İBB davasında 19. gün | İmamoğlu'nun tutuklu danışmanı Necati Özkan: Demokrasilerde muhalefet partilerinin adaylarına profesyonel hizmet vermek suç değildir
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

İBB davasında 19. gün | İmamoğlu'nun tutuklu danışmanı Necati Özkan: Demokrasilerde muhalefet partilerinin adaylarına profesyonel hizmet vermek suç değildir

Necati Özkan ve İmamoğlu can psd

T24 Haber Merkezi

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında olduğu 92'si tutuklu 414 sanıklı İBB davası, 19. gününde devam etti. Duruşma İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek'in çapraz sorgusuyla devam etti. Casusluk iddianamesi hakkında konuşan İmamoğlu, "Bu iftiraname, çöpün içinde çürümüş çöptür" ifadelerini kullandı. İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek'in avukatı "Şu anda Başsavcı Vekili olan o zamanlarda savcı olan bir kişi bana "Biz senin suç işlemediğini biliyoruz ama seni almak zorundayız" dedi" diye konuştu. Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı ve kampanya direktörü Necati Özkan, savunmasında, "Kampanya yönetmek suç değildir. Demokrasilerde muhalefet partilerinin adaylarına profesyonel hizmet vermek suç değildir." dedi. Duruşmaya pazartesi günü Özkan'ın beyanlarıyla devam edilecek. 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 92'si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere 414 sanıklı İBB davasının duruşması beşinci haftada devam ediyor. Duruşmalar, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda görülüyor.

Tutukluluk değerlendirmesi yapan mahkeme 2 Nisan'da, CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç AŞ Satın Alma Şefi Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Mahir Gün, Ekrem İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu, Başak Tatlı, Nazan Başelli, İSPER A.Ş. çalışanı Davut Bildik, Sabri Caner Kırcı, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Baran Gönül ve Esra Huri Bulduk olmak üzere 18 kişi hakkında tahliye kararı vermişti. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in iddianamesinin İstanbul 40’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından İBB Dosyası ile birleştirilmesinin ardından davadaki toplam sanık sayısı 414’e yükselmişti.

İşte dakika dakika duruşmada yaşananlar:

17.55 | Duruşma pazartesi günü Özkan'ın savunmasıyla devam edecek

Duruşmada Özkan'ın beyanlarının uzun sürecek olması nedeniyle Özkan, savunmasına pazartesi günü devam etmek istedi. "Yorgunsanız pazartesi de devam edebilirim" diyen Özkan'ın talebini değerlendiren Mahkeme Başkanı, “Bugün biraz erken bitirelim. Size isnat edilen eylemlere Pazartesi devam edelim” diyerek duruşmayı sonlandırdı.

İBB davası, Pazartesi günü Özkan’ın eylemlere yönelik savunmasıyla devam edecek.

15.50 | Necati Özkan: Kampanya yönetmek suç değildir

Avukat Koçoğlu'nun beyanlarının ardından söz sırası İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan'ın savunmasına geçildi. Özkan şu ifadeleri kullandı:

"387 gündür bugünü bekliyorum. O yüzden sabrınızı istiyorum. Benim yaptığım iş sayın Ekrem İmamoğlu’na dışarıdan destek vermek. Bütün bu çalıştığım süre boyunca yaptığım işi CHP’ye yaptım. Yaptığımız sözleşmeleri dosyaya da sundum. İstanbul Başsavcılığı’nın başı çok kalabalık diye onlara yardım etmek istedim. Türkiye’deki milyonlarca vatandaş ve dünya buradan adalet bekliyor. Buradan çıkacak karar 100. yılını geride bıraltığımız Türkiye için önemli bir karar olacak. Adalet dediğiniz şey en baştan en sona olan süreçtir.

Ben daha adliyeye getirildiğimde sabahın 6’sında Necati Özkan tutuklandı diye yazıyordu. Tüm banka hesapları ve gayrimenkullerime el konuldu. Benim 20 gayrimenkulümün 17’si dedelerimden gelen miras. MASAK da diyor ki bu tarlalardaki hisselerdeki payım yüzde 2,8. Benim kenim aldığım tek tapumu şirketim adına 2006 yılında şirket adına satın almıştım. 

Tarafıma suçlamalarla ilgili tutuklama aşamasında hiçbir soru sorulmadığını gördük. En son aşamada dosyaya paraşütle indirilen Hüseyin Gün adlı kişiyi gördük. 

