Radyasyon fırtınaları aşkına!

İlk-derleme

İlk

AFŞİN KUM, ARZU UÇAR, AŞKIN GÜNGÖR, BURAK ALBAYRAK, CEM AKAŞ, ÇAĞRI MERT BAKIRCI, FEYZA HEPÇİLİNGİRLER, FUAT SEVİMAY, İSMAİL YAMANOL, KADİRE BOZKURT, MEHMET BERK YALTIRIK, MURAT S. DURAL, MÜFİT ÖZDEŞ, ONUR ÇALI, ONUR GÜZELDİYAR, ÖZNUR BABUR, PINAR DUMAN

İthaki Yayınları 2021 244 s.

21 yazardan bilimkurgu öyküleri taşıyan 244 sayfalık bir seçki ile karşı karşıyayız. İthaki Yayınları'nın kurduğu Pangea Kitaplığı'nın ilk ürünü. Yayıncılık kalıplarının genişlemesi yönünde atılan adımlara eklenen irice bir adım. Desteklenmesi gereken bu yenilikçi girişimin detaylarına eğildikçe solucan deliğinin öte tarafına geçiyoruz.

ÖMER ALTAN

Pangea Kitaplığı, kitabın ilk sayfasındaki tanıtımdan anladığımız kadarıyla fantastik, polisiye, korku ve bilimkurgu türlerine ait ürünlerin boy atacağı bir yayın bandı. Sanrılı gerçekçilik arayışlarıyla uzun zamandır sumen altı edilen edebî türlerin rövanş saati gelmişe benziyor. İçe kapanan dünyamız hayal gücüne giderek daha fazla ihtiyaç duymakta.

Bu özel kitap İthaki Yayınları'nın iki kıymetli kurumla bir araya gelmesine vesile olmuş. Geçen yıllarda yayınladıkları öykü seçkileriyle alanı canlandıran Bilimkurgu Kulübü ve bu seçkideki tüm yazarların telif gelirlerini bağışladıkları Özgen Doğan Berkol Bilimkurgu Kütüphanesi, derlemenin diğer sacayakları.

Kitabın kapak illüstrasyonu karanlıktan beslenen üslubuyla paralel evrenlere ışık saçan sanatkâr Ebrahel Lurci'ye ait. Cthulhu mitoslarından enerji çeken heykelleriyle tanınan maestro Lurci kapaklarını resimlediği kitaplara aura katarak yayıncılık dünyasının son yıllardaki zenginleşmesine katkı sağlayanlardan.

Kapak görselinin yükselttiği beklentiyle kitaba dalan okuru tür edebiyatının yaygınlaşması için uzun zamandır emek veren Bülent Somay karşılıyor. Sunuş yazısını K24’ün Tadımlık bölümünde okuyabileceğiniz Somay memleket bilimkurgusundaki kısırlığın geride kaldığından bahsedip kitabı oluşturan öyküler için "Hiçbiri 'kısa öykü' türünün kestirmesine sapmıyor, bir 'ilginç fikir' + bir 'şaşırtmaca' = kısa öykü şablonuna sığınmıyor." diyor.

Evet, sunulan öykülerde emektar ismin kestirme dediği yönteme başvuran yazar sayısı az ama bu her zaman okuma keyfini yükseltmiyor. Dahası "bir ilginç fikir + bir şaşırtmaca" yaklaşımının kullanıldığı öykülerin fazla taramalarla bozulduğu durumlar da göze çarpmakta. Tam bu noktada hikâyeleme ustalarından Julio Cortazar'ın aktardığı satırları hatırlamak elverişli olabilir:

"Boksu çok seven Arjantinli bir yazar, bir keresinde bana şöyle demişti: Etkileyici bir metin ve okur arasında yaşanan bu mücadeleyi roman hep sayıyla kazanır, oysa öykünün bu maçı nakavtla alması gerekir."

Hangi öyküler maçı nakavtla alıyor, hangileri sayıya bırakıyor buna elbette okurlar karar verecek. Biz skoru belirleyeceklerde ilgi uyandırmak üzere öykülerin isimlerini sıralayalım: Yeni Hayat Dükkânı, Hayatımda Gördüğüm En Büyük Brownie, Tanrı Yemi, Orbit, Hırsız ile Yakamoz, Trans, Moral Ölçme ve Değerlendirme Merkezi, Sonunardı, İlk Görev, Yeşil Mercimeklerin Arasındaki Taşlara, Sonun İlki, Kutu, Bitmeyen Sevda, Esatirül Evvelin, Semtin Amiyane Diyalektiği, Hibrit Aşk, Sofi ile Şuku, Gıcırtı, Rasyonel Aşk, Aşılanmış Gün, Koltuk ve Racon.

