T24 Haber Merkezi
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 41. günü, dün savunması sona eren Serhat Kapki'nin sorgusu ile başladı. Kapki'nin sorgusunun ardından avukatları savunma yaptı. Duruşmada, daha önce "etkin pişmanlık" ifadesi veren iş insanı Şeyhmus Sarıboğa, "Avukat Selcen Akar cezaevinde ziyaretime geldi. Başka birini etkin pişmanlıkla tahliye ettirdiğini, o yüzden cezaevine geldiğini söyledi. 'Bana Murat Kapki ile ilgili beyanlarda bulun, seni de tahliye ettireyim' dedi. 'İşlediğim bir suç yok' diyerek reddettim, kovdum onu. Benden sonra da gece eşimi ve kardeşimi arayarak 'Şeyhmus Bey'le anlaştım' demiş. İrademle oynandığı için önceki ifadelerim geçersizdir. İtiraf edeceğim bir şey yoktu ki edeyim" dedi. Yapılan tutukluluk incelemesi sonucu Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi. Böylelikle İBB davasından tutuklu sanık sayısı 68'e düştü.
İBB Davası, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görüldü. Duruşmanın son oturumu önceki gün yapılmış, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın savunmasında, "Serdar Haydanlı'nın 'Ben belediyeyle değil, Külliye ile iş yapıyorum' dediğini duydum. Bu olayı cezaevinde bulunan İBB'den arkadaşlara anlattım. Konu CHP mitinglerinde konuşulunca bu şahıs tekrar gözaltına alındı. Bir ve birden fazla firmayla 2019 sonrası İBB iştiraklerinden ihale alan bu şahıs, Gökhan Köseoğlu ile birlikte Kültür A.Ş. ihalelerine fesat karıştırmıştır. Şahsın Ekrem İmamoğlu ile bize husumet güttüğü nettir" demişti. Savunmasında hiçbir sorguda kendisine isnat edilen suçlar hakkında soru yöneltilmediğini söyleyen Taşkın, sadece 2019 yılı sonrasında satın aldığı mülklerin tapularının sorulduğunu, tutukluluğu boyunca hakkında hiçbir somut delil toplanmadığını, lehine olan hiçbir delilin iddianameye konulmadığını kaydetmişti.
Serhat Kapki'nin avukatı: Kimse Serhat Kapki'ye 'Bu örgüte üye misin?' diye sormadı
Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyetinin yerini almasıyla İBB davasının 41. günü başladı. Dün savunması sona eren Serhat Kapki'nin avukatı Uğur Özdoğan, müvekkilinin savunması için söz aldı. Özdoğan, "Bu ana kadar kimse Serhat Kapki'ye 'Bu örgüte üye misin?' diye sormadı. Serhat Kapki, Murat Kapki'nin kardeşi olduğu için tutuklu" dedi.
Av. Uğur Özdoğan, müvekkilinin savunmasında Güngör Gürman'ın ifadeye çağrıldığını ve Serhat Kapki'nin adını verdiği için tutuklandığını söyledi. Özdoğan, daha sonra Gürman'ın savcılığa giderek ifadesini baskı altında verdiğini söylediğini ve avukatsız ifade vermek istediğini aktardı. Özdoğan, "Aynı avukat için itirafçı olması için baskı yaptığına ilişkin diğer sanıkların beyanları var. Bu kişi Selcen Akar" dedi.
Özdoğan, müvekkilinin suçlandığı eylemler arasında herkesin ifadesi olduğunu ancak Serhat Kapki'nin ifadesinin olmadığını belirtti. Özdoğan, "Ceza yargılamasında kişi değil, eylem yargılanır. İddia edilen eylemin olup olmadığına bakılır. Sonrasında bu eylem suç mu, değil mi diye bakılır. Müvekkil hakkında bu ilke işletilmiş olsaydı kendisi çoktan tahliye edilmiş olurdu" dedi.
"Üç kere, dört kere ifade vermiş insanlar var; sanki bir kere ifade vermişler gibi yazılması mahkemeden delil saklamak"
Av. Özdoğan, soruşturmayı yapanların metne yalnızca işlerine gelen ifadeleri koyduğunu söyledi. Avukat Özdoğan, "Üç kere, dört kere ifade vermiş insanlar var. Sanki bir kere ifade vermişler de anlattıkları sırf bundan ibaretmiş gibi yazılmış olması yalnızca bizden değil, mahkemeden de delil saklamaktır" dedi.
