SİLİVRİ
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 107’si tutuklu, 402 sanık hakkındaki “yolsuzluk” davası duruşmalarının üçüncü gününde, İmamoğlu'nun "İyi ki varsınız, siz olmasanız sesimiz çıkmazdı. Kelime yazamayan basın var, 1 yıldır bize hakaret eden ama 3 gündür şurada bir kelime edemeyen basın utansın" sözleri gündem oldu. İmamoğlu, duruşma salonundan çıkarken de TRT'ye tepki göstererek, "Milletin parasıyla ahlaksızlık yapmaya devam eden TRT’yi kınıyorum. Milletin parasıyla bu kararı veren kişilere haram zıkkım olsun” dedi. Bugünkü duruşmada savunma yapan eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi Bulut Aydöner ise savunmasında, "Abim CHP’de üst düzey yönetici. Tarzı, siyasi fikri açıkça belli. Ama biz ayrıyız. Bana herhangi bir talimat vermesi söz konusu değildir" dedi. Aydöner'in ardından söz hakkı verilen CHP Milletvekili Özgür Karabat'ın tutuklu şoförü Sırrı Küçük, "Kızım hayatında ilk defa okula gitti, babasız gitti. İlk defa karne aldı, babasız aldı. Biz bu acıları yaşadık" ifadelerini kullandı. Küçük, elinde bulunan kızının fotoğraflarını mahkeme başkanına göstererek, “Ben artık 5 yaşında olan kızıma kavuşmak istiyorum” dedi. Mahkeme Başkanı Küçük’ün gösterdiği fotoğraflara bakmadı.Duruşma, yarın İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın savunmasıyla devam edecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 107’si tutuklu 402 sanığın yer aldığı davada yargılama bugün üçüncü gününde devam ediyor. Silivri’deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu salonda görülecek davada aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda isim yeniden hâkim karşısına çıkıyor.
Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor.
İddianamede; İmamoğlu hakkında "örgütün kurucusu ve lideri" ifadeleri kullanılarak 142 ayrı suçtan cezalandırılması talep edildi.
İmamoğlu hakkında 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi. Duruşmada salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirildi. Duruşmalar nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılacak ve ay sonuna kadar tutuklu sanıkların savunması alınacak. Mahkemenin nisan ayının sonuna kadar tutukluluklar yönünde de bir değerlendirme yapması bekleniyor.
T24, duruşmada yaşananları ve cezaevi çevresinde olanları canlı aktarıyor. İşte dakika dakika gelişmeler:
16.16 | İmamoğlu'ndan TRT tepkisi: Milletin parasıyla ahlaksızlık yapmaya devam ediyorlar
TRT’nin yayınlarına tepki gösteren İmamoğlu, duruşma salonundan çıkarken, “Milletin parasıyla ahlaksızlık yapmaya devam eden TRT’yi kınıyorum. Milletin parasıyla bu kararı veren kişilere haram zıkkım olsun” dedi.
İmamoğlu salondan çıkarken, Mahmut Tanal “Cumhurbaşkanı İmamoğlu’nun cezaevinde ne işi var” diye tekrarlamaya başladı. İmamoğlu, “86 Milyonun Cumhurbaşkanı olacağım” dedi.
16.10 | Duruşma yarın devam edecek
Duruşma, Sırrı Küçük’ün avukatlarının beyanlarının ardından sona erdi. Yarın İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın savunmasıyla duruşmaya devam edilecek.
15.15 | Sırrı Küçük'ün avukatı beyanlarda bulunuyor.
15.10 | Sırrı Küçük mahkeme başkanına kızının fotoğrafını gösterdi; mahkeme başkanı bakmadı
Sırrı Küçük, elinde bulunan kızının fotoğraflarını mahkeme başkanına göstererek “Ben artık 5 yaşında olan kızıma kavuşmak istiyorum” dedi. Mahkeme başkanı Küçük’ün gösterdiği fotoğraflara bakmadı.
