İBB davasında üçüncü hafta: İmamoğlu "İddia makamını kınıyorum" dedi; tartışmalı Ağaç A.Ş. tablosu için MASAK'tan yeni rapor alındı
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

İBB davasında üçüncü hafta: İmamoğlu "İddia makamını kınıyorum" dedi; tartışmalı Ağaç A.Ş. tablosu için MASAK'tan yeni rapor alındı

Duruşmada, tutuklu belediye başkanları Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık’ın da savunma yapması bekleniyor

Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık

T24 Haber Merkezi

İstanbul büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında bayram arasının ardından üçüncü hafta başladı. Mahkeme, duruşma saatlerini uzatırken ikinci haftada yaşanan tartışmalar, kısıtlamalar ve çarpıcı ifadeler gündeme damga vurdu. Duruşmada, tartışmalı Ağaç A.Ş. tablosu için MASAK'tan yeni rapor alındığı öğrenildi. Tutukulu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Açıkça ifade ediyorum ki, bir ortaokul öğrencisinin hazırlayacağı tablo dahi bundan daha sağlıklı olurdu. Bu tablo, iddiaların ne kadar çöp olduğunu topluma göstermektedir. Kınıyorum iddia makamını" ifadelerini kullandı.

İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 107 kişinin tutuklu yargılandığı, 402 sanıklı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada üçüncü hafta, Ramazan Bayramı tatilinin ardından bugün itibarıyla yeniden başladı. 402 sanıklı ve 107 kişinin tutuklu yargılandığı davada bu hafta, tutuklu Şişli Belediye Başkanı Şahan ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Çalık’ın savunma yapması bekleniyor. İddianamede Şahan hakkında çeşitli suçlamalar kapsamında 35 yıldan 91 yıla kadar, Çalık hakkında ise 30 yıldan 88 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Yargılama, bayram arasının ardından 8. duruşma günüyle devam ediyor. Bugünkü programda, Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas, geçtiğimiz hafta yarım kalan savunmasını tamamlayacak. Sukas’ın ardından avukatlarının beyanları ve çapraz sorgu süreci yürütülecek, sonrasında ise Altan Ertürk’ün savunmasına geçilecek. Ayrıca, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş’in de bu hafta sanık kürsüsüne çıkması öngörülüyor.

Duruşmalar geç saatlere kadar sürecek

Mahkeme Başkanı, ramazan ayı boyunca saat 10.00 ile 16.00 arasında yapılan duruşmaların, bu haftadan itibaren saat 10.00 ile 21.00-22.00’ye kadar uzatılacağını açıklamıştı. Nisan ayı sonuna kadar tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının hedeflenmesi nedeniyle duruşmaların daha geç saatlerde sona ermesi planlanıyor.

İşte sekizinci duruşmada yaşananlar...

Tartışmalı Ağaç A.Ş. tablosu için MASAK'tan yeni rapor alınmış

Duruşma savcısı ve mahkeme heyeti, Ali Sukas’a sorular yöneltti.

Duruşma Savcısı, Ağaç A.Ş.’nin önceki günlerde Ekrem İmamoğlu’nun itiraz ettiği “hesap hareketleri” tablosu için MASAK’tan ek rapor istettiğini söyledi. Tabloyu ekrana yansıtan ve lazer kullanarak tabloya ilişkin Sukas’a sorular yönelten Savcı, yıllara göre ocak aylarındaki yüksek hareketliliği sordu. Sukas, “Keşke 2025’in ocak ayını da alsaydınız” dedi. Mahkeme Başkanı da “Bu ocak ayına özel bir artış mı yani” dedi. Sukas, “Ocak ayında farklı nedenlerden dolayı hesap hereketlerinde artış olur. Toplam biriken işler ve artan imalatlar olur. Bu durum iş akışıyla ilgili” diye yanıtladı.

Savcı, “2023’ün ocak ayında 300 küsur milyon 2024 yılı ocak ayında 800 milyon küsur TL hareketlilik" olduğunu belirterek, bunun nedenini sordu. Sukas ise "Böyle bir şey çok zor. Verileri görmem lazım. Burada seçim odaklı herhangi bir şey yok” şeklinde konuştu.

İmamoğlu, Ali Sukas'a sorular yöneltti

Ardından sanıklara soru sorması için söz verildi. İlk olarak İmamoğlu söz aldı.

