T24 Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davası, 36. gününde devam etti. Savunma yapan eski emniyet müdürü Yener Torunler, "Murat Gülibrahimoğlu'nun ne örgüte dahil olduğu ne de paraların örgüt faaliyetinde kullanıldığına dair bir şüphem olmamıştır" dedi, "İnsan varlığından haberdar olmadığı örgüte nasıl üye olabilir? Ben bu örgütün varlığını ilk kez savcılık sorgusunda öğrendim. Bu yaştan sonra benim irademi kim teslim alabilir? Ben CHP üyesiyim, başka da örgütle ilişkim yoktur" ifadelerini kullandı. Torunler'in savunmasının ardından İmamoğlu, Torunler'e sorular sordu. "Üç harfli marketlerden 44 milyon liralık market kartı alışverişi görüyorum. Bunlar nerede kullanıldı?" sorusunu yönelten İmamoğlu'na cevap veren Torunler, "Kamu kurumlarına, AK Parti teşkilatına, İstanbul Valiliği'ne verdik. Keşke CHP'ye verseydim, gönlümden geçmedi değil" dedi. Ardından İmamoğlu Adalet Bakanı Akın Gürlek'i de işaret ederek "Buradan bu meseleyi artık bir ‘beka sorunu’ hâline getiren Sayın Bakan'ı, Sayın Cumhurbaşkanı'nı ve Sayın Devlet Bahçeli’yi de uyarmak istediğimi ifade ediyorum" dedi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görüldü.
Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı ve İBB Davası’nın ilk duruşmasının 36. günü başladı. Duruşmada savunma yapan eski emniyet müdürü Yener Torunler, çalıştığı süre boyunca hiçbir örgüt faaliyetiyle karşılaşmadığını belirtti.
"Örgütün varlığını ilk kez savcılık sorgusunda öğrendim"
Torunler, her aşamada bildiği her şeyi anlattığını ama kimsenin kendisine kulak vermediğini söyledi. "Duymak istediklerini duydular, duymak istemediklerini duymadılar" diyen Torunler, "İnsan varlığından haberdar olmadığı örgüte nasıl üye olabilir? Ben bu örgütün varlığını ilk kez savcılık sorgusunda öğrendim. Bu yaştan sonra benim irademi kim teslim alabilir? Ben CHP üyesiyim, başka da örgütle ilişkim yoktur. Partimizin lideri Mustafa Kemal Atatürk’tür, lider olarak yalnızca onu takip ederiz" dedi.
Torunler, 11 yıllık süreçte çektiği 41 milyon liralık para hakkında bir günde çekilmiş gibi algı oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. "Murat Gülibrahimoğlu'nun ne örgüte dahil olduğu ne de paraların örgüt faaliyetinde kullanıldığına dair bir şüphem olmamıştır" diyen Torunler, Fatih Keleş'le de iş ilişkisi dışında bir tane bile özel görüşmesi olmadığını ifade etti.
"Mehmet Yıldırım savcının yanında çıktı, Fatih ve Zafer Keleş’e para götürdüğümü söylememi istedi"
Torunler, "etkin pişmanlık"tan yararlanan Cem Çelik'in şirketin mali müşaviri olduğunu, onun beyanlarıyla tutuklu olduğunu ifade etti ve "İddialarını kabul etmiyorum. Cem Çelik'in avukatı Mehmet Yıldırım benim de avukatımdı. İfadelerimizin aynı şekilde olması için çok zorladılar. Başa çıkamayınca hakkında suç duyurusunda bulundum" dedi.
Avukat Mehmet Yıldırım'ın İBB dosyasının savcılarından C.C.S. ile arkadaş olduğunu ve beraberken arayarak "Yarın yanındayız" dediğini öne süren Torunler, "Savcının yanına ilk Mehmet Yıldırım girdi. Çıktığında bana Fatih Keleş ve Zafer Keleş’e para götürdüğümü söylememi istedi. Ben de olmayan bir şeyi söyleyemem dedim" diye konuştu.
