'nin Hürriyet'te "Sonraki gün tekrarını nasıl önleriz?" başlığıyla yayımlanan (18 Aralık 2016) yazısı şöyle:

Amaç, o kahraman vatan evlatlarının bedenleriyle birlikte bu milleti de parçalamak...

Her hain bomba, dün sabah Kayseri’deki gibi, sabrımızı patlatacak bir kıvılcım çakma denemesidir, biliyoruz.

Onun için gün, sağduyu günü.

O yüzden gün galeyana sürüklenmeme, kıvılcım almama, infiale kapılmama günü.

* * *

Her intihar saldırısı, kahpece bir provokasyondur, bağrımıza taş basa basa öğrendik.

Öyleyse gün provokasyona gelmeme, tahrike kapılmama günü.

Her canice katliam, öfkemizi taşırıp bizi kontrolden çıkarmaya dönüktür, ezberledik artık.

O halde gün, canilere karşı öfkeyle ayağa kalkarken taşkınlığa prim vermeme günü.

Canımızı yakan her vahşet, toplumsal barışımıza kurulmuş bir tuzaktır; düşmemek için az bedel ödemedik.

Demek ki gün, bir kez daha şehitlerimizin acısını tek yürek yaşarken, bir ağız olup teröre bin lanet yağdırırken... kanlı tuzaklara çekilmeme, yakıp yıkmama, ortalığı ateşe vermeme günü.

Hepsine amenna

Cumhurbaşkanı Erdoğan söyledi; terör bizi birbirimize düşürmek, kardeş kavgası çıkarmak ister.

Biliyoruz ki gün kısır çekişmeleri, iç kavgaları bir kenara bırakıp toplumsal barışımızı güçlendirme günüdür.

Başbakan Yıldırım söyledi; terör bizi yıldırmak, hayatımızı korkuyla esir almak ister.

Biliyoruz ki gün teröristi sevindirmeme, korkuya teslim olmama, istedikleri tepkiyi vermeme günüdür.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, MHP lideri Bahçeli söyledi; terör bizi birbirimize düşman etmek, içsavaş çıkarmak ister.

Biliyoruz ki gün bu tezgaha gelmeme, terörün ekmeğine yağ sürmeme günüdür.

* * * 

Acımız ne denli büyük olursa olsun, gencecik kardeşlerimizin toprağa düştüğü gün ne günüdür, 40 yıllık deneyimden biliyoruz.

İlk gün sınavını verecek olgunluğa sahip olmasaydı bu millet, şimdiye çoktan başarmışlardı, çoktan emellerine ulaşmışlardı.

Biliyoruz ki kalleşler, iç barışımızın dayanıklılığını sınamaktadır.

Onun için gün, psikolojimizi ayakta tutma, direncimizi koruma, birliğimizi bu alçakça darbelere karşı savunma, defansımızı güçlendirme günüdür.

En etkili tedbir

Bir canlı bomba kalabalıkta pimini çektiğinde ne tepki vereceğimizi biliyoruz.

Fakat ertesi gün, başka bir gündür, onu da bilelim.

Terörü, intikam hisleriyle değil... demokratik katılım kanallarını açık tutarak yenebiliriz, onu da unutmayalım.

Bu intihar saldırılarını, hamasi öfke patlamalarıyla değil... ancak soğukkanlı bir akılla savuşturabileceğimizi de hatırdan çıkarmayalım.

Terörle mücadeleyi, ölmeyi ve öldürmeyi göze alarak değil... yaşamayı özendirerek, meşru siyaset yöntemini özendirerek kazanabileceğimizi de akılda tutalım.

Bize kan kusturanları, kan davası güderek değil... en acımasız askeri, en sert polisiye tedbirlerin yanına, eleman devşirme yollarını kesecek en kuşatıcı siyasi tedbirleri koyarak alt edebiliriz, geri de durmayalım.

* * *

Bilelim ki en etkili güvenlik önlemi, canlı bombaları canlı bomba olmaya karar verdikten sonra yakalayacak önlem değildir.

En etkili önlem, canlı bombaların canlı bomba olmasını önlemektir.

Bilelim ki tek tek etkisizleştirerek sonunu getiren yok.

Terörün kökünü kurutacak en köklü tedbir, insan kaynağını kurutacak tedbirdir.

Güvenlik zaafının, istihbarat zaafının mutlaka üstüne gidelim.

Ama şunu da bilelim...

Bu terör çağında, bu canlı bomba cehennemine çevrilmiş coğrafyada ne istihbarat ne güvenlik önlemleri bize yüzde yüz koruma sağlamaz.

Bizi koruyacak olan, yedi düvele birden meydan okumak değil...İçeride de dışarıda da çatışma ve düşmanlıkları azaltacak, dayanışma ve ittifakları çoğaltacak politikalardır.

* * *

Gün matem ve metanet günü, başımız sağ olsun.

Sonraki günse daha uyanık ve daha basiretli olma günüdür, bilelim.