T24 Haber Merkezi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanığın yargılandığı dava, onuncu gününde devam ediyor. Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın avukatı Doğa Şanlıoğlu, irtikap ve rüşvet suçlamalarının somut delile değil, çelişkili tanık beyanlarına dayandığını söyledi, isnat edilen birçok işlemde Şahan’ın yetkili olmadığını belirtti. Avukat ayrıca resmi kayıtlara giren şartsız bağışların da rüşvet olarak nitelendirilemeyeceğini ifade etti. Verilen aranın ardından tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın savunması başladı. Çalık, savunmasında, "İddianamede belediye başkanı olmadan önceki faaliyetlerim değerlendirilip suç işlediğim öne sürülmüştür. İmamoğlu'nun kurucusu olduğu örgüte bağlı olduğum iddia ediliyor. Ortada herhangi bir örgüt yoktur" ifadelerini kullandı. Ayrıca Çalık, "Benim adli sicil kaydımı sorgulayın. Hiçbir şey bulamazsınız. Ancak Uğur Güngör'ün sabıka kaydında 200'den aşağı kayıt varsa bütün suçlamaları kabul edeceğim" dedi.
Dün görülen dokuzuncu oturumda Şahan savunmasını tamamladı. Şahan savunmasında, "Yangın güvenliği eksikliğin var, şunu tamamla' diyorum, şu işten dolayı Türkiye’de tutuklu olan tek kişi benim! İdari olarak yapmam gerekenleri yaptığım için tutukluyum. İhaleyle, resmi usulle yaptığımız aydınlatma işini bile suç gibi gösteriyorlar" dedi. Mahkeme Başkanı ve İmamoğlu’nun Şahan’a yönelttiği soruların ardından duruşma sona erdi. İmamoğlu, sorularının ardından Şahan'a, "Sevgili Emrah Başkanım, seni Allah korusun" dedi, CHP'li Özer, Torun, Tanal ve Karabat'ın salona girişlerinin kısıtlanmasına tepki gösterdi.
Davada bu hafta Şişli Belediyesi'ne yönelik suçlamalarla önce eski belediye danışmanlarından Altan Ertürk'ün de savunma yapması bekleniyor. İddianamede, dün savunmasını yapan Şahan hakkında çeşitli suçlamalardan toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Çalık hakkında da birden fazla suçlama ile 30 yıldan 88 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Çalık'ın da Şahan gibi uzun süren savunma yapması bekleniyor. Ayrıca, tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş'in de bu hafta sanık kürsüsüne çıkması öngörülüyor. Nisan sonuna kadar tutuklu sanık savunmalarının tamamlanması hedefleniyor.
Dakika dakika gelişmeler...
20.14 | Duruşma sona erdi
Duruşma sona erdi. Murat Çalık'ın annesi Gülseren Çalık, duruşma sonrası açıklama yaptı.
Gülseren Çalık, "Adalet istiyorum. Çok duyguluyum. Oğlumun eve çıkmasını istiyorum. Ona sarılmak istiyorum. Tez günlerde onu bırakacaklarına inanıyorum" dedi.
18.04 | Murat Çalık savunmasına devam etti
Çalık'ın savunmasında öne çıkanlar şöyle:
"Tapu kayıtları incelendiğinde, Hasan İmamoğlu’na herhangi bir devir gerçekleşmediği açık"
Hasan İmamoğlu'na daire verilmesini istediği" iddialarını da yanıtlayan Çalık, şunları söyledi:
"Konuyla ilgili çok sayıda kişinin beyanı bulunmakta ve bu beyanlar birbiriyle çelişmektedir. Hasan İmamoğlu’na daire devri yönünde tarafımdan herhangi bir talimat veya yönlendirme söz konusu değildir. Daire devri iddiasına ilişkin olarak dosyada birçok çelişki bulunmaktadır. Hasan İmamoğlu’nun söz konusu taşınmazları ticari ilişki çerçevesinde satın aldığı açık ve net bir şekilde ortadadır. Ayrıca birçok ifade, 'Adem Soytekin’e devrettiğimiz dairelerin Hasan İmamoğlu’na geçtiğini duyduk' şeklindedir. Oysa Adem Soytekin’e devredildiği iddia edilen taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde, Hasan İmamoğlu’na herhangi bir devir gerçekleşmediği açıkça görülecektir. Bu durum, söz konusu beyanların yanıltıcı olduğunu ortaya koymaktadır."