"Yıldırım 'İfadende ufak bir değişiklik yapınca serbest kalacaksın' dedi"
Avukat Mehmet Yıldırım'ın ifade sırasında yanında olmadığını, tutuklamaya sevk edildikten sonra da yanına gelerek "Seni çıkaracağız" dediğini söyleyen Torunler, "Cezaevinde Mehmet Yıldırım görüşüme geldi. 'İfadende ufak bir değişiklik yapınca serbest kalacaksın. Fatih Keleş ve Zafer Keleş'e para götürdüm diyeceksin' dedi" ifadelerini kullandı.
"Cem Çelik 'İnat etme; ver ifadeni, buradan birlikte çıkalım' dedi"
Torunler, cezaevinde karşılaştığı Cem Çelik'in de defalarca etkin pişmanlık ifadesi vermesine rağmen hapisten çıkamadığını ve kendisine "İnat etme, insanları kurtarmak sana kalmadı. Ver ifadeni, buradan birlikte çıkalım" dediğini öne sürdü.
Torunler'den İmamoğlu'nun 44 milyon liralık market kartı alışverişi sorusuna: Keşke CHP'ye verseydim
Ardından İmamoğlu, Torunler'e "Daha önce tanışıyor muyduk?" diye sordu. "Hayır" yanıtını alınca "Burada tanıştık, onur duydum" dedi. "Üç harfli marketlerden 44 milyon liralık market kartı alışverişi görüyorum. Bunlar nerede kullanıldı?" diye soran İmamoğlu'na Torunler'in yanıtı "Kamu kurumlarına, AK Parti teşkilatına, İstanbul Valiliği'ne verdik" oldu. İmamoğlu'nun "CHP'ye verdiniz mi?" sorusuna Torunler, "Keşke verseydim, gönlümden geçmedi değil" diye cevap verdi.
|
İmamoğlu ile Torunler arasında şu diyalog yaşandı: İmamoğlu: "Yener Bey, sizinle biz daha önce tanışıyor muyduk buradan önce?" Torunler: "Hayır." İmamoğlu: "Yani biz sizinle burada tanıştık. Bugün de sizi dinledim. Sizinle tanıştığımdan da onur duyduğumu belirtmek isterim. Yener Bey, geçen hafta vergi inceleme raporunda bayağı bir kendimce baktım ve incelediğim bazı hususlar var. Burada tespit ettiğim, özellikle 2024 yerel seçimleri öncesine de denk gelen bir rakam var. Tabii 2023’te de gördüm aslında ama özellikle 2024’te bu üç harfli marketlerden 44 milyon liraya yakın bir market kartı alışverişini görüyorum ve böyle bir tespit var. Bunu normalde savcılık gördüğünde genelde bir suç isnadına dönüştürüyor. Bizim dosyada oldukça var. Birçok arkadaşım da bu konuda savunma yapmak durumunda kaldı. Bu hususla ilgili size şunu sormak istiyorum Yener Bey, yani idari müdür olduğunuz için sizin de bir gözleminiz olmuştur ya da size dair bir ilişkisi olmuştur bu alışverişin, kartların diye ifade ediyorum. Bu kartlarla ilgili satın alınmış bu kartların nerede kullanıldığını, kime, bir kuruma mı, bir siyasi partiye mi veya bir kamu kurumuna mı, kimlere verildiği hususunda bir bilginiz varsa lütfen paylaşmanızı isterim." Torunler: "Biz şirket olarak kart alırdık. Kamu kurumlarına, belediyeye, AK Parti teşkilatına da verirdik. Yıllar içerisinde, yani sürekli aldığımız, son yılların aracılığında aldığımız kartlardır." İmamoğlu: "AK Parti teşkilatı derken kurum olarak söyleyebilir misiniz? Yani AK Parti il başkanlığı mı, ilçe başkanlıkları mı?" Torunler: "Valiliğe verirdik. Valiliğin sosyal yardımlaşma adı altında fakirlere dağıttığını biliyorum. AK Parti İl teşkilatına." İmamoğlu: "CHP İl Başkanlığı’na verdiniz mi Yener Bey?" Torunler: "Vallahi işin açıkçası şunu söyleyelim. Gönlümden geçmiyor değil; keşke de verseydik ama vermedik. Olmadı." İmamoğlu: "Yani bu konuda AK Parti İl Başkanlığı ve İstanbul Valiliği’ne teslim ettiğinizi ifade ettiniz. CHP’ye verilmediğini söylediniz az önce." Torunler: "Belediye olarak Üsküdar, Kartal, Sultangazi, Eyüpsultan Belediyelerine verdik." İmamoğlu: "Peki. Bu cevabı almış olduk. Özellikle AK Parti İl Başkanlığı’nın da dikkatle hem Sayın başkan ve heyetinin hem de kamuoyunun takdirlerine bunu sunalım." |