Şimdi bakalım Emre Ercis adlı bir şahıs var. Daha operasyonlar başlamadan günler önce iddianamedeki ifadelerin aynısını kullanmış. İddianameyi bu kişi yazmadıysa nasıl aynı ifadeleri kullanıyor. Soruşturma gizliliği varsa bu bilgilere nasıl ulaşabiliyor?"

Necati Özkan'ın duruşmada ekrana yanısıtılmasını istediği paylaşım

Ben soruşturma dosyasına onlarca dosya sundum. Bunların hiçbiri iddianameye girmemiş. Her şeyden önce sayın iddia makamının tarafsız davranması gerekiyor. Adaletin sembolü olan Themis'in neden gözleri kapalı? Kim olduğunu görmeden karar verebilmesi için. 

Casusluk tutuklamasının ardından Kandıra Cezaevi'ne geri getirildik. İnfaz memurları beni "Hoşgeldin 007" diye karşıladı.

Ben hayat boyu yaptığım her işi tutkuyla yaptım. Ancak 19 Mart öncesinde ve sonrası itibariyle yaşananların hepimiz canlı tanığıyız. Başıma gelmeyen kalmadı.

Sanki bu ülkede demokrasi yokmuş; hukuk, adalet yokmuş gibi ana muhalefet partisine mensup siyasetçinin kampanyasını dışarıdan yönetmek devletin varlığına ve birliğine aykırıymış gibi akıl ve mantık dışı suçlamalarla karşı karşıya kaldım."

Televizyonlarda bizi hep yargıladılar. Sen dünkü çocuksun, nasıl bu lafları edebiliyorsun? Dolu başağın boynu eğik olurmuş. Bunların başı hep dik.

Kampanya yönetmek suç değildir. Demokrasilerde muhalefet partilerinin adaylarına profesyonel hizmet vermek suç değildir.

Ben bir iletişimciyim. 42 yıldır hayatımı iletişim kampanyaları yaparak kazanıyorum. 42 yıldır yaptığım işi hakikatin iletişimi olarak tanımlıyorum.

Her kampanyada tek bir amacım olmuştur; hakikati tüm yalınlığıyla gösterebilmek. İster ticari bir ürün, ister bir parti, ister bir aday…

Stalin’in gizli polis müdürü Beria, yardımcısından, gözüne kestirdiği bir Rus vatandaşını tutuklamasını ister. Yardımcısı adamın masum olduğunu, herhangi bir suçunun bulunmadığını söyleyecek olur.

Beria’nın cevabı Stalin rejiminin zihniyetini tarif eder:

“Sen bana adamı getir, ben ona bir suç bulurum.”

Yıllar sonra, 2012 yılında hukuk içinde alınan kararla itibarım iade edildi. Orduya kıdemli Albay rütbesiyle göreve davet edildim. Ancak aradan 30 yıla yakın zaman geçmişti. Göz bebeğimiz olarak kabul ettiğim TSK’nın düzenini bozmak yerine Kıdemli Albay rütbesiyle emekli olmayı tercih ettim. Bugün statüm kıdemli emekli albay statüsüdür.

Bana 30 yıllık kıdem tazminatı verildi, yeşil pasaport, beylik tabancası hakkı, orduevleri giriş hakkı tanındı."

15.40 | İBB davasında savcıdan suç duyurusu talebi

'Etkin pişmanlık' kapsamında ifade veren İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner hakkında “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi” iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

14.15 | Tutuklu sanıklar yeniden duruşma salonuna alınıyor. Salona alınan İmamoğlu "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla karşılandı. 

12.30 | Duruşmaya 1 saat ara verildi. 

12.10 | İBB davasında avukat Koçoğlu’ndan rüşvet iddialarına uygulamalı yanıt

Avukat Koçoğlu, çektiği 500 bin TL’yi duruşma salonunda bir çantaya koydu.

Rüşvet iddiaları hakkında konuşan Koçoğlu, "Ben, ‘Bu parayı mahkeme başkanı Selçuk Aylan’a verdim. Müvekkilimi tahliye ettiler’ desem aksini nasıl kanıtlayacaksınız? Dekont var, 0 metre baz veriyoruz, beyan da ediyorum. Bunu nasıl kanıtlayacaksınız?" dedi. 