Ekram İmamoğlu, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarihinde en yüksek oyları alarak, tam 3 kez seçim kazanmış birisiyim. Az önce iddia makamının sunduğu tabloların tamamı çöp niteliğindedir. Çünkü bu tablolar hem beni hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni doğrudan ilgilendirmektedir. Ali Bey’in verdiği cevaba paralel olarak şunu ifade etmek isterim, bu tablolar benim sorularımı da ilgilendiriyor. İddia makamı '30’a yakın beyan' diyerek bir ifade kullandı. Ancak ortada tek bir somut belge yoktur. Sunulan tek belge ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve iştiraklerine ait bir belgedir. Bunun masa başında hazırlandığı ifade edilmiştir. Bu vahim bir durumdur. Yaklaşık 18 aydır, kurumlarımızdan polis marifetiyle belge talep eden bir iddia makamı vardır. 18 aydır bu süreç devam etmektedir. Ancak 2019 öncesine ilişkin belgeler neden istenmemektedir?" diye konuştu.

Eğer gerçekten belgeye dayalı bir çalışma yapılacak olsaydı, basit bir yazıyla bu belgeler talep edilebileceğini sağlıklı bir tablo oluşturulabileceğini ifade eden Ekrem İmamoğlu, "Açıkça ifade ediyorum ki, bir ortaokul öğrencisinin hazırlayacağı tablo dahi bundan daha sağlıklı olurdu. Bu tablo, iddiaların ne kadar çöp olduğunu topluma göstermektedir. Kınıyorum iddia makamını" ifadelerini kullandı.

Bu durum karşısında Mahkemenin resen bir işlem yapması gerektiğini düşündüğünü dile getiren İmamoğlu, "Bunun hukuki adı neyse yapılmalıdır. Ben hukukçu değilim ancak açıkça görülen bir yanlışlık ve yanıltma söz konusudur. Biz bir iddia ortaya koymuyoruz, iddia makamı zaten hatayı kendisi kabul etmektedir. Bu nedenle Mahkemenizden bu hususun değerlendirilmesini talep ediyorum. Çünkü bu hayati bir davadır. Burada, '30-40 beyan' denilerek yaklaşık 15 kişi üzerinden bir değerlendirme yapılmaktadır. Ancak bu kişiler günlerdir burada tutulmaktadır. Bu durum hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. Beyanlarla değil, somut delillerle konuşulması gerekir" değerlendirmesini yaptı. 

Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'a sorular yönelten İmamoğlu, "Siz göreve nasıl başladınız? Nasıl işe alındınız? Siyasi kariyerinizden bahsettiniz, ancak bu husus önemlidir. Bu göreve hangi süreçle geldiniz?" sorularını sordu. 

Orman yüksek mühendisi olduğunu, bilimsel gelişmeleri takip ettiğini, hem akademik çevrelerde hem de meslek camiasında bilinen bir isim olduğun anlatan Sukas, 2019 seçimlerinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları’ndan arandığını, memlekette olduğu için gidemediğini, sonradan tekrar arandığını ve İnsan Kaynakları’ndan sorumlu Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman ile ön görüşme yaptığını anlattı.

"Kendisiyle ilk defa orada karşılaştım"

Sukas, işe alınma sürecini şöyle anlattı:

"Biraz birbirimizi tanıma, bakış açımı, kariyerimi, geçmişimi sorgulayan bir görüşmeydi; bunları sohbet ettik. Sonra yine 10-15 gün sonra bir kez daha arandım. İlk görüşme Bakırköy’de yapılmıştı, ikinci görüşme ise Saraçhane’de gerçekleşti. O görüşmede de hem Yiğit Oğuz Duman Bey vardı hem de sanırım Ertan Yıldız vardı. Üçüncü bir kişi var mıydı, hatırlamıyorum. Orada biraz daha derinlemesine; hem mesleki teknik açıdan hem de sosyal durumumla ilgili daha detaylı bir sohbet yaptık. Yaklaşık bir saat sürdü. Yine bir insan kaynakları değerlendirmesiydi aslında. Ondan sonra sanırım Eylül başlarında bir kez daha Saraçhane’ye davet edildim. Ağaç AŞ’de görev almamla ilgili karar verildiği söylendi. Sonrasında da sanırım aynı gün Sayın Başkanımıza uğrayıp hayırlı olsun dileklerini aldık. Kendisiyle ilk defa orada karşılaştım; yaklaşık 10 dakika sürdü. 'Hayırlı olsun' denildi ve ayrıldık. İşe giriş süreci bu şekilde gerçekleşti." 

Ekrem İmamoğlu Sukas'a, "Görev yaptığınız sürede birlikte çalıştığınız yöneticilerle ilgili olarak tarafınıza herhangi bir baskı yapıldı mı? 'Şu kişiyi işe al, şu kişiyi çalıştır, şu kişiyi genel müdür yardımcısı yap' gibi, benim tarafımdan ya da başka bir kişi tarafından size herhangi bir talimat verildi mi? 'Ekrem İmamoğlu bunu istiyor' ya da 'Şu kişi bunu talep ediyor' denilerek tarafınıza bir dayatma yapıldı mı? Size herhangi bir kişi yönlendirilerek, bu kişinin işe başlatılması sağlandı mı? Tek bir örnek dahi var mıdır?" sorularını sordu. 