İçeriğe geçmeden önce yayın tercihleriyle ilgili naçizane iki küçük soruyu kayda geçirelim: yazarlar ile tanışmayı derinleştirmek için biyografik/bibliyografik açıklamalara yer vermek kitabı daha zengin kılar mıydı ve Afşin Kum imzalı açılış öyküsünün ciddiyetini aynalayacak şekilde kapanışı Tuğrul Sultanzade imzalı öykü yapsa kitap daha tam hissettirir miydi acaba?

Cevapları asla bilemeyecek olsak da şurası kesin, henüz hiç kitap yayınlamamış olan Tuğrul Sultanzade'nin fantastik tınılı sesi kitabı kapatan okurun zihninde yankısını sürdürecek. Bu genç yazarın öyküden çok roman bölümü gibi duyumsanan anlatısı ayrıksılığıyla diğer yirmi öykünün arasından sıyrılıyor. Sırf bu yeteneği keşfetmek bile kitaba zaman ayırmanızı haklı çıkaracak.

Aşkın Güngör, Burak Albayrak, Cem Akaş, Çağrı Mert Bakırcı, Feyza Hepçilingirler, Fuat Sevimay, Mehmet Berk Yaltırık, Murat S. Dural, Müfit Özdeş, Onur Çalı, Öznur Babur, Pınar Duman, Selim Bektaş, Selim Erdoğan gibi isimlerin bulunduğu seçkiye kabul edilme kriteri nedir derseniz net bir cevap bulmanız zor. Arka kapakta belirtildiği üzere daha önce bilimkurgu türünde eser vermemiş yazarlar da dahil edilmiş kadroya. Böylesi iştiraklerde tanıdıklık esasıyla hareket edildiği az çok herkesin malûmu. Her editör ulaşabildiği ismi dahil ediyor seçkisine demek en doğrusu belki de.

Afşin Kum'un sanki az daha işlense kristalleşecek öyküsüyle güçlü bir ilk izlenim sarıyor okuru. Ardından gelen Arzu Uçar öyküsü türün sınırlarına teğet geçen örneklerin haberini veriyor. Fersah fersah uzak köşelerden çıkıp gelen iki sesleniş kitabın geri kalanını tahmin etmemizi imkânsız kılıyor.

Gerisi Pek Mühim Değil isimli romanı sonrasında Onur Güzeldiyar dil keyfini önemseyen bilimkurgu görünümlü bir semt hikâyesine imza atmış. Yazarın türe ait reflekslerle değil ama ifadeyi parlatma eğilimiyle öne çıktığını söylemek mümkün.

Küçük Dertler, Zamanın İçinde, Bir Kalbin Boyutları kitaplarıyla bilinen Kadire Bozkurt'un öyküsü direkt ve etkili, kitabın en tam öyküsü olduğunu söyleyenler de çıkabilir. Fikrinden çok duygu iletme kuvvetiyle dikkat çeken öykü Cortazar'ın kâğıda döktüğü saptamayı yansıtmakta.

Su katılmamış bilimkurgu arayanların favorisi hangisi olur derseniz cevabın İsmail Yamanol'un öyküsü olması muhtemel çünkü türün ustalarından feyzlerle dokunmuş bir metin bu. Kompozisyon matematiği kadar konunun ele alınış tarzı da yazarın türe âşinalığını ele vermekte. Kitabın genelindeki Isaac Asimov göndermeleri bir kenara Asimov'u esas akla düşüren metin bu.

Son öykü Hissiz Kumpanya kitabının yazarı Volkan Yalçın'a ait. Ortaya çıkarılan dünya seçkideki yerini yadırgamış, romanlaşmayı arıyor. Öyle görünüyor ki seveni de sevmeyeni kadar çok olabilecek bu anlatının bir yerlere gidesi var.

"Başlangıç teması ekseninde kurgulanan bu öyküleri" okuyarak yayıncılık alanındaki bir başlangıca şahit olma fırsatınız var, geri çevirmeyiniz…