"Kamu alanlarında meydana gelen zararların giderilmesi istendi"
"İskan için 3.000.000 TL tutarında çek verildiği" yönünde iddiaların da yer aldığını aktaran Çalık, şöyle konuştu:
"Ancak bu iddialar, resmi belgeler ve muhasebe kayıtları birlikte değerlendirildiğinde gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki; ruhsat aşamasında mevzuat gereği terk edilmesi gereken alanlar kamuya devredilmeden ruhsat düzenlenmesi mümkün değildir. Nitekim bu projede de gerekli terk işlemleri yapılmış ve Beylikdüzü’nün önemli alanlarından biri olan, belediyenin karşısındaki çamlık alan belediyemize devredilmiştir. İnşaat sürecinin doğası gereği ağır iş makineleri ve beton mikserleri sahaya girmekte, bu durum yolların bozulmasına ve çevre alanların zarar görmesine yol açmaktadır. Söz konusu kamu alanlarında meydana gelen zararların giderilmesi amacıyla, belediyenin denetimi altında gerekli yol, altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları zararın kaynağı olan müteahhit firmaya yaptırılmıştır. Zira zararı giderme yükümlülüğü, zarara sebebiyet veren tarafa aittir. Nitekim Adem Soytekin de beyanında söz konusu 3.000.000 TL’lik ödemenin yol yapımına karşılık verildiğini açıkça ifade etmiştir.
"Bu ortaklığı kuran firmalar kendi aralarında birbirlerine yalan beyanlarda bulunacak; bizi de buraya meze edecekler"
Bu saatten sonra takdir mahkeme heyetinindir, sizin vicdanınızdayız. Adil davranacağınıza yürekten inanıyorum. Ben hayatım boyunca sadece onurum için yaşadım. 1 senedir tutukluyum. Niye? Bu arkadaşlar para kazanacaklar, biz de belediye olarak yardım edeceğiz... Daha fazlasını söylemek istemiyorum, beni uyardınız aleyhime dönmesin diye. Ama belli ki bu 'adi ortaklık' ismine yakışır şekilde kurulmuş. Bu ortaklığı kuran firmalar kendi aralarında birbirlerine yalan, yanıltıcı beyanlarda bulunacaklar; bizi de buraya meze edecekler."
"Bir yıldır 12 metrekarelik bir odada kalıyorum"
İddianamede, “Şüpheliler Mehmet Murat Çalık ve Fatih Keleş suçlamaları kabul etmedi” denildiğini, oysa kedisine herhangi bir soru yöneltilmediğini aktaran Çalık, "Ne kollukta ne savcılıkta ne de daha sonra. Fatih Bey’e sorulup sorulmadığını ise bilmiyorum. Yaklaşık bir yıldır tutuklu yargılanıyorum. Bu tür ifadeler, inanın Sayın iddia makamı, bizi gerçekten üzmektedir. Bir yıldır 12 metrekarelik bir odada kalıyorum. Açıkçası anlatmak istemiyorum, üzülürsünüz diye… Ancak gerçek bu, 12 metrekarelik bir alanın içinde yaşamımı sürdürüyorum. Yatağım, televizyonum, dolabım hepsi aynı alanda. Bu şekilde bir hayat… Elbette, varsa bir kabahatimiz yargılanalım; zaten hiçbir zaman 'yargılanmayalım' demedim" şeklinde konuştu.