Sukas, "Kesinlikle hayır. Zaten ben, şirketle ilgili daha önceki beyanımda da ifade etmeye çalıştım; olabildiğince mevcut insan kaynağından istifade ederek o birikimi müktesebatla devam ettirmeye çalıştım. Çok az sayıda, belki ihtiyaçlar doğrultusunda ilave personel almışızdır. Ama bu konuda, yani Sayın Başkan’ın kendi adına sorduğu soruya net cevap verebilirim: Dolaylı ya da doğrudan Ekrem Başkan tarafından herhangi bir isim önerilmesi veya dikte edilmesi söz konusu olmamıştır. Böyle bir olay yaşanmadı, böyle bir bilgi de gelmedi, böyle bir istek de olmadı" yanıtını verdi. 

İmamoğlu'nun, "Bir de 'Bu kişi AK Partiliymiş, şu partiye mensupmuş, şöyle duyumlar aldık” şeklinde ifadelerle, 'Bunu hemen işten çıkartın, görevine son verin ya da benzeri bir işlem yapmanız yönünde tarafınıza herhangi bir talimat ya da dayatma iletildi mi?  Bu yönde, siyasi saiklerle hareket etmenizi gerektirecek herhangi bir baskı söz konusu oldu mu?" sorusu üzerine Ali Sukas, şu yanıtı verdi: 

"Bu konuda da kesinlikle hayır. Benim kendi bakışım da bu yönde olmuştur. Göreve başladıktan sonra arkadaşlarla yaptığımız ilk toplantılarda da bazı örnekler verdim, 'Burada siyasi atama bir tek benim, ben giderim, siz kalırsınız. Bundan önce olduğu gibi burada işini yapan herkesle çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü gözlerde bir korku, bir endişe vardı, 'hepimizi işten çıkaracaklar' gibi bir hissiyat oluşmuştu. Ancak ne Ağaç AŞ’de ne de genel olarak İBB’de böyle bir uygulamaya şahit olmadım. Bana Ağaç AŞ ile ilgili böyle bir talimat da gelmedi, bir talep de iletilmedi. Böyle bir durum yaşanmadı zaten süreç de bunu açıkça göstermektedir."

İmamoğlu: Gizli, örtülü ya da farklı anlamlar yüklenebilecek herhangi bir faaliyet söz konusu değil

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 32 iştirakinin her birini yılda en az bir kez ziyaret ederek toplantı yaptığını belirterek, "Birçok ziyaretimde, geçmiş dönemlerden görevine devam eden genel müdürlerim ve genel müdür yardımcılarım bulunmaktaydı. Ve pek çok yerde şu ifadeyi bizzat duydum, 'İlk kez Büyükşehir Belediye Başkanı iştirakimizi ziyaret ediyor ve bizimle toplantı yapıyor' Şimdi bu noktada size sormak isterim Ali Bey, Bu toplantıların gündemi, düzeni nasıl olurdu?" sorusunu yöneltti. 

Ali Sukas, "Tamamen şirketin faaliyet süreçlerinin yürütüldüğü alanlarla ilgili sunumlar yapardık, Başkanım. Eğer bir talebimiz varsa, o talepleri de iletirdik. Bunun dışında başka bir toplantı olmadı. Yani tamamen iş ve hiyerarşik sistem içerisinde, yılda bir kez yapılan toplantılardı. Hatta hatırladığım kadarıyla 2023’te yapılmadı" dedi. 

Ekrem İmamoğlu, "İddia makamına göre bir iddianame olan, ancak bana göre tarihin en büyük iftiranamesi niteliğindeki bu belgelerde yer alan; büyük ölçüde beyanlara dayalı, yalan ve çarpıtılmış içeriklerle oluşturulmuş anlatımların aksine, yaptığımız hiçbir görüşme, toplantı ya da iş müzakeresi, örtülü, gizli ya da saklı bir mahiyet taşımamıştır. Açık, şeffaf ve denetlenebilir bir şekilde yürütülmüştür. Hangi ortamda olursa olsun, ister resmi, ister gayriresmi bir buluşma olsun, tüm görüşmelerimiz kamu sorumluluğu bilinciyle ve görev tanımımız çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu dosyada iddia edildiği gibi, gizli, örtülü ya da farklı anlamlar yüklenebilecek herhangi bir faaliyet söz konusu değildir" ifadelerini kullandı. 

Ali Sukas da "Eğer iddia edildiği gibi bir yapı söz konusu olsaydı, bunun en temel göstergelerinden biri çeşitli listeler, organizasyonlar ya da buna benzer yapılanmalar olurdu. Ancak bizim çalışma düzenimiz içerisinde; gizli, örtülü ya da özel bir organizasyona ilişkin ne bir uygulamaya şahit oldum ne de bu yönde herhangi bir duyum aldım. Hatta bu konuda en küçük bir dedikodu dahi söz konusu olmamıştır. Bu hususu bu şekilde, net bir biçimde ifade edebilirim" şeklinde konuştu. 