Şeyhmus Sarıboğa savunmasına başladı
Kapki müdafilerinin savunmasının tamamlanmasının ardından iş insanı Murat Kapki'yle çalışan ve "dolandırıcılık" suçu isnat edilen BFK Partners'ın sahibi Şeyhmus Sarıboğa savunmasına başladı.
Sarıboğa'nın savunmasından satır başları şöyle:
“Daha önce verem geçirdim. Şeker hastasıyım. Çok sık hastalanıyorum. Ocak ayında bir gün gözüm karardı, düştüm, kaburgam kırıldı. Cezaevinde iğneye erişim sıkıntısı yaşıyorum.
"Avukat Selcen Akar bana 'Murat Kapki ile ilgili beyanlarda bulun, seni de tahliye ettireyim' dedi"
Avukat Selcen Akar cezaevinde ziyaretime geldi. Başka birini etkin pişmanlıkla tahliye ettirdiğini, o yüzden cezaevine geldiğini söyledi. 'Bana Murat Kapki ile ilgili beyanlarda bulun, seni de tahliye ettireyim' dedi. 'İşlediğim bir suç yok' diyerek reddettim, kovdum onu. Benden sonra da gece eşimi ve kardeşimi arayarak 'Şeyhmus Bey'le anlaştım' demiş.
İrademle oynandığı için önceki ifadelerim geçersizdir. Anlattıklarımın kayda geçmesini talep ediyorum. İtiraf edeceğim bir şey yoktu ki edeyim.
"Savcılık ifadem alınırken bana sahte fatura gösterilmedi"
Savcılık ifadem alınırken bana sahte fatura gösterilmedi. Sahte faturayla ilgili bir şey de söylenmedi. Savcı bazı olayları bana yönlendirmeye çalışıyordu. Mesela Ahmet Çiçek'le ilgili olarak; ben 'Bir kere görüştüm' dediğim halde savcı Ahmet Çiçek'in anlattıklarını doğruymuş gibi yazdırdı. Birkaç kere 'Bunu demedim savcım' dedim ama yine de o şekilde yazıldı.
12 ay boyunca bunları anlatmak için bekledim. Örgüt suçu diye ben kızlarımla görüntülü dahi konuşamıyorum. 12 ay boyunca kızlarımı bir kez bile göremedim. Sağlık durumum kötü. Ben bunları yaşayacak ne yaptım sayın başkan? Ben verem hastalığı geçirdim sayın başkan. Hâlâ nefes almakta zorlanıyorum. Cezaevinde pencere olmadığı için hava alamıyorum. 13 ilaç kullandım, kan tükürdüm. Şeker hastası oldum. Ben ev-hastane hariç bir yere gidemiyordum sayın başkan. İki kız çocuğu babasıyım. Ailem üzülmesin diye sağlık sorunlarımı bugüne kadar söylemedim.
Benim İBB ile yakından uzaktan ilgim yok. Ben nasıl üye olarak suçlanıyorum anlamıyorum. Polis eve geldiğinde de çok şaşırdım. Hâlâ anlamıyorum; 12 aydır cezaevinde düşünüyorum, savcı beni neden böyle suçladı?
Hiçbir gelirim yok. İşyerimdeki makineler çürüdü."
"Selcen Akar 'Ben bu dosyayı çok iyi biliyorum' dedi"
Mahkeme başkanının "Selcen Akar, nasıl avukatın oldu?" sorusu üzerine Sarıboğa, "Bana kendisi 'Ben bu dosyayı çok iyi biliyorum' dedi. Beni sürekli etkin pişmanlık ifadesine sokmaya çalıştı. Ben bir suç işlemediğimi söyledim" dedi.
Sarıboğa'nın savunmasının ardından sorgusu da tamamlandı. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. İBB Davası, Sarıboğa'nın avukatlarının savunmasıyla devam edecek.
Sarıboğa'nın avukatı: Heyetiniz Adem Soytekin'in ifadesini öne çekip tahliye etti
Ara'nın sona ermesiyle birlikte Sarıboğa'nın avukatı Fulya Dağlı, müvekkilinin savunması için söz aldı. Dağlı, "Duruşma savcısı 16 milyonun belediye başkanına 'haddini bildirmezse haddini bildireceğini' söyledi. Heyetiniz Adem Soytekin'in ifadesini öne çekip tahliye etti. Soruşturmanın savcısı Adalet Bakanı oldu. Biz davanın siyasi olduğunu söylemiştik" dedi.
