İBB davasında beşinci gün: Mahkeme başkanı ile hukukçu vekiller arasında kriz çıktı, duruşma başlamadan bitti!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

İBB davasında beşinci gün: Mahkeme başkanı ile hukukçu vekiller arasında kriz çıktı, duruşma başlamadan bitti!

ekrem imamoğlu dava ibb davası

T24 Haber Merkezi

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 107’si tutuklu, 402 sanık hakkındaki “yolsuzluk” davası beşinci günü başlamadan sona erdi. Geçen perşembe günü dördüncü günü çıkan "basın krizi", İletişim Başkanlığı'nın verdiği turkuvaz basın kartı olmayan gazetecilerin salona alınmamasıyla devam etti. Sanıklar ve avukatlarının savunmasıyla devam etmesi beklenen duruşma, aynı zamanda hukukçu olan CHP Yüksek Disiplin Kurulu  Başkanı Turan Taşkın Özer ile Mahkeme Başkanı arasındaki izleyici kısmına geçme tartışması nedeniyle yapılamadı. Heyet, duruşmaya önce ara verdi, ardından duruşmayı yarına bıraktı. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 107’si tutuklu 402 sanığın yer aldığı davada yargılama bugün beşinci gününde. Silivri’deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu salonda görülecek davada aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık yeniden hâkim karşısına çıkıyor.

Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor.

İddianamede; İmamoğlu hakkında "örgütün kurucusu ve lideri" ifadeleri kullanılarak 142 ayrı suçtan cezalandırılması talep edildi. İmamoğlu hakkında 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi. Duruşmada salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirildi. Duruşmalar nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılacak ve ay sonuna kadar tutuklu sanıkların savunması alınacak. Mahkemenin nisan ayının sonuna kadar tutukluluklar yönünde de bir değerlendirme yapması bekleniyor.

Bu hafta kimlerin ifade vermesi bekleniyor?

Duruşmanın bu hafta, geçen haftaki basın krizinden sonra ara verilmesi nedeniyle İBB iştiraki Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın avukatlarının savunmalarıyla devam etmesi bekleniyor. Mahkeme tarafından düzenlenen sanık savunma listesine göre davanın, iddianamede Ağaç AŞ’ye yönelik iddialar kapsamında tutuklu Ağaç AŞ çalışanı Fatih Yağcı ve iş insanları Ali Üner ile Evren Şirolu’nun savunmalarıyla devam etmesi öngörülüyor. İ

BB davası, bu hafta arife günü olan 19 Mart’a kadar devam edecek. Savunma listesinde 12. sırada olan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve 13. sırada olan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın da bu hafta savunma yapabileceği belirtiliyor.

İşte beşinci duruşmada dakika dakika yaşananlar...

12.10 | Duruşma sonrası CHP'den açıklama: Mahkemenin sağlıklı yürümesi için bir sonuç alamıyoruz

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, Silivri’de konuya ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı. Çelik, duruşma salonunda yaşananlara ilişkin şunları söyledi:

“Silivri’deyiz, duruşmanın ilk başladığı günden itibaren yaşadığımız bir şey var. Sürekli çeşitli gerekçelerle mahkeme heyeti ya duruşmaya ara veriyor, ya duruşmayı çeşitli gerekçelerle erteliyor ve sağlıklı bir duruşma süreci ne yazık ki geçtiğimiz hafta pazartesi gününden beri burada gerçekleşemiyor. Normal koşullarda duruşmanın sağlıklı bir şekilde yürümesi için en büyük sorumluluk mahkeme heyetine düşüyor. Ancak biz duruşmanın başlamasından önce bu mahkemenin sağlıklı yürüyebilmesi için bütün tedbirleri aldık. Dışarıda görev yapan 30’un üzerinde arkadaşımız var. Duruşma salonunun içerisine sadece aileleri, avukatları ve basın görevlilerini yönlendiriyoruz. Gelen diğer insanları Silivri Dayanışma Merkezi’ne yönlendiriyoruz.

Salon içerisindeki arkadaşlarımız duruşmanın sağlıklı yürümesi için maksimum seviyede gayret gösteriyor. Ortaya çıkan her ara verme kararında gidiyoruz aracılarla ve komutanlarla görüşmeler yapıyoruz, komutanlar mahkeme heyetiyle görüşüyor, geri bize yanıt veriyorlar. Sürekli bir diyalog var. Ama mahkemenin sağlıklı yürümesi için bir sonuç alamıyoruz.