İmamoğlu'nun, "Burada bulunan ya da bulunmayan herhangi bir kurumla veya şirketle ilgili, 'Şununla çalış Ali Bey ya da şununla çalışma Ali Bey' şeklinde bir firma beyanım, bir yönlendirmem oldu mu, olmadı mı? Tek bir firma dahi olsa lütfen söyleyin" demesi üzerine Sukas, "Kesinlikle böyle bir şey yaşamadık" dedi. 

Ekrem İmamoğlu'nun, "Dolaylı oldu mu?" sorusuna karşılık Sukas, "Herhangi bir kişi tarafından, bizimle ilgilenen, hiyerarşik olarak bizden sorumlu başkan danışmanı veya başka biri tarafından dahi, böyle bir bilgi ya da söylem olmadı. Bunu hiç yaşamadık" ifadesini kullandı. 

"Yalan ve yanıltıcı belgelerle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını ilginize sunuyorum"

Duruşmada daha sonra Ekrem İmamoğlu, "93 bin kişilik bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi teşkilatından bahsediyoruz. 32 şirketi olan bir yapıdan söz ediyoruz. İçerisinde şu anda üst düzey yöneticiler var. Geçen toplantıda da ifade etmiştim, sadece müdür ve üstü yöneticilerle buluştuğumda 1300'e yakın insanla bir araya geliyorum. Tam gün çalışıyoruz. Altı yıl boyunca bütün mesaimizi buna adamış bir pozisyondayız. Ancak üzülerek ifade ediyorum; insan görünce üzülüyor. Kendi kurumuna dair bir beyanda bulunuyorsunuz ve 18 aydır talepleriniz var. Polis zoruyla alınan belgeler var. Sanki istense gelmeyecekmiş gibi bir durum oluşturuluyor. Oysa talep edilse bu belgeler verilir. Bunun yapılmaması, bu müzakereye zorlar. Sayın Hâkim’e müdahale etmek zorunda kalırız; çünkü bu gereksiz bir durum. Bu yalan ve yanıltıcı belgelerle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını ilginize sunuyorum" diye konuştu. 

"Hafta sonu teyakkuz halindeydim"

Trabzon'da, Ramazan Bayramı nedeniyle tebrik mesajını içeren afişlerin kaldırılmasıyla ilgili de konuşan Ekrem İmamoğlu, "Ben mesela bu hafta sonu bir teyakkuz halindeydim. 'Ne yapmam lazım?' diye düşündüm. Trabzon’da, benim köyümde, ilçemde; üst geçitlere birileri çıkmış, benim fotoğrafım indirilmiş. Şimdi ben o afişi indiren emekçiye mi suç bulayım? Ya da varsa bir suç, bölge müdürüne mi? Ya da başka bir yetkiliye mi? Ya da Cumhurbaşkanı’na mı suç duyurusunda bulunayım? Bunu şunun için soruyorum Sayın Hakim, sizin şu an yürüttüğünüz yargılamada Ekrem İmamoğlu ile ilgili bir konu var; fotoğraf yasağı olduğu söyleniyor. Bu konuda siz mi yetkilisiniz? Bu kararı siz mi veriyorsunuz ya da kim verdi?" diye sordu. 

Mahkeme Başkanının, "Bizim böyle bir yazımız yok" demesi üzerine İmamoğlu, "Tamam, bunu öğrenmiş oldum. Çünkü şu anda böyle bir uygulamanın muhatabı yok ama bu işlemler yapılıyor. Yani tekrar ediyorum; İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir örgüttür, bir teşkilattır. 93 bin çalışanı olan bir yapıdır. Ancak buradan bir 'suç örgütü' çıkarılmaya çalışılıyor. Ali Bey de sorduğum sorulara net ve somut cevaplar verdi. Hayırlara vesile olsun diyelim. Ancak bu soruları yönetici arkadaşlara sormaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı.


16.40 | İddianamenin bir kurgu ürünü olduğunu izah etmeye çalıştıklarını belirten avukat Yılmaz, "Rüşvetin delili, 3 ay sonra bankadan çekilen para. Bu savcılığın HTS ve bankacılık kayıtları arasındaki uyum iddiasını çürüten bir veri. 22 bin Euro çekilmiş ama 30 bin Euro verdim diyor" ifadelerini kullandı.