Murat Kapki: İtirafçılığımdan dönmemiş olsaydım bugün kesin tahliye olurdum
"Etkin pişmanlık" ifadesinin savcı yönlendirmesiyle alındığını söyleyerek ifadesinin geçersiz sayılmasını isteyen iş insanı Murat Kapki, seyircilere seslenerek "İtirafçılığımdan dönmemiş olsaydım bugün kesin tahliye olurdum" dedi.
İmamoğlu: Özgür Özel can yoldaşımızdır
Duruşmaya ara verildi. Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken, "Birlikte olmak zorundayız dayanışma içinde olmak zorundayız. Özgür Özel genel başkanımızdır can yoldaşımızdır, onu çok seviyorum." dedi. İmamoğlu'nun sözleri, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün paylaştığı videosunun ardından başlayan parti içi tartışmalara ilişkin ilk tepki olarak yorumlandı.
9 kişi hakkında tahliye kararı
Mütalaasını açıklayan savcı, Engin Ulusoy, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş ve Gökhan Köseoğlu’nun tahliyesini talep etti.
Mahkeme, İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı Seza Büyükçulha, Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin, Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Cevat Kaya, İBB personeli, yazılım mühendisi Iraz Bayrak, CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan, Fatih Keleş'in oğlu Mustafa Keleş, eski İBB Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy, İBB Zabıta Müdürü Hakan Aplak ve Kültür A.Ş. Hakediş Şefi Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verdi. Böylelikle davada bugüne kadar tahliye edilenlerin sayısı 42 oldu. Davada bir sonraki tutukluluk değerlendirmesi 18 Haziran'da yapılacak.
CANDAN YILDIZ'IN SÖYLEŞİSİ - Annesi Iraz Bayrak'ı anlatıyor: Silivri'de cinayet koğuşunda kalıyor çocuğum ve mektubunda "Küçük bir tatil kasabasından sevgiler" diye yazıyor...
İmamoğlu'ndan Alican Uludağ mesajı: Özgürlüğünden dolayı çok mutluyum
Tahliyelerin ardından İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken, "Herkesin bayramını tebrik ederim ama bunlar emeklisine, İşçisine, gazetecisine bayram yaşatmıyorlar ama Alican Uludağ kurtuldu, onun özgürlüğünden dolayı çok mutluyum. Ama şunu söyleyeyim; mahkemelerde yargılama yok. Yargılamayı siz sandıkta yapacaksınız" ifadelerini kullandı.
Üç aydır tutuklu olan Alican Uludağ'a ilk duruşmada tahliye!
İBB davasında şu ana kadar neler oldu?Tutuklu sanık sayısı 77'ye düştüİstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti, tutuklu sanıklar Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Mehmet Çağlar Kuru, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Seyhan Özcan, Nuri Cem Ceylan, Esma Bayrak, Murat Keleş, Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Harun Cengiz Beğenmez ve Mehmet Kaya hakkında tahliye kararı verdi. 414 kişinin yargılandığı dosyada önceki tutukluluk incelemesinde 18, son tutukluluk incelemesinde ise 15 kişinin tahliye edilmesiyle tutuklu sanık sayısı 77'ye düştü. Adem Soytekin'in savunması öne alındıMahkeme başkanı, "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanan ancak tutukluluk hali devam eden ve savunmaların alınması için hazırlanan listede 105. sırada bulunan Adem Soytekin'in, savunmasının öne alınmasını kabul etti. Savunma yapacak son kişi olan Soytekin'in savunması, Pehlivan'dan sonraya alınmıştı. Soytekin, savunmasının alınmasının ardından yapılan tutukluluk incelemesinde tahliye edildi. Soytekin şu ana kadar 8 kez "etkin pişmanlık"tan yararlanmak üzere ifade vermişti. Bir kere tahliye edilen Soytekin, verdiği ifadeler tutarsız bulunduğu için yeniden tutuklanmıştı. Soytekin'in verdiği ifadeyle Pehlivan tutuklanmış; Pehlivan’ın avukat yönlendirmesi yapmasıyla "Soytekin'i 'etkin pişmanlık'tan vazgeçirmeye çalıştığı" iddia edilerek Pehlivan'a "örgüt üyeliği" iddiası yöneltilmişti. "Örgüt üyeliği" iddiası bulunmayan tutukluların telefon sınırlaması kaldırılsın müzekkeresiÖnceki gün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, haklarında "örgüt üyeliği" ve "örgüte yardım" suçlaması yöneltilmeyen