"Evraklar incelenseydi, olayın gerçek mahiyeti iddia makamı tarafından net şekilde anlaşılacaktı"
Mehmet Murat Çalık, "Randevu istedim, bir yıl vermediler ve ruhsatı geciktirdiler" iddiasının da gerçek dışı olduğunu, bu iddiaya konu Hamit Demir'in, ruhsat almaya haiz hale 2017'de geldiğini, 30 Haziran 2017 tarihinde proje ruhsat başvurusunun hazır edildiğini anlattı. Çalık, şunları kaydetti:
"Yani Ekrem İmamoğlu’yla görüştükten yaklaşık 2 yıl sonra, müteahhit kendi yükümlülüklerini yerine getirerek projesini tamamlamıştır. Yaklaşık 75.000 metrekare toplam inşaat alanına sahip proje, 28 Temmuz 2017 tarihinde, yani 1 aydan kısa bir sürede ruhsatını almıştır. Ruhsat sürecinde herhangi bir gecikme yoktur. Tamamı resmi kayıtlarla belgelenmiş bu durum, savcılıkça talep edilmesi halinde maddi gerçeğin ortaya konulmasını sağlayacak niteliktedir. Maalesef bu evraklar incelenmiş olsaydı, olayın gerçek mahiyeti iddia makamı tarafından da net bir şekilde anlaşılacak ve belki de takipsizlik kararı verilecekti."
"İddia makamı, İbrahim Babacan’ın beyanı olmamasına rağmen rüşvet suçunun işlendiğini iddia ediyor"
İbrahim Babacan’ın, Beylikdüzü'nde yapacağı inşaat için sosyal donatı alanı yapılmasının talep edilmesine ilişkin anlattıklarının, iddianamede aleyhine yorumlandığını söyleyen Çalık, şunları söyledi:
"İddia makamı, İbrahim Babacan’ın beyanı olmamasına rağmen, burada ciddi bir hata olduğunu düşünüyorum, iyi niyetle böyle kabul etmek istiyorum, imar işlem dosyasının askıda tutulması üzerinden rüşvet eyleminin devam ettiği ve yeni bir talep olarak kreş yapılmasının olasılığı üzerinden rüşvet suçunun işlendiğini iddia etmektedir. Bu anlatı gerçeği yansıtmamaktadır. İddia makamı, sanki İbrahim Babacan ile onun planları askıdayken ilave kreş yapmasını talep etmişim; kendisi bana 'Yer gösterin, ben yapayım' demiş, ben de 'Yok, sen bize parayı ver' demişim gibi bir diyalogdan bahsetmektedir. Asla böyle bir diyalog yaşanmamıştır. Bu sürecin gerçekleştiği tarihler 24 Mart 2025 – 22 Nisan 2025 arasıdır. Yani 19 Mart’ta gözaltına alınmış bir belediye başkanının, Adalet Bakanlığı’nın izni olmadan böyle bir görüşmeyi yapması, hatta rüşvet pazarlığı yürütecek durumda olması imkânsızdır. Askı ve askı indirme tutanakları heyetinizin dikkatine sunulmuştur. İddia makamının bu hususta yanıldığını ve yanıltıldığını düşünüyorum; hakikatin en önemli özelliği asla bükülememesidir.
İddia makamının dayandığı diğer husus, Adem Soytekin’in ifadesidir. 'Babacan Grup tarafından toplam 4.000.000 TL tutarında 12 adet çek verildi.' Ancak Soytekin, bu çeklerin hangi iş karşılığında verildiğini bilmediğini açıkça belirtmektedir. Buna rağmen iddia makamı, bu çeklerin ruhsat alabilmek amacıyla verilmiş olabileceği varsayımı üzerinden, maddi menfaatin belediye yerine ASOY İnşaat aracılığıyla temin edildiğini ve bunun rüşvet suçunun unsurlarını gizleme amacı taşıdığını ileri sürmüştür. Oysa bu iddiayı destekleyen hiçbir somut delil dosyada yer almamaktadır. Adem Soytekin’in beyanları incelendiğinde, söz konusu çeklerin hangi iş ve işlem karşılığında verildiğine dair tarih, yer, görüşme içeriği veya tarafların hangi kapsamda bir araya geldiğine ilişkin belirgin bir bilgi sunulmadığı görülecektir.