16.10 | İddianamede göre itirafçı sanık Ertan Yıldız'ın şoförüyle, Ali Sukas'ın şoförü 2 ayda 1 para teslimi için buluştuğunu hatırlatan avukat Yılmaz, 6 yılda, 36 kez buluşulması gerektiğine dikkati çekti ve "Toplamda 6 kez baz kaydı vermişler. Nereden tutsak elimizde kalan bir iddianameyle karşı karşıyayız" dedi.

15.40 | Sukas'ın avukatı Kaptan Yılmaz'ın savunması başladı. Avukat Yılmaz, Ağaç A.Ş. ile ilgili bir tablo verdi ve ekrana yansıtılmasını talep etti. Mahkeme başkanı, "Ekrana yansıtamıyoruz, dosyaya ibraz edin" yanıtını verdi. Bunun üzerine Yılmaz, "Silahlarımız eşit değil. Biz ekranlar üzerinden savaşıyoruz. Savcının MASAK'tan belge isteyip, geçen celse ortaya çıkan yalanı doğrulamaya çalışmasını takdirinize bırakıyorum" dedi.

15.20 | Ekrem İmamoğlu, mahkeme başkanına "Fotoğraflarım kaldırılmış, böyle bir kararınız var mı?" diye sordu. Mahkeme başkanı "Hayır yok" yanıtını verdi. İmamoğlu, "Benimle ilgili bir konu var. Fotoğrafım yasak. Ben kime suç duyurusunda bulunayım, ilçe başkanına mı, Adalet Bakanı'na mı, Cumhurbaşkanı'na mı?" ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun sorularının ardından, avukat sorgusuyla duruşma devam ediyor.

15.10 | İmamoğlu, Sukas’a “Dayatma yaptım mı, AK Partili olanları işten çıkart dedim mi?” diye sordu. Sukas, “Kesinlikle hayır. Ben giderim siz kalırsınız demiştim” yanıtını verdi. Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or, AKP döneminden beri aynı görevi yürütüyordu.

15.00 | Hakim ve savcı sorgusundan sonra Ümit Polat'ın avukatı Sevgi Dağdemir'in sorularını yanıtlayan Ali Sukas, "Ümit Polat hakkında rüşvet aldığını duydum demedim. Somut delil olmadan tutanak tutamazdım" dedi. Sukas'a soru sormak için söz alan Ekrem İmamoğlu, "İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı” dedi. İmamoğlu, savcılığın bir önceki tablosunun yalan olduğunun bugün hazırlanan grafikle ortaya çıktığını belirtti ve mahkemeye çağrı yaptı: “İşlem yapmanız gerekir.”

14.45 | Bütçesi 5 milyar bile olmayan Ağaç A.Ş.'nin 2024 yerel seçimleri öncesinde 20 milyarlık ödeme olduğunu iddia eden ve tablo gösteren savcılık, duruşmaya yeni bir grafik hazırlatarak çıktı. Sukas, Ağaç A.Ş.'nin ödemelerinin 2 ay geriden geldiğini, o nedenle bazı aylarda artışların olabileceğini belirtti.

14.25 | Mahkeme başkanı, Ali Sukas'ın Alaattin Vardar'a "Sizden bir şey isteyen oldu mu?" diye sorduğunu hatırlattı, "Başka bir tedarikçiye sordunuz mu?" dedi. Sukas ise, "Dedikodular yoğunlaşınca sorgulama ihtiyacı hissettim, tedbir amaçlı, şirketi korumak için yaptım" yanıtını verdi.

14.10 | Verilen ara sona erdi. Ali Sukas'ın hakim ve savcı tarafından sorgulanmasına geçildi. Mahkeme başkanı Sukas'a, Ağaç AŞ'nin puanlama kriterlerini sordu, Sukas "Bizden önce de vardı" dedi. Sukas, yardım kartları konusuyla ilgili ise, "Bu bir gelenek, bizle iş yapan şirketler tercihi bize bırakırlar, disiplin içinde toplanır, ancak sistematik bir şey değildir. Kişinin gönlüne göre..." ifadelerini kullandı.

12.40 | Mahkeme heyeti duruşmaya 1 saat ara verdi.

12.05 | "Savcılık belgeleri inceleseydi bunlara gerek kalmayacaktı"

Ümit Polat’ın kendisine karşı olan husumetten dolayı ifadelerinde saptırmalar olduğunu belirten Sukas, “2019-2025 yıllarındaki tüm ihale dosyalarımız savcılık tarafından incelendi. Savcılık kolaylık yapıp Polat’ın beyanlarına itibar etmek yerine belgeleri inceleseydi, bunlara gerek kalmayacaktı” dedi.

Sukas savunmasını, “Yaklaşık 10 aydır tutukluyum. Yasadışı hiçbir faaliyetin içinde bulunmadım. Heyetinizin önünde ve şahitliğinde tekrar etmek isterim ki biz bu iddianamede tarif edilen suç örgütünden haberdar değiliz. Varlığı iddia edilen suç örgütüne dair herhangi bir faaliyette bulunmadık. Önce tahliyemi sonra da beraatimi talep ediyorum” diyerek bitirdi.