tutuklular yönünden mevcut tedbir uygulamalarını yeniden değerlenirdi. Mahkeme heyetince, aralarında CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu, Ekrem İmamoğlu’nun korumalarından Çağlar Türkmen ve İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın da bulunduğu toplam 27 kişi hakkında uygulanan "iletişim kısıtlaması"nın kaldırılması için ilgili ceza infaz kurumlarına müzekkere yazıldı. Müzekkerede, "isimleri yazılı tutuklu sanıkların haklarında örgüt üyeliği veya örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme suçu kapsamında sevk bulunmadığından kurumunuzca uygulanan tedbirlerin bu husus gözetilerek değerlendirilmesi hususlarında gereği rica olunur" denildi. Böylelikle, bu kapsamdaki 27 tutuklunun telefon görüşmelerinde uygulanan süre sınırlamasında değişikliğe gidilecek. İnan Güney'in dosyası birleştirildi, sanık sayısı 414'e çıktıBeyoğlu Belediyesi'ne yönelik suçlamalara ilişkin olarak aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92'si tutuklu 414'e çıkmıştı. |
T24'ün İBB iddianamesine ilişkin dosyasıİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 105 kişinin tutuklu bulunduğu, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasını tamamladı. 3 bin 700 sayfayı aşan, 402 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan itibaren "sistem" kurarak, bu sistem sayesinde, önce İstanbul Belediye Başkanı seçildiği, ardından CHP'yi ele geçirdiği, ardından da CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak fon oluşturduğu belirtildi ve 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi. "Ekrem İmamoğlu suç örgütü" adı verilen yapıda yer aldığı öne sürülen örgüt yöneticileri, örgüt üyeleri ve örgüte yardım eden isimlerin, "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlarını işledikleri öne sürüldü. İddianamede, iş insanlarından para toplanmasına dayalı olduğu iddia edilen "sistem" için, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı. Özgür Özel'i CHP Genel Başkanı olarak seçen ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partiden uzaklaştıran ismin İmamoğlu olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, CHP yönetiminin de suç yoluyla elde edilen gelirleri kullandığı ve bütün eylemlerden haberdar olduğu iddia edildi. İki CHP'li vekil de İmamoğlu'nun örgütünde olmakla suçlandı ve dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlandı. Başsavcılık, anayasadaki parti kapatma maddelerine atıf yaparak, söz konusu eylemleri "ihbar" yazısıyla Yargıtay Başsavcılığı'na da bildirdi. İddianamede, oluşan kamu zararının 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu öne sürülerek, İmamoğlu ve oğlu ile çok sayıda kişinin şirketlerine, CHP İl Başkanlığı binasına el konulması talep edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede 15 gizli tanığın ifadeleri de yer alıyor. İddianamede "etkin pişmanlık"tan yararlananların sayısı 76 kişi olarak açıklandı. 7 bölümden oluşan iddianamenin birinci bölümünde "suç örgütünün genel yapısı ve özellikleri" ikinci bölümde, "soruşturmanın genel özeti", üçüncü bölümde "örgüt lideri" olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçedeki eylemleri yer aldı. Dördüncü bölümde İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduğu dönemde "örgütün tıpkı bir ahtapotun kolları gibi İstanbul geneline yayılan eylemlerinden" bahsedildiği belirtildi. Beşinci bölümde İBB iştirakleriyle ilgili suçlamalar yer alırken, son bölümde de hakkında kamu davası açılan şüphelilerin üzerine atılı eylemlerle ilgili suç tasnifleri ve sevk maddelerine yer verildi. İstanbul il binasının alınması sırasındaki para görüntüleri, "örgüt faaliyeti ile ilgili sızan ilk görüntüler" diye nitelendirildi. GÖKÇER TAHİNCİOĞLU'NUN ANALİZİ İBB iddianamesinde "örgüt" çabası: Sadece İmamoğlu değil CHP de yargılanıyor! İBB'ye yönelik "yolsuzluk" iddianamesinde İmamoğlu'na 2 bin 352 yıla kadar hapis istemi: İşte tüm detaylar, suçlamalar, istenen cezalar... |