Biz burada son bir yıl içerisinde çok sayıda duruşmaya tanıklık ettik. Uygulama hepsinde standarttı. Mahkeme heyetinin sağında ve solunda avukatlar var, onların diğer kısmında aileler ve basın görevlileri var, izleyici kısmında da izleyiciler var. Bu duruşmaya has bir karar alındı. ‘Masalı olan bölümlerin tamamında avukatlar oturacak’ dendi. Sonrasında ‘izleyiciler ve basın tribün kısmında olacak’ dendi. Duruşma bu şekilde başladı. Sonra tutuksuz yargılananların avukatları gelmediği için birtakım boşluklar oluştu. Mahkeme kendisi karar aldı ‘hukukçu milletvekilleri ve basın masaların bulunduğu noktada oturabilir’ diye.

Bu şekilde mahkemeler devam ederken, perşembe günü anlamsız bir gerekçeyle ‘basın görevlilerini buradan kaldırıyoruz, onlar şuraya geçecek’ denildi. Basın görevlileri de geçmeyince mahkemeyi tatil ettiler. Yarın ne ile karşılaşacağımız belli değil. Mahkeme salonunun bir bölümünde boş masalar var, insanlar tıkış tıkış aileler ve basın görevlileri tribün kısmında oturmak zorunda bırakılıyor. Milletvekilleri orada oturmak zorunda bırakılıyor. Şimdi o milletvekilleri oradan kalksa tribünde zaten oturacak boş sandalye yok. Kaldı ki hem basın görevlileri hem milletvekilleri notlar alıyorlar. Duruşma sürecine yönelik yazılar yazıyorlar. Kiminin bilgisayarı, kiminin tableti, kiminin defteri masanın üzerinde tribün tarafında öyle bir çalışma ortamı da yok. Kaldı ki tribün tarafından da zaten hakimin sesi, savcının sesi, avukatların sesi doğru düzgün duyulmuyor. Şimdi bu işin boyutları bunlarken, sürekli olarak duruşmanın ertelenmesi için çaba gösteren bir heyetle karşı karşıyayız.” 

11.45 | Duruşma başlamadan sona erdi
 
İBB davasının ikinci haftasında duruşma başlamadan sona erdi. Sanıklar ve avukatlarının savunmasıyla devam etmesi beklenen duruşma, aynı zamanda hukukçu olan CHP Yüksek Disiplin Kurulu  Başkanı Turan Taşkın Özer ile Mahkeme Başkanı arasındaki izleyici kısmına geçme tartışması nedeniyle yapılamadı. Heyet, duruşmaya önce ara verdi, ardından duruşmayı yarına bıraktı. Mübaşir mahkemeye gelerek, duruşmanın bugün devam etmeyeceğini, yarına ertelendiğini duyurdu. Salonda “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganı atıldı.
 
11. 31 | “Heyet gelsin, duruşma başlasın”
 
Mahkeme başkanının duruşmayı açmadan verdiği ara devam ediyor. Seyirciler, avukatlar, tutuklu ve tutuksuz sanıklar yaklaşık 1 saattir bekliyor. Duruşma salonunun girişinde bekleyenler “Heyet gelsin, duruşma başlasın” diye slogan atıyor.
 
10.40 | "Ergenekon davalarında dahi böyle yapılmadı"
 
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu da duruşmada yaşananları şöyle aktardı:
 
Mahkeme heyeti geldi. Heyet başkanı, "Avukat milletvekilleri oradan ayrılsın, öyle başlayalım" dedi. Turan Taşkın Özer, "Duruşmayı oradan takip edemiyoruz, duruşmanın insicamını bozmuyoruz" dedi. Heyet başkanı, "Sıfatınız nedir" diye sordu, Özer, "Avukatım" yanıtını verdi. "Arkadaşlar, yardımcı olalım" dedi jandarma. Kriz sürüyor. Avukat Yiğit Akalın da itiraz ediyor; Muharrem Erkek ve Mahmut Tanal da "Ergenekon davalarında dahi böyle yapılmadı" müdahalesinde bulundu.
 
10.39 | Duruşma başlamadan ara verildi, salon boşaltıldı
 
CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, duruşma salonuna avukat cübbesiyle geldi, hukukçu olduğunu hatırlattı. Yaşanan gerginlikten sonra mahkeme başkanı duruşmaya başlamadan ara vererek, salonun boşaltılmasını istedi. Tutuklu sanıklar ve seyirciler duruşma salonundan çıkartıldı. Gazeteci Batuhan Serim, şunları aktardı: 
 
"Mahkeme başkanı, milletvekili Özer’in izleyici bölümüne geçmesini rica etti.

Özer: Hangi kanunun hangi maddesine dayanarak?

Mahkeme başkanı: Vekaletiniz var mı?