11.12 | Sukas: Rüşveti kendi iş yerinde verdiği söyleniyor, orada herhangi bir baz kaydı yok

Sukas, hakkındaki rüşvet iddiasının delilinin iş insanı Alaattin Vardar’ın beyanları ve HTS kayıtları olduğunu söyledi. Sukas, "Savcılık tarafından rüşvet talep edildiği ve bahsi geçen miktarların alındığına dair gösterilen delil; Alaattin Vardar’ın beyanları ve ortak baz verildiği belirtilen adrestir. Ortak baz verildiği belirtilen adres bizim Ağaç A.Ş.'nin yerleşkesidir. Burada bizim tedarikçilerimiz çok sık gelirler. Bizim işin niteliği itibarıyla böyledir. O alana gelindiğinde illa benimle görüşmesi gerekmiyor; işini takip etmek için farklı birimlere geldiğinde de benimle baz kaydı verebilir, aynı yerden çekiyoruz çünkü.” dedi. Sukas ayrıca, “Rüşveti kendi iş yerinde verdiği söyleniyor. Orada herhangi bir baz kaydı yok” ifadelerini kullandı.

10.56 | Sukas: Hırsına yeni düşerek benim aleyhime bir yıldır her yerde konuşmuş

Sukas, itirafçı sanık Ümit Polat hakkında, “Bir arkadaşımız hırsına yeni düşerek, benim aleyhime bir yıldır her yerde konuşmuş” dedi. Gizli tanığın sunduğu firma listesine ilişkin olarak da, “Böyle bir firma listesi yok. Zaten dosyaya da sunacağız” diye konuştu.

10.45 | Ali Sukas savunmasına kaldığı yerden devam ediyor

Duruşma salonuna giren Ekrem İmamoğlu izleyiciler tarafından alkışlarla karşılandı. Mahkeme heyeti yerini aldı. Bayramdan önce savunması yarım kalan Ali Sukas’ın beyanlarıyla İBB Davası’nın 8. celsesi başladı.

Önceki duruşmalarda neler yaşandı?

Duruşmanın ikinci haftasının ilk duruşması 16 Mart pazartesi günü itibarıyla başladı. Henüz savunmalar başlamadan Jandarma, duruşmaya cübbesiyle gelen ve avukat kısmına oturan CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer’in yerini değiştirmek istedi. Talebe tepki gösteren Özer, “Burası cezaevi değil. Ben buraya avukat olarak geldim. Notumu alıyorum, iddianame de önümde açık. Yeter ya. Yönetemiyorsa yapmasın” dedi.

Mahkeme başkanı, tartışmaların devam etmesi üzerine duruşmaya süresiz ara verdi. Aradan sonra salona gelen mübaşir duruşmanın ertesi güne ertelendiğini duyurdu. 6 saat sürmesi planlanan duruşma sadece 10 dakika sürdü.

Gazetecilerin dilekçesi kabul edilmedi

İBB davasında duruşmayı takip eden gazeteciler tarafından İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyetine talep dilekçesi sunuldu. Gazeteciler koşulların elverişsiz olduğunu ve yer değiştirme uygulamasından vazgeçilmesi taleplerini mahkemeye iletti. Ancak Mahkeme Başkanı kararından vazgeçmedi. Sadece sandalyeleri değiştirilen gazeteciler duruşmayı, salonun en kör noktasından takip etmeye devam ediyor.

‘Seyirci kısıtı’ talebi kabul edildi

Mahkeme, Duruşmanın ertelenmesinden hemen sonra, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazdı. Müzekkerede, bundan sonraki duruşmalara; sanıklar ve vekalet ilişkisi bulunan müdafileri, müştekiler ve müşteki vekilleri, yargılamayı takip etmek isteyen basın mensupları ile tutuklu sanıkların birinci ya da ikinci derece yakınlarından birinin alınmasının uygun olacağı belirtildi. Mahkeme, sayılan kişiler dışındaki kişilerin duruşma salonuna alınmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin talebini kabul etti.

İBB davasının 6. Duruşma günü olan 17 Mart’ta, daha önce etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen ancak ifadeleri yetersiz bulunduğu için tutukluluğu devam eden Ümit Polat’ın çapraz sorgusu yapıldı. Polat sorgunun ardından, ilk hafta mahkemede yaptığı savunmaya ilişkin düzeltme yaptı. Polat, “Daha önce böyle bir topluluğa karşı hiç konuşmadım. Buradaki baskı beni çökertti. Algım kayboldu, bazı şeyleri atladım. 'Vali yalanladı’ dendi. Ben Valiye saygısızlık yapmak istemem, yanlış bir şey olduysa özür dilerim. Akrabası değil, akrabasının arkadaşı çalışıyor. Paranın teslim edilmesi ile ilgili hiç 'gördüm' gibi bir ifadem olmadı.” dedi.