12.00 | Avukat Koçoğlu'ndan AKP'li İBB Belediye Meclisi üyesi iddiası

Melih Geçek’in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu savunması sırasında bir iddiada bulundu. Koçoğlu, henüz İBB dosyası avukatlarından değilken adliyede dönemin Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, etkin pişmanlıkçı Ertan Yıldız’ın ifadesini alırken iki AKP belediye meclis üyesinin doğrudan odaya girdiğini söyledi. Koçoğlu şöyle dedi:

"Önümden Akın Gürlek geçti. Ardından Ertan Yıldız'ı aldılar. Sonra da AKP'li İBB Belediye Meclisi üyeleri ile doğrudan soruşturma savcısının yanına geçebildiler. Ben bu belediye meclis üyelerinin adlarını da gerekirse açıklarım. Bu olay gözümün önünde oldu. Bunun kanıtı nerede var biliyor musunuz? O gün şans eseri eşime mesaj atmıştım. Bu davanın siyasi olduğunun başka nasıl bir kanıtı olabilir. AKP'li meclis üyeleri orada o gün ne yapıyordu?"

11.44 | Koçoğlu: Savcı, bana "Biz senin suç işlemediğini biliyoruz ama seni almak zorundayız" dedi

Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu şu beyanlarda bulundu:

“Babam Balyoz Kumpası'nda tutuklanıp 1,5 yıl hapis yattı. Daha sonra beraat etti, 2022 yılında da tazminat aldık.

Bu dosyayı nereden tutsam elimde kaldığı için gün gün ne yaşandığını anlatmam lazım. Siz ve heyetiniz buradaki sanıklara yapılan zalimliği, savcılık makamının nasıl soruşturma yürüttüğünü, sizin kürsü arkadaşlarınıza nasıl saygı duyulmadığını tek tek anlatacağım. Adaleti belki sizin sayenizde burada alacağız, belki ileride alacağız. 'Haklının acelesi yok' derler ama tutukluluk varsa haklının acelesi vardır, o yüzden adaleti sizden bekliyoruz. 

Savcı özel vasfa haiz bir üyeye soru sormuyor. İddianamenin arkasında nasıl duruluyor. Burada yargılanan bir süreç var. Her gününe bir dakika versek, yine de fazlasıyla zaman ediyor zaten.

Bu dosyanın numarası neydi, başkanım? 2024/228. Tüm evraklar neredeydi? Sonra ne oldu? Bir anda savcılık makamı dosyayı tefrik etti. Ama tefrik ederken davasını açtığı kişilere göre tefrik etti. Bizim dosyamızın evrakları nerede kaldı? Diğer dosyanın içinde kaldı.

Savcılığın size verdiği evraklar var. Evrakların dijital formatı nerede? Savcının elinde. Bendeki evraklar ne? Sizdeki evraklar. Yani siz de biz de şu anda savcılık makamının vermiş olduğu evraklarla birlikteyiz. Ama neyi verdi, neyi vermedi bilmiyoruz

Arama kararlarının ne zaman çıktığını, el koymaların ne zaman onandığını göremiyorum. Hukuka aykırı deliller ile yargılanıyor olabiliriz. Siz görebiliyor musunuz? Ben göremiyorum. Savcılık makamı bana delilleri vermiyor. Ben nasıl savunma yapacağım.

İstanbul cumhuriyet başsavcılığının son dönemde takındığı tavır bu. Ekrem Bey ile bağlantılı diye, dosyada müvekkilim var, bana kısıtlılık var diyorlar dosyayı göstermiyorlar.

Bir sürü davası var. Ekrem Bey şuradaki merdivenden inmeden hakkında soruşturma açılıyor. Geçen gün duruşma savcısının Ekrem Bey'e sorduğu soru hukuka uygun değildir, zaten bu konuda bir soruşturma açılmıştır. Yargılama ile ilgisi olmayan bir konuda Ekrem Bey'e soru sorulması usule uygun değildir. Melih Geçek'in siyasi bir rehin olduğunu anlatmak için bu davanın neden siyasi olduğunu anlatacağım.