14.40 | CHP'li Karabat'ın tutuklu şoförü Sırrı Küçük: Kızım hayatında ilk defa okula gitti, babasız gitti
Duruşma, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın tutuklu şoförü Sırrı Küçük’ün savunması ile devam ediyor. Küçük, savunmasında şöyle dedi:
"Neden ben 165 gün Silivri'de cezaevinde kaldım? Benim 4 yaşında kızım vardı o gün. Ben 4 yaşındaki kızıma neden yalan söylemek zorunda kaldım? Silivri Cezaevi'ni neden bir polis okulu olarak söylemek zorunda kaldım? Neden her görüşte ağlamak zorunda kaldım?
Kızımla 45 dakika görüşebiliyoruz her ay. Bu 45 dakika uçuyor geçiyor. O 45 dakika sonrasında benim cehennemim yeniden başlıyor. Kızım ana okuluna başlıyor. Kızım hayatında ilk defa okula gitti, babasız gitti. İlk defa karne aldı, babasız aldı. Biz bu acıları yaşadık. İnşallah kimse evladından ayrı kalmakla sınanmaz. Dışarıda onlar bu dertleri yaşarken ben de cezaevinde farklı dertler içindeyim. Çok yakınımı kaybettim, cenazelerine katılamadım.
Benim kaldığım koğuşta bir çok kavgaya şahit oldum. Söz dalaşı gibi değil. Sabah tartışan 2 tane hükümlünün birbirinin kafasında bardak kırdığına şahit oldum. Başka bir hükümlü bir mahkumun boğazını kesti hem de iki kez. Benim bir tane kavgam yok ama ben bu hükümlülerle kalıyorum. Ben cezaevinde geldiğimde 74 kiloydum şimdi 59 kiloyum. Bu kavgalar sonrasında günlerce korkudan yemek yiyemedim.
Burada binlerce vatandaş var. Kolluk kuvvetleri burada. Sizler de buradasınız. Burada bulunan kişiler gelecekte burada benimle baz verdiği için tutuklanabilir mi? Böyle bir şeyin olmaması lazım. Ben de Başak Petrol’de baz verdim diye tutuklandım. Eşimin 2027 yılında benimle Silivri’de baz vermesi nedeniyle gözaltına alınmayacağını kim söyleyebilir."
14.30 | Tutuklu sanıklar yeniden salonda; İmamoğlu için alkış ve sloganlar atıldı
Duruşma verilen 1 saatlik aranın ardından devam ediyor. Nezarethaneye götürülen tutuklu sanıklar yeniden duruşma salonuna getirildi. Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın salona gelmesiyle salonda "Mehmet Murat Çalık" sloganları atıldı.
İmamoğlu da diğer tutuklu sanıkların ardından son olarak salona alındı. İmamoğlu'nun salona giriş yapmasıyla Dilek İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu izleyiciler "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" ve "Hak, hukuk, adalet" sloganları atıldı.
13.00 | Duruşmaya 1 saat ara verildi; İmamoğlu: Kelime yazamayan basın var 1 yıldır bize hakaret eden 3 gündür şurada bir kelime edemeyen basın utansın
Bulut Aydöner'in ikinci avukatının da beyanlarının ardından duruşmaya saat 14.00'e kadar ara verildi. Sanıklar nezarete indirilirken İmamoğlu, izleyiciler ve basına dönerek "İyi ki varsınız, siz olmasanız sesimiz çıkmazdı. Kelime yazamayan basın var 1 yıldır bize hakaret eden 3 gündür şurada bir kelime edemeyen basın utansın" dedi.
12.10 | Bulut Aydöner'in avukatının beyanları alındı
Aydöner'in savunmasının ardından Bulut Aydöner'in avukatı Aysun Okur söz aldı. Duruşma avukat beyanlarıyla devam etti.
10.37 | Bulut Aydöner'in savunması tamamlandı
İş insanı Baki Aydöner'in savunmasını tamamladı. Duruşma Aydöner'e yönelik sorularla sürdü.