Davanın 18. Mart’taki 7. duruşma gününde savunmalar başlamadan önce Mahkeme Başkanı'ndan izin alarak kürsüye gelen İmamoğlu, seyirci kısıtının kaldırılmasını ve tutuksuz yargılamayı talep etti. İmamoğlu, “Bazen öyle bir çıkış yaparsınız, insanların tutuksuz yargılanma hakkını sağlarsınız. Tarihe geçersiniz” dedi.

Murat Or: Beyanlarım kesin görgüye dayanmıyor

Daha sonra Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or savunma yaptı. Rüşvete aracılık etmekle suçlanan ve savcılık ifadesinde "duydum, şüphelendim" ifadeleri dikkat çeken Or, “Kimseden Ali Sukas adına para talep etmedim. Kimseden de para almadım. Getirileni açıp bakma, inceleme, getirilenle ilgili soru sorma yetkim bulunmamakta. Etkin pişmanlıktan yararlanma ihtiyacı hissetmedim. Kesin görgüye dayanmış beyanlarım değildir. Kimseye bir ithamda bulunmanın doğru olacağını düşünmüyorum. Ali Sukas’a para verildiğine gözümle şahit olmadım” dedi.

Murat Or ayrıca, verdiği ifadeler arasında çelişkiler olduğunu belirterek bazı ifadelerinin iddianameye yanlış geçirildiğini öne sürdü. Verdiği ifadenin tam metnini iddianamede gördüğünü belirten ve ifadelerde maddi hatalar olduğunu aktaran Or, “Ben ‘düşünülebilir’ demiştim ama bu kelime ifademde ‘düşünmekteyim’ diye yer almış. İkincisi ise, ’Burada bulunduğunu düşündüğüm’ dedim ama bu ifadede ‘bulunan’ diye yazılmış” ifadelerini kullandı.

Ali Sukas’tan gizli tanık “Gürgen” için “şeytan” benzetmesi

Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas, savunmasında gizli tanık “Gürgen”in ifadelerine tepki göstererek, ”Şimdi bu mahlukat nasıl bir canlıysa, yazıcı melekleri gibi benim omuzuma oturmuş, beni 24 saat izlemiş. Bunu düşündüm yani böyle bir canlı var mıdır diye. 'Evliya olabilir mi?' dedim, olmadı o. 'İn midir, cin midir' derken şeytanda karar kıldım. Çünkü fitne ve dedikoduyu yayan şeytandır. Yani başka hiçbir yaratılmış böyle bir görevi üstlenmemiştir” dedi.

Ali Sukas, etkin pişmanlık ifadesi veren ancak yeterli görülmemesi nedeniyle tahliye olamayan Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın ifadelerine yanıt verdi. Polat’ın “Ali Sukas’ın adı piyasada yüzde 10’cuya çıktı” iddiasını yalanlayan Sukas, “Ümit Polat diyor ki, ‘firmalardan duydum’. Firmalar diyor, ‘biz Ümit Polat'tan duyduk’. Takdiri size bırakıyorum” ifadelerini kullandı.

Ali Sukas’ın savunması yaklaşık 3 saat sürdü ancak tamamlanmadı. Mahkeme Başkanı duruşmanın pazartesi devam etmesine karar verdi. Avukatlar, Mahkeme Başkanı’ndan tahliye değerlendirmesi yaparak ara karar kurmasını istedi. Hakim, tutukluluk değerlendirmesini nisan ayında yapacağını tekrar etti. 


İBB davasında gün gün neler yaşandı?

İBB davasında yedinci gün | İmamoğlu salona giriş kısıtlamasına tepki gösterdi, mahkeme başkanı siyasilere kısıtlama getirilmediğini söyledi; işte yaşananlar...

İBB davasında altıncı gün | Kısıtlama kararı nedeniyle bazı CHP'liler salona alınmadı, İmamoğlu gazetecilere seslendi; işte dakika dakika yaşananlar...

İBB davasında beşinci gün: Mahkeme başkanı ile hukukçu vekiller arasında kriz çıktı, duruşma başlamadan bitti!

İBB davasında dördüncü gün | Savcı "İftira makamı!” diyen İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasını istedi; mahkeme başkanıyla basın arasında yer krizi çıktı, duruşma ertelendi!

İBB davasında üçüncü gün | İmamoğlu, TRT’ye “ahlâksızlar” diye yüklendi: Bir yıldır bize hakaret eden ama üç gündür bir kelime edemeyen basın utansın!

İBB davasında ikinci gün | İmamoğlu mahkeme heyetinin engellemelerine rağmen konuştu; duruşmada yapay zekâ polemiği yaşandı: İşte yaşananlar...

