Spor

2 kez kanseri yenen 41 yaşındaki kaleci Nurcan Çelik'in hikâyesi

Hedefi, kendi adıyla kurduğu kulübüyle ''Şampiyonlar Ligi şampiyonu'' olmak

06 Mayıs 2021 12:00

Turkcell Kadın Futbol Ligi'nde bu sezon Kireçburnu Spor Kulübü forması giyen 41 yaşındaki Nurcan Çelik, 27 yıllık futbol yaşantısı sırasında 2 kez kanser hastalığına yakalandı. Spora olan tutkusuyla hastalığı 2 kez yendiğini ifade eden Nurcan Çelik, zaferle çıktığı bu sürecin detaylarını anlattı.

Kendi adıyla kurduğu Nurçelikspor'un hem başkanı, hem de kalecisi olan Çelik, 2008 yılında milli takım kampındayken tiroid kanseri olduğunu öğrendi. Kanserle ilk savaşından 1 yıllık tedavi sürecinin ardından galip çıkan Çelik, 2012 yılında bu sefer de meme kanseri olduğunu öğrendi. Bu mücadelede de pes etmeyen Nurcan Çelik, 2 yıl sonra meme kanserini de yendi.

''Kariyerimin zirvesinde tiroid kanseri olduğumu öğrendim''

İlk kanserini milli takım kampındayken öğrendiğini söyleyen Çelik, "Kariyerimin zirvesinde tiroid kanserine yakalandığımı öğrendim. Onun üzüntüsünü çok uzun bir süre yaşadım çünkü; kariyerimi sonlandırmak durumunda kaldım. Dolayısıyla tedavilerim sonuçlandıktan sonra, ''Tekrar futbola dönmeliyim'' dedim. Bu arada da Akdeniz Nurçelikspor adı altında bir kadın futbol takımı kurdum. Şu an kadınlar 2'nci liginde yer alıyor. Akabinde 2012 yılında da meme kanserine yakalandım'' dedi. Sürecin çok zorlu geçtiğini anlatan Çelik, ''Bir sporcunun başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri. Dolayısıyla yine hayata dört elle sarıldım. Futbola üç kez başladığım söylenebilir. Sporcu savaşan ve istediğini sonunda kazanandır. Ben buradan kazanan şekilde çıkmalıyım diye düşündüm" ifadelerini kullandı.

"İnsan asla aşık olduğu bir şeyi yarım bırakmaz"

Kanseri yenmesinde futbolun ve sporun önemine değinen Çelik, "Sporun, futbolun hastalığımı yenmede %100 etkisi var. Hayatta bir amacınızın olması gerekir. İnsanlar hayal ettiği kadar yaşar. Benim de hayallerim yarım kalmıştı ve bunu tamamlamam gerekiyor diye düşündüm. Dolayısıyla bu nedenden dört elle sarıldım'' dedi. Sporun kendisi için bir yaşam biçimi ve hayat felsefesi olduğunu dile getiren Çelik, bunun kendisini bugüne kadar ayakta tuttuğunu söyledi. Çelik, ''Bu bir tutku, aşk hikayesi gibi bir şey. İnsan asla aşık olduğu bir şeyi yarım bırakmaz. Sporsuz bir günüm geçmez benim. Bugün futbol oynamasam da bir spor branşıyla günüm geçer. En kötü ihtimalle koşar ya da pilates yaparım" şeklinde konuştu.

"Artık son noktaya gelmiştim'"

4 yaşında annesini meme kanseri hastalığından kaybettiğini söyleyen Çelik, sonrasında babasının bir evlilik daha yaptığını ve diğer annesinin de meme kanseri hastalığı sonrası vefat ettiğini belirtti. Kemoterapi aldığı sırada kötü ve zor zamanlar geçirdiğini ifade eden Çelik, "Ben Karadenizliyim, bunu biraz Çernobil olayına bağlıyorum. Ben çocukken kulaktan dolma duyduklarım, 30 yıl geçsin, 30 yıl sonra bunun etkisi çocuklarda da görülür deniliyordu. Nitekim ki, Karadeniz halkında görülüyor. Bu genetik bir durum. İster istemez ilk duyduğumda ''Tamam benim de sonum geldi'' diye bir duygu oluştu istemsizce'' dedi.