"Adem Soytekin’in beyanlarında da tarafıma yönelik doğrudan bir suç isnadı yoktur"
Dolayısıyla, bu çeklerin rüşvet konusu olduğunu kesin bir dille ifade etmek mümkün değildir. Zira iki özel ticari şirket arasında gerçekleşmiş olan işlemleri bilmem de mümkün değildir. Dosyada maddi menfaat temin ettiğime dair tek bir belge, tek bir delil veya tek bir beyan bulunmamaktadır. Buna rağmen maddi menfaatin irtibatlı kişiler üzerinden temin edildiği şeklindeki değerlendirme soyut kalmıştır. Adem Soytekin’in beyanlarında da tarafıma yönelik doğrudan bir suç isnadı yoktur. Hangi müteahhitten, hangi eylem kapsamında, hangi tarihte ve ne miktarda para alındığı belirtilmemiştir; aynı para hareketi bir yerde rüşvet, bir yerde ücret olarak nitelendirilmiştir. Çeklerin hangi iş karşılığı verildiğini bilmediğini bizzat kendisi ifade etmiştir. Bu rüşvet suçunun maddi ve manevi unsuru dosyada somut biçimde ortaya konulamamıştır. Halil Babacan’ın beyanı ise soyut niteliktedir; verdiği çeklerin nereye harcandığını bilmediğini açıkça ifade etmektedir. Dosyada şahsımla para arasında doğrudan, kesin ve inandırıcı bir bağlantı kuran hiçbir delil yoktur. Bu nedenle, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığından 11. eylem yönünden üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."
17.47 | "Soytekin ve Gül çok iyi tanışıyorlar, böyle bir tanıştırma mümkün değil"
Metin Gül’ün Kubist isimli projeyle ilgili iddialarına yanıt veren Murat Çalık, "Metin Gül, bizden önceki dönem için bir türlü iskanımızı alamadık diyor. Seçimden 18 gün önce iş bitirme belgesi alıyor. 16 Ekim’de ilişik kesme yazısı talebinde bulunuyor. Daha sonra 16 Ocak 2015’te iskana başvuruyor. Tüm belgelerin tamamlanmasından 4 gün sonra iskan belgesi teslim ediliyor. Bu kronolojiye baktığımızda Metin Gül’ün iddia ettiği gibi iskanın verilmemesi mümkün değildir" dedi.
Gül'ün iskan karşılığında daire verdiği iddialarına yanıt veren Çalık, "Metin Gül’ü 'Adem Soytekin ve Fatih Keleş’e yönlendirdim' iddiası var. Sanık ifadesinde bile yok bu iddia. Soytekin ve Gül çok iyi tanışıyorlar. Böyle bir tanıştırma mümkün değildir. Gül, 'daire ve parayı iskan için verdiğini' söylerken, Soytekin 'tamamen ticari ilişki olduğunu' söylemektedir. Bu iki iddia birbirini çürütmektedir. Gül’ün hakkımdaki tek iddiası 'İskan konusunda yardımcı olmadı.' Başka da bir iddiası yoktur" dedi.
16.15 | Duruşmaya ara verildi
"Uğur Güngör'ün çok sayıdaki ifadesinde senet kelimesi hiç yok" diyen Çalık, "Bedeli belli olmayan senedin rüşvet olarak değerlendirilmesi doğru değildir. 1 yıldır kendimi ifade etmeyi bekliyorum. 1 yıldır bu ifadeler nedeniyle tutukluyum" dedi.
Çalık, Uğur Güngör'ün iddialarına ilişkin olarak, "Hem tekrar yargılanmam hem de bu olaya bağlı tutuklanmam haksızdır, ölçüsüzdür. Meseleye asla şahsileştirmek istemem. Bugüne kadar ortaya koymuş olduğu, onu yukarıda tanık konumundan sanık konumuna sokmuştur. İddianamenin tek doğru tarafı budur" dedi. Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi.
15.36 | Çalık, Güngör'ün proje onayı için kendisine baskı yaptığını söyledi: Hayatımda ilk defa birini odamdan çıkarttım
Çalık, iddianamede rüşvet olarak aldıkları ileri sürülen 13 dairenin 4'ünün inşaat firmasına geri verildiğinin söylenmesine değinerek, "Bu hayatın olağan akışıyla örtüşmüyor" dedi. Uğur Güngör'ün proje onayı için kendisine baskı yaptığını ve görüşmeye geldiğinde bağırdığını belirten Çalık, "Hayatımda ilk defa birini odamdan çıkarttım. Gül İnşaat'ın sahipleri bu olaya şahittir ama şahitlik yaparlar mı bilemem" diye konuştu.
