Gündem

AİHM: 'Deprem ilahi ikaz' sözü ifade özgürlüğü

AİHM, Marmara depremini 'İlahi ikaz' olarak nitelendiren ve bu nedenle 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkûm edilen Yeni Asya yazarı İlhan'ın, başvurusunu haklı buldu.

04 Mayıs 2009 03:00

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 17 Ağustos 1999'da yaşanan Marmara depremini 'İlahi ikaz' olarak nitelendiren ve bu nedenle 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkum edilen Yeni Asya Gazetesi yazarı Mehmet Cevher İlhan'ın, başvurusunu haklı buldu.

Akşam gazetesinin haberine göre; AİHM, İlhan'ın dava konusu yazısında yer alan ve dönemin İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından suç sayılan yazısını, 'ifade özgürlüğü' kapsamında değerlendirdi. İlhan, mahkumiyetine neden olan yazıda, Marmara depremini 'İlahi gücün cezası' olarak nitelemiş ve bu ikazı, Kuran kurslarının kapatılması, üniversitelerde türbanın yasaklanması ve irticai faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle bazı subayların TSK'dan atılmasına bağlamıştı.

İstanbul DGM'de görülen dava, 2002 yılı mart ayında sonuçlanmış ve Yeni Asya Gazetesi yazarı Mehmet Cevher İlhan, eski TCK'nın 312'nci maddesinde yer alan 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik' eyleminden suçlu bulunarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Karara itiraz eden İlhan, Yargıtay'a başvurarak temyiz talebinde bulunmuştu. Yeni TCK'nın yürürlüğe girmesi üzerine İlhan'ın cezası bir yıl 3 aya indirilmişti.

Tazminat 2 bin euro

Temyiz süreci devam ederken AİHM'e başvuran İlhan, iddiaya konu yazı nedeniyle verilen cezayla 'ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğini' ileri sürerek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden 50 bin euro maddi, 10 bin euro da manevi tazminat talep etmişti.

Şikâyeti inceleyen AİHM, İlhan'ın başvurusuna hak verdi ve suça konu yazıyı 'ifade özgürlüğü' kapsamında değerlendirdi. Ancak AİHM, başvurudaki tazminat miktarını yüksek bularak, Türkiye'yi toplam 2 bin euro tazminata mahkûm etti.

‘Kaygı verici fikirler için de geçerli'

AİHM kararında, ifade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun asli temeli olduğu, yalnızca olumlu karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olarak algılanan bilgi ve fikirler için değil 'şok edici, zedeleyici yahut kaygı verici bilgi ve fikirler için de geçerli' olduğu vurgulandı.

ETİKETLER

haber