10.37 | Bulut Aydöner'in savunması: Delilsiz ve belgesiz bir beyanla, hakkımda araştırma yapılmadan tutuklandım
İlk savunmayı tutuklu olan CHP PM Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi, tutuklu iş insanı Bulut Aydöner yaptı:
“Ben delilsiz ve belgesiz bir beyanla, hakkımda araştırma dahi yapılmadan tutuklandım. Ben şirketime maddi manevi bu kadar emek sarfederken bunun bir beyanla mahvedileceğine inanmak istemiyorum. Ticari kariyerimden özellikle bahsediyorum çünkü devlet destekli ve emek endeksli büyüttüğümüz emekler hiçe sayılırcasına bir MASAK raporu sunulmuş dosyaya. Burada, şirketle ilgili ödemelerin hepsi olağandışı ödemeler olarak sınıflandırılmış. İddianamede talimatla hareket ettiğim belirtilmiş, bunları bu nedenle anlatıyorum. Abim CHP’de üst düzey yönetici. Tarzı, siyasi fikri açıkça belli. Ama biz ayrıyız. Bana herhangi bir talimat vermesi söz konusu değildir.
Rüşvet olarak alınan bir yerin tapu masrafını ben niye kendi hesabımdan ödeyeyim? İki tapu ödemesi de sorunsuz yapıldı. Hem şikayetçi Serbülend Danış ve kardeşi Taylan Danış’ın, taşınmaza karşılık para almadık demeleri gerçekçi değildir. Aleyhime tanık olan kişi, beni tanımadığı halde şirketimle ilgili beyanda bulunuyor. Serbülend Danış benim hakkımda yalan söyleyerek beni tutuklattı. Serbülend’in ismini duydum ama kim olduğunu tutuklandıktan sonra cezaevinde öğrendim. Serbülend Danış, hatırlamadığı ve bilmediği olayları tutuklanma korkusuyla anlatmış. Ben ve abimin kaçma durumu, kaçma ihtimali yoktur. Asıl kaçma ihtimali olanlar tutuksuz şekilde gelip burada ifade verecek. Serbülend Danış’ın ifadesinde, ekonomik olarak zor durumda olduğunu iddia etmesi de yanlıştır. 5 milyon TL’lik para akışları hesabında olan bir insanın ekonomik olarak zor duruma düşmesi gerçekçi değildir. Alacakları 500 milyon TL değerindeyken, ‘sistem’ adı verilen olayı duyarak, ona uygun bir senaryo çizmişler. Arsaların toplam 50 milyon TL değerinde olduğunu söylüyor ama ihale bedeline göre arsaların değeri 100 milyon TL olmalıydı.
“İnsan yargılanacağı için sevinir mi? Ben maalesef sevindim”
İnsan yargılanacağı için sevinir mi? Ben maalesef sevindim. Çünkü uzun süredir içinde bulunduğum belirsizlik ortadan kalkacak, nihayet yargılanacak ve kendimi ifade edebileceğim diye bir sevinç hissettim. Günlerdir Yüce Türk Yargısı’nın huzuruna çıkmayı sabırsızlıkla bekledim. Ve bugün, aynı suçlamalar nedeniyle iki kez tutuklanmış, bu salonda aynı dosya kapsamında tek sanık olarak bulunan bir kişi sıfatıyla huzurunuzda konuşma imkânı buldum.
Eylem 30 hakkında söyleyeceğim tek husus şudur:
Adı geçen kişinin yengem olması dışında olayla hiçbir ilgim, bilgim ya da dahlim bulunmamaktadır.
Eylem 32 bakımından ise daha önce ayrıntılı şekilde açıkladığım üzere; tamamen ticari faaliyetlerim kapsamında gerçekleştirilen ve bedeli ödenerek satın alınan iki adet taşınmaz gerekçe gösterilerek şirketim ve şahsım bu eyleme dahil edilmiştir.