14.41 | Çalık'tan Uğur Güngör savunması: Birinde 15 milyon dolar diyor, öbüründe daire diyor, sürekli beyanlarını değiştirmiş
"Bugün burada yalnızca yargılanan biri olarak değil, Beylikdüzü’ne yalnızca 30 yıl hizmet etmiş, 6 yılını da belediye bakanlığı yapmış biri olarak bulunuyorum. İçim çok rahat. Bir belediye başkanının en büyük hesabı halka ve kendi vicdanına verdiği hesaptır. Benim vicdanım çok rahat" diyen Çalık, Beylikdüzü'yle Esenyurt'u kıyaslayarak, "Esenyurt kent suçları açık hava müzesi gibidir. Beylikdüzü insanların huzurla yaşadığı bir yere dönüştü. Ne yaptıysak gençler için, çocuklar için yaptık. Emin olun söz verdiğimizden daha fazlasını hayata geçirdik" dedi.
Pandemi döneminde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yla bir toplantı yaptıklarını söyleyen Çalık, filyasyon ekipleri için araç ihtiyacının nasıl karşılandığını anlattı: "Sayın Bakanımız belediyelere dönerek araç ihtiyacı olduğunu söyledi. Sonra da, 'Ben size nasıl yapacağınızı anlatmayayım. Bölgenizde müteahhitler vardır, iş insanları vardır. Gidin durumu anlatın' dedi. Biz de anlattık, istenen araçları ilçe sağlık müdürlüğüne teslim ettik."
Kendisini suçlayan Uğur Güngör'ün çelişkili ifadeler verdiğini söyleyen Çalık, "Birinde 15 milyon dolar diyor, öbüründe daire diyor, sürekli beyanlarını değiştirmiş" ifadelerini kullandı. Çalık, "Benim adli sicil kaydımı sorgulayın. Hiçbir şey bulamazsınız. Ancak Uğur Güngör'ün sabıka kaydında 200'den aşağı kayıt varsa bütün suçlamaları kabul edeceğim" dedi.
14.27 | "Bir şehir plancısına en büyük hayalini sorsanız 'Kenti yönetmektir' yanıtı alırsınız"
İmamoğlu'yla bir inşaat projesinde 2005 yılında tanıştıklarını, sonraki süreçte kente dair fikirlerini paylaştıklarını ifade eden Çalık, "Şahsıma Beylikdüzü'nün planlarını yapan meslek insanı payesini versem abartmış olmam. Bir şehir plancısına en büyük hayalini sorsanız 'Kenti yönetmektir' yanıtı alırsınız" dedi. Çalık, 2014 yılında İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı olunca danışmanı olarak göreve başladığını, o dönem kamu görevlisi olmadığını ancak yalnızca bir kamu görevlisinin suçlanabileceği rüşvet iddiasının kendisine yöneltildiğini söyledi.
14.02 | Ara sona erdi, Murat Çalık savunmasına başladı
Ara sona erdi. Beylikdüzü'nün tutuklu belediye başkanı Mehmet Murat Çalık savunmasına başladı. İzleyiciler sanıklara alkışlar ve sloganlarla destek verdi.
Çalık, savunmasının başlangıcında şunları söyledi:
"Sayın başkan ve heyet sizi saygıyla selamlıyorum. Herkesin bayramını kutluyorum. İddianamede belediye başkanı olmadan önceki faaliyetlerim değerlendirilip suç işlediğim öne sürülmüştür. İmamoğlu'nun kurucusu olduğu örgüte bağlı olduğum iddia ediliyor. Ortada herhangi bir örgüt yoktur."
Çalık ayrıca, "Benim için makamlar hiçbir zaman amaç olmadı. Makamlar geçicidir, kalıcı olan devlettir, hukuk düzenidir" ifadelerini kullandı.