Dosyaya vekalet vermeye gittim. Savcının talimatı var, dediler. Dosyadaki ifadeler emniyetten gelince kalem işlemi yapılacak. Yahu, adamı dosyaya şüpheli kaydetmişsiniz. Müvekkilimden ifade almışsınız. Dosyayı bana göstermişsiniz. Soruyorum: Türk Ceza Kanunu Madde 204 kapsamında kısıtlılık kararı koyabilir misiniz? Koyamazsınız. Ama İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu şekilde koyuyor. Aradan bir süre geçiyor. Gidiyorum, "dosya emniyetten gelmedi" diyorlar. Ya ben ifade vermişim, dosyanın tarafıyım. Emniyete gidiyorum; emniyet diyor ki, "ifadeler devam ediyor ama sizin müvekkilin dosyasını 8-9 gün önce gönderdik." Elime bir yazı alıyorum, götürüyorum savcılığa. Kalem diyor ki, "hepsi geldiğinde işlem yapacağız." Ben hâlâ dosyayı göremiyorum. Dilekçe sunuyorum; "dosyaya bakmam lazım, kalemde gösterin" diyorum. "Hayır, olmaz" diyorlar. Gerekçe: "Savcı Bey'in izni yok."

Sorsak herkes müslüman ama kimse kul hakkı yemekten çekinmiyor.

Şu anda Başsavcı Vekili olan o zamanlarda savcı olan bir kişi bana "Biz senin suç işlemediğini biliyoruz ama seni almak zorundayız" dedi.

23 Nisan gibi bir resmi tatilde bir savcı bir şüpheli ile neden adliyede buluşuyor. Orada birlikte ne yapıyorlar. Benim hakkımda bu sözlerim üzerine soruşturma açarlarsa ikisini de ifşa ederim. O kişiden etkin pişmanlıkçı çıkaramadılar. Bir ifşa ederim aynı konumda baz verirler. "

11.00 | Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu beyanlarda bulunuyor. 

10.49 | İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek'in çapraz sorgusu yapıldı

Ekrem İmamoğlu, İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek'e soru sormak üzere mikrofonu aldı. 

İmamoğlu: Hakikatı aramak bir yanıyla çok kolay binyanıyla çok zor. Burada iddia makamının kurgu üzerinden bir senaryo yazdığını görüyoruz. Bu durum bugün hicap duyulacak bir İBB davası ya da İmamoğlu davasıyla bizi buluşturdu. 

Nasıl tanıştık kısmına girmeyeceğim. Melih Bey, kurumumuzda bir genel müdür olarak görev yaptınız. Bu göreve başlangıç sürecinizi bir cümle ile 6 ay içerisinde geldiğinizi ifade ettiniz. Bu noktada benim bir baskımı ya da bir telkinimi gördünüz mü?

Melih Geçek: Asla duymadım. Sizlerle bu süreçteki tek temasımız fotoğraf çektirmemizdi. Hayırlı olsun için yapmıştık onu da 

İmamoğlu: Bizim buradaki en önemli amacımız milletin evlatlarıyla çalışam arzusudur. Eşim çocuğum çalışsın değil de milletin evlatları çalışsın diyedir. AKP döneminde başlayan kişiler de görebilirsiniz. Bizim için geçmiş değil, liyakat önemli. Bizim için özel liyakatlı kimse yok, bizim için 86 milyon herkes eşit. 

Şu firmaya vasıf ver gibi bir talebim veya talimatım oldu mu?

Melih Geçek: Asla olmadı. 

İmamoğlu: Bir yanlış yapılmışsa onu devam ettirmek bizim yapacağımız bir iş değildir. Doğru bir şey varsa devam ettirilir. 1600’den fazla denetimin de gösterdiği üzere tertemiziz. 

Teknik bir insansınız. Savcılıktan şöyle bir şey duyduk. Bu eylemin dosya içerisindeki en önemli eylem olduğunu söyledi. Bu 13. eylemin en önemli eylem olduğu söyleniyor. Ben burada bana gelmekten hiç çekinip çekinmediğini sormak istiyorum. Herhangi bir iş alırken bir çekince duydunuz mu?

Melih Geçek: Böyle bir durum asla olmadı. 

İmamoğlu: Bir cep telefonunun incelenmesi bir yılı aşkın süre alır mı. İddianameye de girememiş bu telefonun içeriğindeki şeyler. Bu telefonda Trabzonspor taraftarlarının attığı mesajlar vardır. Eski kullanılan bir telefondur. 

Melih Geçek: Böyle bir inceleme görmedim. Talepte de bulunulmamış. 

İmamoğlu: İstanbul Senin uygulaması hakkında zihninde karanlık bir nokta oluştu mu? Olsa gelip bana söyler miydin?

Melih Geçek: Asla böyle bir şey olmadı. İstanbul Senin artık bir slogan hâline gelmişti. Ben burada herhangi bir güvenlik açığı görmedim. İstanbul Senin logosu bana daha önceden sunulmuştu. 