Özer: Baroya kayıtlı avukatlarız. Duruşmayı takip ederek düzenini bozmuyoruz. Ne sakıncası var?

Mahkeme başkanı: İzleyici bölümünden takip edip notlarınızı oradan alabilirsiniz. Her sabah benzer bir sorunla başlıyoruz. Burayı bu şekilde yönetemeyiz. Lütfen izleyici bölümüne geçelim. Sizin sıfatınız nedir şu an burada?

Özer: Zorla çıkarın.

Tartışma sırasında avukat Kazım Yiğit Akalın da mahkemeye tepki gösterdi. Avukat Ali Rıza Dizdar, kendiyle beraber müvekkilini temsil eden diğer iki avukatın gelmediğini ve Özer’e vekalet verebileceğini söyledi.

Mahkeme başkanı, Özer’in izleyici kısmına geçmesi için ısrarını sürdürdü.

Mahkeme başkanı, tartışmaların devam etmesi üzerine duruşmaya ara verdi.

10.00 | “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı
 
Tutuklu sanıklar duruşma salonundaki yerini aldı.  İmamoğlu seyirciler tarafından “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı ve alkışlarla karşılandı. Tutuklu avukat Mehmet Pehlivan da salona getirildiği sırada alkış sesleri yükseldi.  Duruşmaya, geçen haftaki basın krizinden sonra ara verilmesi nedeniyle İBB iştiraki Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın yarım kalan savunmasıyla devam edilecek.

09.30 | Basın kartı krizi: Gazetecilerden İBB davasının mahkeme heyetine ortak talep dilekçesi

Bugünkü duruşmaya İletişim Başkanlığı basın kartı olmayanların alınmamasına karar verildi. Kurum kartı olan gazeteciler basın odasından duruşmayı takip edebilecek. Bu karar nedeniyle geçen hafta kurum kartlarıyla içeriye giren gazetecilerin birçoğu salona alınmadı. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, basın kartı olmayan gazetecilerin salona alınmamasına tepki gösterdi.

Gazeteci Hilmi Hacaloğlu da 40 ACM Başkanı dediğini yaptı. Gazeteciler mahkeme salonunun en kör noktasında. Geçen perşembe günü oturduğumuz avukat alanı ve tam karşısındaki kısım bomboş ama biz duruşmayı en göremeyecek kesime atılmış durumdayız. Turkuvaz kartı olmayan gazeteciler de salona alınmıyor" diyerek gazetecilerin fotoğrafını paylaştı.

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici yazdı - Askeri mahkemelerde bile gazeteciler öndeydi

Gazeteciler ise  İBB davasında mahkeme heyetine ortak talep dilekçesi sundu. Dilekçede şu ifadelere yer verildi:

"Sayın mahkeme heyeti,

Bizler gazeteciyiz, size bu satırları sizin yüzünüzü dahi göremediğimiz, sesinizi duymakta zorlandığımız, salonun gazetecilik yapmak için en elverişsiz noktasından kaleme alıyoruz.

Bizler halkın haber alma hakkını savunan, kamu adına haber yapan, bu salonun sizler gibi tarafsız üyeleriyiz. Anayasa ile koruma altına alınan halkın haber alma hürriyetinin birer temsilcileriyiz.

Bu süreçte, yargılamanın başladığı günden bu yana hiçbir şekilde “duruşma düzenini bozmayan" gazeteciler, sizin takdirinizle salonun görece daha ortasında yer alan mikrofonsuz masaların bulunduğu bölüme alındık.

Perşembe günü görülen duruşmada yine sizin takdirinizle salonun gazetecilik için en elverişsiz bölümüne gönderilmek istediğimizde ise bu durum duruşmanın ertelenmesine neden oldu.

16 Mart itibariyle duruşmanın 5. gününde yine salonun en sağ arka köşesinde, en kör noktadayız. Gazetecilik, halkın haber alma özgürlüğü ve basın özgürlüğü adına yeniden gazeteciliği elverişli koşullarda yapabileceğimiz, duruşmayı daha önce takip ettiğimiz yerde, avukatların yanındaki masaların olduğu alanda takip etmek istiyoruz.

Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz."

 




Video: Fırat Fıstık

08.57 | Yoğun güvenlik önlemleri

Beşinci duruşma öncesinde arama noktalarına gelen araçlar cezaevi kampüsü girişine sokulmuyor. Salon önünde bekleyen gazeteciler ise henüz içeri alınmadı.