İmamoğlu: Bu bakana karşı sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Bahçeli'yi uyarıyorum
Ekrem İmamoğlu devamında, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarına tepki gösterdi. İmamoğlu, mahkeme başkanına dönüp şunları söyledi:
“Sayın Bakan'ın bu mahkemeyi etki altına almaya çalıştığını düşünüyorum. Televizyonda açıkça şu ifadeleri kullandı: ‘İmamoğlu suç örgütü…’ ‘Kararları etkileyen yapı…’ 'Havuz oluşturdular…’ Sizi etki altına almaya çalışan bir Adalet Bakanıyla karşı karşıyasınız. Bu konuda acilen tedbir almanız gerektiğini düşünüyorum. Ben yargıç değilim ama kendisini yargıç yerine koyan Adalet Bakanı'na da haddinin bildirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”
İmamoğlu ayrıca, "Buradan; bu meseleyi artık bir ‘beka sorunu’ hâline getiren sayın bakanı, sayın Cumhurbaşkanını ve sayın Devlet Bahçeli’yi de uyarmak istediğimi ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı'nı getirin, ona soralım"
İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, Torunler'e Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na dört araç verildiği konusunda bilgisi olup olmadığını sordu. Torunler, araçlarla ilgili bilgisi olduğunu, araçların 19 Mart'tan sonra da Çağlayan Adliyesi'nde kullanımda olduğunu, cezaların kendilerine geldiğini söyledi. Ayrıca Torunler, dört araçtan ikisinin Ankara'da olduğunu söyledi.
Mahkeme başkanı Pekin'in sözlerine "Dosyayla ne ilgisi var?" diyerek müdahale etti. Bunun üzerine İmamoğlu, "Adalet Bakanı'nı getirin, ona soralım" diyerek tepki gösterdi.
İmamoğlu'ndan İzzet Günay'a: Kötülerin filmlerdeki gibi kaybedeceği günler yakındır
Pekin'in sorularının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Sanıklar duruşma salonundan ayrılırken İmamoğlu duruşmayı takip etmek için Silivri'ye gelen 92 yaşındaki Yeşilçam oyuncusu İzzet Günay'a seslendi. "İzzet Abi hoş geldin" diyen İmamoğlu, "Sizin o güzel filmlerinizdeki gibi bir Türkiye'yi yaşatamadığım için üzgünüm. Kötülerin filmlerdeki gibi kaybedeceği günler yakındır" ifadelerini kullandı. Günay da, "Adalet olsun, adalet... Adalet olmadığı için ekonomi çok kötü" dedi.
İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu'na seslendi: Sıkma canını
Aranın sona ermesinin ardından Ekrem İmamoğlu ile Yener Torunler duruşma salonuna birlikte giriş yaptı. İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu'na "Sıkma canını, öpüyorum" diyerek seslendi.
"Ekrem İmamoğlu da CHP'de ise ikimiz aynı örgütte oluruz"
Avukat Ahmet Keskin, müvekkilinin "Ben Ekrem İmamoğlu'nun örgütüne üye olmam. Ben Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu CHP'ye üye olurum. Ekrem İmamoğlu da CHP'de ise ikimiz aynı örgütte oluruz" dediğini söyledi. Keskin, savcılığın Cebeci bölgesinindoğru anlamadığını ve eksik bilgilerle iddianame hazırladığını söyledi.