Ancak psikolojik olarak güçlü bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Çelik, ''Bunu çok çabuk ekarte edebilecek hayal gücüne sahibim. Yani kendim doktorum, kendimdim. Düşünce olarak daha olumlu, daha pozitif, hayata toz pembe bakan bir yapım var. Kötü, şu olacak, bu olacak işte kemoterapi alıyorum. Gerçekten kötü, ağır durumlar geçirdim diyebilirim. Kemoterapiler, o süreçler, memenin alınması, silikon meme konulmasının ardından enfekte olmam. Onunla beraber terapi alıyor olmam, beni inanılmaz yormuştu'' dedi. Bir dönem son noktaya geldiğini ifade eden Çelik, ''Dedim ki, ''artık yeter, ben buna katlanamıyorum. Burada iğne mi yapıyorsunuz, ne yapıyorsanız yapın, bu acıyı sonlandırın''. Gerçekten çok acı bir süreç oluyor. Buradan bütün hastalara gönülden şifalar diliyorum. Kimse böyle bir duruma düşmesin. Allah düşmanımın başına bile vermesin" şeklinde konuştu.

"1'inci olan takım ülkemizi Şampiyonlar Ligi'nde temsil edecek"

Çelik, "Spordan uzak kalamazdım. Kansere yakalandığım dönem futbol oynayamadım ama; spordan uzak kalmamalıyım diye düşündüm. Kendime bir kulüp kurmalıyım, dedim. Kız çocuklarına sosyal olarak çok fazla olanak sağlanmaz. Dolayısıyla onlara, sevdikleri bir spor dalında alan açmak istedim. Bugünden sonra ise olacağını düşünüyorum çünkü; Antalya'da yapılan Kadın Futbol Ligi'nde 1'inci olan takım ülkemizi Şampiyonlar Ligi'nde temsil edecek'' dedi. Kendi adıyla kurduğu kulübüyle Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olmayı hedeflediğini söyleyen Çelik, ''Hedefim kendi kulübümle Şampiyonlar Ligi'ni görebilmek, Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmak. Dedim ya; insanlar hayal ettiği sürece yaşar. Dolayısıyla ben de bunun hayaliyle yaşayacağım. Bir gün bu da olacaktır diye düşünüyorum'' şeklinde konuştu.

"Sponsorlar devreye girerse daha rekabetçi takımlar olur"

Bu yolu sponsorlarla yürüdüklerini söyleyen Çelik, ''Onlar olmadan mümkün değil. Birçok desteği kendi çevremden sağlamak durumunda kalıyorum. Federasyonun da ufak tefek katkıları oluyor. Bu şekilde toparlayıp 10-11 yıl boyunca götürmeyi başardık. İsterim ki; daha iyi olanaklarım olsun. Daha iyi imkanlar sunabileyim. Kadın futbolu ülkemizde gelişim aşamasında. Dolayısıyla çok fazla bir talep ya da sponsor olma isteği olmadı'' dedi.

Sponsorların devreye girmesi halinde daha rekabetçi takımların olacağını söyleyen Çelik, "1'inci Lig'de kızlarımız daha iyi şartlarda, belki sponsorlar devreye girerse biraz daha kuvvetlenir. Burada 1'inci Lig'de hangi takım şampiyon olur derseniz, iki takım yarışıyor. 16 tane takım var. Şampiyon belli olmuş oluyor, isterim ki, şampiyon belli olmasın. Böyle bir lig yok. Daha geniş oyuncu havuzu kitlesine sahip kulüplerimiz olsun. Böylece kadın futbol kulüpleri ve ligleri de gelişmiş olsun diye umut ediyorum. Bu da daha sonrasında milli takımlara yansıyacaktır." ifadelerini kullandı. (DHA)