12.36 | Duruşmaya ara verildi
Şahan'ın avukatı Şanlıoğlu, müşteki olarak ifade veren isimlerin daha sonra tanık olduğunu, bu sebeple ifadelerinin delil sayılamayacağını belirtti. Müvekkilinin zenginleşmeden mütevazı bir hayat sürdürdüğünü, isnat edilen suçların etkin pişmanlık ifadelerine dayandığını ve somut delilden yoksun olduğunu belirterek Şahan'ın tahliyesini talep etti. Mahkeme, Şanlıoğlu'nun savunmasının ardından duruşmaya öğle arası verdi.
12.18 | "CHP Grubu'nun talebe karşı oy vermesine rağmen rüşvetle yargılanıyor"
Torunlar İnşaat'ın tadilat ruhsatı için iki kez başvurduğu ancak taleplerinin reddedildiği iddiasına yönelik, "Reddedilen bir şey yok. Eksiklerin tamamlanması istenmiş" diyen avukat Şanlıoğlu, Şahan'ın suçlandığı eylemlerden birinde CHP Grubu'nun talebe karşı oy vermesine rağmen şimdi rüşvetle yargılandıklarını söyledi.
Avukat Şanlıoğlu, Torunlar İnşaat'tan 10 milyon dolar rüşvet istendiği iddiası hakkında da şunları söyledi:
"Harç ve ceza toplamı 43 milyon TL. Birileri çıkıp '10 milyon dolar verin halledelim' diyor. Muhatap olunan yaptırımın on katı rüşvet istenir mi? Bu paraya Mehmet Torun on defa ruhsatsız tadilat yapar, cezasını öder. İnsan uydururken bile biraz ölçülü olmalı."
11.40 | "Taahhütü veren DAP Yapı'nın sahipleri taahhüttü 2020'de verdiklerini söylemiyor"
İddianamede Şahan'ın irtikaptan suçlanmasına neden olan taahhütün 2020 yılında verildiğini, Şahan'ın ise 2024'te başkan olduğunu belirten Şanlıoğlu, "Taahhütü veren DAP Yapı'nın sahipleri ifadelerinde taahhütten bahsediyor ancak 2020'de verdiklerini söylemiyor" dedi.
11.08 | Şahan'ın avukatı Şanlıoğlu: Yalnızca beyanlarla tutuklandı
Şahan'ın avukatı Doğa Şanlıoğlu savunmasına başladı. Müvekkilinin 1989'da inşa edilmiş mütevazı bir evde hayatını sürdürdüğünü, MASAK raporunun da 'zenginleşme' bulgusu içermediğini belirten Şanlıoğlu, Kent Uzlaşısı dosyasında Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in tahliyesiyle birlikte Şahan için yeni bir suç yaratıldığını söyledi ve "11 Eylül'de ifadesi alındı. 12 Eylül’de yalnızca beyanlarla tutuklandı" dedi.
10.32 | İmamoğlu ve davayı izleyenler Gökce'nin doğum gününü kutladı
İzleyiciler, İBB'nin tutuklu İPA Başkanı Buğra Gökce'nin doğum gününü kutladı. "Cumhurbaşkanı İmamoğlu", "Kurtuluş yok tek başına", "Türkiye sizinle gurur duyuyor" sloganları atıldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da, Gökce'nin yanına giderek doğum gününü kutlayanlar arasında yer aldı.
İBB davasında gün gün neler yaşandı?İBB davasında ikinci gün | İmamoğlu mahkeme heyetinin engellemelerine rağmen konuştu; duruşmada yapay zekâ polemiği yaşandı: İşte yaşananlar... |
Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltiliyorİstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 107’si tutuklu 407 sanığın yer aldığı davada yargılama bugün yedinci gününde. Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor. İddianamede; İmamoğlu hakkında "örgütün kurucusu ve lideri" ifadeleri kullanılarak 142 ayrı suçtan cezalandırılması talep edildi. İmamoğlu hakkında 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi. Duruşmalar nisan ayı sonuna kadar devam edecekDuruşmada salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirilmişti. Duruşmalar nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılacak ve ay sonuna kadar tutuklu sanıkların savunması alınacak. Mahkemenin nisan ayının sonuna kadar tutukluluklar yönünde de bir değerlendirme yapması bekleniyor. |