İlk hafta neler yaşandı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davanın Silivri’de görülen ilk duruşması, başından itibaren gergin bir atmosferde başladı. Geniş güvenlik önlemleri altında yapılan duruşmada Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıklar salona alkışlarla girerken, savunma sırasına ilişkin tartışmalar ve mahkeme başkanının İmamoğlu’na “sen” diye hitap etmesi salonda tepkiye yol açtı. İlk gün savunmalar başlamazken, yalnızca avukatların usule ilişkin talepleri ele alındı ve reddedildi.

TIKLAYIN - İBB davası | İlk duruşma gergin geçti, İmamoğlu'nun avukatlarının reddi hâkim talebi reddedildi: İşte dakika dakika yaşananlar...

İkinci gün salon girişinde kimlik kontrolü tartışmaları yaşandı. İmamoğlu’nun oturduğu bölümün önüne sandalye konulması ve jandarmaların yerleştirilmesi yeni bir gerilime neden oldu. Daha sonra söz alan İmamoğlu, tutuklu sanıkların serbest bırakılmasını isteyerek “Bu sistemin meselesi benimle, ben buradayım. Ben savunmamı yapmaya hazırım ancak bu insanları tutuksuz yargılayın” dedi. Günün ilerleyen saatlerinde yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin özeti okunmaya başlandı ve sanık savunmalarına geçildi.

TIKLAYIN - İBB davasında ikinci gün | İmamoğlu mahkeme heyetinin engellemelerine rağmen konuştu; duruşmada yapay zekâ polemiği yaşandı: İşte ikinci gün yaşananlar...

Üçüncü gün ise tutuklu sanıklardan birinin izleyicilere el sallaması üzerine jandarmanın müdahalesi salonda tepki çekti. Bazı sanıklar kendilerine yöneltilen suçlamaları reddederken, İmamoğlu duruşma arasında gazetecilere yaptığı açıklamada bazı medya kuruluşlarını eleştirdi. Gün sonunda tutuklu sanıklar yine alkışlarla salondan çıkarıldı.

TIKLAYIN - İBB davasında üçüncü gün | İmamoğlu, TRT’ye “ahlâksızlar” diye yüklendi: Bir yıldır bize hakaret eden ama üç gündür bir kelime edemeyen basın utansın!

Davanın dördüncü günü ise izleyici bölümünde yaşanan kısa süreli bir tartışmayla başladı. Ailelerin fotoğraf çekmesi üzerine yapılan uyarıya Dilek Kaya İmamoğlu’nun tepki göstermesi salonda yeni bir gerginliğe neden oldu. Duruşmanın son gününde, İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü olan ve iki kez etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Ümit Polat, İstanbul Valisi Davut Gül ile ilgili iddiada bulundu. Polat, savunmasında, İstanbul Valisi Davut Gül'ün kuzeni olduğunu iddia ettiği kişinin kendisine 19 Mart'tan önce "Yakında bir şeyler olacak" dediğini öne sürdü. Vali Gül ise iddiaların ardındna, "İBB veya İBB iştiraklerinde çalışan yakın ya da uzak hiçbir akrabam yoktur" yanıtı verdi. Duruşma sürerken, savcı, mahkeme salonuna, yıllara göre Ağaç AŞ’ye giren para miktarını gösteren bir tablo yansıtarak Polat'a etkin pişmanlık ifadelerini sordu. Polat'ın "Ben para istendiğini görmedim" cevabı üzerine savcı, "Daha açık yanıt ver, bir sürü beyanın var burada" diyerek sorularını sürdürdü. Bu sırada söz isteyen İmamoğlu ise, "İddia makamı yalan bir tabloyu soramaz. İftira makamı. Yalanlara izin vermeyin sayın hâkim” diyerek tepki gösterdi. Mahkeme başkanına seslenen duruşma savcısı, İmamoğlu'nun "duruşma düzenini bozma" gerekçesiyle duruşmadan çıkarılmasını isteyerek, “Hakaret ediyor, gerekeni yapın” dedi. Çıkan gerginlik, mahkeme başkanının “Savcım karşılıklı tartışmaya girmeyelim” yanıtıyla son buldu.

Duruşma, basın mensuplarının “duruşma düzeninin bozulduğu” gerekçesiyle yerlerinin değiştirilmesinin istenmesi ancak gazetecilerin itiraz etmesiyle çıkan kriz sebebiyle pazartesi gününe ertelendi. İzleyiciler "Hak hukuk adalet" sloganları atarken heyet salonu terk etti.

TIKLAYIN - İBB davasında 4. gün | Savcı "İftira makamı!” diyen İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasını istedi; mahkeme başkanıyla basın arasında yer krizi çıktı, duruşma ertelendi!

 

 


2026 Oscar Ödülleri'ne saatler kala en iyi film hangisi, sürpriz bekleniyor mu?



İlgili İçerikler