Avukat Kesin, "etkin pişmanlık"tan yararlanan Adem Soytekin'in, Burak Korzay'ın, Sarp Yalçınkaya'nın serbest kalabilmek için bilip bilmedikleri ne varsa anlattığını ancak hiçbirinin aklına Yener Torunler'in gelmediğini kaydetti.
Torunler'in avukatı Keskin: Akıştan anladığımız kadarıyla Gizli Tanık İğde, Cem Çelik'tir
Keskin, müvekkilinin yalnızca Semih Bilgin, Cem Çelik ve Şükrü Kaynar'ın ifadelerinde yer aldığını belirtti ve "Akıştan anladığımız kadarıyla Gizli Tanık İğde, Cem Çelik'tir" dedi. Keskin, Yener Torunler ile aralarında akrabalık ilişkisi olduğunu, ilk avukatı Mehmet Yıldırım'ın kendilerine "Soruşturma savcılarından C.C.S. ile aramız iyi" dediğini belirtti. Keskin, avukat Yıldırım'ın tahliye için gün verdiğini ancak ifadeye ekleme yapılması gerektiğini söylediğini ifade etti.
Ayrıca avukat Keskin, müvekkilinin yalnızca Cem Çelik'in ifadesine dayandırılarak dosyadaki konumunun değiştirildiğini belirtti. Cem Çelik'in ailesinin tutukluluk incelemesinde "Bir cümle yüzünden hapiste yatıyorlar" dediğini de ifade eden Keskin, müvekkiline yönelik çevreyi kasten kirletme suçlamasının kaynağını bulamadıklarını ve bu yüzden ceza almasının mümkün olmadığını belirtti.
"İlk duruşmanın sona ermesi haziran sonunu bulabilir"
Avukat beyanlarının ardından duruşma yarına bırakıldı. Duruşma bitiminde mahkeme başkanı, ilk celseyi nisan ayında bitirmeyi planladıklarını ancak haziran ayının sonunu bulabileceğini belirterek savunmalarda makûl süre uyarısı yaptı.
İBB davasında şu ana kadar neler oldu?15 kişi daha tahliye edildi; tutuklu sanık sayısı 77'ye düştüİstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti, tutuklu sanıklar Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Mehmet Çağlar Kuru, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Seyhan Özcan, Nuri Cem Ceylan, Esma Bayrak, Murat Keleş, Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Harun Cengiz Beğenmez ve Mehmet Kaya hakkında tahliye kararı verdi. 414 kişinin yargılandığı dosyada önceki tutukluluk incelemesinde 18, son tutukluluk incelemesinde ise 15 kişinin tahliye edilmesiyle tutuklu sanık sayısı 77'ye düştü. Adem Soytekin'in savunması öne alındıMahkeme başkanı, "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanan ancak tutukluluk hali devam eden ve savunmaların alınması için hazırlanan listede 105. sırada bulunan Adem Soytekin'in, savunmasının öne alınmasını kabul etti. Savunma yapacak son kişi olan Soytekin'in savunması, Pehlivan'dan sonraya alınmıştı. Soytekin, savunmasının alınmasının ardından yapılan tutukluluk incelemesinde tahliye edildi. Soytekin şu ana kadar 8 kez "etkin pişmanlık"tan yararlanmak üzere ifade vermişti. Bir kere tahliye edilen Soytekin, verdiği ifadeler tutarsız bulunduğu için yeniden tutuklanmıştı. Soytekin'in verdiği ifadeyle Pehlivan tutuklanmış; Pehlivan’ın avukat yönlendirmesi yapmasıyla "Soytekin'i 'etkin pişmanlık'tan vazgeçirmeye çalıştığı" iddia edilerek Pehlivan'a "örgüt üyeliği" iddiası yöneltilmişti. "Örgüt üyeliği" iddiası bulunmayan tutukluların telefon sınırlaması kaldırılsın müzekkeresiÖnceki gün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, haklarında "örgüt üyeliği" ve "örgüte yardım" suçlaması yöneltilmeyen tutuklular yönünden mevcut tedbir uygulamalarını yeniden değerlenirdi. Mahkeme heyetince, aralarında CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu, Ekrem İmamoğlu’nun korumalarından Çağlar Türkmen ve İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın da bulunduğu toplam 27 kişi hakkında uygulanan "iletişim kısıtlaması"nın kaldırılması için ilgili