Oysa ki dosyada sanık olarak yer alan kişilerden Baki Aydöner’üi yalnızca ağabeyim olması dışında hiç kimseyle herhangi bir bağlantım yoktur. Herhangi bir kişiden talimat almam söz konusu değildir, olması da mümkün değildir. Ağabeyimin siyasi hayatı ile benim ticari hayatım arasında hiçbir bağ yoktur ve olamaz.
Hakkımda isnat edilen suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum.
“Alnım ak, hesabını veremeyeceğim hiçbir eylemim bulunmamaktadır”
Serbülent Danış’ın, hakkında yürütülen ihaleye fesat karıştırma soruşturması devam ederken şirket unvanını değiştirdiği, buna ilişkin ticaret sicil kayıtları dosyada mevcuttur. Hatta 4 Şubat 2026 tarihinde, sanık konumuna düştükten sonra şirket merkez adresini de değiştirerek belirsizlik yaratmaya çalıştığı görülmektedir.
Ben ise ticari faaliyetlerime aynı şirketle, aynı şekilde devam etmekteyim.
Çünkü, gizlenecek hiçbir şeyim yoktur, değiştirmem gereken bir kimliğim yoktur, kaçırmam gereken tek bir husus dahi yoktur.
Alnım ak, hesabını veremeyeceğim hiçbir eylemim bulunmamaktadır. Yüce Türk Devleti’nin adaletine olan inancım tamdır. Aynı şekilde ilahi adalete olan inancım da tamdır.
Üzerime atılan isnatların gerçeği yansıtmadığını bir kez daha ifade ediyor;
Sayın Mahkemenizin vicdani kanaati doğrultusunda, öncelikle tahliyeme, yargılama sonunda ise beraatıma karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ediyorum."
10.32 | İmamoğlu ve diğer sanıklar salonda
İmamoğlu duruşma için bir kez daha salona getirildi. Ayakta alkışlanan İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla karşılandı.
10.05 | Sanıklar ve jandarma arasında "el sallama" tartışması; Yavuz Saltık’a fiziksel müdahale
Tutuklu İBB yöneticisi Yavuz Saltık, salonun en arkasında bulunan yakınlarına el sallamak istedi. Yerine oturtulmak istenen Saltık el sallamaya devam edince, jandarma Saltık’ı kolundan tutarak yerine oturtmaya çalıştı. Jandarmanın fiziksel müdahalesini protesto eden tüm sanıklar, yakınlarına el salladı.
08.00 | Duruşmaya tutuklu sanık beyanlarıyla devam edilecek
Bugün üçüncü gününe girilecek olan duruşmada ilk olarak eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi Bulut Aydöner dinlenecek.
Duruşmanın ilk iki gününde neler oldu?İlk duruşma gergin geçti, İmamoğlu'nun avukatlarının reddi hâkim talebi reddedildiCHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu 402 kişi hakkında açılan 'yolsuzluk' davasının ilk duruşması dün Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndaki mahkeme salonunda görüldü. Duruşma öncesinde Silivri Kaymakamlığı tarafından ay sonuna kadar eylem yasağı getirilirken cezaevi çevresinde de yoğun güvenlik önlemleri alındı. Duruşma gerginlikle başladı. Mahkeme başkanının salona gelmesiyle İmamoğlu konuşmak istedi. Konuşma yapmak üzere kürsüye gelen İmamoğlu'na izin vermeyen mahkeme başkanı konuşmaya devam etmesi durumunda İmamoğlu'nun salondan çıkarılacağını belirtti. Gerginliğin sürmesi üzerine salonu terk eden heyete İmamoğlu, "Sen buraya yargılamaya gelmedin mi? Böyle kaçarak çıkamazsınız!" diye tepki gösterdi. Gerginliklerin ardından milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine mahkeme heyeti izleyicilerin salondan çıkarılmasını istedi. TIKLAYIN - DURUŞMANIN İLK GÜNÜ | İBB davası | İlk duruşma gergin geçti, İmamoğlu'nun avukatlarının reddi hâkim talebi reddedildi: İşte dakika dakika yaşananlar... İmamoğlu mahkeme heyetinin engellemelerine rağmen konuştu; duruşmada yapay zekâ polemiği yaşandıCHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 