İBB davasında ilk duruşma gergin geçti, İmamoğlu'nun avukatlarının reddi hâkim talebi reddedildi: İşte dakika dakika yaşananlar...


T24'ün İBB iddianamesine ilişkin dosyası

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 105 kişinin tutuklu bulunduğu, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasını tamamladı.

3 bin 700 sayfayı aşan, 402 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan itibaren "sistem" kurarak, bu sistem sayesinde, önce İstanbul Belediye Başkanı seçildiği, ardından CHP'yi ele geçirdiği, ardından da CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak fon oluşturduğu belirtildi ve 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi.

"Ekrem İmamoğlu suç örgütü" adı verilen yapıda yer aldığı öne sürülen örgüt yöneticileri, örgüt üyeleri ve örgüte yardım eden isimlerin, "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlarını işledikleri öne sürüldü.

İddianamede, iş insanlarından para toplanmasına dayalı olduğu iddia edilen "sistem" için, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı.

Özgür Özel'i CHP Genel Başkanı olarak seçen ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partiden uzaklaştıran ismin İmamoğlu olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, CHP yönetiminin de suç yoluyla elde edilen gelirleri kullandığı ve bütün eylemlerden haberdar olduğu iddia edildi.

İki CHP'li vekil de İmamoğlu'nun örgütünde olmakla suçlandı ve dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlandı. Başsavcılık, anayasadaki parti kapatma maddelerine atıf yaparak, söz konusu eylemleri "ihbar" yazısıyla Yargıtay Başsavcılığı'na da bildirdi.

İddianamede, oluşan kamu zararının 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu öne sürülerek, İmamoğlu ve oğlu ile çok sayıda kişinin şirketlerine, CHP İl Başkanlığı binasına el konulması talep edildi.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede 15 gizli tanığın ifadeleri de yer alıyor. İddianamede "etkin pişmanlık"tan yararlananların sayısı 76 kişi olarak açıklandı. 

7 bölümden oluşan iddianamenin birinci bölümünde "suç örgütünün genel yapısı ve özellikleri" ikinci bölümde, "soruşturmanın genel özeti", üçüncü bölümde "örgüt lideri" olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçedeki eylemleri yer aldı.

Dördüncü bölümde İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduğu dönemde "örgütün tıpkı bir ahtapotun kolları gibi İstanbul geneline yayılan eylemlerinden" bahsedildiği belirtildi.

Beşinci bölümde İBB iştirakleriyle ilgili suçlamalar yer alırken, son bölümde de hakkında kamu davası açılan şüphelilerin üzerine atılı eylemlerle ilgili suç tasnifleri ve sevk maddelerine yer verildi.

İstanbul il binasının alınması sırasındaki para görüntüleri, "örgüt faaliyeti ile ilgili sızan ilk görüntüler" diye nitelendirildi. 

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU'NUN ANALİZİ

CHP’nin “sistem”le mücadelesi: Henüz açılmamış İBB davasının açıklanması, Yargıtay’a ihbar ve CHP’yi bekleyen mücadele

İBB iddianamesinde “örgüt” çabası: Sadece İmamoğlu değil CHP de yargılanıyor!


İBB'ye yönelik "yolsuzluk" iddianamesinde İmamoğlu'na 2 bin 352 yıla kadar hapis istemi: İşte tüm detaylar, suçlamalar, istenen cezalar...


İBB iddianamesinde dört gazeteci hakkında “örgüte yardım” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma”dan hapis cezası istemi: Haberler, soruşturmayı itibarsızlaştırma amacıyla yapıldı


Kurultaydaki görüntüler "etkin pişmanlık" kanıtı sayıldı, İmamoğlu'nun A takımı tek tek işaretlendi,  fotoğraf kanıt sayıldı: İtirafçının ifadesini doğrular nitelikte


AKP milletvekilinin eşi, İBB iddianamesinde “mağdur” olarak yer aldı: Kreş karşılığı bağış istendi, uygun görmesem de kabul ettim


İBB ‘yolsuzluk’ iddianamesi: İmamoğlu, Özgür Özel’i Kılıçdaroğlu karşısında aday olarak belirledi, Rıza Akpolat ile belediye başkan adaylarını seçti


İBB’ye “yurt dışından para alındı” iddiası: Raylı sistem dahil farklı projeler için kredi çekildi, örgütü beslemek için kullanıldı


İBB iddianamesi: Soruşturma, 'para sayma görüntüleri' ile başladı: İmamoğlu CHP'yi ele geçirip cumhurbaşkanı olarak yolsuzluk çarkını büyütecekti


60 SANİYEDE TENİS | Türk tenisinde genç umut: Zeynep Sönmez



İlgili İçerikler