İmamoğlu: Bu iftiranamenin starı Hüseyin Gün ile bir konuşman oldu mu? 

Melih Geçek: Olmadı. Toplantıda kartımı bile vermedim. 

İmamoğlu: Böyle temiz vasıflı bir üye diyerek suç isnadı çıkarmaya çalışan bir zihniyet kötü bir niyettir. Bu iftiraname, çöp değil, çöpün içinde çürümüş bir çöptür. 

10.45 | İmamoğlu bir kez daha "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla salonda

Tutuklu sanıklar salona getirildi. İmamoğlu bir kez daha "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla salonda yerini aldı. 

Bugünkü duruşma Melih Geçek'in çapraz sorgusu ve avukatının beyanları ile başlayacak. İmamoğlu’nun kampanya direktörü ve hem İBB hem de “Casusluk” dosyalarından tutuklu bulunan Necati Özkan’ın da bugün savunma yapması bekleniyor.

İBB davasında gün gün neler yaşandı?

İBB davasında 18. gün | Necati Özkan ve Ulaş Yılmaz'dan Hüseyin Gün savunması: Sunum için geldi; projesi tırttı, sepetledik

İBB davasında 17. gün | Duruşma savcısından İmamoğlu'na: Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz!

İBB davasında 16. gün | İmamoğlu: İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür!

İBB davasının 15. gününde ilk ara karar: 18 sanık için tahliye, İmamoğlu dahil belediye başkanları için tutukluluğa devam kararı

İBB davasında 14. gün | Ara karar öncesi son duruşma tamamlandı: Etkin pişmanlık ifadesi veren bir sanığın avukatı "baskıyla verildi" diyerek müvekkilinin ifadesini geri çekti

İBB davasında 13. gün | Savcılık 7 ismin tahliyesini talep etti

İBB davasında 11. gün | İmamoğlu'ndan mahkeme başkanına: Ağır bir yükün altındasınız, bu iş ders notu satmaya benzemez

İBB davasında 10. gün | Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık: Uğur Güngör'ün sabıka kaydında 200'den aşağı kayıt varsa bütün suçlamaları kabul edeceğim!

İBB davasında dokuzuncu gün | Resul Emrah Şahan: İdari olarak gerekenleri yaptığım için tutukluyum, resmî işlemler bile suç gösteriliyor!

İBB davasında sekizinci gün: İmamoğlu "İddia makamını kınıyorum" dedi; tartışmalı Ağaç A.Ş. tablosu için MASAK'tan yeni rapor alındı

İBB davasında yedinci gün | İmamoğlu salona giriş kısıtlamasına tepki gösterdi, mahkeme başkanı siyasilere kısıtlama getirilmediğini söyledi; işte yaşananlar...

İBB davasında altıncı gün | Kısıtlama kararı nedeniyle bazı CHP'liler salona alınmadı, İmamoğlu gazetecilere seslendi; işte dakika dakika yaşananlar...

İBB davasında beşinci gün: Mahkeme başkanı ile hukukçu vekiller arasında kriz çıktı, duruşma başlamadan bitti!

İBB davasında dördüncü gün | Savcı "İftira makamı!” diyen İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasını istedi; mahkeme başkanıyla basın arasında yer krizi çıktı, duruşma ertelendi!

İBB davasında üçüncü gün | İmamoğlu, TRT’ye “ahlâksızlar” diye yüklendi: Bir yıldır bize hakaret eden ama üç gündür bir kelime edemeyen basın utansın!

İBB davasında ikinci gün | İmamoğlu mahkeme heyetinin engellemelerine rağmen konuştu; duruşmada yapay zekâ polemiği yaşandı: İşte yaşananlar...

İBB davasında ilk duruşma gergin geçti, İmamoğlu'nun avukatlarının reddi hâkim talebi reddedildi: İşte dakika dakika yaşananlar...


Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltiliyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 107’si tutuklu 407 sanığın yer aldığı davada yargılama bugün yedinci gününde. Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor.

İddianamede; İmamoğlu hakkında "örgütün kurucusu ve lideri" ifadeleri kullanılarak 142 ayrı suçtan cezalandırılması talep edildi. İmamoğlu hakkında 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi.

Duruşmalar nisan ayı sonuna kadar devam edecek

Duruşmada salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirilmişti. Duruşmalar nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılacak ve ay sonuna kadar tutuklu sanıkların savunması alınacak. Mahkemenin nisan ayının sonuna kadar tutukluluklar yönünde de bir değerlendirme yapması bekleniyor.