107’si tutuklu, 402 sanık hakkında açılan “yolsuzluk” davasının, Silivri Cezaevi’nde görülen duruşmasının ikinci gününe “yapay zeka” tartışması damga vurdu. Salona “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla giren İmamoğlu, dünkü duruşmada olduğu gibi, mahkeme heyetine tepki gösterdi ve “Burada yanınızdaki hâkim, savcı ile şakalaşıyor. Bunu düzeltmenizi bekliyorum. Arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle, savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin" dedi. İmamoğlu, diğer sanıklar konuştuktan sonra aralarda kendisine söz hakkı verilmesini de talep etti. Duruşmada, tepsip zaptına “kamu hukuku” ifadesinin müşteki gibi yazıldığı, 1 Ocak 1980 doğumlu, kamuoğlu olarak kayda geçirildiği açığa çıkınca, “yapay zekaya mı yazdırıldı?” tartışması yaşandı. Mahkeme Başkanı ise “yapay zekayı kullanmayı bile bilmiyorum” yanıtı verdi. CHP, grup toplantısını Silivri’deki Silivri Dayanışma Merkezi’nde gerçekleştirdi. TIKLAYIN - DURUŞMANIN İKİNCİ GÜNÜ | İBB davası | İmamoğlu mahkeme heyetinin engellemelerine rağmen konuştu; duruşmada yapay zekâ polemiği yaşandı: İşte ikinci gün yaşananlar... |
Yeni duruşma salonu yetişmedi; basın mensubu ve müdafi sınırı getirildiDava kapsamında çok sayıda kişinin tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde bulunan mevcut duruşma salonlarının yetersiz olabileceği gerekçesiyle yeni bir salonun inşaatına cezaevi otoparkının bir bölümünde başlandı. Cezaevinin önüne inşasına başlanan duruşma salonu ise henüz tamamlanmadı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Mart'ta gönderdiği talimat yazısında, duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonlarında bulunan 1 No’lu salonda gerçekleştirileceğini bildirdi. Mahkeme, sanık sayısının fazlalığı, dosya kapsamı ve güvenlik gerekçelerini dikkate alarak duruşma düzenine ilişkin ayrıntılı tedbirler belirledi. Mahkeme, sanık sayısının fazlalığı ve güvenlik gerekçeleri nedeniyle duruşma düzenine ilişkin özel tedbirler aldı. Duruşma salonuna girişler kartlı sistemle yapılacak ve sanıklar, avukatlar, tanıklar ile basın mensupları için ayrı giriş kartları hazırlanacak. Basın mensupları için de sınırlama getirildi. Salona en fazla 5 yabancı basın mensubu ile ulusal basın kuruluşlarından toplam 20 gazetecinin alınması planlanıyor. Yazılı ve görsel basın kuruluşları duruşmaya birer temsilci ile katılabilecek. Her sanığın en fazla üç avukatla temsil edilebileceği belirtilirken, salonun kapasitesine bağlı olarak sanıkların birinci derece yakınlarına da sınırlı sayıda yer verilecek. Mahkeme ayrıca duruşma sırasında sesli ve görüntülü kayıt yapılmasının yasak olduğunu hatırlattı. Sağlık tedbirleri kapsamında salonda doktor ve sağlık personelinin hazır bulunacağı da bildirildi. TIKLAYIN - İBB davası için mahkemeden bir müzekkere daha: Duruşma salonuna giriş sırası belli oldu |
T24'ün İBB iddianamesine ilişkin dosyasıİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 105 kişinin tutuklu bulunduğu, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasını tamamladı. 