ceza infaz kurumlarına müzekkere yazıldı. Müzekkerede, "isimleri yazılı tutuklu sanıkların haklarında örgüt üyeliği veya örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme suçu kapsamında sevk bulunmadığından kurumunuzca uygulanan tedbirlerin bu husus gözetilerek değerlendirilmesi hususlarında gereği rica olunur" denildi. Böylelikle, bu kapsamdaki 27 tutuklunun telefon görüşmelerinde uygulanan süre sınırlamasında değişikliğe gidilecek. İnan Güney'in dosyası birleştirildi, sanık sayısı 414'e çıktıBeyoğlu Belediyesi'ne yönelik suçlamalara ilişkin olarak aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92'si tutuklu 414'e çıkmıştı. |
T24'ün İBB iddianamesine ilişkin dosyasıİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 105 kişinin tutuklu bulunduğu, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasını tamamladı. 3 bin 700 sayfayı aşan, 402 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan itibaren "sistem" kurarak, bu sistem sayesinde, önce İstanbul Belediye Başkanı seçildiği, ardından CHP'yi ele geçirdiği, ardından da CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak fon oluşturduğu belirtildi ve 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi. "Ekrem İmamoğlu suç örgütü" adı verilen yapıda yer aldığı öne sürülen örgüt yöneticileri, örgüt üyeleri ve örgüte yardım eden isimlerin, "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlarını işledikleri öne sürüldü. İddianamede, iş insanlarından para toplanmasına dayalı olduğu iddia edilen "sistem" için, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı. Özgür Özel'i CHP Genel Başkanı olarak seçen ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partiden uzaklaştıran ismin İmamoğlu olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, CHP yönetiminin de suç yoluyla elde edilen gelirleri kullandığı ve bütün eylemlerden haberdar olduğu iddia edildi. İki CHP'li vekil de İmamoğlu'nun örgütünde olmakla suçlandı ve dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlandı. Başsavcılık, anayasadaki parti kapatma maddelerine atıf yaparak, söz konusu eylemleri "ihbar" yazısıyla Yargıtay Başsavcılığı'na da bildirdi. İddianamede, oluşan kamu zararının 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu öne sürülerek, İmamoğlu ve oğlu ile çok sayıda kişinin şirketlerine, CHP İl Başkanlığı binasına el konulması talep edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede 15 gizli tanığın ifadeleri de yer alıyor. İddianamede "etkin pişmanlık"tan yararlananların sayısı 76 kişi olarak açıklandı. 7 bölümden oluşan iddianamenin birinci bölümünde "suç örgütünün genel yapısı ve özellikleri" ikinci bölümde, "soruşturmanın genel özeti", üçüncü bölümde "örgüt lideri" olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçedeki eylemleri yer aldı. Dördüncü bölümde İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduğu dönemde "örgütün tıpkı bir ahtapotun kolları gibi İstanbul geneline yayılan eylemlerinden" bahsedildiği belirtildi. Beşinci bölümde İBB iştirakleriyle ilgili suçlamalar yer alırken, son bölümde de hakkında kamu davası açılan şüphelilerin üzerine atılı eylemlerle ilgili suç tasnifleri ve sevk maddelerine yer verildi. İstanbul il binasının alınması sırasındaki para görüntüleri, "örgüt faaliyeti ile ilgili sızan ilk görüntüler" diye nitelendirildi. GÖKÇER TAHİNCİOĞLU'NUN ANALİZİ İBB iddianamesinde "örgüt" çabası: Sadece İmamoğlu değil CHP de yargılanıyor! İBB'ye yönelik "yolsuzluk" iddianamesinde İmamoğlu'na 2 bin 352 yıla kadar hapis istemi: İşte tüm detaylar, suçlamalar, istenen cezalar... |