T24'ün İBB iddianamesine ilişkin dosyası

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 105 kişinin tutuklu bulunduğu, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasını tamamladı.

3 bin 700 sayfayı aşan, 402 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan itibaren "sistem" kurarak, bu sistem sayesinde, önce İstanbul Belediye Başkanı seçildiği, ardından CHP'yi ele geçirdiği, ardından da CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak fon oluşturduğu belirtildi ve 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi.

"Ekrem İmamoğlu suç örgütü" adı verilen yapıda yer aldığı öne sürülen örgüt yöneticileri, örgüt üyeleri ve örgüte yardım eden isimlerin, "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlarını işledikleri öne sürüldü.

İddianamede, iş insanlarından para toplanmasına dayalı olduğu iddia edilen "sistem" için, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı.

Özgür Özel'i CHP Genel Başkanı olarak seçen ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partiden uzaklaştıran ismin İmamoğlu olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, CHP yönetiminin de suç yoluyla elde edilen gelirleri kullandığı ve bütün eylemlerden haberdar olduğu iddia edildi.

İki CHP'li vekil de İmamoğlu'nun örgütünde olmakla suçlandı ve dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlandı. Başsavcılık, anayasadaki parti kapatma maddelerine atıf yaparak, söz konusu eylemleri "ihbar" yazısıyla Yargıtay Başsavcılığı'na da bildirdi.

İddianamede, oluşan kamu zararının 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu öne sürülerek, İmamoğlu ve oğlu ile çok sayıda kişinin şirketlerine, CHP İl Başkanlığı binasına el konulması talep edildi.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede 15 gizli tanığın ifadeleri de yer alıyor. İddianamede "etkin pişmanlık"tan yararlananların sayısı 76 kişi olarak açıklandı. 

7 bölümden oluşan iddianamenin birinci bölümünde "suç örgütünün genel yapısı ve özellikleri" ikinci bölümde, "soruşturmanın genel özeti", üçüncü bölümde "örgüt lideri" olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçedeki eylemleri yer aldı.

Dördüncü bölümde İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduğu dönemde "örgütün tıpkı bir ahtapotun kolları gibi İstanbul geneline yayılan eylemlerinden" bahsedildiği belirtildi.

Beşinci bölümde İBB iştirakleriyle ilgili suçlamalar yer alırken, son bölümde de hakkında kamu davası açılan şüphelilerin üzerine atılı eylemlerle ilgili suç tasnifleri ve sevk maddelerine yer verildi.

İstanbul il binasının alınması sırasındaki para görüntüleri, "örgüt faaliyeti ile ilgili sızan ilk görüntüler" diye nitelendirildi. 

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU'NUN ANALİZİ

CHP’nin “sistem”le mücadelesi: Henüz açılmamış İBB davasının açıklanması, Yargıtay’a ihbar ve CHP’yi bekleyen mücadele

İBB iddianamesinde “örgüt” çabası: Sadece İmamoğlu değil CHP de yargılanıyor!


İBB'ye yönelik "yolsuzluk" iddianamesinde İmamoğlu'na 2 bin 352 yıla kadar hapis istemi: İşte tüm detaylar, suçlamalar, istenen cezalar...


İBB iddianamesinde dört gazeteci hakkında “örgüte yardım” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma”dan hapis cezası istemi: Haberler, soruşturmayı itibarsızlaştırma amacıyla yapıldı


Kurultaydaki görüntüler "etkin pişmanlık" kanıtı sayıldı, İmamoğlu'nun A takımı tek tek işaretlendi,  fotoğraf kanıt sayıldı: İtirafçının ifadesini doğrular nitelikte


AKP milletvekilinin eşi, İBB iddianamesinde “mağdur” olarak yer aldı: Kreş karşılığı bağış istendi, uygun görmesem de kabul ettim


İBB ‘yolsuzluk’ iddianamesi: İmamoğlu, Özgür Özel’i Kılıçdaroğlu karşısında aday olarak belirledi, Rıza Akpolat ile belediye başkan adaylarını seçti


İBB’ye “yurt dışından para alındı” iddiası: Raylı sistem dahil farklı projeler için kredi çekildi, örgütü beslemek için kullanıldı


İBB iddianamesi: Soruşturma, 'para sayma görüntüleri' ile başladı: İmamoğlu CHP'yi ele geçirip cumhurbaşkanı olarak yolsuzluk çarkını büyütecekti

 

İlgili İçerikler