3 bin 700 sayfayı aşan, 402 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan itibaren "sistem" kurarak, bu sistem sayesinde, önce İstanbul Belediye Başkanı seçildiği, ardından CHP'yi ele geçirdiği, ardından da CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak fon oluşturduğu belirtildi ve 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi. "Ekrem İmamoğlu suç örgütü" adı verilen yapıda yer aldığı öne sürülen örgüt yöneticileri, örgüt üyeleri ve örgüte yardım eden isimlerin, "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlarını işledikleri öne sürüldü. İddianamede, iş insanlarından para toplanmasına dayalı olduğu iddia edilen "sistem" için, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı. Özgür Özel'i CHP Genel Başkanı olarak seçen ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partiden uzaklaştıran ismin İmamoğlu olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, CHP yönetiminin de suç yoluyla elde edilen gelirleri kullandığı ve bütün eylemlerden haberdar olduğu iddia edildi. İki CHP'li vekil de İmamoğlu'nun örgütünde olmakla suçlandı ve dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlandı. Başsavcılık, anayasadaki parti kapatma maddelerine atıf yaparak, söz konusu eylemleri "ihbar" yazısıyla Yargıtay Başsavcılığı'na da bildirdi. İddianamede, oluşan kamu zararının 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu öne sürülerek, İmamoğlu ve oğlu ile çok sayıda kişinin şirketlerine, CHP İl Başkanlığı binasına el konulması talep edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede 15 gizli tanığın ifadeleri de yer alıyor. 15 gizli tanık varİddianamede 15 gizli tanık bulunuyor. O gizli tanıklar şöyle: 1. Gizli tanık Meşe İddianamede "etkin pişmanlık"tan yararlananların sayısı 76 kişi olarak açıklandı. "Etkin pişmanlık"tan yararlananlar kimler?İddianamede etkin pişmanlıktan yararlanan 76 kişi bulunuyor. İddianamede "örgüt mensubu" şüphelisi olarak geçen Deniz Dörtyol'un "gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği" belirtilmişti. Dörtyol hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmıştı. İddianamede yine "örgüt yöneticisi" olarak nitelendirilen Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız'ın da "yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdikleri" belirtilen iddianamede, haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının talep edildiği aktarılmıştı. Ayrıca, "örgüt mensubu" olduğu öne sürülen Yakup Öner, Süleyman Atik, Sarp Yalçınkaya, Burak Korzay, Adem Başer, Cem Çelik, Gökhan Köseoğlu, Ali Nuhoğlu, Ümit Polat, Murat Kapki, Murat Abbas, Eyüp Subaşı, Vedat Şahin, Mete Maden, Naim Erol Özgüner, Veysel Erçevik, Serpil Altıntaş, Altan Gözcü, Ogün Soytekin, Ziya Gökmen Togay ve Bülent Yılmaz'ın "yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdikleri" belirtilerek, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasının öngörüldüğü öğrenilmişti. 7 bölümden oluşan iddianamenin birinci bölümünde "suç örgütünün genel yapısı ve özellikleri" ikinci bölümde, "soruşturmanın genel özeti", üçüncü bölümde "örgüt lideri" olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçedeki eylemleri yer aldı. Dördüncü bölümde İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduğu dönemde "örgütün tıpkı bir ahtapotun kolları gibi İstanbul geneline yayılan eylemlerinden" bahsedildiği belirtildi. Beşinci bölümde İBB iştirakleriyle ilgili suçlamalar yer alırken, son bölümde de hakkında kamu davası açılan şüphelilerin üzerine atılı eylemlerle ilgili suç tasnifleri ve sevk maddelerine yer verildi. İstanbul il binasının alınması sırasındaki para görüntüleri, "örgüt faaliyeti ile ilgili sızan ilk görüntüler" diye nitelendirildi. GÖKÇER TAHİNCİOĞLU'NUN ANALİZİ İBB iddianamesinde “örgüt” çabası: Sadece İmamoğlu değil CHP de yargılanıyor! İBB'ye yönelik "yolsuzluk" soruşturmasında iddianamesinde İmamoğlu'na 2 bin 352 yıla kadar hapis istemi: İşte tüm detaylar,suçlamalar, istenen cezalar... |


